öldürme ile cümle

öldürme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Monroe, bu filmde kocasını öldürmeye çalışan bir kadını canlandırdı.Al final Guido decide hacer una película sobre un hombre que intenta recuperar a su mujer.
1942 - Naziler, Auschwitz'te gazla öldürme katliamlarına başladı.1942: Los nazis llevan a cabo la Masacre de judíos en Lublin.
Orada her Sonic'i öldürmek üzeryken birileri onu korur.Todo el mundo llora sobre la muerte de Sonic.
Bu sırada Bay Trick ise avcıları öldürmeye çalışmaktadır.Desde ese momento Spike se obsesiona con matar a la Cazadora.
Onu öldürmek ile tehdit eder.Han amenazado con secuestrarla.
Onları öldürme hakkı bile bulunuyordu.Por lo tanto, hicieron planes para matarlo.
Macbeth o gün şatosuna dönünce karısı onun kralı öldürmek fırsatını kaçırmamasını ısrarla tekrar eder.Cuando Macbeth regresa ella le insta a que aproveche la oportunidad de matar al rey.
Carol'ın Lizzie'yi öldürmek zorunda olması da en az bunun kadar hasta ve çılgınca.Es el único modo de que Emilia muera aliviada y feliz.
1992 - Mafya patronu John Gotti, "adam öldürmek" ve "haraç almak" suçlarından New York'ta tutuklandı.1992: un tribunal de Nueva York condena a cadena perpetua al mafioso John Gotti por asesinatos.
Wolverine Phoenix'i bıçaklarıyla öldürmek zorunda kalır.Al final, Wolverine se ve obligado a matar al Fénix.
Bu sırada fark edildiklerini anlayan Dalekler, Rose'u öldürmekle Doktor'u tehdit ederler.El episodio se abre con los Daleks preguntándole a Rose qué hará a continuación el Doctor.
Ama onu öldürmez.No obstante, no lo mata.
Man in Black, Sayid'den gidip kuyudaki Desmond'ı öldürmesini ister.Sawyer va con Kate mientras el Hombre de Negro le ordena Sayid matar a Desmond.
Bizi rüyalarımızda öldürmeye çalışan ilk avcısın".«El fotógrafo que nos hizo soñar».
Karol onu öldürmez, hatta ikisi birlikte ortak iş kurarlar.Kevin no lo rechaza y ambos continúan besándose.
İlk Ucube ise Andrew'a Warren şeklinde gözükerek Jonathan'ı öldürmesini söylemektedir.Andrew sigue bajo el control de El Primero, quien le habla en forma de Jonathan.
Daha sonra, öldürmeye devam ettiklerini söylemektedir.En esos momentos supo que volvería a matar.
Direniş grubu üyeleri onu defalarca öldürmeye çalıştı.Los aliados intentaron varias veces asaltarla siendo rechazados.
Onu öldürmeliyiz.Lo hemos matado.
Karakterini seçen oyuncuya öldürmesi gereken diğer oyuncu hedef gösterilecek.De todas maneras el jugador que maneje al personaje especial será elegido al azar.
Genellikle, öldürme sebebi seksüel içerikli bir nedene dayanmaktadır.El asesino suele tener una motivación perversa.
Bu adamlar Banquo'yu öldürmekte başarılı olsalar da Fleance'ı ellerinden kaçırırlar.Los asesinos matan a Banquo, pero Fleance consigue huir.
Daha önce kaçıp kurtulan diğer kişi ise hem arkadaşlarını kurtarmaya hem de Jeff'i öldürmeye çalışır.Ahora, los demás deben luchar contra sus celos y salvar a su amigo.
Dinamit kullanarak kendini öldürmeye çalışır, fakat adanın buna izin vermeyişinden ötürü işe yaramaz.Intenta matarse usando dinamita, pero no puede hacerlo porque la mecha se apaga antes de terminarse.
Chucky, Nica'yı da öldürmek için çok uğraşır ancak bir türlü öldüremez.Luego, intenta dispararle a Chucky/Nica, solo para descubrir que ya no le queda munición.
Deri Yüz'e Vanita'yı öldürmesini söyler.Urge a Sexto para que asesine a Tito.
Küçük kız kardeşim beni öldürmek istiyor.La mia sorellina vuole uccidermi.
Tom'u öldürmeye çalışıyorlardı.Stavano cercando di uccidere Tom.
Tom'u öldürmemeliydin.Non avresti dovuto uccidere Tom.
Sizi öldürmek için geldim.Sono venuto per uccidervi.
Biri bizi öldürmeye çalışıyor.Qualcuno sta cercando di ucciderci.
Çocukları öldürmek ve onları robotlarla yer değiştirmek mi?Uccidere i bambini e rimpiazzarli con robot?
1981'de Arne Johnson, ev sahibi Alan Bono'yu öldürmekle suçlandı.Nel 1981, Arne Johnson fu accusato dell'uccisione del suo padrone di casa Alan Bono.
River Song, Sessizlik tarafından Doktor'u öldürmesi için gönderilir.River Song fu rinchiusa qui per aver ucciso il Dottore.
Eylül'de ise Ordu iki gerilla grubunu ve liderlerden birini öldürmeyi başardı.In settembre, tuttavia, l'esercito riuscì a eliminare due gruppi guerriglieri, uccidendo uno dei capi.
Bu tanıma sinyali bir hızlı öldürme yanıtını tetikler.Questo segnale di riconoscimento innesca una risposta che comporta una rapida uccisione.
Asteria da aynı zamanda gizlice Tamerlano'u öldürmek için plan ve hazırlık yapmaktadır.Asteria, nel frattempo, sta segretamente preparandosi ad uccidere Tamerlano.
Mafya Babası: Öldürmek istediğiniz kişiyi seçin.Do what you want, ovvero «Afferra chi devi.
Asla öldürmez.Non mi ucciderai mai.
Oğlunu öldürmek üzereyken bir melek onu durdurur.Quando Abramo sta per sgozzare il figlio col coltello sacrificale, un angelo lo avverte di fermarsi.
Oysa onu öldürmediler ve asmadılar, fakat onlara öyle göründü.Invece non l'hanno né ucciso né crocifisso, ma così parve loro.
Daha sonra Luke, Percy'i defalarca öldürmeye çalışmıştır.Ciò nonostante riesce ad atterrare più volte Percy.
Ancak onu öldürmemiştir.Non l'ha ucciso.
Ara sıra Endonezyalı ve Japon balıkçılar hala zıpkın ile öldürmeye devam etmektedir.Uccisioni occasionali con l'arpione vengono ancora compiute dai pescatori indonesiani e giapponesi.
Onu küvette boğarak öldürmeye çalışır.Decide di lanciarla scherzosamente in piscina.
Oradaki herkesi öldürmek isterler.Li vuole ammazzare tutti.
Fakat her öldürmede kazandıkları ödülleri paylaşırlar.I suoi sacrifici sono comunque premiati.
Sonra İason’un ejderhayı öldürmesi ve onun dişlerini toprağa ekmesi gerekir.Quando Cadmo uccise il drago, seminò i suoi denti nella terra.
Durdurmanın ise tek bir yolu olduğunu söyler Giles: Dawn'u öldürmek.C'è però una condizione che Tom deve rispettare: uccidere Isabelle.
Kyle da onu öldürmeye kalkar.Kim decise di ucciderlo.
Ben de onları öldürmeye, daha doğrusu kafalarını kesmeye karar verdim.Quindi, compagni, ho deciso di alzare la testa.
İsteksiz bir şekilde o da öldürmeye başlamıştır.Disperata si uccise anch'ella.
Herkes ölmeye ya da öldürmeye adaydır."Uccidere o essere ucciso" ^ Trad.
Spike, Buffy'yi öldürmeye çalışır ama her seferinde başarısız olur.Tomy cerca in tutti i modi di ucciderlo, fallendo ogni volta.
Tam o sırada Londra belediye başkanı Wat Tyler'ı kılıç darbesiyle öldürmek istedi.Il sindaco di Londra William Walworth approfittò del fatto che Tyler fosse solo per colpirlo con la sua spada.
Daha sonra Mason, Reznov ile beraber Rebirth adasına Steiner'ı öldürmek için giderler.Ma anche Mason e Reznov si stanno dirigendo all'Isola Rinascita, intenzionati ad uccidere Steiner.
Güçleri ve hızları nedeniyle, mavi balinaları yakalamak, alıkoymak ya da öldürmek kolay bir iş değildir.Le balenottere azzurre non sono facili da catturare o uccidere.
Mustafa ise kendisini öldürmeyeceğine inanır.Faust non cerca di suicidarsi.
2009 yılında kasten öldürmekten idam cezasına çarptırılmıştır.Dal gennaio 2009 è considerato un caso di omicidio.
Karısını öldürmesi karşılığında ressama 500.000 dolar verecektir.Adesso vuole i cinquemila dollari dalla moglie.

İlgili Sayfalar