ölmek ile cümle
ölmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ölmek için ne kadar zamanının kaldığını göremez.Nimeni nu știa cât de mult avea să dureze până când vor fi fost salvați.
O'nu bulmak için gizlice Tusken'lerin kampına girer ve annesini ölmek üzere ve perişan bir halde bulur.Aceasta află că podul din Tulsa se va surpa și bunica ei va fi prinsă în ambuteiaj.
Boston'a vardığı zaman çok hastaydı ve ölmek üzereydi.În jurul vârstei de cinci ani s-a îmbolnăvit grav și a fost aproape să moară.
Susmak Ölmektir!. epubli.Cum să-l mai opresc? /O, mugurii încet mă vor ucide.
Ölmek için korkmuyorum!Nem fogok meghalni!
Boston'a vardığı zaman çok hastaydı ve ölmek üzereydi.Nem sokkal hazaérkezése után megbetegedett és meghalt.
Harold İngiltere’ye döner ve ölmekte olan Edward ile görüşür.János hazaindul Angliába követőivel és Arthurral.
Olmekler medeniyeti kuruldu.Kialakultak a civilizáció bölcsői.
Aşk acısı çekmektense, ölmek yeğdir.De ő ahelyett, hogy szomorkodna, inkább élvezni akarja az életet.
Ama Anna burada kalıp ölmek istediğini bildirir.Anna végül úgy döntött, hogy marad.
Gayem iyi bir insan olmak ve öyle ölmek.Az élet egy rossz dolog és a végén meghalsz.
Ölmek hiçbir şey değil..."".És nem haltam meg.".
Böylece doğurduğu çocuklar hep ölmekteydi.Ahányszor csak látják, mindig meghal egy gyerek.
Aç Marvin, açlıktan ölmekte olan bir çocuktur.(Liptai Lívia): Mire éhes az ember.
Ölmek ve onun yanına gitmek istiyordur.Ráveszi magát, és elutazik hozzá.
Jack ve Kate, Charlie'yi ölmek üzereyken bulurlar.Kate és Jack felfedezik, hogy Charlie eltűnt.
Kadınlar genelde hamileliğin ikinci "üç aylık döneminin ortasında" ölmektedir.Purkaus tappaa yleensä 2/3 uhreistaan ensimmäisen kuukauden sisällä.
Gayem iyi bir insan olmak ve öyle ölmek.Näin hyvän ihmisen tulee elää hyvin.
Gelecekte tüm mutantlar tek tek ölmektedir.Ainoastaan mutantit kykenevät liikkumaan.
Ölmek ve onun yanına gitmek istiyordur.He aikovat kuolla, ja palata takaisin.
Ölmek hiçbir şey değil..."".En ollenkaan pelkää kuolemaa).
Urna fatale del mio destino - "Ölmek; Ne kötü bir fikir.Urna fatale del mio destino – «Το να πεθάνεις!
Kişi endişe duyabilir veya ölmek üzere olduğunu düşünebilir.Το άτομο μπορεί επίσης να νιώσει ανησυχία ή να έχει την αίσθηση ότι θα πεθάνει.
Yine de yaşlanarak ölmekten muaf olmalarına rağmen, fiziki formları yok edilebiliyordu.Ωστόσο, αν και δε γερνούσαν, μπορούσαν να πεθάνουν.
Susmak Ölmektir!. epubli.Γιατί ενκοιμήσαι; ...Σήκω!
Gayem iyi bir insan olmak ve öyle ölmek.Αναζητώντας έναν καλύτερο τρόπο να πεθαίνουμε.
Boston'a vardığı zaman çok hastaydı ve ölmek üzereydi.Όταν η Ιωάννα έφτασε στο Παρίσι για το γάμο, αρρώστησε και πέθανε.
Aldığı yaralardan ölmek üzeredir.Απεβίωσε από τα τραύματά του.
Bu yolda ölmek canına minnettir..."Εμοί τοίος ίτω θάνατος» .
Yirmi yaşında ölmek için tüm cesaretime ihtiyacım var.) oldu.Πέθανε – πλήρης ημερών – σε ηλικία 87 ετών.
Miler gelir ölmekte olan kızını rahatlatmaya çalışır.Ο Μίλλερ επιστρέφει και παρηγορεί τη θνήσκουσα θυγατέρα του.
Jack ve Kate, Charlie'yi ölmek üzereyken bulurlar.Ο Πίτερ και ο Χάρι συγχωρεί ο ένας τον άλλον πριν ο Χάρι πεθάνει.
İdam mahkumları duygusal nedenlerle ölmek istemiyorlar bu da insan haklarını ihlal ediyor.Επιβάλει ποινές σε όσους παραβαίνουν τις αρχές του φιλάθλου πνεύματος.
Ölmek istemiyorum!Δε θέλω να πεθάνω!
Yirmi yaşında ölmek için tüm cesaretime ihtiyacım var.) oldu.J'ai besoin de tout mon courage pour mourir à vingt ans !
"Can boğaza dayandığı zaman, ki o zaman siz (ölmek üzere olana) bakar durursunuz.Når du ser dem vil de se ud som spredte perler."
Veronika ölmek istiyor, Paulo Coelho'nun bir romanı.Veronika beslutter at dø er en bog af Paulo Coelho.
Bugün bu dil ölmek üzeredir.Sproget er næsten uddødet.
Ölmeden önce söylediği son sözün "İki defa ölmekten nefret ederdim, çok sıkıcıymış" olduğu rivayet edilir.Efter sigende var hans sidste ord "det her med at dø er kedeligt" ("this dying is boring").
Eski Mayalar ile Olmekler, Olmekler'in varlığı süresince birbirlerinden etkilenmişlerdir.Olmekerne og de tidlige mayaer lader til at have haft indflydelse på hinanden.
Miler gelir ölmekte olan kızını rahatlatmaya çalışır.Endelig møder han døden som går med til at bytte Tims liv for datteren.
Arkeoloji Olmek kültürünün varlığından 19. yüzyılın ikinci yarısına kadar habersizdi.Den poetiske argumentation var ikke helt uden fornuft i anden del af 1800-tallet.
Ölmek üzere olanlar seni selamlarlar").De som skal dø, hilser deg!»
"Can boğaza dayandığı zaman, ki o zaman siz (ölmek üzere olana) bakar durursunuz.Når noen som hadde blitt bitt festet blikket på den, forble de i live.
Son sözleri “ İki kez ölmekten nefret ederdim.Hans siste ord skal visstnok ha vært: «Jeg ville hatet å dø to ganger.
Aşağıda ise, Aida Radames'in kollarında ölmektedir.Nede i hvelvingen dør Aïda i Radames’ armer.
Boston'a vardığı zaman çok hastaydı ve ölmek üzereydi.Under den lange reisen ble han syk, og døde nesten.
Her yıl 44000'de bir kadın meme kanserinden ölmektedir.Om lag førti barn dør hvert år av kreft.
Ona göre ölmek, bu durumdaki biri için yeniden özgür olmanın tek yoludur.Istedenfor tilbyr de bare en ny mulighet for ham å bli drept.
Ölmek hiçbir şey değil..."".De fortjener bare å dø.»
Bu yolda ölmek canına minnettir..."For dette fortjener jeg å dø.»
1780 yılında ölmek üzere olan annesine bakmak için çağrıldığı evine geri döndü.I 1780 dro hun tilbake til hjemmet for å pleie sin syke mor.
Vatan için ölmek (pro patria mori) ise şerefli ve onurlu bir şey olarak görülüyordu.Hans død ble sett på som ærefullt for ham selv og hans land.
Gayem iyi bir insan olmak ve öyle ölmek.Dette er en fryktelig død å dø på.
İyi tedaviyle, %1’den daha azı ölmektedir.Dengan perawatan yang baik, kurang dari 1% meninggal.
Yine de, ağır dang humması olan kişilerin %26’sı ölmektedir (her 100 kişiden 26’sı).Namun, pada orang dengan dengue parah 26% meninggal (26 dari 100).
Ölmek üzere olanlar seni selamlarlar").Maka keselamatan bagimu dari golongan kanan”.
Kişi endişe duyabilir veya ölmek üzere olduğunu düşünebilir.Penderita dapat juga cemas atau merasa seperti akan mati.
Ertesi gün bir Hıristiyan Ermeni köylü tarafından Yağı-Sayan ölmekte olarak bulundu.Esok paginya, ia terbangun oleh seorang petani galak.
Ölmek için korkmuyorum!Aku belum mau mati.