Ana içeriğe geç
Sözlük

ön yargı ile cümle

ön yargı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İnsanlar diğerlerine ön yargı ile bakmak eğilimindedir.People tend to look at others with bias.
Tom'un bana dediği gibi Esperanto'nun iki düşmanı var, bilgisizlik ve ön yargı.As Tom told me, Esperanto has two enemies, ignorance and prejudice.
Mekan hakkında birçok ön yargı bulunmakta, ama birçok da gerçek bulunmakta.There's a lot of preconceptions about what the place is, but there are a lot of truths.
İşte bahsettiğim ön yargı burada ortaya çıkıyor.But now here's where the bias comes in.
Ve ben beyinlerimizi hafızamızın ön yargı sahibi sanat galerisi müdürleri olarak nitelendiriyorum.And I rather think of our brains as biased curators of our memory, you know?
Sonuç olarak Pocar, Karadziç’in davasını 3 No’lu Ön Yargılama Dairesine devretti.Pocar eventually reassigned Karadzic's case to Trial Chamber III.
Nonpartizanlık, bir siyasi partiye bağlı olmama ve ona karşı duyulan ön yargıdır.[1]Nonpartisanism is a lack of affiliation with, and a lack of bias toward, a political party.[1]
Mekan hakkında birçok ön yargı bulunmakta, ama birçok da gerçek bulunmakta.Hay muchas ideas preconcebidas sobre el lugar, pero hay muchas verdades.
Hayvanlara karşı bir ön yargı olmasaydı Darwin bu kadar tepki görmezdi.Если бы не было предубеждений против животных, то Дарвин бы не увидел такой реакции.
1813'te, Jane Austen, "Gurur ve Ön Yargı" adlı eserini tamamladı.1813 — опубликован роман Джейн Остин «Гордость и предубеждение».
Gurur ve Ön Yargı 1995'te çok başarılı bir televizyon dizisi oldu.كبرياء وتحامل هو مسلسل تلفزيوني بريطاني لعام 1995.
Heterofobi, heteroseksüellere yönelik ön yargı ve ayrımcılığı ifade eden bir terimdir.Heterofobija - termin koji označuje otvorenu mržnja i averzija prema heteroseksualnim osobama.
Edinburgh'un tamamına, Birleşik Krallığın tamamına, Gallerli insanlar hakkında ön yargı pompalayacağız.Dobbiamo cambiare i pregiudizi da Edimburgo fino a tutto il Regno Unito, e dobbiamo farlo per tutti i Gallesi.
Edinburgh'un tamamına, Birleşik Krallığın tamamına, Gallerli insanlar hakkında ön yargı pompalayacağız.In heel Edinburgh, in heel het Verenigd Koninkrijk gaan vooroordelen tegenover Welshe mensen de kop opsteken.
Edinburgh'un tamamına, Birleşik Krallığın tamamına, Gallerli insanlar hakkında ön yargı pompalayacağız.Kita akan menciptakan prasangka terhadap orang-orang Weles di seluruh Edinburgh, di seluruh Inggris.
Edinburgh'un tamamına, Birleşik Krallığın tamamına, Gallerli insanlar hakkında ön yargı pompalayacağız.Nós vamos levar o preconceito para toda a Edinburgo, para toda a Grã-Bretanha, contra os Galeses.
Edinburgh'un tamamına, Birleşik Krallığın tamamına, Gallerli insanlar hakkında ön yargı pompalayacağız.Nous allons répandre des préjugés sur les Gallois, à travers Edinburgh, et dans l'ensemble du Royaume-Unis.
Edinburgh'un tamamına, Birleşik Krallığın tamamına, Gallerli insanlar hakkında ön yargı pompalayacağız.Podsycalibyśmy uprzedzenia przeciw Walijczykom w całym Edynburgu, Wielkiej Brytanii.
Edinburgh'un tamamına, Birleşik Krallığın tamamına, Gallerli insanlar hakkında ön yargı pompalayacağız.Vamos a extender los prejuicios contra los galeses por Edimburgo, por todo el Reino Unido.
Edinburgh'un tamamına, Birleşik Krallığın tamamına, Gallerli insanlar hakkında ön yargı pompalayacağız.Vom crea prejudecăţi în întregul Edinburgh, prin toată Marea Britanie, pentru galezi.
Edinburgh'un tamamına, Birleşik Krallığın tamamına, Gallerli insanlar hakkında ön yargı pompalayacağız.Wir werden Vorurteile gegen die Waliser in ganz Edinburgh und im ganzen Vereinigten Königreich verbreiten.
Edinburgh'un tamamına, Birleşik Krallığın tamamına, Gallerli insanlar hakkında ön yargı pompalayacağız.Весь Эдинбург начнёт предвзято смотреть на Уэльс и валлийцев, а затем и вся Великобритания.
Fakat bu başarı PLWHA'nın Brezilya'da maruz kalmaya devam ettiği ön yargıları göz önüne almamaktadır.Pero este logro pasa por alto los prejuicios a los que se enfrentan los PPVS en Brasil.
Fakat bu başarı PLWHA'nın Brezilya'da maruz kalmaya devam ettiği ön yargıları göz önüne almamaktadır.Однако это достижение не учитывает предрассудки, с которыми по-прежнему сталкиваются ЛЖВС в Бразилии.
Gallerli insanlar hakkında ön yargı pompalayacağız.웨일스 사람들에 대한 편견을 압니다.
Gallerli insanlar hakkında ön yargı pompalayacağız.בכל רחבי בריטניה, כלפי העם הוולשי.
Gallerli insanlar hakkında ön yargı pompalayacağız.وعبر الممكلة المتحدة لسكان ويلز.
Gallerli insanlar hakkında ön yargı pompalayacağız.政府は過去の過ちから学習をして テロとの闘い方は変わりつつあります
İşte bahsettiğim ön yargı burada ortaya çıkıyor.Agora é onde entra a parcialidade.
İşte bahsettiğim ön yargı burada ortaya çıkıyor.Ale tu prichádzajú predsudky.
İşte bahsettiğim ön yargı burada ortaya çıkıyor.A právě tady přichází na řadu ty předsudky.
İşte bahsettiğim ön yargı burada ortaya çıkıyor.Doch hier kommt diese Voreingenommenheit ins Spiel.
İşte bahsettiğim ön yargı burada ortaya çıkıyor.Ed è qui che si inseriscono i pregiudizi.
İşte bahsettiğim ön yargı burada ortaya çıkıyor.Însă aici intră prejudecata.
İşte bahsettiğim ön yargı burada ortaya çıkıyor.I tu dochodzimy do uprzedzeń.
İşte bahsettiğim ön yargı burada ortaya çıkıyor.하지만 바로 이런곳에서 편향이 나옵니다.
İşte bahsettiğim ön yargı burada ortaya çıkıyor.Maar dit is waar het vooroordeel om de hoek komt kijken.
İşte bahsettiğim ön yargı burada ortaya çıkıyor.Mais maintenant, c'est là que le préjugé entre en jeu.
İşte bahsettiğim ön yargı burada ortaya çıkıyor.Men här kommer fördomar kommer in.
İşte bahsettiğim ön yargı burada ortaya çıkıyor.Men her kommer fordommen ind.
İşte bahsettiğim ön yargı burada ortaya çıkıyor.Na de itt jön be a képbe az előítélet.
İşte bahsettiğim ön yargı burada ortaya çıkıyor.Nhưng đây là lúc thành kiến đó tồn tại.
İşte bahsettiğim ön yargı burada ortaya çıkıyor.Pero aquí es donde llega el prejuicio.
İşte bahsettiğim ön yargı burada ortaya çıkıyor.Tapi disini lah prasangka itu datang.
İşte bahsettiğim ön yargı burada ortaya çıkıyor.Tässä ennakkoluulot tulevat kuvaan.
İşte bahsettiğim ön yargı burada ortaya çıkıyor.Tu pa se pojavi predsodek.
İşte bahsettiğim ön yargı burada ortaya çıkıyor.Αλλά σε αυτό το σημείο έρχονται οι προκαταλήψεις.
İşte bahsettiğim ön yargı burada ortaya çıkıyor.Але саме тут і починається найбільша несправедливість.
İşte bahsettiğim ön yargı burada ortaya çıkıyor.И ето къде се появява предразсъдъкът.
İşte bahsettiğim ön yargı burada ortaya çıkıyor.Но здесь мы сталкиваемся со стереотипом.
İşte bahsettiğim ön yargı burada ortaya çıkıyor.אבל בדיוק כאן קיימת הדעה הקדומה.
İşte bahsettiğim ön yargı burada ortaya çıkıyor.ولكن هنا تظهر النزعة.
İşte bahsettiğim ön yargı burada ortaya çıkıyor.もっとも重要な組織である
Ve ben beyinlerimizi hafızamızın ön yargı sahibi sanat galerisi müdürleri olarak nitelendiriyorum.Al menos yo lo hago. Entiendo al cerebro como curador sesgado de la memoria, ¿saben?
Ve ben beyinlerimizi hafızamızın ön yargı sahibi sanat galerisi müdürleri olarak nitelendiriyorum.Et je pense plutôt à nos cerveaux comme à des curateurs partiaux de notre mémoire.
Ve ben beyinlerimizi hafızamızın ön yargı sahibi sanat galerisi müdürleri olarak nitelendiriyorum.Ich halte unsere Gehirne für voreingenommene Museumsdirektoren unseres Gedächtnisses.
Ve ben beyinlerimizi hafızamızın ön yargı sahibi sanat galerisi müdürleri olarak nitelendiriyorum.그리고 어쩌면 되려 저는 뇌가 기억의 편향된 큐레이터라고 생각합니다.
Ve ben beyinlerimizi hafızamızın ön yargı sahibi sanat galerisi müdürleri olarak nitelendiriyorum.Legalábbis én. És én úgy gondolok az agyunkra, mint az emlékezetünk előítéletes kurátorára.
Ve ben beyinlerimizi hafızamızın ön yargı sahibi sanat galerisi müdürleri olarak nitelendiriyorum.Nasze umysły to tendencyjni kuratorzy Nasze umysły to tendencyjni kuratorzy naszej pamięci.
Ve ben beyinlerimizi hafızamızın ön yargı sahibi sanat galerisi müdürleri olarak nitelendiriyorum.Saya lebih menganggap otak kita sebagai kurator yang berat sebelah dari ingatan kita?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod