öldürülme ile cümle

öldürülme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Öldürülmelerini kabul edemem.Det kan jeg ikke gå med til.
Öldürülmelerini kabul edemem.En voi suostua siihen.
Öldürülmelerini kabul edemem.Não concordo matá-los.
Öldürülmelerini kabul edemem.Nie mogę się na to zgodzić.
Öldürülmelerini kabul edemem.No estoy de acuerdo con matarlos.
Öldürülmelerini kabul edemem.Non posso accettare di ucciderli.
Öldürülmelerini kabul edemem.Δεν το δέχομαι αυτό.
Öldürülmelerini kabul edemem.Я не могу согласиться на их убийство.
Öldürülmeyenler ise dağıldılar, nereye bilmiyorum.Akik túlélték azok szétszéledtek, de nem tudom merre.
Öldürülmeyenler ise dağıldılar, nereye bilmiyorum.Ceux qui n'ont pas été tué se sont éparpillés, j'ignore où.
Öldürülmeyenler ise dağıldılar, nereye bilmiyorum.Ci, którzy uszli z życiem, rozproszyli się.
Öldürülmeyenler ise dağıldılar, nereye bilmiyorum.De der ikke blev dræbt er spredt for alle vinde.
Öldürülmeyenler ise dağıldılar, nereye bilmiyorum.Dom som inte dödades, flydde. Jag vet inte vart.
Öldürülmeyenler ise dağıldılar, nereye bilmiyorum.I sopravvisuti sono stati sparsi ovunque, non so dove
Öldürülmeyenler ise dağıldılar, nereye bilmiyorum.Jene, die nicht ermordet wurden, sind in alle Himmelsrichtungen verstreut.
Öldürülmeyenler ise dağıldılar, nereye bilmiyorum.Los que no murieron fueron dispersados, no sé dónde.
Öldürülmeyenler ise dağıldılar, nereye bilmiyorum.Ne joita ei tapettu hajaantuivat. En tiedä minne.
Öldürülmeyenler ise dağıldılar, nereye bilmiyorum.Os que não morreram foram espalhados, eu não sei para onde.
Öldürülmeyenler ise dağıldılar, nereye bilmiyorum.Ti, kteří přežili, se rozutekli a já nevím, kam.
Öldürülmeyenler ise dağıldılar, nereye bilmiyorum.Tí, ktorí prežili, sa rozutekali a ja neviem, kam.
Öldürülmeyenler ise dağıldılar, nereye bilmiyorum.Zij die niet gedood werden zijn verspreid, ik weet niet waarheen.
Öldürülmeyenler ise dağıldılar, nereye bilmiyorum.Όσοι δεν σκοτώθηκαν σκορπίστηκαν, δε γνωρίζω που.
Öldürülmeyenler ise dağıldılar, nereye bilmiyorum.А оставшиеся в живых разбежались, куда - не знаю.
Öldürülmeyenler ise dağıldılar, nereye bilmiyorum.ドルラド 息子です
Ölmesi gereken, iki ya da üç kişinin tanıklığıyla öldürülecek; bir kişinin tanıklığıyla öldürülmeyecek.죽일 자를 두 사람이나 세 사람의 증거로 죽일 것이요 한 사람의 증거로는 죽이지 말 것이며
Ölmesi gereken, iki ya da üç kişinin tanıklığıyla öldürülecek; bir kişinin tanıklığıyla öldürülmeyecek.Na ústa dvoch svedkov alebo troch svedkov zomrie ten, kto má zomrieť; nezomrie na ústa jedného svedka.
Ölmesi gereken, iki ya da üç kişinin tanıklığıyla öldürülecek; bir kişinin tanıklığıyla öldürülmeyecek.På to eller tre Vidners Udsagn skal Dødsdommen udføres; den må ikke udføres på et enkelt Vidnes Udsagn.
Ölmesi gereken, iki ya da üç kişinin tanıklığıyla öldürülecek; bir kişinin tanıklığıyla öldürülmeyecek.t tanú vagy három tanú szavára halállal lakoljon a halálra való; [de] egy tanú szavára meg ne haljon.
Ölmesi gereken, iki ya da üç kişinin tanıklığıyla öldürülecek; bir kişinin tanıklığıyla öldürülmeyecek.V ústech dvou aneb tří svědků zabit bude ten, kdož umříti má, nebudeť pak zabit podlé vyznání svědka jednoho.
Ölmesi gereken, iki ya da üç kişinin tanıklığıyla öldürülecek; bir kişinin tanıklığıyla öldürülmeyecek.על פי שנים עדים או שלשה עדים יומת המת לא יומת על פי עד אחד׃
Ölmesi gereken, iki ya da üç kişinin tanıklığıyla öldürülecek; bir kişinin tanıklığıyla öldürülmeyecek.على فم شاهدين او ثلاثة شهود يقتل الذي يقتل. لا يقتل على فم شاهد واحد.
Ölmesi gereken, iki ya da üç kişinin tanıklığıyla öldürülecek; bir kişinin tanıklığıyla öldürülmeyecek.要 憑 兩 三 個 人 的 口 作 見 證 、 將 那 當 死 的 人 治 死 、 不 可 憑 一 個 人 的 口 作 見 證 、 將 他 治 死
Ölmesi gereken, iki ya da üç kişinin tanıklığıyla öldürülecek; bir kişinin tanıklığıyla öldürülmeyecek.要 憑兩三 個 人 的 口作 見證 、 將 那 當死 的 人治 死 、 不 可 憑 一 個 人 的 口作 見證 、 將 他 治 死
Örneğin bu kısımlardan birinde, beraber olan iki erkeğin öldürülmesi gerektiği söyleniyor.Chang han, co doan noi rang neu 2 nguoi dan ong ngu voi nhau thi ho phai bi giet chet.
Örneğin bu kısımlardan birinde, beraber olan iki erkeğin öldürülmesi gerektiği söyleniyor.Der er f.eks. en, der siger, at hvis to mænd har sex med hinanden, skal de begge slås ihjel.
Örneğin bu kısımlardan birinde, beraber olan iki erkeğin öldürülmesi gerektiği söyleniyor.Det finns en, till exempel, som säger att om två män ligger med varandra måste båda dödas.
Örneğin bu kısımlardan birinde, beraber olan iki erkeğin öldürülmesi gerektiği söyleniyor.Eden izmed njih tudi pravi, da kadar dva moška spita skupaj, je treba oba ubiti.
Örneğin bu kısımlardan birinde, beraber olan iki erkeğin öldürülmesi gerektiği söyleniyor.Eine zum Beispiel in der steht, dass wenn zwei Männer miteinander schlafen, beide umgebracht werden müssen.
Örneğin bu kısımlardan birinde, beraber olan iki erkeğin öldürülmesi gerektiği söyleniyor.Er staat bijvoorbeeld in, dat als twee mannen met elkaar slapen, ze allebei omgebracht moeten worden.
Örneğin bu kısımlardan birinde, beraber olan iki erkeğin öldürülmesi gerektiği söyleniyor.Il y en a un par exemple qui dit que si deux hommes couchent ensemble, alors il faut les tuer.
Örneğin bu kısımlardan birinde, beraber olan iki erkeğin öldürülmesi gerektiği söyleniyor.Jeden jako příklad - v něm stojí, že dva muži, kteří spolu spí, musí být zabiti.
Örneğin bu kısımlardan birinde, beraber olan iki erkeğin öldürülmesi gerektiği söyleniyor.Jeden príklad - v ňom stojí, že dvaja muži, ktorí spolu spia, musia byť zabití.
Örneğin bu kısımlardan birinde, beraber olan iki erkeğin öldürülmesi gerektiği söyleniyor.Jednym z nich jest na przykład, że kiedy dwaj mężczyźni ze sobą sypiają, muszą zostać zabici.
Örneğin bu kısımlardan birinde, beraber olan iki erkeğin öldürülmesi gerektiği söyleniyor.예를 들어 두 남자가 동침하면 그 둘 모두 죽여야 한다는 구절이 있다.
Örneğin bu kısımlardan birinde, beraber olan iki erkeğin öldürülmesi gerektiği söyleniyor.Például azt írják, hogy amikor két férfi lefekszik egymással, mindkettőt meg kell ölni.
Örneğin bu kısımlardan birinde, beraber olan iki erkeğin öldürülmesi gerektiği söyleniyor.Uno, ad esempio, dice che se due uomini dormono assieme, allora entrambi vanno uccisi.
Örneğin bu kısımlardan birinde, beraber olan iki erkeğin öldürülmesi gerektiği söyleniyor.Yhdessä esimerkiksi sanotaan, että jos kaksi miestä makaa keskenään, molemmat pitää tappaa.
Örneğin bu kısımlardan birinde, beraber olan iki erkeğin öldürülmesi gerektiği söyleniyor.Υπάρχει ένα, παραδείγματος χάρη, που λέει ότι εάν δύο άντρες κοιμούνται μαζί, πρέπει να θανατωθούν και οι δύο.
Örneğin bu kısımlardan birinde, beraber olan iki erkeğin öldürülmesi gerektiği söyleniyor.Наприклад: Якщо чоловік лежатиме з чоловіком, як лягають з жінкою, вони обидва зробили гидоту.
Örneğin bu kısımlardan birinde, beraber olan iki erkeğin öldürülmesi gerektiği söyleniyor.Например в един от тях се казва, че ако двама мъже спат един с друг, и двамата трябва да бъдат убити.
Örneğin bu kısımlardan birinde, beraber olan iki erkeğin öldürülmesi gerektiği söyleniyor.هناك على سبيل المثال الذي يقول اذا قام رجلين بممارسة مع بعضم البعض ، يجب علينا أن نقتلهم.
Örneğin bu kısımlardan birinde, beraber olan iki erkeğin öldürülmesi gerektiği söyleniyor.「彼らの行為は死罪に当たる」と、文字通り記されてます。これはレビ記の中の一節ですが、トーラーでも同様です。
Sadece öldürülmez, gelecekte hayat oluşturma potansiyeli de elinden alınır.Er ist nicht nur getötet worden, sondern jeden Potenzials zum Schaffen zukünftigen Lebens beraubt.
Sadece öldürülmez, gelecekte hayat oluşturma potansiyeli de elinden alınır.Het is niet alleen gedood, maar alle potentieel voor creatie van toekomstig leven is het ontzegd.
Sadece öldürülmez, gelecekte hayat oluşturma potansiyeli de elinden alınır.죽임을 당할 뿐아니라 미래의 생에 대한 어떤 잠재성도 부정당하게 되는 것이지요.
Sadece öldürülmez, gelecekte hayat oluşturma potansiyeli de elinden alınır.Nem csak, hogy megölik, de annak a lehetőségét is elveszik tőle, hogy új életet hozzon lérte.
Sadece öldürülmez, gelecekte hayat oluşturma potansiyeli de elinden alınır.Nie tylko została ona zabita, ale także odmówiono jej szansy na stworzenie nowego życia.
Sadece öldürülmez, gelecekte hayat oluşturma potansiyeli de elinden alınır.Nó không chỉ bị giết mà còn bị chối bỏ quyền sống tiếp.
Sadece öldürülmez, gelecekte hayat oluşturma potansiyeli de elinden alınır.Non è stato solo ucciso, ma gli è stato negato il potenziale per la creazione della vita futura.
Sadece öldürülmez, gelecekte hayat oluşturma potansiyeli de elinden alınır.Non seulement on le tue, mais on lui dénie toute possibilité de créer une vie future.

İlgili Sayfalar