öldürülme ile cümle
öldürülme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ner oğlu Avnerin öldürülmesinde kralın parmağı olmadığını o gün bütün İsrail halkı anladı.In spoznalo je vse ljudstvo in ves Izrael tisti dan, da ni prišlo od kralja, da je bil ubit Abner, sin Nerov.
Ner oğlu Avnerin öldürülmesinde kralın parmağı olmadığını o gün bütün İsrail halkı anladı.I poznal všecken lid a všecken Izrael v ten den, že nepošlo to od krále, aby zabili Abnera syna Nerova.
Ner oğlu Avnerin öldürülmesinde kralın parmağı olmadığını o gün bütün İsrail halkı anladı.I poznał wszystek Izrael dnia onego, że nie z naprawy królewskiej zabity był Abner, syn Nera.
Ner oğlu Avnerin öldürülmesinde kralın parmağı olmadığını o gün bütün İsrail halkı anladı.이 날에야 온 백성과 온 이스라엘이 넬의 아들 아브넬을 죽인 것이 왕의 한 바가 아닌 줄을 아니라
Ner oğlu Avnerin öldürülmesinde kralın parmağı olmadığını o gün bütün İsrail halkı anladı.Như vậy, trong ngày đó, dân Y-sơ-ra-ên nhìn biết rằng vua chẳng can gì đến tội giết Áp-ne, con trai của Nê-rơ.
Ner oğlu Avnerin öldürülmesinde kralın parmağı olmadığını o gün bütün İsrail halkı anladı.og hele Folket og hele Israel skønnede den Dag, at Kongen ikke var Ophavsmand til Drabet på Abner, Ners Søn.
Ner oğlu Avnerin öldürülmesinde kralın parmağı olmadığını o gün bütün İsrail halkı anladı.Защото в оня ден, всичките люде и целият Израил познаха, че не беше от царя да бъде убит Авенир Нировият син.
Ner oğlu Avnerin öldürülmesinde kralın parmağı olmadığını o gün bütün İsrail halkı anladı.И узнал весь народ и весь Израиль в тот день, что не от царя произошло умерщвление Авенира, сына Нирова.
Ner oğlu Avnerin öldürülmesinde kralın parmağı olmadığını o gün bütün İsrail halkı anladı.וידעו כל העם וכל ישראל ביום ההוא כי לא היתה מהמלך להמית את אבנר בן נר׃
Ner oğlu Avnerin öldürülmesinde kralın parmağı olmadığını o gün bütün İsrail halkı anladı.وعلم كل الشعب وجميع اسرائيل في ذلك اليوم انه لم يكن من الملك قتل ابنير بن نير.
Ner oğlu Avnerin öldürülmesinde kralın parmağı olmadığını o gün bütün İsrail halkı anladı.那 日 以 色 列 眾 民 纔 知 道 殺 尼 珥 的 兒 子 押 尼 珥 、 並 非 出 於 王 意
Ner oğlu Avnerin öldürülmesinde kralın parmağı olmadığını o gün bütün İsrail halkı anladı.那日 以色列 眾民纔 知道 殺 尼珥 的 兒子 押 尼珥 、 並非 出 於 王意
Öldürdüğünüz insanların yüzde 95'inin öldürülmesi gerekli değil mi?95% della gente che uccidiamo deve essere uccisa, giusto?
Öldürdüğünüz insanların yüzde 95'inin öldürülmesi gerekli değil mi?95% der Menschen, die wir töten, müssen getötet werden, richtig?
Öldürdüğünüz insanların yüzde 95'inin öldürülmesi gerekli değil mi?95% des gens que nous tuons doivent être tuées, d'accord ?
Öldürdüğünüz insanların yüzde 95'inin öldürülmesi gerekli değil mi?95% din oamenii uciși trebuiau să fie uciși, corect?
Öldürdüğünüz insanların yüzde 95'inin öldürülmesi gerekli değil mi?우리가 죽이고자 하는 사람의 95퍼센트는 죽어야만 하는 것입니다, 그렇죠?
Öldürdüğünüz insanların yüzde 95'inin öldürülmesi gerekli değil mi?95 persen dari orang yang perlu dibunuh, betul?
Öldürdüğünüz insanların yüzde 95'inin öldürülmesi gerekli değil mi?95 phần trăm những người chúng ta giết là cần giết, đúng không?
Öldürdüğünüz insanların yüzde 95'inin öldürülmesi gerekli değil mi?95 procent av de människorna vi dödar måste dödas, eller hur?
Öldürdüğünüz insanların yüzde 95'inin öldürülmesi gerekli değil mi?95 procent lidí, které zabijeme, bylo třeba zabít, že ano?
Öldürdüğünüz insanların yüzde 95'inin öldürülmesi gerekli değil mi?95 procent van de mensen die we doden, moeten gedood worden.
Öldürdüğünüz insanların yüzde 95'inin öldürülmesi gerekli değil mi?95 százaléka azoknak akiket megöltünk, meg kellett, hogy haljanak.
Öldürdüğünüz insanların yüzde 95'inin öldürülmesi gerekli değil mi?95% zabitych miało być zabitych, prawda?
Öldürdüğünüz insanların yüzde 95'inin öldürülmesi gerekli değil mi?95 τοις εκατό των ανθρώπων που σκοτώνουμε, πρέπει να σκοτωθούν, σωστά;
Öldürdüğünüz insanların yüzde 95'inin öldürülmesi gerekli değil mi?95 процента от хората, които сме убили, наистина сме искали да убием, нали?
Öldürdüğünüz insanların yüzde 95'inin öldürülmesi gerekli değil mi?95 процентов людей, которых мы убиваем, должны обязательно быть убитыми, так?
Öldürdüğünüz insanların yüzde 95'inin öldürülmesi gerekli değil mi?95% тих, кого нам треба було знешкодити, правильно?
Öldürdüğünüz insanların yüzde 95'inin öldürülmesi gerekli değil mi?95 אחוז מהאנשים שאנחנו הורגים צריכים לההרג, כן?
Öldürdüğünüz insanların yüzde 95'inin öldürülmesi gerekli değil mi?El 95% de las personas que matamos, tenía que morir, ¿sí?
Öldürdüğünüz insanların yüzde 95'inin öldürülmesi gerekli değil mi?Precisamos de matar 95% dessas pessoas, não é?
Öldürdüğünüz insanların yüzde 95'inin öldürülmesi gerekli değil mi?فإن 95% من الاشخاص المستهدفون يقتلون ! أليس كذلك ؟
Öldürdüğünüz insanların yüzde 95'inin öldürülmesi gerekli değil mi?近代戦争の歴史の中でも
Öldürülmeden hayır diyebilmenin ne demek olduğunu anlıyor musunuz?Cosa significare poter dire no senza essere ammazzati?
Öldürülmeden hayır diyebilmenin ne demek olduğunu anlıyor musunuz?De ce que ça veut dire, de pouvoir dire non sans se faire tuer ?
Öldürülmeden hayır diyebilmenin ne demek olduğunu anlıyor musunuz?¿Lo que significa ser capaz de decir no sin perder la vida?
Öldürülmeden hayır diyebilmenin ne demek olduğunu anlıyor musunuz?O que significa poder dizer não sem ser morto por isso?
Öldürülmeden hayır diyebilmenin ne demek olduğunu anlıyor musunuz?Ptáte se mě, za jakým účelem jsem do vaší země přišla?
Öldürülmeden hayır diyebilmenin ne demek olduğunu anlıyor musunuz?Weet u wat het betekent nee te kunnen zeggen zonder dat je wordt vermoord?
Öldürülmeden hayır diyebilmenin ne demek olduğunu anlıyor musunuz?Каково это, сказать «нет» и не быть убитым?
Öldürülmeden hemen önce, Coğrafya ve Matematik sınavlarını vermişti.Bezpośrednio przed śmiercią pisał testy z geografii i matematyki.
Öldürülmeden hemen önce, Coğrafya ve Matematik sınavlarını vermişti.Juste avant sa mort, il était là, passant un examen de géographie et de mathématiques
Öldürülmeden hemen önce, Coğrafya ve Matematik sınavlarını vermişti.Kurz vor seiner Tötung hatte er einen Geografie- und einen Mathe-Test geschrieben.
Öldürülmeden hemen önce, Coğrafya ve Matematik sınavlarını vermişti.Net voordat hij werd vermoord, zat hij toetsen te doen in geografie en wiskunde
Öldürülmeden hemen önce, Coğrafya ve Matematik sınavlarını vermişti.Proprio prima di essere ucciso, era qui a fare prove di Geografia e Matematica
Öldürülmeden hemen önce, Coğrafya ve Matematik sınavlarını vermişti.Samma dag som han blev dödad, hade han haft prov i geografi och matematik.
Öldürülmeden hemen önce, Coğrafya ve Matematik sınavlarını vermişti.Tepat sebelum dia dibunuh, dia duduk melakukan ujian Geografi, dan Matematika
Öldürülmeden hemen önce, Coğrafya ve Matematik sınavlarını vermişti.قبل مقتله مباشرة كان حميد يحضر اختباري جغرافيا ورياضيات.
Öldürülmekten kurtulmak için tek çaremdi.Minä melkein pääsin hengestäni.
Öldürülmekten kurtulmak için tek çaremdi.Προσπαθούσα να μην σκοτωθώ.
Öldürülmelerini gerektirecek bir şey yapmadılar, değil mi?De gjorde väl aldrig nåt- -som de förtjänade att dö för.
Öldürülmelerini gerektirecek bir şey yapmadılar, değil mi?De havde aldrig gjort noget, - - som de fortjente at dø for.
Öldürülmelerini gerektirecek bir şey yapmadılar, değil mi?He eivät tehneet mitään ansaitakseen tulla tapetuksi.
Öldürülmelerini gerektirecek bir şey yapmadılar, değil mi?Nigdy nie zrobili niczego, czym zasłużyliby na śmierć.
Öldürülmelerini gerektirecek bir şey yapmadılar, değil mi?Non hanno mai fatto nulla per cui meritare la morte.
Öldürülmelerini gerektirecek bir şey yapmadılar, değil mi?Nunca fizeram nada por que merecessem morrer, pois não?
Öldürülmelerini gerektirecek bir şey yapmadılar, değil mi?Nunca hicieron nada por lo que merecieran morir, ¿verdad?
Öldürülmelerini gerektirecek bir şey yapmadılar, değil mi?Δεν έκαναν κάτι ώστε να άξιζαν να πεθάνουν, έτσι;
Öldürülmelerini gerektirecek bir şey yapmadılar, değil mi?Они не сделали ничего такого, за что их следовало убивать, ведь правда?
Öldürülmelerini kabul edemem.Det kan jag inte gå med på.