öldürme ile cümle
öldürme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Dean, yaptıklarından dolayı Metatron'u öldürmek ister, ancak bunu başaramaz ve Metatron Dean'i öldürür.Castiel får ham fængslet, men ikke før Metatron dræber Dean.
Bir güç, bebeği öldürmek için tüm imkânlarını seferber etmektedir.Det var kun ved at bruge alle sine kræfter, at han kunne bære barnet over.
O zaman beni öldürmek zorunda kalacaksınız!"Når han kommer, vil jeg slå ham ihjel!".
Ayrıca CIA, Fidel Castro'yu öldürmek için çok sayıda girişimde bulunacaktır.CIA har forsøgt at myrde en anden statsleder: Fidel Castro.
1968 - James Earl Ray, Martin Luther King Jr.'u öldürmek suçundan tutuklandı.1969 - James Earl Ray idømmes 99 års fængsel for mordet på Martin Luther King.
Geriye dönüş sahnesinde Sayid'in amiri ondan Nadia'yı öldürmesini istiyor.I et flashback beder Sayids overordnede ham om at henrette Nadia.
Genellikle, köleleri sakatlama ve öldürme kanunlarca yasaklanmıştı.Slavehandel blev formelt fordømt og forbudt.
Direniş grubu üyeleri onu defalarca öldürmeye çalıştı.Sikkerhedspolitiet forsøgte flere gange at true ham til tavshed.
Bizi rüyalarımızda öldürmeye çalışan ilk avcısın".Han var mest kendt for at være den første til at løbe en drømmemil.
Sami, mülteci arkadaşları ile onu öldürmek için plan yapar.De indleder i samarbejde med deres ægtefæller en plan om at dræbe deres fader.
Öldürmeye gelince, siz öldürmeyi çok iyi bilirsiniz.Hvis ikke, kender man med sikkerhed morderen.
Burada Baron Alexander'ı öldürmesi gerekmektedir.Ville dræbe Brian Sandberg.
Demek istediğim, öldürmek istiyorlardı."Det eneste, han ønskede, var at dø."
1978 ve 1990 yılları arasında 53 kadın ve çocuğu öldürmekten suçlu bulundu.Han blev dømt for morderne på 53 kvinder og børn, i Sovjetunionen, begået imellem 1978 og 1990.
Kraliçe bu yanıttan sonra avcıya Pamuk Prenses'i öldürmesi için emir verir.Dronningen beordrer en jæger ud for at myrde Snehvide.
Onu öldürmek ile tehdit eder.En kamp, der truer med at ødelægge ham.
Bu seni öldürmez" der.Det skal I ikke slippe godt fra."
Vakit Öldürmek, Nedim Çatlı, Ayrinti yayınları, 1997.Ild og Våde, roman, forlaget Cadeau 2001.
Saim Savaş'a göre çoğu cezalandırma onları öldürmek amaçlı çeşitli nedenler öne sürerek uygulanmıştır.En stor del af afstraffelserne fandt sted ved at opdigte en grund til at slå dem ihjel.
Teröristlerin amacı ise VIP'yi öldürmektir.Terroristenes oppdrag er følgelig å drepe VIP-en.
Bir polis memurunu öldürmekten suçlanır ve 1992 senesinde bir akıl hastanesine kapatılır.Han blir anklaget for å ha drept en politibetjent og blir tvangsinnlagt på et mentalsjukehus i 1992.
Onları öldürme hakkı bile bulunuyordu.Han fortsatte i Med rett til å drepe.
Fakat arkasından kendisini öldürmek üzere bir kiralık katil de gönderir.Videre presser han ham til (uriktig) å påta seg skylden for drapene i klosteret.
Bu seni öldürmez" der.«Du kommer ikke til å angre».
Sovyet bilim insanları Layka'yı zehirli gıdayla besleyerek öldürmeyi planlamışlardı.De russiske forskerne hadde planlagt å avlive Laika med en forgiftet dose mat.
Onu öldürmeden dışarı çıkarmak gerekir.Han må nå rømme fra byen før han blir drept.
Amaçları Türk olan bir papazı öldürmektir.Bok om prest som vil drepe.
Bu hayvanlar kurbanları hemen öldürmek ya da uzun bir süre işkence etmek amacıyla eğitilmişlerdir.De trente dyrene ble brukt enten for å drepe offeret umiddelbart eller utsette det for tortur over en tid.
Ayrıca suikastçilerin Marcus Antonius'u da öldürmeleri gerektiğine inanmıştır.Cicero mente at liberatorene også skulle ha drept Marcus Antonius.
1968 - James Earl Ray, Martin Luther King Jr.'u öldürmek suçundan tutuklandı.1969 – James Earl Ray tilstår drapet på Martin Luther King jr.
Ayrıca CIA, Fidel Castro'yu öldürmek için çok sayıda girişimde bulunacaktır.I det første oppdraget skal man drepe Fidel Castro.
Bu anlaşma, Hurkanus, kardeşi Aristobulus'un kendisini öldürmeyi planladığını düşündüğünden uzun sürmedi.Denne enigheten varte ikke lenge da Hyrkanos fryktet at Aristobulos planla å myrde ham.
Yaşamının son anlarında Hamlet Claudius'u öldürmeyi başarır ve Fortinbras'ı vârisi ilan eder.I sitt eget siste øyeblikk greier Hamlet å drepe Claudius og navngir deretter Fortinbras som sin arving.
Katil öldürmeden önce, Ferrin ve Mageau'ya doğru el fenerini tuttu, sonrasında beş el ateş etti.Drapsmannen lyste inn i Mageaus og Ferrins øyne før han avfyrte totalt fem skudd mot dem.
Claudius Praetorianları bir daha evlenirse kendisini öldürmeleri için yemin ettirdi.Claudius fikk pretorianerne til å love å drepe ham dersom han noengang giftet seg igjen.
Hertz adında bir adamın liderliğindeki tetikçiler, bebeği öldürmek için her şeyi göze alırlar.En fremtredende våpenbaron har hyret Hertz for å drepe alle babyene.
Bir zombi olarak uyanacak ve ben onu öldürmek zorunda kalacağım!" diye bağırır.Når en sau blir tatt av en ørn er den lykkelig og roper: «Jeg kan fly!»
Sahiplerin köleleri dövme ya da öldürme gibi bir hakları yoktu.Slaveeierne hadde ikke lov til å slå eller drepe sine slaver.
Ve Harry'i öldürmeye kalkar.Han ber Paul drepe ham.
Onları öldürmenin tek yolu, bir şinigamiyi bir insana aşık etmektir.Den eneste måten å drepe dem på er å kremere dem.
Ben bir adam öldürmek istemedim.Jeg har ikke angrepet noen mann.
Denizciler yakaladıkları subayları öldürmeye başladılar.Hun varsler marinesoldatene som dreper dem før det er for sent.
Göçebe'yi öldürme teşebbüsünde bulunmuştur.Hun blir besatt etter å drepe haien.
Filmin sonunda ise Kaptan Jack Sparrow'un Kaptan Barbosa'yı öldürmesine yardım eder.Til gjengjeld får hun Kaptein Barbossas forbannede ape, Jack.
O zaman beni öldürmek zorunda kalacaksınız!"Dere kommer til å skade meg!».
Ancak ne yazık ki programın devam edebilmesi için bazı karakterleri öldürmek zorundayız.En innsamling blant privatpersoner ville derfor bli nødvendig for å få realisert prosjektet.
Bu ordu 872'de Paulusçuların lideri Chrysoceres'i öldürmeyi başardı ve Paulusçuların askeri gücünü kırdı.Den bysantiske general Christopher beseiret paulisianerne i 872 og drepte lederen Chrysocheir.
Demek istediğim, öldürmek istiyorlardı."Derfor lar jeg disse menn drepe.»
Suikast yasağı, nefsi müdafaa kapsamında gerçekleştirilen öldürmeleri kapsamamaktadır." dedi.«Giftdrapsdømt må i fengsel igjen». ^ politiaksjonen]
Bir güç, bebeği öldürmek için tüm imkânlarını seferber etmektedir.Venstre vil ha et krafttak for å redusere antallet fattige barn.
Fakat bu ziyaret sırasında Lucy Poly'ye sunduğu içkiye bir zehir koyarak Poly'yi öldürmeye yeltenir.Under en krangel slår Ali Yeter til døde i fylla.
Bu tanıma sinyali bir hızlı öldürme yanıtını tetikler.Sinyal pengenalan ini memicu respons pembunuhan yang cepat.
Ayrıca suikastçilerin Marcus Antonius'u da öldürmeleri gerektiğine inanmıştır.Ia percaya bahwa Liberatores juga harus membunuh Markus Antonius.
Tuttuğu suikastçı, Illus'u öldürmeyi başaramadı, ancak girişimde kulağını kesti.Pembunuh yang dia pekerjakan gagal membunuh Illus, tetapi memotong telinganya dalam upaya itu.
Lerna gölündeki Hydra'yı öldürmek.Membunuh Hidra Lerna.
Caracalla Geta'yı Saturnalia festivali sırasında öldürmeye çalıştı ancak başaramadı.Caracalla mencoba gagal untuk membunuh Geta selama festival Saturnalia.
Aralık 1939 itibarıyla, Naziler, yeni toplu infaz yöntemi olan gazla öldürmeye başladı.Mulai bulan Desember 1939, Nazi memperkenalkan metode baru pembunuhan massal dengan menggunakan gas.
Sonra da Vader'ı Ayrılıkçıları öldürmesi için Mustafar gezegenine yollar.Vader kemudian pergi ke planet vulkanik Mustafar untuk membunuh pemimpin Separatist yang bersembunyi di sana.
Söylediğine göre İmparator onları kendi elleriyle öldürmek istiyordur.Maka dari itu, ia memutuskan untuk membunuh mereka dengan tangannya sendiri.
Daha sonra Mason, Reznov ile beraber Rebirth adasına Steiner'ı öldürmek için giderler.Pada saat yang bersamaan, Mason dan Reznov menuju ke pulau tersebut untuk membunuh Steiner.