Ana içeriğe geç
Sözlük

ölen ile cümle

ölen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
1914 ila 1945 arasında, sadece Avrupa'da silahlı çatışma sonucu ölen insan sayısı 70 milyondur.Między rokiem 1914 i 1945 w samej Europie zginęło 70 milionów ludzi w wyniku konfliktów zbrojnych.
1914 ila 1945 arasında, sadece Avrupa'da silahlı çatışma sonucu ölen insan sayısı 70 milyondur.Tra il 1914 e il 1945, 70 milioni di persone sono morte in Europa a causa dei conflitti.
1914 ila 1945 arasında, sadece Avrupa'da silahlı çatışma sonucu ölen insan sayısı 70 milyondur.Zwischen 1914 und 1945 starben allein in Europa 70 Millionen Menschen aufgrund bewaffneter Konflikte.
1914 ila 1945 arasında, sadece Avrupa'da silahlı çatışma sonucu ölen insan sayısı 70 milyondur.Από το 1914 ως το 1945, 70 εκατομμύρια άνθρωποι πέθαναν μόνο στην Ευρώπη, ως αποτέλεσμα ενόπλων συγκρούσεων.
1914 ila 1945 arasında, sadece Avrupa'da silahlı çatışma sonucu ölen insan sayısı 70 milyondur.В результате войн с 1914 по 1945 год только в Европе погибло 70 миллионов человек.
1914 ila 1945 arasında, sadece Avrupa'da silahlı çatışma sonucu ölen insan sayısı 70 milyondur.Между 1914 и 1945 г. , 70 милиона души са загинали само в Европа в резултат от въоръжени конфликти.
1914 ila 1945 arasında, sadece Avrupa'da silahlı çatışma sonucu ölen insan sayısı 70 milyondur.בין 1914 ל-1945, נהרגו 70 מיליון איש באירופה בלבד כתוצאה מעימות חמוש.
1914 ila 1945 arasında, sadece Avrupa'da silahlı çatışma sonucu ölen insan sayısı 70 milyondur.فبين الأعوام 1914 و1945 توفي 70 مليون شخص في أوروبا وحدها نتيجة للنزاع المسلح.
1914 ila 1945 arasında, sadece Avrupa'da silahlı çatışma sonucu ölen insan sayısı 70 milyondur.人々の楽しみであった サッカーのようなものでさえ
1'den 10'a kadar not verebildiğiniz bir siteydi. İlk Irak işgali sırasında ölen ABD askerleriyle ilgiliydi.Där kunde man "rejta" amerikanska soldater som dog i första Irakkriget.
1'den 10'a kadar not verebildiğiniz bir siteydi. İlk Irak işgali sırasında ölen ABD askerleriyle ilgiliydi.Där kunde man "rejta" amerikanska soldater som dog i första Irakkriget.
1'den 10'a kadar not verebildiğiniz bir siteydi. İlk Irak işgali sırasında ölen ABD askerleriyle ilgiliydi.兵士の死の愚かさを 点数にするんだ
2007-2008 Kenya Krizi sırasında ölenler, anlatılanlar.De los que mataron durante la violencia poselectoral de 2007-2008. Historias.
2007-2008 Kenya Krizi sırasında ölenler, anlatılanlar.Des personnes tuées lors des violences post-électorales. Histoires.
2007-2008 Kenya Krizi sırasında ölenler, anlatılanlar.Van de mensen die zijn gedood tijdens de gewelddadigheden na de verkiezingen.
2007-2008 Kenya Krizi sırasında ölenler, anlatılanlar.Όσων σκοτώθηκαν κατά τις μετεκλογικές αναταραχές.
Acz (@aczvefakr) dikkatleri ölen madencilere çekmek isteyerek şöyle söyledi:Acz (@aczvefakr) llamaba la atención sobre uno de los mineros que perdió la vida:
Afganistan'da ölen kadın ve çocukların fotoğraf ve videolarının bir derlemesi.이는 남성,여성과 어린이들이 이라크, 아프가니스탄에서 죽어가는 모습을 담고 있습니다. 또는 파키스탄에서도 말이죠.
Afganistan'da ölen kadın ve çocukların fotoğraf ve videolarının bir derlemesi.של גברים, נשים וילדים שמתים בעירק, באפגניסטן ובפקיסטן.
Afganistan'da ölen kadın ve çocukların fotoğraf ve videolarının bir derlemesi.لرجال ونساء وأطفال يموتون في العراق وأفغانستان وفي باكستان.
Afganistan'da ölen kadın ve çocukların fotoğraf ve videolarının bir derlemesi.子供たちの映像が 挿入されています この映像は基本的に西洋の国々は
Ağlaya ağlaya, 11 yaşındaki ölen oğlu Derek'i "Because We Believe" adlı şarkıya sallayarak uyutuyor.Ella llorando con su hijo moribundo, Derek, 11, con la canción "Porque nosotros creemos".
Ağlaya ağlaya, 11 yaşındaki ölen oğlu Derek'iPrintre lacrimi, îi cântă fiului ei pe moarte, la 11 ani,
Ağlaya ağlaya, 11 yaşındaki ölen oğlu Derek'i『信じればこそ』を
‹Ahavın ailesinden kentte ölenleri köpekler, kırda ölenleri yırtıcı kuşlar yiyecek.› ››Den af Akabs Slægt, der dør i Byen, skal Hundene æde, og den, der dør på Marken, skal Himmelens Fugle æde!"
‹Ahavın ailesinden kentte ölenleri köpekler, kırda ölenleri yırtıcı kuşlar yiyecek.› ››Kdor umre od Ahabovih v mestu, ga bodo žrli psi, in njega, ki umre na polju, bodo žrle ptice nebeške.
‹Ahavın ailesinden kentte ölenleri köpekler, kırda ölenleri yırtıcı kuşlar yiyecek.› ››아합에게 속한 자로서 성읍에서 죽은 자는 개들이 먹고 들에서 죽은 자는 공중의 새가 먹으리라 하셨느니라 하니
‹Ahavın ailesinden kentte ölenleri köpekler, kırda ölenleri yırtıcı kuşlar yiyecek.› ››Quem morrer a Acabe na cidade, os cães o comerão; e o que lhe morrer no campo, as aves do céu o comerão.
‹Ahavın ailesinden kentte ölenleri köpekler, kırda ölenleri yırtıcı kuşlar yiyecek.› ››Toho, kdož umře z domu Achabova v městě, psi žráti budou, a kdož umře na poli, ptáci nebeští jísti budou.
‹Ahavın ailesinden kentte ölenleri köpekler, kırda ölenleri yırtıcı kuşlar yiyecek.› ››Toho, kto zomrie Achabovi v meste, budú žrať psi, a toho, kto zomrie na poli, budú žrať nebeskí vtáci.
‹Ahavın ailesinden kentte ölenleri köpekler, kırda ölenleri yırtıcı kuşlar yiyecek.› ››Кто умрет у Ахава в городе, того съедят псы, а кто умрет на поле, того расклюют птицы небесные;
‹Ahavın ailesinden kentte ölenleri köpekler, kırda ölenleri yırtıcı kuşlar yiyecek.› ››המת לאחאב בעיר יאכלו הכלבים והמת בשדה יאכלו עוף השמים׃
‹Ahavın ailesinden kentte ölenleri köpekler, kırda ölenleri yırtıcı kuşlar yiyecek.› ››من مات لاخآب في المدينة تاكله الكلاب ومن مات في الحقل تاكله طيور السماء.
‹Ahavın ailesinden kentte ölenleri köpekler, kırda ölenleri yırtıcı kuşlar yiyecek.› ››凡 屬 亞 哈 的 人 、 死 在 城 中 的 、 必 被 狗 喫 、 死 在 田 野 的 、 必 被 空 中 的 鳥 喫
‹Ahavın ailesinden kentte ölenleri köpekler, kırda ölenleri yırtıcı kuşlar yiyecek.› ››凡 屬亞 哈 的 人 、 死 在 城中 的 、 必被 狗喫 、 死 在 田野 的 、 必被 空中 的 鳥喫
AIDS'ten ölen bir başka kuzenim ardında bir öksüz bıraktı, ne yapacağımızı konuştuk.Anh họ tôi chết vì AIDS để lại 1 đứa con Chúng tôi tự hỏi nên làm gì với nó?
AIDS'ten ölen bir başka kuzenim ardında bir öksüz bıraktı, ne yapacağımızı konuştuk.제 사촌 하나는 에이즈로 죽었고, 그의 아이들은 고아가 되었습니다. 우리는 슬퍼하며 그녀를 위해 할 수 있는게 무엇인지 고민했습니다.
AIDS'ten ölen bir başka kuzenim ardında bir öksüz bıraktı, ne yapacağımızı konuştuk.Kuzyn zmarł na AIDS, zostawił sierotę, więc co mieliśmy z nią zrobić?
AIDS'ten ölen bir başka kuzenim ardında bir öksüz bıraktı, ne yapacağımızı konuştuk.Mijn andere nicht stierf aan aids en liet een wees achter. "Wat doen we met haar?"
AIDS'ten ölen bir başka kuzenim ardında bir öksüz bıraktı, ne yapacağımızı konuştuk.O altă verişoară a murit de SIDA, lăsând în urmă o fetiţă orfană, şi ne-am zis, bine, dar ce vom face cu ea?
AIDS'ten ölen bir başka kuzenim ardında bir öksüz bıraktı, ne yapacağımızı konuştuk.Una prima mía murió de SIDA, dejó una huérfana, así que dije, bueno, ¿qué vamos a hacer con ella?
AIDS'ten ölen bir başka kuzenim ardında bir öksüz bıraktı, ne yapacağımızı konuştuk.Un de mes cousins est mort du SIDA et a laisse un orphelin Donc on s'est dit, on va faire quoi d'elle?
AIDS'ten ölen bir başka kuzenim ardında bir öksüz bıraktı, ne yapacağımızı konuştuk.Un mio cugino è morto di AIDS, lasciando un'orfana così ci siamo detti, e ora che facciamo con lei?
AIDS'ten ölen bir başka kuzenim ardında bir öksüz bıraktı, ne yapacağımızı konuştuk.Мой братовчед почина от СПИН, остави сираче, и ние си казахме, добре, какво ще правим с нея?
AIDS'ten ölen bir başka kuzenim ardında bir öksüz bıraktı, ne yapacağımızı konuştuk.Моя двоюродняя сестра умерла от СПИДа, оставила дочь сиротой, и мы сказали, что же мы будим с ней делать?
AIDS'ten ölen bir başka kuzenim ardında bir öksüz bıraktı, ne yapacağımızı konuştuk.בת דודה שלי מתה מאיידס, השאירה יתומה, אמרנו, טוב, מה נעשה איתה?
AIDS'ten ölen bir başka kuzenim ardında bir öksüz bıraktı, ne yapacağımızı konuştuk.قريبي توفى بسبب الأيدز ، وقد ترك بنتا يتمية ، لذا قلنا ، حسناً ، ماذا يمكن ان نفعل لها ؟
AIDS'ten ölen bir başka kuzenim ardında bir öksüz bıraktı, ne yapacağımızı konuştuk.残された子どもを 母が引き取りました
Alabama'da şimdi zenci erkeklerin yüzde 34'u oy verme haklarını ölene kadar kaybetti.지금 현재 알라바마주의 흑인 남자의 34%는 영원히 투표권을 상실한 상태입니다.
Alabama'da şimdi zenci erkeklerin yüzde 34'u oy verme haklarını ölene kadar kaybetti.34 % z černých mužů v Alabamě už natrvalo přišlo o právo volit.
Alabama'da şimdi zenci erkeklerin yüzde 34'u oy verme haklarını ölene kadar kaybetti.34パーセントの黒人男性が 永久に選挙権を失ってしまった状態です 私たちの予測では あと10年もすれば
Alabama'da şimdi zenci erkeklerin yüzde 34'u oy verme haklarını ölene kadar kaybetti.Ahora mismo en Alabama, el 34% de la población masculina negra ha perdido definitivamente el derecho al voto.
Alabama'da şimdi zenci erkeklerin yüzde 34'u oy verme haklarını ölene kadar kaybetti.À l'heure actuelle dans l'Alabama 34% de la population mâle noire a définitivement perdu le droit de vote.
Alabama'da şimdi zenci erkeklerin yüzde 34'u oy verme haklarını ölene kadar kaybetti.Hier und heute in Alabama haben 34 % der männlichen schwarzen Bevölkerung dauerhaft ihr Wahlrecht verloren.
Alabama'da şimdi zenci erkeklerin yüzde 34'u oy verme haklarını ölene kadar kaybetti.Hoje, no Alabama, há 34% da população negra masculina que perderam permanentemente o direito de voto.
Alabama'da şimdi zenci erkeklerin yüzde 34'u oy verme haklarını ölene kadar kaybetti.I Alabama har för ögonblicket 34 procent av de svarta, manliga invånarna förlorat sin rösträtt permanent.
Alabama'da şimdi zenci erkeklerin yüzde 34'u oy verme haklarını ölene kadar kaybetti.In Alabama heeft momenteel 34% van de zwarte mannelijke bevolking voorgoed het recht verloren om te stemmen.
Alabama'da şimdi zenci erkeklerin yüzde 34'u oy verme haklarını ölene kadar kaybetti.Ngay hiện nay, ở bang Alabama có 34% đàn ông da đen bị vĩnh viễn mất quyền bầu cử
Alabama'da şimdi zenci erkeklerin yüzde 34'u oy verme haklarını ölene kadar kaybetti.Obecnie w Alabamie 34% czarnoskórej populacji na stałe straciło prawo głosu.
Alabama'da şimdi zenci erkeklerin yüzde 34'u oy verme haklarını ölene kadar kaybetti.Oggi in Alabama il 34% della popolazione di colore maschile ha perso definitivamente il diritto di voto.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod