ölmek ile cümle
ölmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
"Ölmek yok!" Hepsi bu.Μην πεθάνετε! Αυτό είναι όλο.
"Ölmek yok!" Hepsi bu."Не погибнуть". Вот и всё.
Ölmek... zahmetli...At dø er et hårdt arbejde ...
Ölmek... zahmetli...Att dö...är en möda...
Ölmek... zahmetli...Kuoleminen on harmi.
Ölmek... zahmetli...Morire... è una seccatura.
Ölmek... zahmetli...Morirse... es una lata...
Ölmek... zahmetli...Morrer... é uma maçada...
Ölmek... zahmetli...Umieranie... to udręka...
Ölmek... zahmetli...Ο θάνατος... είναι ενόχληση...
Ölmek... zahmetli...Умирать... досадно...
Ölmek zorundaysan, klas bir şekilde olsun.Adjuk meg a módját, ha meg kell halni...
Ölmek zorundaysan, klas bir şekilde olsun.Als je moet sterven, doe het dan in stijl.
Ölmek zorundaysan, klas bir şekilde olsun.Dacă trebuie să mori, fă-o cu eleganţă.
Ölmek zorundaysan, klas bir şekilde olsun. Haydi!Αν είναι να πεθάνεις, κάν΄το με στύλ. "ρχισέ το!
Ölmek zorundaysan, klas bir şekilde olsun. Haydi!Ако трябва да умрете, нека да е със стил.
Ölmek zorundaysan, klas bir şekilde olsun.Jestli musíš umřít, udělej to ve velkém stylu.
Ölmek zorundaysan, klas bir şekilde olsun.Наденьте это. Если уж помирать, так красиво.
Ölüm tehlikesi içinde olanları kurtar, Ölmek üzere olanları esirge.Délivre ceux qu`on traîne à la mort, Ceux qu`on va égorger, sauve-les!
Ölüm tehlikesi içinde olanları kurtar, Ölmek üzere olanları esirge.Errette die, so man töten will; und entzieh dich nicht von denen, die man würgen will.
Ölüm tehlikesi içinde olanları kurtar, Ölmek üzere olanları esirge.Frels dem, der slæbes til Døden, red dem, der vakler hen for at dræbes.
Ölüm tehlikesi içinde olanları kurtar, Ölmek üzere olanları esirge.Frels dem som hentes til døden, og hold tilbake dem som føres skjelvende bort til retterstedet!
Ölüm tehlikesi içinde olanları kurtar, Ölmek üzere olanları esirge.Hãy giải cứu kẻ bị đùa đến sự chết, Và chớ chối rỗi cho người đi xiêu tó tới chốn hình khổ.
Ölüm tehlikesi içinde olanları kurtar, Ölmek üzere olanları esirge.Hãy giải_cứu kẻ bị đùa đến sự chết , Và chớ chối rỗi cho người đi xiêu tó tới chốn hình khổ .
Ölüm tehlikesi içinde olanları kurtar, Ölmek üzere olanları esirge.Izbăveşte pe cei tîrîţi la moarte, şi scapă pe ceice sînt aproape să fie junghiaţi. -
Ölüm tehlikesi içinde olanları kurtar, Ölmek üzere olanları esirge.너는 사망으로 끌려가는 자를 건져주며 살륙을 당하게 된 자를 구원하지 아니치 말라
Ölüm tehlikesi içinde olanları kurtar, Ölmek üzere olanları esirge.Libera quelli che sono condotti alla morte e salva quelli che sono trascinati al supplizio
Ölüm tehlikesi içinde olanları kurtar, Ölmek üzere olanları esirge.Libra a los que son llevados a la muerte; no dejes de librar a los que van tambaleando a la matanza
Ölüm tehlikesi içinde olanları kurtar, Ölmek üzere olanları esirge.Livra os que estão sendo levados � morte, detém os que vão tropeçando para a matança.
Ölüm tehlikesi içinde olanları kurtar, Ölmek üzere olanları esirge.Otmi nje, ki jih vlečejo v smrt, in ustavi jih, ki gredo na morišče!
Ölüm tehlikesi içinde olanları kurtar, Ölmek üzere olanları esirge.Pelasta ne, joita kuolemaan viedään, pysäytä ne, jotka surmapaikalle hoippuvat.
Ölüm tehlikesi içinde olanları kurtar, Ölmek üzere olanları esirge.Rädda dem som släpas till döden, och bistå dem som stappla till avrättsplatsen.
Ölüm tehlikesi içinde olanları kurtar, Ölmek üzere olanları esirge.Red hen, die ten onrechte met de dood worden bedreigd; zij verkeren in levensgevaar, tenzij je ingrijpt.
Ölüm tehlikesi içinde olanları kurtar, Ölmek üzere olanları esirge.Szabadítsd meg azokat, a kik a halálra vitetnek, és a kik a megöletésre tántorognak, tartóztasd meg!
Ölüm tehlikesi içinde olanları kurtar, Ölmek üzere olanları esirge.Vytrhuj jaté k smrti; nebo od těch, ješto se chýlí k zabití, což bys se zdržel?
Ölüm tehlikesi içinde olanları kurtar, Ölmek üzere olanları esirge.Vytrhuj tých, ktorí sú jatí na smrť, a tých, ktorí sa potácajú na zabitie. Či by si sa azda zdržal?
Ölüm tehlikesi içinde olanları kurtar, Ölmek üzere olanları esirge.Wybawiaj pojmanych na śmierć; a od tych, którzy idą na stracenie, nie odwracaj się.
Ölüm tehlikesi içinde olanları kurtar, Ölmek üzere olanları esirge.Ελευθερονε τους συρομενους εις θανατον, και μη αποσυρου απο των οντων εις ακμην σφαγης.
Ölüm tehlikesi içinde olanları kurtar, Ölmek üzere olanları esirge.Избавяй ония, които се влачат на смърт, И гледай да задържиш ония, които политат към клане.
Ölüm tehlikesi içinde olanları kurtar, Ölmek üzere olanları esirge.Спасай взятых на смерть, и неужели откажешься от обреченных на убиение?
Ölüm tehlikesi içinde olanları kurtar, Ölmek üzere olanları esirge.הצל לקחים למות ומטים להרג אם תחשוך׃
Ölüm tehlikesi içinde olanları kurtar, Ölmek üzere olanları esirge.انقذ المنقادين الى الموت والممدودين للقتل. لا تمتنع.
Ölüm tehlikesi içinde olanları kurtar, Ölmek üzere olanları esirge.人 被 拉 到 死 地 、 你 要 解 救 . 人 將 被 殺 、 你 須 攔 阻
Ölüm tehlikesi içinde olanları kurtar, Ölmek üzere olanları esirge.人 被 拉到 死地 、 你 要 解救 . 人將 被 殺 、 你 須攔阻
Önce sen mi ölmek istiyorsun?Chcesz umrzeć pierwszy?
Önce sen mi ölmek istiyorsun?Haluatko kuolla ensin?
Önce sen mi ölmek istiyorsun?Queres morrer primeiro?
Önce sen mi ölmek istiyorsun?¿Quieres morir tú primero?
Önce sen mi ölmek istiyorsun?Vil du dø først?
Önce sen mi ölmek istiyorsun?Vill du dö först?
Önce sen mi ölmek istiyorsun?Θες να πεθάνεις πρώτος;
Önce sen mi ölmek istiyorsun?Ты хочешь умереть первым?
Onların deneyimleri sayesinde, ölmekte olan beyinde neler olup bittiğini biraz da olsa anlayabiliyoruz.Sus experiencias cercanas a la muerte puede proporcionarnos una idea de lo que pasa en el cerebro moribundo.
Onların deneyimleri sayesinde, ölmekte olan beyinde neler olup bittiğini biraz da olsa anlayabiliyoruz.Техният опит, близо до смъртта, може да ни предложи вътрешен поглед към случващото се в умиращия мозък.
Onların deneyimleri sayesinde, ölmekte olan beyinde neler olup bittiğini biraz da olsa anlayabiliyoruz.同じような内部体験を与えるようだ バイクで事故に遭いました
Onlar ölmekten korkmayan askerler.Det är soldater som inte räds döden.
Onlar ölmekten korkmayan askerler.Det er soldater, der ikke frygter døden.
Onlar ölmekten korkmayan askerler.Ne ovat sotilaita, jotka eivät pelkää kuolemaa.
Onlar ölmekten korkmayan askerler.São soldados que não temem a morte.
Onlar ölmekten korkmayan askerler.Sono soldati che non temono la morte.