Ana içeriğe geç
Sözlük

ön gün ile cümle

ön gün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ne var ki, Pan Afrikan Kongresi eylemi on gün öne çekmek istemiştir.Texasin kongressi oli hyväksynyt osavaltioksi tulemisen yhdeksän kuukautta aikaisemmin.
Ölümünden on gün sonra, Avrupa'da savaş sona erdi.Kymmenen päivää virkaanastumisen jälkeen syttyi Yhdysvaltain-Meksikon sota.
Bu yavrular doğduğunda kördür ve on gün sonunda gözleri açılır.Τα μικρά του γεννιούνται τυφλά και ανοίγουν τα μάτια τους στις 9-10 ημέρες.
On gün sonra 17 Eylül 1982'de 45 yaşında öldü.Απεβίωσε δέκα ημέρες αργότερα, στις 17 Σεπτεμβρίου του 1982, σε ηλικία 45 ετών.
Ölümünden on gün sonra, Avrupa'da savaş sona erdi.Nogle få dage senere ville krigen i Europa være ovre.
Annesi doğumundan sonra on gün içinde öldü.Moren døde ti dager etter at hun ble født.
On gün içinde 11 km. gibi bir ilerleme sağladılar.På kun sju timer hadde man avansert 12 km.
On gün sakin geçer.Den varer i ti dager.
Ölümünden on gün sonra, Avrupa'da savaş sona erdi.Kurang dari sebulan setelah kematiannya, pada 8 Mei, perang di Eropa berakhir.
Böylece on gün geçti.Sepuluh tahun berlalu.
Semptomlar genellikle yedi ila on gün içinde ortadan kaybolur.Orang biasanya sembuh dalam tujuh sampai sepuluh hari.
On gün savaştılar.Mereka bertarung selama 27 hari.
Açık artırma, on gün sürdü ve 99 geçerli teklif yapıldı.Việc bán đấu giá kéo dài mười ngày và nhận được 99 hồ sơ dự thầu hợp pháp.
On gün savaştılar.Xem Cuộc chiến mười ngày.
Böylece on gün geçti.Quả nhiên sau mười ngày đã thành công.
On gün sonra, 11 Temmuz'da Apple, iTunes Müzik Mağazasında 100 milyon şarkı satıldığını açıkladı.10日後の7月11日、アップルは1億曲がiTunes Music Store を通して販売されたと発表した。
Ölümünden on gün sonra, Avrupa'da savaş sona erdi.三十年戦争の終戦後、ヨーロッパでは国の武力が拡大した。
(Ekim: Dünyayı Sarsan On Gün) adıyla beyaz perdeye uyarlamıştır.姓諱を楊 桂枝(よう けいし)と称した。
On gün süren kurultay Ruşen Eşref’in şu konuşmasıyla biter.そんな葉蔵が送って来た、恥の多い生涯が語られる。
On gün savaştılar.10日間興行。
Açık artırma, on gün sürdü ve 99 geçerli teklif yapıldı.オークションは10日間で99の妥当な入札があった。
On gün sonunda kale komutanı teslim oldu.その日の15時、要塞は降伏した。
Açık artırma, on gün sürdü ve 99 geçerli teklif yapıldı.拍卖为期10天,共收到99次有效出价。
On gün sakin geçer.此后十多天平靜無事。
Bu aşamadaki şiddetli çatışmalar on gün sürmüştür.” 《淮南子·本經訓》載:“逮至堯之時,十日並出。
On gün sonra 450 kavak fidanı geldi.那日,浩浩荡荡来了四五十名军官。
On gün sonra ikisi de karılarını aldılar, atlarına atlayarak kaçtılar.後來,十二生肖則四散各地,轉世成人;而蓮花使者貝瑪降世於布達拉宮內。
Semptomlar çoğu zaman yedi ila on gün arasında geçse de üç haftaya kadar da sürebilir.大部分症狀通常在七到十天內會緩解,但某些症狀可能會持續三個星期以上。
Açık artırma, on gün sürdü ve 99 geçerli teklif yapıldı.경매는 10일 지속하여 99명의 적법한 입찰을 받았다.
Antlaşma, On Gün Savaşı ile başlayan Yugoslav ve Sloven çatışmasına son vermiştir.브리유니 협정으로 슬로베니아와 유고슬라비아 인민군 간에 일어나던 열흘 전쟁이 종식되었다.
Kanama en fazla on gün kadar sürer.감염은 최대 10 일 정도 지속될 수 있다.
Ölümünden on gün sonra, Avrupa'da savaş sona erdi.1주일 후 유럽에서의 전쟁은 완전히 끝났다.
Açık artırma, on gün sürdü ve 99 geçerli teklif yapıldı.המכירה הפומבית נמשכה עשרה ימים ובמהלכה התקבלו 99 הצעות כשרות.
Böylece on gün geçti.עברו עשר שנים.
On gün savaştılar.הלחימה ארכה כעשר שנים.
Bu yavrular doğduğunda kördür ve on gün sonunda gözleri açılır.הגורים נולדים עיוורים ולאחר כ-10 ימים הם פוקחים את עיניהם.
On gün sakin geçer.שלושה ימים ללא מנוחה.
Kanama en fazla on gün kadar sürer.Заболяването продължава до 10 дни.
On gün sonra, kuvvetler Gorgopotamos köprüsüne vardı.Za deset dana bili su kod mosta Gorgopotamos.
Batman, gösterime girdiği on gün içinde 100 milyon dolar kazanan ilk film oldu.Batman je bio prvi film koji je u prvih deset dana nakon premijere zaradio 100 milijuna dolara.
Annesi doğumundan sonra on gün içinde öldü.Majka joj je umrla 11 dana poslije njenog rođenja.
Gerçekte hükümdarlığı sadece bir sene ve on gün kadar sürmüştü.Bio je papa jako kratko, samo jedan mjesec i deset dana.
On gün sakin geçer.Nakon dva dana smirio se.
On gün sonunda kale komutanı teslim oldu.Nekoliko dana kasnije glavna utvrda je kapitulirala.
On gün sonunda kale komutanı teslim oldu.Za tri dni sa turecký veliteľ vzdal.
Annesi doğumundan sonra on gün içinde öldü.Matka Mary zomrela v horúčkach 10 dní po jej narodení.
Ordusu nehri geçti ve on gün içinde birbirini takip eden üç muharebe yürüttü.Európska jazda bola obyčajne rozdelená do troch sledov, ktoré boli do boja posielané jeden za druhým.
On gün içinde, Boşnaklar, Drina nehrinin batı kıyısında hakim durumdaydılar.Štiri dni kasneje so jih ob reki Drini pri Goraždu ubili.
On gün içinde piramitlerin hepsi tamamlanmıştı.Piramidion so do takrat očitno že odstranili.
Yarışın başlamasından on gün önce Contador, Cadel Evans'ı 2008 yılı galibi gibi seçiyordu.Dešimt dienų prieš lenktynes, Contador’as pareiškė, kad daugiausia šansų laimėti turi Cadel Evans.
On gün içinde 11 km. gibi bir ilerleme sağladılar.Per 10 metų įveikė apie 10 000 km kelio.
On gün sonra 450 kavak fidanı geldi.Tuo metu čia gyveno apie 450 000 giedančių patinėlių.
Böylece on gün geçti.Vienuoliktą dieną jie iškrito.
Ölümünden on gün sonra, Avrupa'da savaş sona erdi.Sõda Euroopas lõppes 10 päeva hiljem.
On gün içinde 11 km. gibi bir ilerleme sağladılar.Nelja päevaga liiguti edasi kuni 40 km ulatuses.
On gün sakin geçer.Järgmine päev oli rahulik.
Aslında daha yeni piyasaya çıktı, Sevgililer Günü'nde, 14 Şubat, yaklaşık on gün önce.En realidad fue lanzado recientemente, el día de San Valentín, el 14 de febrero, hace unos diez días.
Aslında daha yeni piyasaya çıktı, Sevgililer Günü'nde, 14 Şubat, yaklaşık on gün önce.Es ist tatsächlich gerade erst vorgestellt worden, am Valentinstag, am 14. Februar, vor etwa zehn Tagen.
Aslında daha yeni piyasaya çıktı, Sevgililer Günü'nde, 14 Şubat, yaklaşık on gün önce.Het is net gelanceerd, precies op Valentijnsdag, 14 februari, ongeveer tien dagen geleden.
Aslında daha yeni piyasaya çıktı, Sevgililer Günü'nde, 14 Şubat, yaklaşık on gün önce.열흘 전 발렌타인 데이에 출시되었죠. 이번에는 뉴욕시 보건부에서
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod