ömürlü ile cümle
ömürlü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak evlilikleri uzun ömürlü olmadı ve Mayıs 1959'da boşanmayla son buldu.Il matrimonio, improvviso, sarebbe durato poco tempo: nel 1959 divorziò.
Birinci İspanya Cumhuriyeti, kısa ömürlü cumhuriyet olmuştur.La monarchia fu presto sostituita dalla Prima Repubblica messicana.
Ne var ki bu fetihler kısa ömürlü olacaktır.Ma questo nuovo simbolo avrà vita breve.
Kırım Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti uzun ömürlü olmaz.Sappiamo che la multiculturale Jugoslavia non può reggere ancora lungo.
Saltanatınızın hayırlı, bereketli ve uzun ömürlü olmasını diliyoruz.Пора поклониться его глубоко-правдивому, искреннему, прекрасному творчеству».
Göçebe hayat tarzı birçok uzun ömürlü yiyecek çeşidinin gelişmesine neden olmuştur.Кочевой образ жизни привёл к формированию широкого ряда продуктов длительного хранения.
Madrid’deki sevinç uzun ömürlü olmaz.Спокойное время для Мадрида продолжалось недолго.
Thompson, 2008 ve 2009 boyunca devâm eden kısa ömürlü İsa Projesi’nin bir üyesiydi.В 2008—2009 годах кратковременно существовал аналог — Проект Иисуса.
Bununla birlikte bu reform kısa ömürlü oldu.Однако эта перемена, как известно, была весьма кратковременной.
Daha uzun ömürlü atıklar.Столбики длиннее завязи.
Bunların hepsi kısa ömürlü oldu.Все они ставились непродолжительное время.
Böylece daha dayanıklı ve uzun ömürlü olan silginin kullanımı arttı.Как правило, побеждает тот, чьи духи сильнее, или многочисленнее.
60 ^ Kelebek ömürlü cumhuriyet (Türkçe).Восстание 60-ти богатырей (тув.
Ancak evlilikleri uzun ömürlü olmadı ve Mayıs 1959'da boşanmayla son buldu.Он тоже не продлится долго, в 1959 году последует развод.
Çin'deki en uzun ömürlü ağaç yapıdır.Она является старейшей из сохранившихся полностью деревянных пагод в Китае.
Zaten bu yüzden fazla uzun ömürlü olamamıştır.Может, поэтому так долго не заживает.
Bu yıllarda takım uzun ömürlü bir play-off takımı haline geldi.В эти годы являлся штатным пенальтистом команды.
Madrid’deki sevinç uzun ömürlü olmaz.لم تدم البهجة في مدريد طويلا.
Rejim kısa ömürlü oldu ve İngiliz askeri desteği olmadan sürdürülemez olduğu kanıtlandı.كانت حياة هذه الحكومة قصيرة و أثبتت عدم إستمراريتها بدون مساعدة من طرف الجيش البريطاني.
XO-1, tipik dizüstü bilgisayarlardan daha düşük maliyetle ve daha uzun ömürlü olacak şekilde tasarlanmıştır.كما صممت الإكس أو - 1 ليكون أقل تكلفة وأطول عمرًا من أجهزة الكمبيوتر المحمولة العادية.
Plazma hücreleri kısa ömürlü (2-3 gün), antikorları saklayan hücrelerdir.وخلايا البلازما هي خلايا قصيرة الأجل (يومان-3 أيام) تفرز أجسامًا مضادةً.
Küme, çok sayıda kısa ömürlü büyük kütleli yıldızlardan oluşmaktadır.يتكون التجمع النجمي من عدة نجوم كبيرة من ذوات العمر القصير.
Bu adlardan en uzun ömürlüsü MÖ 9. yüzyıldan MS N. yüzyıla kadar varlığını koruyabilen Bitinya idi.الأكثر طويلة الأمد لهذه الأسماء يمكن أن تحمي وجودها حتى القرن 9 قبل الميلاد، والقرن MS N. في البيثنية كان.
Yarılanma süresi 200 nanosaniye ile en kısa ömürlü radyoizotop, kükürt-49'dur.في حين أن أقصر نظائر الكبريت المشعة عمراً هو النظير كبريت-49 بعمر نصف أقل من 200 نانو ثانية.
1966'da kamu hayatından emekli oldu, ancak 1973'te kısa ömürlü bir dönüş yaptı.Em 1966, retirou-se da vida pública, mas fez um curto regresso em 1973.
613-628: Herakleios'a karşı Yahudi isyanı, kısa ömürlü Sasani-Yahudi ittifakı ortaya çıktı.613-628: Revolta judaica contra Heráclio, a breve Comunidade Judaico-Sassânida é formada.
Rejim kısa ömürlü oldu ve İngiliz askeri desteği olmadan sürdürülemez olduğu kanıtlandı.O regime teve vida curta e mostrou-se insustentável, sem apoio militar britânico.
Ancak bütün bunlara rağmen Avrupa'da barış uzun ömürlü olmadı.Todos estas alterações, no entanto, não mantiveram a paz por muito tempo no continente europeu.
Kısa ömürlü bir model olan 953, 1985 yılında 959 ile değiştirildi.Era um modelo de vida curta, pois foi substituído em 1985 pelo Porsche 959.
Bununla birlikte bu reform kısa ömürlü oldu.Entretanto, as reformas chegaram tarde demais.
Ana madde: Achelous Muharebesi (917) Ağustos 913 tarihine kararlaştırılan anlaşma kısa ömürlü oldu.Ver artigo principal: Batalha de Anquíalo (917) O acordo concluído em agosto, foi curto.
Astatinin en uzun ömürlü izotopu AS210'un yarıömrü 8,3 saattir.O isótopo de mais longa meia-vida é o 210At cuja meia-vida é de somente 8,1 horas.
Uzun ömürlüdürler.Jejuns prolongados.
Ancak bu Alman başarısı kısa ömürlü olacaktı.Mas a felicidade do alemão durou pouco.
Fakat yüksek fiyatı sebebiyle kısa ömürlü oldu ve Japonya dışında satışa sunulmadı.Fora do Japão, contudo, suas vendas não foram expressivas.
Bu kısa ömürlü geçici bir önlemdi.Isto provou ser um alívio temporário.
Daha uzun ömürlü atıklar.Com curvas mais fechadas.
Yeraltı kaynakları uzun ömürlü ve daha keşfedilmemiştir.O deserto é quase inabitado e pouco explorado.
1665 - Yaşayan en uzun ömürlü gazete, The London Gazette ilk kez yayımlandı.1665: De oudste nog bestaande Engelse krant, The London Gazette wordt voor het eerst uitgegeven.
Ian Abercrombie, kısa ömürlü TV dizi Avcı Kuşları 'nda Alfred'i resmetti.Ian Abercrombie speelde Alfred in de kortlopende televisieserie Birds of Prey.
Onlar hem bedenden ayrılmışlardır hem de uzun ömürlüdürler.Voorstreek en de Eewal) vormen en deels gedempt zijn.
Herkes bu taraftar grubunun çok uzun ömürlü olmayacağını düşünmekteydi.Alles wees er toen al op dat deze vereniging geen lang leven beschoren was.
1966'da kamu hayatından emekli oldu, ancak 1973'te kısa ömürlü bir dönüş yaptı.In 1966 nam Wilke afscheid van de showbusiness, maar keerde kort terug in 1973.
Astatinin en uzun ömürlü izotopu AS210'un yarıömrü 8,3 saattir.De halveringstijd van het stabielste astaatisotoop, astaat-210, bedraagt slechts 8,1 uur.
Çin'deki en uzun ömürlü ağaç yapıdır.Het is de eerste houten piste in China.
Dünyanın hâlen hüküm süren en yaşlı ve Britanya'nın en uzun ömürlü hükümdarıdır.Van boven naar beneden de oudste en de jongste heerser.
Pek çok olayda bu durum kısa ömürlüdür: mesela mutlak sıfıra kadar soğutursanız.Dit is onder bepaalde omstandigheden normaal, bijvoorbeeld bij wandelen in de koude.
Madrid’deki sevinç uzun ömürlü olmaz.Radość w Madrycie nie trwała długo.
1665 - Yaşayan en uzun ömürlü gazete, The London Gazette ilk kez yayımlandı.1665 – Ukazało się pierwsze wydanie najstarszego brytyjskiego dziennika „London Gazette”.
Np-237 reaktörde tutulduğunda kısa ömürlü Pu-238'e dönüşür.Z tych powodów Np-237 zostałby najprawdopodobniej zatrzymany w reaktorze celem transmutacji do Pu-238.
Birinci İspanya Cumhuriyeti, kısa ömürlü cumhuriyet olmuştur.Proklamowano krótkotrwałą Pierwszą Republikę.
Saltanatınızın hayırlı, bereketli ve uzun ömürlü olmasını diliyoruz.Zdobywając wiedzę osiągamy dobro, a z nim pożytek i szczęście.
İlk emisyon kısa ömürlüydü ve sadece 1, 5, ve 10 leyi içerirdi.Pierwsza seria banknotów była krótko w obiegu i obejmowała zaledwie trzy nominały: 1, 5 oraz 10 lei.
Çin'deki en uzun ömürlü ağaç yapıdır.Czyni go to najstarszym drewnianym budynkiem w Chinach.
Uzun ömürlü ve ekonomik olmalıdır.Musi być powaga i będzie.
Altı yıldan daha uzun süre yaşayabilen bu ahtapotlar, diğer ahtapotlara göre daha uzun ömürlüdür.Ropień utrzymujący się dłużej niż 6 tygodni można nazwać przewlekłym.
Bunların hepsi kısa ömürlü oldu.Każdy z punktów jest krótko rozwinięty.
Dışavurumculuğun aşırı gerçek dışılığı kısa ömürlüydü.Sama uroczystość otwarcia była wyjątkowo krótka.
Uzun ömürlü bir ağaçtır.Sadzone jako drzewo ozdobne.
Bu kısa ömürlü geçici bir önlemdi.Podkreśla jednak, że byłoby to rozwiązanie krótko okresowe.