ömrü ile cümle

ömrü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
İnsan ömrü ortalaması 70 yaşın üzerindedir.Mediana wieku mieszkańców wynosi poniżej 17 lat.
Ömrü 17 yıldır.Długość życia Do 17 lat.
Traven tüm ömrünce gerçek kimliğini saklı tutmuştu.Rohan ukrywa swoją prawdziwą tożsamość.
Ömrü yaklaşık 6-7 yıldır.Dożywają około 6–7 lat.
Fakat Atlantic City Expressway'in de ömrü kısa oldu.Wcześniej grał w zespole Atlantic City Expressway (ACE).
Geri kalan ömrünü bir Manastır'da tamamlamıştır.Resztę życia spędził w klasztorze.
Arrenius burada ömrünün sonuna kadar çalışmıştır.Copeland pracował tam do końca życia.
Fakat imparatorluğun ömrü çok uzun olmamıştır.Wschodnie cesarstwo natomiast istniało jeszcze długo.
Ömrünün büyük bir kısmını burada geçirmiştir.Tam spędził większość swego życia.
Bu da batarya ömrünü yok edecektir.Wpływa to korzystnie na żywotność baterii.
Uzun bir ömrüm oldu takatim kalmadı.Przez dłuższy czas pozostawał bez przydziału.
Aşkın ömrü kaç yıldır?Jak wysoko sięga miłość?.
En kısa depolama ömrü biyolojik kısımdadır.Największy udział w procesach rozkładu ma rozkład biologiczny.
Ömrüceğim geçti, gitti.Żyć, przeł.
Adrenalin hormonunun yarılanma ömrü iki dakikadır.Okres półtrwania w surowicy krwi wynosi 20 minut.
Radyoaktiftir, β− çözünmesi yaparak helyum-3'e dönüşür ve yarılanma ömrü 12.32 yıldır.Jest radioaktywny, rozpada się w hel-3 poprzez rozpad beta minus z okresem połowicznego rozpadu 12,32 lat.
Ama Rüştü Onur, ömrü yetmediği (ö.Żądny sławy, lecz nie pozbawiony zasad honoru.
Ömrü 10 yıldan fazladır.Długość życia ponad 10 lat.
"Tekke" ye ömrü boyunca hizmetkarlık eder."Być górnikiem to praca na całe życie.
Ortalama ömrü 13 yıldır.Długość życia przeciętnie wynosi 13 lat.
Ömrünün son yıllarını, Tacikistan'ın Leninabad şehrinde ailesi ile geçirdi.Miesiąc miodowy spędzili u rodziców Leny w Portland.
Ömrü: 12 yıl kadar.Długość życia: do dwóch lat.
Ömrü 20 ila 30 sene civarındadır.Długość życia w zakresie 20-30 lat.
Yaklaşık ömrü 20 yıldır.Żyją około 20 lat.
Ömrü sadece dört ay sürmüştür.Republika przetrwała tylko 4 lata.
Doktor hızlı ilerleyen verem teşhisi koydu ve ona birkaç aylık ömrü kaldığını söyledi.Lekarz informuje go, że ma nowotwór mózgu i zostało mu kilka miesięcy życia.
Yetişkinlerin ömrü 5-8 gündür.Osobniki dorosłe żyją 5–8 dni, podczas których się kojarzą.
Fakat grubun ömrü çok sürmedi.Niezbyt długi był żywot tej spółdzielni.
Tasarım ömrü beş yıl beklenen ömrü ile, en az üç yıldır.Zachowuje swój sens, jeżeli oczekiwana długość życia przekracza 5 lat.
Ömrünün sonuna kadar Montevideo’da yaşayan İzak Algazi 3 Mart 1950'de öldü.Pfeiffer spędziła resztę swojego życia w Key West aż do śmierci w dniu 1 października 1951 roku.
Ömrü 40-50 yıla kadar varabilir.Długość życia ocenia się na 40 do 50 lat.
Bu genişlemenin, birkaç yüzyıllık bir ömrü ve 1000 km/sn bir hızı vardır.Jego prędkość ekspansji wynosi około 1000 km/s, a czas życia tych obiektów jest rzędu kilkuset lat.
Ömrünün sonuna kadar fabl yazmayı sürdürdü.Wykonała utwór Contigo Hasta el Final.
İngiltere Köpek Kulübü anketine göre Pugların ortalama ömrü 10 yıldır.Według statystyk bazy The Whippet Archive, średnia długość życia wynosi 12 lat.
Allahü teâlâdan ümîdim odur ki, ömrümün sonunda da, son nefeste de selâmet üzere olurum," dedi.Med Guds hjälp har jag sedan länge funnit mig tillrätta i min situation och accepterat mitt straff."
Ama artık ömrünü doldurmuştur.Nu är hennes liv fullbordat.
Ömrü 10 yıldır.Livslängden är 10 år.
Geri kalan ömrünü bir Manastır'da tamamlamıştır.Hon tillbringade resten av livet i kloster.
Ömrünün sonuna doğru Mekke'ye yerleşti ve orada vefat etti.Han bosatte sig mot slutet av sitt liv på Vik där han dog.
Ömrünün büyük bir kısmını burada geçirmiştir.Den tillbringar större delen av sin tid där.
Radyoaktiftir, β− çözünmesi yaparak helyum-3'e dönüşür ve yarılanma ömrü 12.32 yıldır.Det är radioaktivt, och sönderfaller till 3He genom β−-sönderfall med en halveringstid på 12,33 år.
Yine de gazetesinin ömrü, yayımladığı fikirleri nedeniyle uzun olmamıştır.Livet på lokaltidningsredaktionen blir långt ifrån så lugnt som han hoppats.
Sadece Mitsuki’nin gördüğü shinigamiler ona bir yıl ömrü kaldığını söylerler.Utan att veta Mitsuki kan se och höra dem, diskuterar de hur hon bara har ett år kvar att leva.
Halen cezasını ömrünün sonuna kadar yaşayacağı hücresinde çekmektedir.Resten av ditt liv kommer du att spendera i fängelse."
Fakat imparatorluğun ömrü çok uzun olmamıştır.Riket blev inte långvarigt.
Ömrünün sonuna kadar bir Hak dostu olarak yaşar.De har därför rätten till att tituleras The Honourable resten av sitt liv.
Ömrü 2 yıldır.Livslängden är 2 år.
Ortalama kedi ömrü 15 yıldır.Den genomsnittliga livslängden var fem år.
Ortalama ömrü 4-5 yılı aşmaz.Medellivslängden ligger vid fyra till fem år.
Kargaların ömrü doğada yaklaşık 13 yıldır.Livslängden i fångenskap är omkring 13 år.
Ortalama ömrü, 7 yıldır.Medellivslängden är bara 7 år.
Ortalıkta pek görülmeyen bu maddelerin ömrü çok azdır.De korthåriga saknar nästan helt det behovet.
Ülke genelinde kadınların ortalama ömrü 43 iken, erkeklerde 44'tür.Medellivslängden beräknas till cirka 44 år för kvinnor och 42 för män.
Ayarlandıktan sonra üç saat ile 150 gün arasında ömrü bulunur.Dräktigheten varar mellan 130 och 150 dagar.
Doktor hızlı ilerleyen verem teşhisi koydu ve ona birkaç aylık ömrü kaldığını söyledi.Hans läkare gav honom diagnos att han hade en begränsad tid kvar att leva.
Plasma yarı ömrü 3.15 saattir.Halveringstiden i plasma är cirka 1½ dygn.
50 yıla kadar varan ömrü ile dünyanın en uzun yaşayan kuşlarından biridir.Den är en av världens mest långlivade fåglar, med en livslängd på upp till 60 år.
Doğal hayattaki kızıl aynakların ömrü yaklaşık 15 yıl kadardır.Livslängden i naturen är cirka 15 år.
Yarı ömrü 2140000 yıldır.Halveringstiden är 4,2 miljoner år.
Ömrü boyunca 5 takson tanımlamış ve 8 taksona da adı verilmiştir.Flera exemplar lever fem år och den maximala livslängden uppskattas med åtta år.

İlgili Sayfalar