ömrü ile cümle

ömrü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ömrümde duyduğum en duygusuz üç kelime.The most unemotional three words I've ever heard.
Bugün doğan çocukların ömrü bittiğinde Dünya üzerindeki tüm düz alanlar yok olacak.Low-lying cities all around the world will disappear within the lifetime of children born today.
Torajanlılar ömrü tükenmiş maddi formları daha geniş bir sosyal oluşumun parçası olarak görürler.Torajans see the expired corporeal form as part of a larger social genesis.
Ve sonra birşey ekledi, ömrüm boynca unutmayacağım birşey.And then he added something I will never forget for the rest of my life.
Eserin ömrü, insan ömrünün ötesinde. .One gets a sense of existing beyond human life. >>: Right.
Tybalt ömrü.The life of Tybalt.
Umar ömrü boyunca felçli kalacak.Umar was paralyzed for life.
Ömrümün her günü kandırıldım.I get conned every day of my life.
Ona ömrüm boyunca minnettarım yaptığı herşey için.I'm forever grateful to him. What he has done.
En büyük şansım ellerime bakıp ömrümün 10 yılını kaybettiğimi görmekti.The biggest change for me was looking down at my hands and seeing that I'd lost 10 years of my life.
Beni, ömrümü çözüm bulmaya adama konusunda katiyen azmettirdi.It made me absolutely determined to devote my life to finding solutions.
Benim ömrüm sırasında, düşünün ki, büyük balıkların %90'ı öldürüldü.In my lifetime, imagine, 90 percent of the big fish have been killed.
Yeni bir başlangıç ömrü.Start a new life.
İnsan ömrünü aşan pek çok şey var.I think the museum is suggesting that this might be Friedrich.
Hatta senin ömrün yetmez" der."Not this year, not this decade, perhaps not even in [your] lifetime."
Hatta senin ömrün de yetmez."And God said, "Not this year, not in this decade, perhaps not in your lifetime."
Yani buradaki konsept, ... ... nasıl ömrünü uzatabilme yeteneğine sahip olduklarıdır.So that's the concept here for how we think this life extension ability exists.
Günümüzde ortalama ömrümüz büyük dede ve ninelerimizinkilerden 34 yıl daha fazla. Şunu bir düşünün.We are living on average today 34 years longer than our great-grandparents did -- think about that.
Ömrümüze ikinci bir yetişkin hayatı eklenmiş durumda.That's an entire second adult lifetime that's been added to our lifespan.
Ve bu deney, bizim ömrümüz dahilinde bunu test edebilir.And this is an experiment that may test for them in our lifetime.
Evet. Ömrümde en zor yemeği yediğim kadın.She's the most difficult person to eat a meal with in my whole life.
Bu ömrümde ilk defa başıma gelebilecek bir fırsattı.This is an opportunity that may never come to me...
Ve bunu bu ömrümde yapmak istiyorum, her şehirde, her kasabada.And I want to do this in my lifetime, in every city and in every town.
Sara yüz yirmi yedi yıl yaşadı. Ömrü bu kadardı.Sarah lived one hundred twenty-seven years. This was the length of Sarah's life.
İbrahim yüz yetmiş beş yıl yaşadı. Ömrü bu kadardı.These are the days of the years of Abraham's life which he lived: one hundred seventy-five years.
Birkaç günlük ömrüm kalmadı mı? Beni rahat bırak da biraz yüzüm gülsün;Aren't my days few? Cease then. Leave me alone, that I may find a little comfort,
‹‹Sen ömründe sabaha buyruk verdin mi, Şafağa yerini gösterdin mi;"Have you commanded the morning in your days, and caused the dawn to know its place;
‹‹Bildir bana, ya RAB, sonumu, Sayılı günlerimi; Bileyim ömrümün ne kadar kısa olduğunu!"Yahweh, show me my end, what is the measure of my days. Let me know how frail I am.
Ömrümce sana övgüler sunacağım, Senin adınla ellerimi kaldıracağım.So I will bless you while I live. I will lift up my hands in your name.
Anımsa ömrümün ne çabuk geçtiğini, Ne boş yaratmışsın insanoğlunu!Remember how short my time is! For what vanity have you created all the children of men!
Sabah bizi sevginle doyur, Ömrümüz boyunca sevinçle haykıralım.Satisfy us in the morning with your loving kindness, that we may rejoice and be glad all our days.
RAB gücümü kırdı yaşam yolunda, Ömrümü kısalttı.He weakened my strength along the course. He shortened my days.
İnsana gelince, ota benzer ömrü, Kır çiçeği gibi serpilir;As for man, his days are like grass. As a flower of the field, so he flourishes.
Ömrümce RABbe ezgiler söyleyecek, Var oldukça Tanrımı ilahilerle öveceğim.I will sing to Yahweh as long as I live. I will sing praise to my God while I have any being.
Ömrü kısa olsun, Görevini bir başkası üstlensin!Let his days be few. Let another take his office.
Çünkü bunlar ömrünü uzatacak, Yaşam yıllarını, esenliğini artıracaktır.for length of days, and years of life, and peace, will they add to you.
Dinle oğlum, sözlerimi benimse ki, Uzasın ömrün.Listen, my son, and receive my sayings. The years of your life will be many.
Ah çekip inlersin ömrünün son günlerinde, Etinle bedenin tükendiğinde.You will groan at your latter end, when your flesh and your body are consumed,
Benim sayemde günlerin çoğalacak, Ömrüne yıllar katılacak.For by me your days will be multiplied. The years of your life will be increased.
RAB korkusu ömrü uzatır, Kötülerin yıllarıysa kısadır.The fear of Yahweh prolongs days, but the years of the wicked shall be shortened.
Gerçek sözler sonsuza dek kalıcıdır, Oysa yalanın ömrü bir anlıktır.Truth's lips will be established forever, but a lying tongue is only momentary.
Öğüde kulak ver, terbiyeyi kabul et ki, Ömrünün kalan kısmı boyunca bilge olasın.Listen to counsel and receive instruction, that you may be wise in your latter end.
Ömrü boyunca büyük üzüntü, hastalık, öfke içinde Karanlıkta yiyor.All his days he also eats in darkness, he is frustrated, and has sickness and wrath.
Hangi biriniz kaygılanmakla ömrünü bir anlık uzatabilir?"Which of you, by being anxious, can add one moment to his lifespan?
Senin ömrüne andolsun ki, onlar, sarhoşlukları içinde bocalıyorlardı.Verily by your life they were utterly confused in their (lustful) drunkenness.
Ömründe nice yıllar aramızda kalmadın mı?"And you lived a number of years of your life with us.
Ömrüne andolsun ki, onlar, sarhoşlukları içinde kör-sersemdiler.Verily by your life they were utterly confused in their (lustful) drunkenness.
Sen ömrünün nice yıllarını aramızda geçirmedin mi?"And you lived a number of years of your life with us.
Kiminiz öldürülür, kiminiz de ömrünün en fena zamanına ulaştırılır ki, bilirken birşey bilmez olur.Some of you die, some reach the age of dotage when they forget what they knew, having known it once.
Ömrün hakkı için onlar, gafletten adeta sarhoştular, gaflet içinde şaşkın bir haldeydiler.Verily by your life they were utterly confused in their (lustful) drunkenness.
Belki iyi işler işlerim ve zayi ettiğim ömrü telafi ederim.That I may do some good I did not do (in the world)."
Senin ömrüne yemin olsun ki onlar, kendi sersemlikleri içinde bocalıyorlardı.Verily by your life they were utterly confused in their (lustful) drunkenness.
Ömrünün nice yıllarını aramızda geçirdin."And you lived a number of years of your life with us.
Resulüm! Ömrüne yemin olsun ki gerçekten onlar, sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.Verily by your life they were utterly confused in their (lustful) drunkenness.
Sonra da bizim sarayımızda senelerce kalmış, ömrünün bir kısmını bizimle geçirmiştin?”And you lived a number of years of your life with us.
Onlardan ömrünü uzattığımız kimsenin ise, hilkatini tersyüz ederiz.Hâlâ akıllanmazlar mı?Whoever reaches old age, We reverse in natural disposition. Do they not have sense (to see)?
Fakat halk o deveyi tepeleyince Salih onlara: “Yurdunuzda üç günlük bir ömrünüz kaldı.Yet they hamstrang her.
Her biri ömrünün bin yıl olmasını ister.Everyone of them wishes that he could be given a life of a thousand years.
Bir canlıya ömür verilmesi de, onun ömründen azaltılması da mutlaka bir Kitapta(yazılı)dır.No living thing advances in years, or its life is shortened, except it be in a Record.
Ömür sürene, ömür verilmesi ve onun ömründen kısaltılması da mutlaka bir kitapta (yazılı)dır.No living thing advances in years, or its life is shortened, except it be in a Record.

İlgili Sayfalar