ömrü ile cümle

ömrü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ömrü 17 yıldır.Απεβίωσε 17 ετών.
Yetişkinlerin ömrü 5-8 gündür.Τα παιδιά ήταν πέντε ως οκτώ ετών.
Allahü teâlâdan ümîdim odur ki, ömrümün sonunda da, son nefeste de selâmet üzere olurum," dedi.Om Gud vil, da skal jeg, på denne dag, dø som han, i vor Orden."
Uzak Doğu Cumhuriyeti kısa ömrü sırasında çok sayıda posta pulu basmıştır.Den Fjernøstlige Republik udgav flere frimærker i løbet af sin korte eksistens.
85Kr yarı ömrü 10.76 olan atıl radyoaktif soygazdır.85Kr er en inert radioaktiv ædelgas med en halveringstid på 10,76 år.
Geri kalan ömrünü bir Manastır'da tamamlamıştır.Sønnen har tilbragt sit liv i et indisk kloster.
Operasyonel ömrü 20 yıl olarak tasarlanmıştır.Virksomheden blev etableret til at eksistere i 20 år.
Ömrü: 12 yıl kadar.Omløbstid om Solen: 12 år.
Ömrünün son yıllarını kanserle mücadelesi yüzünden sahneden ayrı geçirdi.Det sidste halve år af sit liv måtte han trappe kraftigt ned pga. kræft.
Ülke genelinde kadınların ortalama ömrü 43 iken, erkeklerde 44'tür.Den gennemsnitlige livslængde er for kvinder 41 år og for mænd 40 år.
Bu malzemenin minimum 200 yıllık ömrü olacağı hesaplandı.Missionen var planlagt til at vare mindst 200 dage.
Ömrümde Sükût, Otuz Beş Yaş ve Düşten Güzel'deki şiirlerin sıralanış düzenine dokunmadım."Jeg har ikke haft det så sjovt med et 3D-platformspil i lang, lang tid."
Ortalama ömrü 13 yıldır.Den gennemsnittlige levealder er 53 år.
Halen cezasını ömrünün sonuna kadar yaşayacağı hücresinde çekmektedir.Straffen blev lagt til hans sluttid i løbet.
129I izotopunun yarı ömrü kozmolojik zaman skalasında nispeten kısadır (16 milyon yıl).129Xe dannes af betahenfald fra 129I (halveringstid: 16 millioner år).
Her iki süreç de disk ömrünü 10 Milyon yıl ya da daha az olarak sınırlar.Disse bands havde alle kontrakt ved 2 Tone Records i en kortere eller længere periode.
O kadar kısa bir ömrümüz var ki.De fik kort levetid.
Karnın üzerinde sürüneceksin ve ömrün boyunca toprak yiyeceksin.Den klækkes i et vandløb og tilbringer hele sit liv der.
En azından 12-20 yıl yaşadıkları tahmin edilmektedir ancak maksimum ömrü bilinmemektedir.Vanligvis dyrene levde i minst 12 til 20 år, men den maksimale levetid er ikke kjent.
Ömrünün büyük bir kısmını burada geçirmiştir.Han bodde der store deler av sitt liv.
Uzak Doğu Cumhuriyeti kısa ömrü sırasında çok sayıda posta pulu basmıştır.Den fjernøstlige republikk utga flere frimerker i løpet av sin korte eksistens.
Yeni nesil nükleer denizaltılar 25 yıllık ömrü boyunca asla yeniden doldurulma ihtiyacı duymaz.Reaktoren trenger ikke å bli fylt på båtens 25 års levetid.
Geri kalan ömrünü dostu ve aynı zamanda kuzeni olan XIV. Louis'nin koruması altında sürdürdü.Han levde resten av livet ved et hoff støttet av sin fetter og allierte, kong Ludvig XIV av Frankrike.
Dünyada bilinen doğal gaz rezervlerinin yaklaşık 70 yıllık ömrü olduğu tahmin edilmektedir.Beregninger viser at man vil kunne produsere gass i minst 70 år.
Ömrünün son 4 yılını hapiste geçirdi.Hun hadde vært forkjølet de siste fire månedene av livet sitt.
En kararlı izotopu 271Sg'nin yarı ömrü 2.4 dakikadır.Den lengstlevende kjente isotopen er 281Ds med en halveringstid på 9.6 sekunder.
Orada, kendisine hasta olduğu ve kısa bir süre ömrünün kaldığı söylenir.Det blir i tillegg kjent at faren er dødssyk og har kort tid igjen å leve.
Ömrünün neredeyse tamamını Oostende'de geçirmiştir.Han levde i Oostende i Belgia nesten hele sitt liv.
Böylece her vatandaş ömründe en az bir kez memur olabiliyordu.Hvert lagmedlem måtte gjennomføre minst en av oppgavene.
Ortalama ömrü 11-13 yıldır.Gjennomsnittlig levealder for rasen er 13-14 år.
2003 Büyük ömrün destanı.1996 Den lengste historia.
I. Dünya Savaşı boyunca ayrı kaldığı şatosuna 1920’de döndü ve ömrünün geri kalanını orada geçirdi.Han vendte tilbake til Europa på slutten av 1920-tallet og forble der resten av sitt arbeidsliv.
(Allah tarafından yazılıp kararlaşmış) olan ömrünün son bulmasına denir.Ya'qub juga meyakini bahwa berkat dunia beserta Akhirat berasal dari sisi Allah.
Karbon 14'ün yarılanma ömrü 5730 yıldır.Waktu paruh karbon-14 adalah 5.730 ± 40 tahun.
Fakat sen de edebe riâyet etmedigin için, ömrün hüzün ile geçecek,” dedi.Engkau tidak bercela di dalam tingkah lakumu sejak dari penciptaanmu sampai terdapat kecurangan padamu".
Ayrıca geliştirilmiş PowerBook pil ömrü ve PowerPC G4 işlemci desteği eklendi.Mereka juga mengeluarkan iBook dan PowerMac G4.
Hizmet ömrü: Uçak 8.000 uçuş saati ömrüne sahiptir.Saat kecelakaan terjadi, pesawat ini memiliki riwayat terbang selama 800 jam.
Tam da bu nedenle bu kitabın geliri Russell'a ömrü boyunca parasal bir güvence de sağlamıştı.Buku ini memberikan Russell keamanan finansial sampai akhir hidupnya.
Ahmedî, ömrünün sonuna kadar İskendernâme üzerinde çalışıp onu zenginleştirmeyi sürdürmüştür.Dan kepemerintahan sampai akhir hayatnya dan dilanjutkan oleh keturunannya.
Operasyonel ömrü 20 yıl olarak tasarlanmıştır.Reaktor diharapkan untuk beroperasi selama 20 tahun.
Allahü teâlâdan ümîdim odur ki, ömrümün sonunda da, son nefeste de selâmet üzere olurum," dedi.Maka mereka akan menjadi umat-Ku dan Aku akan menjadi Allah mereka dalam kesetiaan dan kebenaran."
En kararlı izotopu 271Sg'nin yarı ömrü 2.4 dakikadır.Seaborgium adalah unsur sintetis yang isotop paling stabilnya, 271Sg, memiliki waktu paruh 2,4 menit.
Ömrünün son 4 yılını hapiste geçirdi.Ia menghabiskan empat tahun di dalam penjara.
Ömrünün sonuna kadar fabl yazmayı sürdürdü.Ia terus menulis sampai akhir hidupnya.
Emir Abdullah Efendi, ömrünün sonuna kadar İngilizlerin sadık dostu olarak kaldı.Pangeran Syarif Ali Alaydrus menjabat sebagai Raja Sabamban hingga akhir hayatnya.
Ancak sikkelerin dağıtımı, Han Hanedanı'nın tüm geri kalan ömrü boyunca merkezi hükümet tekelinde kaldı.Penerbitan koin tetap menjadi monopoli pemerintah pusat selama sisa Dinasti Han.
Ömrünün geriye kalan 11 senesini Yorkshire'da emekli olarak geçirmiştir.Ia memerintah 11 tahun lamanya di Yerusalem.
İnsan ömrü ortalaması 70 yaşın üzerindedir.Umur manusia rata-rata kurang dari 100 tahun.
Ömrünün sonlarında kalp rahatsızlığından dolayı defalarca hastaneye yatırıldı.Dia dirawat lagi setelah beberapa hari keluar rumah sakit karena kesulitan bernapas.
Hegel ömrünün son yıllarını Berlin'de geçirdi.Rita Hayworth menghabiskan tahun-tahun terakhirnya di sana.
Bişr-i Hâfî bütün ömrünü ilim öğrenmekle ve öğretmekle geçirdi.Roehana menghabiskan waktu sepanjang hidupnya dengan belajar dan mengajar.
Bu süre, Kâinat'ın bilinen ömrünün hatırı sayılır bir kesridir.Kehidupan pada waktu itu sangat suram, terbayang dari wajah yang selalu muram.
Yarı ömrü 1.9116 yıldır.Zaman ini berlangsung selama 1.296.000 tahun.
Bataryanın ömrü ve dayanıklılığı hakkındaki endişeler devam etmektedir.Sebagian publik masih mengkhawatirkan ketahanan dan masa pakai baterai.
Yörünge ömrü altı aydı.Pesawat berusia 6 minggi.
Ömrünün sonuna doğru Mekke'ye yerleşti ve orada vefat etti.Ia lari ke Megido dan mati di sana.
Ancak insanın hem ömrü, hem de maddî imkânları sınırlıdır.Maka, manusia bertugas untuk memelihara, menata dan mengembangkan kehidupan.
Sağlık sorunları nedeniyle ömrünün son yıllarında resmi bırakmak zorunda kaldı.Ia mengalami masalah kesehatan pada dekade terakhir.
Geri kalan ömrünü bir Manastır'da tamamlamıştır.Ia menghabiskan hampir seluruh sisa hidupnya di biara itu.
Verimli modül ömrü gene olarak 25 yıl veya daha fazladır.Maksimal lifetime 15 tahun atau lebih.

İlgili Sayfalar