Savaş için beni güçle donattın, Bana başkaldıranları önümde yere serdin.Jeg knuser dem, så de ikke makter å reise sig; de faller under mine føtter.
Savaş için beni güçle donattın, Bana başkaldıranları önümde yere serdin.Kauberi aku kekuatan untuk berperang, dan kemenangan atas musuh-musuhku
Savaş için beni güçle donattın, Bana başkaldıranları önümde yere serdin.Ker ti si me opasal z močjo za boj, upognil si podme nje, ki so se vzpenjali zoper mene.
Savaş için beni güçle donattın, Bana başkaldıranları önümde yere serdin.Ker ti si me opasal z močjo za vojsko, upognil si podme nje, ki so se vzpenjali zoper mene.
Savaş için beni güçle donattın, Bana başkaldıranları önümde yere serdin.이는 주께서 나로 전쟁케 하려고 능력으로 내게 띠 띠우사 일어나 나를 치는 자로 내게 굴복케 하셨사오며
Savaş için beni güçle donattın, Bana başkaldıranları önümde yere serdin.Li ho colpiti e non si sono rialzati, sono caduti sotto i miei piedi
Savaş için beni güçle donattın, Bana başkaldıranları önümde yere serdin.Me ceñiste de poder para la batalla; doblegaste a mis enemigos debajo de mí
Savaş için beni güçle donattın, Bana başkaldıranları önümde yere serdin.Mert te erõvel öveztél fel engem a harczra, Lenyomtad azokat, kik ellenem támadtak.
Savaş için beni güçle donattın, Bana başkaldıranları önümde yere serdin.Mi cingi di forza per la battaglia; hai fatto piegare sotto di me i miei avversari
Savaş için beni güçle donattın, Bana başkaldıranları önümde yere serdin.minä murskaan heidät, niin etteivät voi nousta, he sortuvat minun jalkojeni alle.
Savaş için beni güçle donattın, Bana başkaldıranları önümde yere serdin.Og du omgjorder mig med kraft til krig, du bøier mine motstandere under mig.
Savaş için beni güçle donattın, Bana başkaldıranları önümde yere serdin.Összetöröm õket, hogy fel sem kelhetnek; lábaim alá hullanak.
Savaş için beni güçle donattın, Bana başkaldıranları önümde yere serdin.Pois me cinges de força para a peleja; prostras debaixo de mim aqueles que contra mim se levantam.
Savaş için beni güçle donattın, Bana başkaldıranları önümde yere serdin.Pois tu me cingiste de força para a peleja; prostraste debaixo de mim os que se levantaram contra mim.
Savaş için beni güçle donattın, Bana başkaldıranları önümde yere serdin.Poraziłem ich tak, iż nie mogli powstać; upadli pod nogi moje.
Savaş için beni güçle donattın, Bana başkaldıranları önümde yere serdin.Porazil som ich tak, že nemohli povstať; padli pod moje nohy.
Savaş için beni güçle donattın, Bana başkaldıranları önümde yere serdin.Prepasovával si ma silou do boja; zohol si podo mňa tých, ktorí povstávali proti mne.
Savaş için beni güçle donattın, Bana başkaldıranları önümde yere serdin.Sinä vyötät minut voimalla sotaan, sinä painat vastustajani minun alleni.
Savaş için beni güçle donattın, Bana başkaldıranları önümde yere serdin.Tak jsem je zranil, že nemohli povstati, padše pod nohy mé.
Savaş için beni güçle donattın, Bana başkaldıranları önümde yere serdin.Tu mă încingi cu putere pentru luptă, răpui subt mine pe protivnicii mei.
Savaş için beni güçle donattın, Bana başkaldıranları önümde yere serdin.Tu mă încingi cu putere pentru luptă, şi răpui pe protivnicii mei supt picioarele mele.
Savaş için beni güçle donattın, Bana başkaldıranları önümde yere serdin.Tu me ceins de force pour le combat, Tu fais plier sous moi mes adversaires.
Savaş için beni güçle donattın, Bana başkaldıranları önümde yere serdin.Tyś mię przepasał mocą ku bitwie, a powaliłeś pod mię powstające przeciwko mnie.
Savaş için beni güçle donattın, Bana başkaldıranları önümde yere serdin.Ty zajisté, Bože, přepásals mne udatností k boji, porazils pode mne ty, kteříž povstávají proti mně.
Savaş için beni güçle donattın, Bana başkaldıranları önümde yere serdin.Vì Chúa đã thắt lưng tôi bằng sức lực để chiến, Khiến kẻ dấy nghịch cùng tôi xếp rệp dưới tôi.
Savaş için beni güçle donattın, Bana başkaldıranları önümde yere serdin.Vì_Chúa đã thắt_lưng tôi bằng sức_lực để chiến , Khiến kẻ dấy nghịch cùng tôi xếp rệp dưới tôi .
Savaş için beni güçle donattın, Bana başkaldıranları önümde yere serdin.Vì Chúa đã thắt lưng tôi bằng sức mạnh để chiến trận, Và khiến kẻ dấy nghịch cùng tôi xếp rệp dưới tôi.
Savaş için beni güçle donattın, Bana başkaldıranları önümde yere serdin.Vì_Chúa đã thắt_lưng tôi bằng sức_mạnh để chiến_trận , Và khiến kẻ dấy nghịch cùng tôi xếp rệp dưới tôi .
Savaş için beni güçle donattın, Bana başkaldıranları önümde yere serdin.Και περιεζωσας με δυναμιν εις πολεμον συνεκαμψας υποκατω μου τους επανισταμενους επ' εμε.
Savaş için beni güçle donattın, Bana başkaldıranları önümde yere serdin.Защото си ме препасал със сила за бой; Повалил си под мене въставащите против мене.
Savaş için beni güçle donattın, Bana başkaldıranları önümde yere serdin.Ты препоясываешь меня силою для войны и низлагаешь предо мною восстающих на меня;
Savaş için beni güçle donattın, Bana başkaldıranları önümde yere serdin.ותאזרני חיל למלחמה תכריע קמי תחתי׃
Savaş için beni güçle donattın, Bana başkaldıranları önümde yere serdin.ותזרני חיל למלחמה תכריע קמי תחתני׃
Savaş için beni güçle donattın, Bana başkaldıranları önümde yere serdin.تنطّقني بقوة للقتال. تصرع تحتي القائمين عليّ.
Savaş için beni güçle donattın, Bana başkaldıranları önümde yere serdin.تنطقني قوة للقتال وتصرع القائمين عليّ تحتي.
Savaş için beni güçle donattın, Bana başkaldıranları önümde yere serdin.因 為 你 曾 以 力 量 束 我 的 腰 、 使 我 能 爭 戰 . 你 也 使 那 起 來 攻 擊 我 的 、 都 服 在 我 以 下
Savaş için beni güçle donattın, Bana başkaldıranları önümde yere serdin.因 為 你 曾 以 力 量 束 我 的 腰 、 使 我 能 爭 戰 . 你 也 使 那 起 來 攻 擊 我 的 都 服 在 我 以 下
Savaş için beni güçle donattın, Bana başkaldıranları önümde yere serdin.因為 你 曾 以 力量 束 我 的 腰 、 使我 能 爭戰 . 你 也 使 那 起 來攻擊 我 的 、 都 服 在 我 以下
Savaş için beni güçle donattın, Bana başkaldıranları önümde yere serdin.因為 你 曾 以 力量 束 我 的 腰 、 使我 能 爭戰 . 你 也 使 那 起 來攻擊 我 的 都 服在 我 以下
Sen farklı mı düşünüyorsun? Doktorum daha önümde 20 yıl olduğunu söyledi!طبيبي قال بأنّ عندي 20سنة أكثر للوفاة!
Sen, yakında ölecek olan, üzgün yaşlı bir adamsın... ama benim önümde koca bir hayat var.Du bist ein ängstlicher alter Mann, der bald sterben wird. Ich habe noch mein ganzes Leben vor mir.
Sen, yakında ölecek olan, üzgün yaşlı bir adamsın... ama benim önümde koca bir hayat var.Du bist ein ängstlicher alter Mann, der bald sterben wird. Ich habe noch mein ganzes Leben vor mir.
Sen, yakında ölecek olan, üzgün yaşlı bir adamsın... ama benim önümde koca bir hayat var.Eºti un bãtrân îngrijorat, care va muri în curând, dar eu am toatã viaþa înaintea mea.
Sen, yakında ölecek olan, üzgün yaşlı bir adamsın... ama benim önümde koca bir hayat var.Eres un anciano atormentado que pronto morirá... ...en cambio yo tengo toda mi vida por delante.
Sen, yakında ölecek olan, üzgün yaşlı bir adamsın... ama benim önümde koca bir hayat var.Olet vanha pelokas ukko, joka kuolee pian - mutta minulla on koko elämä edessäni.
Sen, yakında ölecek olan, üzgün yaşlı bir adamsın... ama benim önümde koca bir hayat var.Terrifié et croulant, tu es au bord de la tombe. Moi, j'ai toute la vie devant moi.
Sıfır bölgesine gittim ve,... ... bir saat boyunca önümdeki kalabalığa çarptım durdum.저는 이것을 그라운드 제로(911낙폭지점)에 가져갔습니다 한시간동안 인파들 속에서 제 길을 다녔죠
Sıfır bölgesine gittim ve,... ... bir saat boyunca önümdeki kalabalığa çarptım durdum.Am mers cu acest aparat la Kilometrul Zero și mi-am făcut loc printre mulțimi timp de o oră.
Sıfır bölgesine gittim ve,... ... bir saat boyunca önümdeki kalabalığa çarptım durdum.Ho portato questo a Ground Zero, e mi sono fatto strada attraverso la folla per un'ora.
Sıfır bölgesine gittim ve,... ... bir saat boyunca önümdeki kalabalığa çarptım durdum.Ich war damit bei Ground Zero, und habe mir stundenlang meinen Weg durch die Massen gebahnt.
Sıfır bölgesine gittim ve,... ... bir saat boyunca önümdeki kalabalığa çarptım durdum.J'ai pris ça jusqu'à Ground Zero, et je me suis frayé un chemin à travers la foule pendant une heure.
Sıfır bölgesine gittim ve,... ... bir saat boyunca önümdeki kalabalığa çarptım durdum.Me llevé esto a la Zona Cero, y me pasé una hora sorteando a la gente.
Sıfır bölgesine gittim ve,... ... bir saat boyunca önümdeki kalabalığa çarptım durdum.Zabrałem to do Strefy Zero i godzinę przebijałem się przez tłumy.
Sıfır bölgesine gittim ve,... ... bir saat boyunca önümdeki kalabalığa çarptım durdum.Πήγα αυτό στο Σημείο Μηδέν, και έφτιαξα τον δρόμο μου ανάμεσα στο πλήθοι για μια ώρα.
Sıfır bölgesine gittim ve,... ... bir saat boyunca önümdeki kalabalığa çarptım durdum.Отнесох това на Граунд Зиро, и си пробивах път през тълпи в продължение на един час.
Sıfır bölgesine gittim ve,... ... bir saat boyunca önümdeki kalabalığa çarptım durdum.Я проехался до Нулевой Отметки, проталкивая путь через толпу в течение часа.
Sıfır bölgesine gittim ve,... ... bir saat boyunca önümdeki kalabalığa çarptım durdum.יש לי אותה יכולת ייחודית להסתדר עם הולכי רגל אחרים במקום צפוף.
Sıfır bölgesine gittim ve,... ... bir saat boyunca önümdeki kalabalığa çarptım durdum.أخذت هذه إلى جراوند زيرو، وواصلت سيري عبر الجمع لمدة ساعة.
Sıfır bölgesine gittim ve,... ... bir saat boyunca önümdeki kalabalığa çarptım durdum.歩行者の中を1時間ほど移動しました 実際のところ私は歩行者ですが 法律は大抵 技術に1・2世代遅れています
Soyun ve krallığın sonsuza dek önümde duracak; tahtın sonsuza dek sürecektir.› ››állandó lészen a te házad, és a te országod mindörökké tiéd lészen, [és] a te trónod erõs lészen mindörökké.