ömrü ile cümle
ömrü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Cihazın arka kamera görüntü kalitesi, ekran kalitesi ve şarj ömrü övülmüştür.The rear camera image quality, the display quality and the battery life were praised.
Sürtünmeyi azaltmak, rulman ömrünü arttırmak ve soğutma için yağlama kullanılır.Lubrication is used to reduce friction.
Bu faktörlerin hepsinin rulman ömrü üzerinde önemli bir etkisi olabilir.These factors can all have a significant effect on bearing life.
L10 (veya B10) ömrüL10 life
Rulmanın L10 ömrü teorik ömürdür ve rulmanın hizmet ömrünü temsil etmeyebilir.The L10 life of the bearing is theoretical life and may not represent service life of the bearing.
Rulmanlar temiz çalıştırıldığında ve iyi yağlandığında, komponent ömrü genellikle çok daha iyi olur.Bearing life is often much better when the bearing is kept clean and well lubricated.
Romanes, ömrünün sonlarına doğru Hıristiyanlığa döndü.[1]Towards the end of his life, he returned to Christianity.[10]
Namlu ömrü, sürekli ateş edildiğinde yaklaşık 6000 atıştır.[2]The barrel life is about 6000 rounds,when constantly firing.[2]
Kullanım ömrü, kapasitenin %80'ine kadar 5000'den fazla döngüdür.[2][3][4][5]Lifetime is 5000+ cycles to 80% of capacity.[61][62][63][64]
LFP, diğer lityum iyon pillerden önemli ölçüde uzun bir döngü ömrü sunar.LFP chemistry offers a considerably longer cycle life than other lithium-ion chemistries.
Yüzey kalitesi ve rayba ömrüSurface finish and longevity
Mozart'ın ömrü çok kısaydı.Mozarts Leben war sehr kurz.
Her ömrün bir Eylül'ü vardır.Jedes Leben hat einen September.
Sen benim ömrümsün.Du bist mein Leben.
Malik 'den, O dedi ki Resulullah buyurdu: "Dünyanın ömrü, ahiret günlerinde yedi gündür.Dann reichte sie ihm die Hände und sprach: »Sieben Stunden soll es während Tag und Nacht auf dem Stroh liegen.
Whorf, bilime olan ilgisine rağmen, ömrü boyunca orada memur olarak çalışmış ve kariyer sahibi olmuştur.Whorf blieb trotz seiner wissenschaftlichen Interessen zeitlebens Angestellter dort und machte Karriere.
Ömrü: 12 yıl kadar.Vergangenheit: Dein Leben bis vor 12 Monaten.
Bütün ömrü çile ile dolu.Des Lebens ganze Fülle.
Karnın üzerinde sürüneceksin ve ömrün boyunca toprak yiyeceksin.Auf dem Bauch sollst du kriechen und Staub fressen alle Tage deines Lebens.
Ancak insanın hem ömrü, hem de maddî imkânları sınırlıdır.Der Mensch ist in seiner Wahrnehmung und seinem Handeln festgelegt (samskara).
O kadar kısa bir ömrümüz var ki.Ein allzu kurzes Leben.
Ayarlandıktan sonra üç saat ile 150 gün arasında ömrü bulunur.Die Tragzeit beträgt je nach Gattung 50 bis 150 Tage.
Plazma yarı ömrü 1-4 saattir.Die Plasmahalbwertszeit liegt bei 1 bis 4 Stunden.
Hegel ömrünün son yıllarını Berlin'de geçirdi.Zeiz verbrachte seine letzten Lebensjahre in Berlin.
Ömrünün 34 yıllık bu dönemine en önemli eserlerini sığdırdı.Dies war mit 34 Jahren der größte Erfolg seiner Karriere.
Ömrünün geriye kalan 11 senesini Yorkshire'da emekli olarak geçirmiştir.Die letzten fünf Lebensjahre verbrachte er im Ruhestand in Stuttgart.
Ömrünün geri kalanında bir türlü gerçekleşmeyecek olan bu proje için çabaladı durdu.Er beschäftigte sich bis Lebensende mit diesem Projekt, das er nicht fertigstellen konnte.
Ömrünü Fransız Batı Afrikası'nda geçirmiştir.Seinen Lebensabend verbrachte er in Südfrankreich.
Ömrü boyunca bir daha yazı yazmasına izin verilmedi.In seinen letzten Jahren konnte er nicht mehr schreiben.
Sonra Konya'ya gelerek hücresine çekildi ve ömrünün sonuna kadar burada kaldı.Später kehrte er in das Kloster Grgeteg zurück, wo er bis zum Ende seines Lebens blieb.
Ömrünün geri kalan yirmi yılını burada geçirecektir.Hier verbrachte er die nächsten 20 Jahre seines Lebens.
Öyle ki, Tanrın RAB'bin sana vereceği ülkede ömrün uzun olsun.Edelherr, Gott möge lassen dich rüstig recht lange noch leben.
Ortalama ömrü 4-5 yılı aşmaz.Die durchschnittliche Lebenserwartung ist vier bis fünf Jahre.
Fakat imparatorluğun ömrü çok uzun olmamıştır.Seinem Reich war aber keine lange Lebensdauer vergönnt.
Günümüzde bu kaplumbağalar koruma altındadırlar ve insan ömründen uzun yaşayabilirler.Die Anpassungsfähigkeit der Schildkröten hat ihr Fortbestehen bis in die heutige Zeit sichern können.
Daha sonra felç oldu ve ömrünün kalan 2 yılını rahatsızlıklarıyla mücadele ile sürdürdü.Mehr und mehr mit seiner Krankheit kämpfend, verbrachte er seine letzten beiden Lebensjahre.
Ömrünün son yıllarını kanserle mücadelesi yüzünden sahneden ayrı geçirdi.Ihr letztes Jahrzehnt war durch den Kampf gegen ihr Krebsleiden geprägt.
Ortalama ömrü, 7 yıldır.Die durchschnittliche Lebenserwartung liegt bei 7 Jahren.
Ama doğum yapmaya ömrü kifayet etmez.Diese ist allerdings nicht von Geburt an notwendig.
Uranyum-238'in yarı ömrü 4.51 milyar yıldır.Die Halbwertzeit von Plutonium-239 beträgt 24.000 Jahre.
Ömrünün sonuna kadar fabl yazmayı sürdürdü.Er blieb bis zum Ende seines Lebens malerisch tätig.
Ömrünün neredeyse tamamını Oostende'de geçirmiştir.Er hat fast sein ganzes Leben in Victoria verbracht.
Ömrünü müzdâd eyle Yârabbi!Uwe Bitzel: Lebensunwert.
Ömrünün kalan kesimini eğitime ve deneyimlerini paylaşmaya adadı.Kurze Darstellung seines Lebens und seiner Lehre.
Orwell'in ömrü, henüz kırk altı yaşındayken noktalanmıştır.Joost Thooft starb bereits im Alter von 46 Jahren.
Ortalama kedi ömrü 15 yıldır.Das Durchschnittsalter der Busse beträgt 15 Jahre.
Sigara içmek ömrünüzü kısaltır.Fumer abrège votre vie.
Sigara içmezseniz, ömrünüzü uzatabilirsiniz.Si vous ne fumez pas, vous pouvez accroître votre espérance de vie.
Ömrünü araba sürerek geçirdi.Elle a passé toute sa vie à conduire.
Allahü teâlâdan ümîdim odur ki, ömrümün sonunda da, son nefeste de selâmet üzere olurum," dedi.Je m'en remet à lui en tout ce qui me concerne dans ma recherche de moyen d'approcher Allah.
Yarı ömrü 1.9116 yıldır.Il a une demi-vie de 1,9116 ans.
Karbon 14'ün yarılanma ömrü 5730 yıldır.Le carbone 14 a une demi-vie de 5 730 ans.
Yahudi dışında her şeyin bir ömrü var; tüm diğer güçler geçip gidici ama o kalıcı.Toutes les choses sont mortelles sauf le Juif ; toutes les autres forces passent, mais il demeure.
1998'de yayınlandı ve 140 saate kadar pil bekleme ömrüne sahipti.Il est sorti en 1998 avec une durée de vie en veille de la batterie jusqu'à 140 heures.
Örneğin M16A2 sık sık temizlenmeye ihtiyaç duyar ve 7.000-8.000 mermi arası namlu ömrü bulunur.Le M16A2 doit être nettoyé souvent, et la vie de son canon atteint approximativement 7 000-8 000 coups.
Yarı ömrü 2140000 yıldır.Il a une demi-vie de 2,144 millions d'années.
Fakat sen de edebe riâyet etmedigin için, ömrün hüzün ile geçecek,” dedi.Et comment vous exercerez-vous à l'humilité, vous qui n'avez personne devant qui vous humilier? ».
Bu kartal tüm ömrü boyunca o şamanı korur ve yardımcı olur.C'est lui qui choisit le chamane et le protège toute sa vie.
Kariyerinin ömrü boyunca, Tiffany çeşitli televizyon dramaları ve filmler için birkaç şarkı yayımladı.Pendant sa carrière, Tiffany a publié plusieurs chansons pour divers dramas et films.
IBook ömrü boyunca üç farklı tasarıma sahip oldu.Durant leur existence, les iBook ont connu trois designs différents.