Önümde yolu hazırlayacak.Те потеглят на път.
Önümden oyuncu mu geçti, perde mi oldu anlayamadım.Да стъпя на сцената като актьор през ум не ми минаваше.
Önümde yolu hazırlayacak.Na trati už robia prípravné práce .
Önümde yolu hazırlayacak.Ture načrtuj vnaprej.
Önümde yolu hazırlayacak.Veiksmas vyksta fronte.
Önümde yolu hazırlayacak.Ta liigub jäme ots ees.
Affedersin, Harry. - Önümden çekilin, çocuklar!Macht euch nicht in die Hosen.
Affedersin, Harry. - Önümden çekilin, çocuklar! - Rockhound!.תקשיבו. תירגעו ותתרכזו
Affedersin, Harry. - Önümden çekilin, çocuklar!Пардон, Хари.
Ah, tabi ya. Muhtemelen önümde o feci halde görünmekten çekindi.Ah, benar, mungkin dia malu kalau muncul di depanku dengan kondisi yang parah seperti itu.
Ah, tabi ya. Muhtemelen önümde o feci halde görünmekten çekindi.Ah, natuurlijk, ze schaamt zich om zichzelf aan mij te laten zien in die toestand.
Ah, tabi ya. Muhtemelen önümde o feci halde görünmekten çekindi.Á, pravda. musí být zahanbená, se předemnou ukázat v tak hrozném stavu.
Ah, tabi ya. Muhtemelen önümde o feci halde görünmekten çekindi.그래, 그 꼬라지로 감히 내 앞에 나타나는게 창피하겠지
Ah, tabi ya. Muhtemelen önümde o feci halde görünmekten çekindi.אה נכון. היא כנראה מובכת להופיע בפני כשהיא ניראת ככה.
Ah, tabi ya. Muhtemelen önümde o feci halde görünmekten çekindi.آه، صحيح. قد تكون محرجه من الظهور أمامي بهذه الحاله الرثه!
Ah, tabi ya. Muhtemelen önümde o feci halde görünmekten çekindi.ちょっと 慌てすぎちゃったー よし もう一回...
Ama şimdi kendi önümde ki yolu düşünmemin zamanı geldi.Aber ich denke, dass es jetzt Zeit ist, um an den Pfad vor mir zu denken.
Ama şimdi kendi önümde ki yolu düşünmemin zamanı geldi.Ale myślę, że nadszedł najwyższy czas aby pomyśleć o drodze jaka mnie czeka
Ama şimdi kendi önümde ki yolu düşünmemin zamanı geldi.Ale myslím, že je čas posunúť sa vpred.
Ama şimdi kendi önümde ki yolu düşünmemin zamanı geldi.Dar cred ca este momentul sa imi aleg drumul in viata.
Ama şimdi kendi önümde ki yolu düşünmemin zamanı geldi.Maar ik denk dat het nu de tijd is om te denken over het pad dat voor mij ligt.
Ama şimdi kendi önümde ki yolu düşünmemin zamanı geldi.Mais je pense qu'il est temps pour moi de songer à mon avenir.
Ama şimdi kendi önümde ki yolu düşünmemin zamanı geldi.Ma penso sia giunto il momento di pensare al mio futuro.
Ama şimdi kendi önümde ki yolu düşünmemin zamanı geldi.Men jag tror att det är dags att tänka på vägen som är framför mig.
Ama şimdi kendi önümde ki yolu düşünmemin zamanı geldi.Nhưng con thấy đã đến lúc cần nghĩ tới con đường phía trước của con.
Ama şimdi kendi önümde ki yolu düşünmemin zamanı geldi.Tapi aku pikir sekarang waktunya aku memikirkan jalanku sendiri.
Ama şimdi kendi önümde ki yolu düşünmemin zamanı geldi.Όμως τώρα νομίζω ότι πρέπει να σκεφτώ για το δρόμο μπροστά μου...
Ama şimdi kendi önümde ki yolu düşünmemin zamanı geldi.Но, думаю, пришло время подумать о дороге, которая впереди.
Ama şimdi kendi önümde ki yolu düşünmemin zamanı geldi..ولكن أظن أنه حان الوقت لأفكر بالطريق الذي أمامي
Ama şimdi kendi önümde ki yolu düşünmemin zamanı geldi.一度一人で暮らしてみて アルバイトして
Ancak yine de benim önümde böbürlenemezsinAber du kannst nicht vor mir angeben.
Ancak yine de benim önümde böbürlenemezsinAle nie możesz się przechwalać.
Ancak yine de benim önümde böbürlenemezsinDar nu te poti lauda in fata mea
Ancak yine de benim önümde böbürlenemezsinMaar je mag niet opscheppen in bijzijn van mij.
Ancak yine de benim önümde böbürlenemezsinMa non puoi vantarti di fronte a me.
Ancak yine de benim önümde böbürlenemezsinMen du kan inte skryta om det framför mig.
Ancak yine de benim önümde böbürlenemezsinNe te vante pas devant moi.
Ancak yine de benim önümde böbürlenemezsinNhưng con không khoác lác trước mặt ba được đâu nhé.
Ancak yine de benim önümde böbürlenemezsinTapi kau tidak bisa membual di depanku.
Ancak yine de benim önümde böbürlenemezsinVendar se ne bahaj pred menoj.
Ancak yine de benim önümde böbürlenemezsinΌμως δεν μπορείς να περηφανεύεσαι μπροστά μου.
Ancak yine de benim önümde böbürlenemezsinНо ты не можешь передо мной хвастаться.
Ancak yine de benim önümde böbürlenemezsin.אבל אתה לא יכול להתרברב על זה מולי
Ancak yine de benim önümde böbürlenemezsinولكن لا يمكنك التباهي أمامي
Ancak yine de benim önümde böbürlenemezsinこんな事が 1度や2度だけだったと 思うのか?
Aradıgım ,sey tam önümdeydi.Etsimäni oli edessäni.
Aradıgım ,sey tam önümdeydi. Insan dönü,sümü hakkındaki gerçek!¡Lo que busco estaba más allá... de la verdad sobre la transmutación humana!
Aradıgım ,sey tam önümdeydi. Insan dönü,sümü hakkındaki gerçek!O que procuro estava diante de mim... ... a verdade sobre a transmutação humana!
Aradıgım ,sey tam önümdeydi. Insan dönü,sümü hakkındaki gerçek!To, czego szukam, było przed prawdą o transmutacji ludzi.
Aradıgım ,sey tam önümdeydi. Insan dönü,sümü hakkındaki gerçek!То, что я ищу, было впереди... истина о трансмутации человека!
Aradıgım ,sey tam önümdeydi.Quello che cerco stava lì davanti.
Aradıgım ,sey tam önümdeydi.Sandheden ligger foran mig ...
Aradıgım ,sey tam önümdeydi.Sanningen ligger framför mig...
Aradıgım ,sey tam önümdeydi.Αυτό που έψαχνα ήταν μπροστά μου...
Baş saki düşünü Yusufa anlattı: ‹‹Düşümde önümde bir asma gördüm.Da fortalte den øverste munnskjenk Josef sin drøm og sa til ham: Jeg så i drømme et vintre som stod foran mig;
Baş saki düşünü Yusufa anlattı: ‹‹Düşümde önümde bir asma gördüm.Elbeszélé azért a fõpohárnok az õ álmát Józsefnek, és monda néki: Álmomban ímé egy szõlõtõ vala elõttem;
Baş saki düşünü Yusufa anlattı: ‹‹Düşümde önümde bir asma gördüm.Então contou o copeiro-mor o seu sonho a José, dizendo-lhe: Eis que em meu sonho havia uma vide diante de mim,
Baş saki düşünü Yusufa anlattı: ‹‹Düşümde önümde bir asma gördüm.Entonces el jefe de los coperos contó su sueño a José, diciendo: --En mi sueño veía delante de mí una vid
Baş saki düşünü Yusufa anlattı: ‹‹Düşümde önümde bir asma gördüm.술 맡은 관원장이 그 꿈을 요셉에게 말하여 가로되 내가 꿈에 보니 내 앞에 포도나무가 있는데
Baş saki düşünü Yusufa anlattı: ‹‹Düşümde önümde bir asma gördüm.Pengurus minuman itu berkata, "Dalam mimpi itu saya melihat ada pohon anggur di depan saya