ömrü ile cümle

ömrü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ömrünün son günlerini mutluluk ve huzur içinde orta dünyada geçirdi.Les dix dernières années de sa vie sont heureuses et paisibles.
Plasma yarı ömrü 3.15 saattir.Le médicament a une demi-vie de 3,5 heures.
Uyku insan ömrünün en az 1/3'ünü oluşturur.Chez l'être humain, le sommeil occupe près d'un tiers de la vie en moyenne.
Ömrünün büyük bir kısmını burada geçirmiştir.Il y a vécu la majeure partie de son existence.
Geri kalan ömrünü dostu ve aynı zamanda kuzeni olan XIV. Louis'nin koruması altında sürdürdü.Il vécut le reste de sa vie en France soutenu par son cousin le roi Louis XIV.
Güçlü olmasına rağmen Qin Hanedanlığı'nın ömrü uzun sürmedi.Malgré sa puissance militaire, la dynastie Qin ne s'impose pas durablement.
Galapagos kara iguanalarının tahmini ömrü 50-60 yıldır.On estime que l'Iguane terrestre des Galapagos a une espérance de vie de 50 à 60 ans,.
Sadece Mitsuki’nin gördüğü shinigamiler ona bir yıl ömrü kaldığını söylerler.Elle est venue annoncer à Mitsuki qu'il ne lui reste plus qu'un an à vivre.
SOHO ilk başta 2 yıl operasyon ömrüne sahipti.Prévue au départ pour deux ans, la mission SoHO est toujours active.
İlerleme, projenin ömrü boyunca temel çizelgesine göre ölçülecektir.Les progrès seront mesurés au niveau de référence pendant toute la durée du projet.
Geri kalan ömrünü bir Manastır'da tamamlamıştır.Il finit ses jours reclus dans un monastère.
Bu da batarya ömrünü yok edecektir.Ceci prolonge la durée de vie des batteries.
Telitromisinin ortalama yarılanma ömrü yaklaşık olarak 10 saattir.La demi-vie de ce composé est d’environ dix heures.
Birkaç konser verdiler ama bu grubun da ömrü uzun olmadı.Ensuite, ils donnent quelques concerts, mais le groupe ne persiste pas dans cette voie.
O kadar kısa bir ömrümüz var ki.Cette nouvelle vie est de courte durée.
Her yaprağın 1-3 ay ömrü vardır.Chaque épée nécessite trois à quatre mois de travail.
Bir ağaç ömrü boyunca 1 ton karbondioksit emmektedir.Un tonne de bois stocke en moyenne une tonne de CO2.
Operasyonel ömrü 20 yıl olarak tasarlanmıştır.Les véhicules sont conçus pour une durée de vie de 20 ans.
Ömrü süresince bunu bitiremese de, öldükten sonra, Constanze bitirmiş ve yayınlamıştır.Depuis lors et jusqu'à sa mort, Brossa n'a pas cessé de publier.
Ömrü doğal ortamında 9-10 yıla, hayvanat bahçesinde ise 14 yıla varabilir.Elle peut vivre 20-25 ans dans la nature, et jusqu'à 40 ans dans un zoo.
Ömrünü okullarda geçirmiştir.Il passait dans les écoles.
Ortalama ömrü 13 yıldır.Durée moyenne de vie : 13 ans.
Bazı hadislerde ise dünyanın ömrü (yaşı) ve kalan zamanına ilişkin bilgiler bulunmaktadır. (bkn.Ainsi, les mystiques sont susceptibles de connaître dès la vie présente ce qui leur est promis dans l'au-delà.
Halen cezasını ömrünün sonuna kadar yaşayacağı hücresinde çekmektedir.Il conserve sa position à la cour jusqu'à la fin de sa vie.
Bütün ömrü boyunca da bu ismi kullanmaya devam etti.Elle gardera ensuite ce nom toute sa vie.
Böylelikle aksamın mekanik ömrü uzamış olur.Le bois perd sa résistance mécanique.
Geri kalan ömrünün büyük kısmını sonradan satın aldığı bu yerde yeşerttiği bahçeyi resmederek geçirdi.Plus tard, il a vendu par lots le reste de ce qu'il possédait.
Tarikatın ömrü neredeyse Haçlı Seferleri'yle eş olmuştur.Homme d’Église, sa relation est plutôt favorable aux croisés.
Ömrünün geri kalan yirmi yılını burada geçirecektir.Il y passe les vingt dernières années de sa vie.
Ömrünün son seneleri rahatsızlıkla geçmiştir.Le reste de sa vie fut très malheureux.
Ömrü 8-10 yıldır.8-10 ans.
Kredi kartları ile aynı boyutlarda olup, on yıl kullanım ömrüne sahiptir.Exploitée à ciel ouvert, elle a une durée de vie de dix ans.
Bu cihazın güç çekimini azaltır ve pil ömrünü uzatır.Cela permet de doubler la surface de l'électrode et de prolonger le fonctionnement de la pile.
Ömrünün son 4 yılını hapiste geçirdi.Il a passé neuf ans de sa vie en prison.
Japonlar, gelincik için şöyle der; ’Gelincik insan ömrü gibidir.J'arrose les roses. ») Americans think happiness is so important.
Ömrünü Fransız Batı Afrikası'nda geçirmiştir.Il passe toutes ses vacances à voyager dans l'Afrique Occidentale Française.
Kullanım ömrü dolduğunda reaktörün ısıl verimi sadece %90 kapasiteye inmektedir.Durant son exploitation le réacteur n'a été disponible qu'à 39 % de sa capacité.
Kendisi tüm ömrünü Manyas'ın Hacıosman köyünde geçirmiştir.Il vécut toute sa vie dans le village de Fay-aux-Loges.
Geri kalan ömrünü hayır işleyerek geçirdi.Ils ont vécu le reste de leur vie heureuse et avec succès.
Allahü teâlâdan ümîdim odur ki, ömrümün sonunda da, son nefeste de selâmet üzere olurum," dedi.Confieso, poniendo a Dios por testigo, que he mantenido así todo esto, y que ha estado sometido a mí».
Dayanıklılık, servis ömrü, ve bazı tür hücrelerin özel gereksinimleri.Durabilidad, vida, y requisitos especiales para ciertos tipos de celdas.
Üçüncü nesil iPad, herhangi bir iOS ürününün en kısa ömrüne sahipti.El iPad de tercera generación se convirtió en el producto iOS de vida útil más corta.
Aşkın ömrü kaç yıldır?Pero ¿cuánto tiempo es la vida de un hombre?
İletilerin müşteri tarafından işlenmesi, ürün ömrü boyunca tutarsız kaldı.El manejo de los mensajes por parte del cliente seguía siendo incompatible a través de la vida del producto.
Plazma yarı ömrü 1-4 saattir.La vida media en plasma es de 1 a 3 horas.
Ömrü: 12 yıl kadar.Esperanza de vida: 12 años.
Telitromisinin ortalama yarılanma ömrü yaklaşık olarak 10 saattir.Tiene una vida media de 10 horas aproximadamente.
O kadar kısa bir ömrümüz var ki.Tuvo una existencia muy corta.
Bu süre, Kâinat'ın bilinen ömrünün hatırı sayılır bir kesridir.De esta época datan sus conocidas Epístolas (Épîtres).
Malik'ten, "Resulullah buyurdu: Dünyanın ömrü, ahiret günlerinde yedi gündür.Luego de su estancia de siete días, las deidades retornan a su morada.
Ancak sikkelerin dağıtımı, Han Hanedanı'nın tüm geri kalan ömrü boyunca merkezi hükümet tekelinde kaldı.La pena inicial consistía en ser apartado de la dirección orquestal en los Países Bajos el resto de su vida.
Bütün ömrünü âşıklık geleneğine sadık kalarak sürdürdü.Actuó en todo momento con absoluta fidelidad a su camarada.
Yeni nesil nükleer denizaltılar 25 yıllık ömrü boyunca asla yeniden doldurulma ihtiyacı duymaz.Por ejemplo, los submarinos de Estados Unidos no necesitan repostar durante toda su vida útil.
Ömrünün neredeyse tamamını Oostende'de geçirmiştir.Vivió en Ostende casi toda su vida.
En kararlı izotopu 271Sg'nin yarı ömrü 2.4 dakikadır.Es un elemento sintético cuyo isótopo más estable es el 271Sg que tiene una vida media de 2,4 minutos.
Ömrüm Bir çığlıktı Benim.¡Qué me tiés en un grito!
Bütün ömrü boyunca da bu ismi kullanmaya devam etti.Siguió utilizando el nombre durante el resto de su vida.
Ömrü 40-50 yıla kadar varabilir.Puede llegar a vivir de 40 a 50 años.
Yarı ömrü 2140000 yıldır.La media de edad era de 42,03 años.
Bu teknik Luffy'nin ömrünü kısaltır.Esta técnica estuvo a punto de derrotar a Luffy.

İlgili Sayfalar