Baş saki düşünü Yusufa anlattı: ‹‹Düşümde önümde bir asma gördüm.Pove torej veliki točaj sanje svoje Jožefu in mu reče: V sanjah mojih, glej, je bila vinska trta pred menoj,
Baş saki düşünü Yusufa anlattı: ‹‹Düşümde önümde bir asma gördüm.Så fortalte Overmundskænken Josef sin Drøm og sagde: "Jeg så i Drømme en Vinstok for mig;
Baş saki düşünü Yusufa anlattı: ‹‹Düşümde önümde bir asma gördüm.И рассказал главный виночерпий Иосифу сон свой и сказал ему: мне снилось, вот виноградная лоза предо мною;
Baş saki düşünü Yusufa anlattı: ‹‹Düşümde önümde bir asma gördüm.Тогава началникът на виночерпците разказа своя сън на Иосифа, като му рече: В съня ми, ето лоза пред мене;
Baş saki düşünü Yusufa anlattı: ‹‹Düşümde önümde bir asma gördüm.ויספר שר המשקים את חלמו ליוסף ויאמר לו בחלומי והנה גפן לפני׃
Baş saki düşünü Yusufa anlattı: ‹‹Düşümde önümde bir asma gördüm.فقصّ رئيس السقاة حلمه على يوسف وقال له كنت في حلمي واذا كرمة امامي.
Baş saki düşünü Yusufa anlattı: ‹‹Düşümde önümde bir asma gördüm.酒 政 便 將 他 的 夢 告 訴 約 瑟 說 、 我 夢 見 在 我 面 前 有 一 棵 葡 萄 樹
Baş saki düşünü Yusufa anlattı: ‹‹Düşümde önümde bir asma gördüm.酒政 便 將 他 的 夢告 訴約 瑟說 、 我 夢見 在 我 面 前 有 一 棵 葡萄樹
Benim önümde bir başkasıyla konuşabileceğini mi sanıyorsun?Sicuro di poterti permettere di parlare a qualcun altro, quando sei davanti a me?
Benim önümde bir başkasıyla konuşabileceğini mi sanıyorsun?Σίγουρα αντέχεις να μιλάς σε άλλον, παρουσία μου;
Benim önümde bir başkasıyla konuşabileceğini mi sanıyorsun?Jesteś pewien, że możesz z kimkolwiek przy mnie rozmawiać?
Benim önümde bir başkasıyla konuşabileceğini mi sanıyorsun?Kan du kosta på dig att prata med nån annan i närheten av mig?
Benim önümde bir başkasıyla konuşabileceğini mi sanıyorsun?Kan du tillade dig at tale med andre i nærheden af mig?
Benim önümde bir başkasıyla konuşabileceğini mi sanıyorsun?Onko sinulla varaa puhua muille minun edessäni?
Benim önümde bir başkasıyla konuşabileceğini mi sanıyorsun?¿Seguro que puedes permitirte distraerte hablando con alguien?
Benim önümde bir başkasıyla konuşabileceğini mi sanıyorsun?Será que consegues falar com mais alguém à minha frente?
Benim önümde bir başkasıyla konuşabileceğini mi sanıyorsun?А ты уверен, что можешь при мне с кем-то разговаривать?
Benim önümde çirkin kardeş kavgaları yapmak yok artık.Dość brzydkich kłótni między rodzeństwem w mojej obecności.
Benim önümde çirkin kardeş kavgaları yapmak yok artık.En halua enää nähdä tuollaista veljesten kinastelua.
Benim önümde çirkin kardeş kavgaları yapmak yok artık.Inga familjebråk när jag är här.
Benim önümde çirkin kardeş kavgaları yapmak yok artık.Ingen husspektakler når jeg er her.
Benim önümde çirkin kardeş kavgaları yapmak yok artık.Não quero mais brigas de irmãos na minha frente.
Benim önümde çirkin kardeş kavgaları yapmak yok artık.Non voglio più vedere brutti litigi tra fratelli davanti a me.
Benim önümde çirkin kardeş kavgaları yapmak yok artık.No quiero presenciar más peleas entre hermanos.
Benim önümde çirkin kardeş kavgaları yapmak yok artık.Τέρμα οι αδερφικοί καυγάδες μπροστά μου.
Benim önümde çirkin kardeş kavgaları yapmak yok artık.Чтобы при мне больше не было никаких мерзких семейных ссор.
Benim önümde para sayan bir el görüyorsunuz,Estão a ver uma mão a contar dinheiro mesmo à minha frente.
Benim önümde para sayan bir el görüyorsunuz,Je ziet een hand die geld telt vlak voor me.
Benim önümde para sayan bir el görüyorsunuz,내 앞에 돈을 세고 있는 손이 보이고,
Benim önümde para sayan bir el görüyorsunuz,Man kan se en hånd lige foran mig der tæller penge.
Benim önümde para sayan bir el görüyorsunuz,Man sieht direkt vor mir eine Hand, die Geld zählt.
Benim önümde para sayan bir el görüyorsunuz,Se ve una mano contando dinero justo enfrente mío.
Benim önümde para sayan bir el görüyorsunuz,Si vede una mano che conta soldi davanti a me.
Benim önümde para sayan bir el görüyorsunuz,Tôi thấy một bàn tay đếm tiền ngay trước mặt tôi.
Benim önümde para sayan bir el görüyorsunuz,Vous voyez une main qui compte de l'argent juste en face de moi.
Benim önümde para sayan bir el görüyorsunuz,Widać ręce liczące pieniądze.
Benim önümde para sayan bir el görüyorsunuz,Ви бачите руку, яка рахує гроші, навпроти мене.
Benim önümde para sayan bir el görüyorsunuz,Напротив меня вы видите руку, пересчитывающую деньги,.
Benim önümde para sayan bir el görüyorsunuz,אני רואה יד סופרת כסף ממש לפני הפרצוף שלי
Benim önümde para sayan bir el görüyorsunuz,تشاهد يد تعد المال أمامي تماماً.
Benim önümde para sayan bir el görüyorsunuz,次の瞬間には なぜか お金は僕の手の中
Benim tam önümde Jeremy ile bile flörtleşiyordu.Cô ấy thậm chí còn tán tỉnh tên Jeremy trước mặt tôi nữa.
Ben kum nedeniyle hareket edemiyordum, ama sen önümde çırpınıp duruyordun...Bố không cựa quậy được vì cát, <Br> còn con thì ở ngay trước mặt bố vẫy vùng.
Ben kum nedeniyle hareket edemiyordum, ama sen önümde çırpınıp duruyordun...Ich konnte mich wegen dem ganzen Sand nicht bewegen und vor meinen Augen hast du mit den Armen gerudert...
Ben kum nedeniyle hareket edemiyordum, ama sen önümde çırpınıp duruyordun...Ik kon niet bewegen als gevolg van het zand, maar daar was je recht voor mij rond aan het zwaaien !
Ben kum nedeniyle hareket edemiyordum, ama sen önümde çırpınıp duruyordun...Jag kunde inte röra mig på grund av sanden, men du var mitt framför mig fladra runt!
Ben kum nedeniyle hareket edemiyordum, ama sen önümde çırpınıp duruyordun...Nemohl jsem se kvůli písku hýbat a tys tam byla přede mnou....
Ben kum nedeniyle hareket edemiyordum, ama sen önümde çırpınıp duruyordun...Nemohol som sa kvôli piesku hýbať<br />zatiaľ čo ty si sa topila.
Ben kum nedeniyle hareket edemiyordum, ama sen önümde çırpınıp duruyordun...Nie mogłem się poruszyc z powodu piasku, ale ty byłaa na wprost mnie młócąc rekami....
Ben kum nedeniyle hareket edemiyordum, ama sen önümde çırpınıp duruyordun...Non potevo muovermi per colpa della sabbia, e tu stavi affogando proprio davanti a me!
Ben kum nedeniyle hareket edemiyordum, ama sen önümde çırpınıp duruyordun...Nu ma puteam misca din cauza nisipului, si tu erai in fata mea dand din maini disperata
Ben kum nedeniyle hareket edemiyordum, ama sen önümde çırpınıp duruyordun...Δε μπορούσα να κουνηθώ λόγω της άμμου, ενώ εσύ πνιγόσουν μπροστά στα μάτια μου!
Ben kum nedeniyle hareket edemiyordum, ama sen önümde çırpınıp duruyordun...Заради пясъка, аз не можех да се движа, а ти се давеше.
Ben kum nedeniyle hareket edemiyordum, ama sen önümde çırpınıp duruyordun...Из-за песка я не мог двигаться, а они топтались на месте прямо передо мной!
Ben kum nedeniyle hareket edemiyordum, ama sen önümde çırpınıp duruyordun...לא יכולתי לזוז בגלל החול, אבל את היית שם מולי מפרפרת
Ben kum nedeniyle hareket edemiyordum, ama sen önümde çırpınıp duruyordun....لم أستطيع التحرك بسبب الرمال , ولكنكِ كنتي أمامي تضربينني من جميع الانحاء
Ben kum nedeniyle hareket edemiyordum, ama sen önümde çırpınıp duruyordun...そんとき頭をよぎったのは・・・
Böylece, merak ediyordum, bu önümde duran şey, bu bilgisayar şeyi nedir?Așa, că ma întrebam, deci, ce este chestia din fața mea, chestia aceasta ca un computer ?
Böylece, merak ediyordum, bu önümde duran şey, bu bilgisayar şeyi nedir?Così mi chiedevo: "Cos'è questa cosa di fronte a me, questo 'computer' ?".
Böylece, merak ediyordum, bu önümde duran şey, bu bilgisayar şeyi nedir?Donc je me demandais, "Qu'est-ce que cette chose devant moi, cette espèce d'ordinateur?"