öldürülme ile cümle
öldürülme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Sadece öldürülmez, gelecekte hayat oluşturma potansiyeli de elinden alınır.Nu numai că a fost omorât, dar i-a fost negat orice potenţial de a crea o viaţă viitoare.
Sadece öldürülmez, gelecekte hayat oluşturma potansiyeli de elinden alınır. Onu una çeviririz.la hemos convertido en harina.
Sadece öldürülmez, gelecekte hayat oluşturma potansiyeli de elinden alınır.Tak hanya dibunuh, tapi juga dihilangkan potensinya untuk menciptakan kehidupan di masa depan.
Sadece öldürülmez, gelecekte hayat oluşturma potansiyeli de elinden alınır.Не само я убиват, но и отказан всякакъв потенциал за създаване на бъдещ живот.
Sadece öldürülmez, gelecekte hayat oluşturma potansiyeli de elinden alınır.Она не только была убита, ей было отказано в возможности создания будущей жизни.
Sadece öldürülmez, gelecekte hayat oluşturma potansiyeli de elinden alınır.לא רק שהרגו אותה, גם שללו ממנה כל אפשרות לברוא חיים עתידיים.
Sadece öldürülmez, gelecekte hayat oluşturma potansiyeli de elinden alınır.فهو لم يقتل فحسب بل تم منعه من اتمام دورة حياته في المستقبل
Sadece öldürülmez, gelecekte hayat oluşturma potansiyeli de elinden alınır.将来植物として再生する可能性を失います 私たちはそれを小麦粉にします
Sanki içinize girmiş ve öldürülmesi gereken bir şey gibi.Îl tratăm ca pe ceva care ar fi intrat în noi și pe care trebuie să îl omorâm.
Sanki içinize girmiş ve öldürülmesi gereken bir şey gibi.여러분의 몸 안에 생긴, 죽여 없애야 하는 것으로 취급하고 있죠.
Sanki içinize girmiş ve öldürülmesi gereken bir şey gibi.Leczymy go jak coś, co dostało się do twojego wnętrza i musimy to zabić.
Sanki içinize girmiş ve öldürülmesi gereken bir şey gibi.Lo estamos tratando como algo que se metió adentro tuyo y tenemos que matar.
Sanki içinize girmiş ve öldürülmesi gereken bir şey gibi.Lo stiamo trattando come qualcosa che entra dentro il corpo e che dobbiamo eliminare.
Sanki içinize girmiş ve öldürülmesi gereken bir şey gibi.Nous le traitons comme quelque chose qui est entré en vous et que nous devons tuer.
Sanki içinize girmiş ve öldürülmesi gereken bir şey gibi.Úgy kezeljük, mintha kivülről került volna a szervezetbe, és meg kellene semmisítenünk.
Sanki içinize girmiş ve öldürülmesi gereken bir şey gibi.We behandelen het alsof we iets dat je binnenkreeg, moeten doden.
Sanki içinize girmiş ve öldürülmesi gereken bir şey gibi.Wir behandeln es als etwas das in Sie hineingekommen ist das wir töten müssen.
Sanki içinize girmiş ve öldürülmesi gereken bir şey gibi.Τον αντιμετωπίζουμε σαν κάτι που μπήκε μέσα μας και πρέπει να σκοτώσουμε.
Sanki içinize girmiş ve öldürülmesi gereken bir şey gibi.Мы рассматриваем его как нечто, что внутри нас, и что мы должны убить.
Sanki içinize girmiş ve öldürülmesi gereken bir şey gibi.Ние го лекуваме, като нещо, което е влезнало във вас, което трябва да убием.
Sanki içinize girmiş ve öldürülmesi gereken bir şey gibi.אנו מטפלים בו כמשהו שנכנס בנו ושאותו עלינו לחסל.
Sanki içinize girmiş ve öldürülmesi gereken bir şey gibi.نحن نعامله كالشىء الذي وصل بداخلنا و علينا أن نقتله.
Sanki içinize girmiş ve öldürülmesi gereken bir şey gibi.侵入したかのように治療しています これは重要なパラダイムです
Sen beslemek vow'd hast bu aşk öldürülmesi; Thy zekâ, şekil ve sevgi için bu süs,Att döda den kärlek som du har vow'd att vårda, Din kvickhet, som prydnad för att forma och kärlek,
Sen beslemek vow'd hast bu aşk öldürülmesi; Thy zekâ, şekil ve sevgi için bu süs,Das Töten der Liebe, die du vow'd zu pflegen hast, dein Witz, dass Schmuck zu gestalten und zu lieben,
Sen beslemek vow'd hast bu aşk öldürülmesi; Thy zekâ, şekil ve sevgi için bu süs,Giết chết tình yêu mà Cha đã vow'd yêu mến, wit Thy, đó là vật trang trí hình dạng và tình yêu,
Sen beslemek vow'd hast bu aşk öldürülmesi; Thy zekâ, şekil ve sevgi için bu süs,Het doden van die liefde, die gij vow'd om te koesteren, Uw weten, dat ornament vorm en liefde,
Sen beslemek vow'd hast bu aşk öldürülmesi; Thy zekâ, şekil ve sevgi için bu süs,Killing, da je ljubezen ki si vow'd, da cenijo, tvoje duhovitosti, da je ornament na obliko in ljubezni,
Sen beslemek vow'd hast bu aşk öldürülmesi; Thy zekâ, şekil ve sevgi için bu süs,Killing den kærlighed, som du har vow'd at værne om; Thy Vid, at ornament til at forme og kærlighed,
Sen beslemek vow'd hast bu aşk öldürülmesi; Thy zekâ, şekil ve sevgi için bu süs,Killing että rakkaus jonka olet vow'd vaalia, sinun wit, että ornamentti muotoilla ja rakkautta,
Sen beslemek vow'd hast bu aşk öldürülmesi; Thy zekâ, şekil ve sevgi için bu süs,Killing hogy a szeretet, amely te vow'd, hogy ápolja, te ész, hogy a díszítés a forma és a szeretet,
Sen beslemek vow'd hast bu aşk öldürülmesi; Thy zekâ, şekil ve sevgi için bu süs,Killing ότι η αγάπη που εσύ hast vow'd να αγαπάμε? Σου πνεύμα, ότι στολίδι για τη διαμόρφωση και την αγάπη,
Sen beslemek vow'd hast bu aşk öldürülmesi; Thy zekâ, şekil ve sevgi için bu süs,Killing онази любов, която ти си vow'd да цениш Твоето остроумие, че украшение във форма и любов,
Sen beslemek vow'd hast bu aşk öldürülmesi; Thy zekâ, şekil ve sevgi için bu süs,Matando el amor que has vow'd a valorar; tu ingenio, que el ornamento de la forma y el amor,
Sen beslemek vow'd hast bu aşk öldürülmesi; Thy zekâ, şekil ve sevgi için bu süs,Matando o amor que tu vow'd para acalentar; sagacidade Thy, que o ornamento para moldar e amor,
Sen beslemek vow'd hast bu aşk öldürülmesi; Thy zekâ, şekil ve sevgi için bu süs,skilless兵士のフラスコの両方、粉のようにそれらの行為の誤形づくる、
Sen beslemek vow'd hast bu aşk öldürülmesi; Thy zekâ, şekil ve sevgi için bu süs,Tuer cet amour que tu as vow'd à chérir; savoir ton, que l'ornement à la forme et l'amour,
Sen beslemek vow'd hast bu aşk öldürülmesi; Thy zekâ, şekil ve sevgi için bu süs,Uccidere quell'amore che tu hai vow'd ad amare, la tua arguzia, che l'ornamento di forma e di amore,
Sen beslemek vow'd hast bu aşk öldürülmesi; Thy zekâ, şekil ve sevgi için bu süs,Uciderea acea dragoste pe care l-ai vow'd să preţuim; spirit Tău, că ornament în formă şi de iubire,
Sen beslemek vow'd hast bu aşk öldürülmesi; Thy zekâ, şekil ve sevgi için bu süs,그대가 아끼고 vow'd 하시리라 사랑 죽이고, 아버지의 지혜, 형상과 사랑 그 장식을
Sen beslemek vow'd hast bu aşk öldürülmesi; Thy zekâ, şekil ve sevgi için bu süs,Zabíjanie, že láska, ktorú si vow'd ctiť tvoje vtip, že ornament na tvar a láske,
Sen beslemek vow'd hast bu aşk öldürülmesi; Thy zekâ, şekil ve sevgi için bu süs,Zabijanie, że miłość, którą Ty vow'd pielęgnować; Twój dowcip, że ornament w kształcie i miłości,
Sen beslemek vow'd hast bu aşk öldürülmesi; Thy zekâ, şekil ve sevgi için bu süs,Zabíjení, že láska, kterou jsi vow'd ctít tvé vtip, že ornament na tvar a lásce,
Sen beslemek vow'd hast bu aşk öldürülmesi; Thy zekâ, şekil ve sevgi için bu süs,Убийство, что любовь, которую ты vow'd лелеять; Твои ум, что орнамент в форме и любовь,
Sen beslemek vow'd hast bu aşk öldürülmesi; Thy zekâ, şekil ve sevgi için bu süs,להרוג את האהבה אשר יען אשר vow'd להוקיר; שנינות Thy, כי קישוט לעצב ואהבה,
Sen beslemek vow'd hast bu aşk öldürülmesi; Thy zekâ, şekil ve sevgi için bu süs,قتل هذا الحب الذي يمتلك vow'd انت نعتز به ؛ الطرافة خاصتك ، أن زخرفة على شكل والمحبة ،
Seruya oğlu Avişay, ‹‹Şimi öldürülmeli, çünkü RABbin meshettiği kişiye lanet okudu›› dedi.Abisaï vroeg: "Moet Simeï eigenlijk niet sterven, omdat hij de door God gezalfde koning heeft vervloekt?"
Seruya oğlu Avişay, ‹‹Şimi öldürülmeli, çünkü RABbin meshettiği kişiye lanet okudu›› dedi.I odpověděl Abizai syn Sarvie a řekl: A což nebude zabit Semei, proto že zlořečil pomazanému Hospodinovu?
Seruya oğlu Avişay, ‹‹Şimi öldürülmeli, çünkü RABbin meshettiği kişiye lanet okudu›› dedi.스루야의 아들 아비새가 대답하여 가로되 시므이가 여호와의 기름 부으신 자를 저주하였으니 그로 인하여 죽어야 마땅치 아니하니이까
Seruya oğlu Avişay, ‹‹Şimi öldürülmeli, çünkü RABbin meshettiği kişiye lanet okudu›› dedi.И отвечал Авесса, сын Саруин, и сказал: неужели Семей не умрет за то, что злословил помазанника Господня?
Seruya oğlu Avişay, ‹‹Şimi öldürülmeli, çünkü RABbin meshettiği kişiye lanet okudu›› dedi.ויען אבישי בן צרויה ויאמר התחת זאת לא יומת שמעי כי קלל את משיח יהוה׃
Seruya oğlu Avişay, ‹‹Şimi öldürülmeli, çünkü RABbin meshettiği kişiye lanet okudu›› dedi.فاجاب ابيشاي ابن صروية وقال ألا يقتل شمعي لاجل هذا لانه سبّ مسيح الرب.
Seruya oğlu Avişay, ‹‹Şimi öldürülmeli, çünkü RABbin meshettiği kişiye lanet okudu›› dedi.洗 魯 雅 的 兒 子 亞 比 篩 說 、 示 每 既 咒 罵 耶 和 華 的 受 膏 者 、 不 應 當 治 死 他 麼
Seruya oğlu Avişay, ‹‹Şimi öldürülmeli, çünkü RABbin meshettiği kişiye lanet okudu›› dedi.洗 魯雅 的 兒子亞 比 篩說 、 示 每 既 咒罵 耶和華 的 受膏者 、 不 應當 治 死 他麼
Şimdi, bir kilisenin bombalanmasından ve dört küçük kızın öldürülmesinden bahsediyorsunuz..여기 교회 폭탄 테러와 4 명의 어린 소녀를 살해에 대 한 얘기
Şimdi, bir kilisenin bombalanmasından ve dört küçük kızın öldürülmesinden bahsediyorsunuz..Hier sprecht du über eine Gemeinde bombardieren, und morden vier Mädchen.
Usame Bin Ladin'in öldürülmesi bana göre yanlıştır çünkü bu durumun olumsuz tepkileri çok büyük olacaktır!Убийството на Осама бин Ладен за мен е пълен провал. Защото негативните последствия ще са огромни.
Usame Bin Ladin'in öldürülmesi bana göre yanlıştır çünkü bu durumun olumsuz tepkileri çok büyük olacaktır!Я считаю убийство Усамы бен Ладена большой ошибкой, так как последствия могут быть чудовищными!
Usame Bin Ladin'in öldürülmesi bana göre yanlıştır çünkü bu durumun olumsuz tepkileri çok büyük olacaktır!החיסול של אוסאמה בן לאדן הוא כישלון בעבורי, כיוון שפעולות התגמול תהיינה עצומות.
Usame Bin Ladin'in öldürülmesi bana göre yanlıştır çünkü bu durumun olumsuz tepkileri çok büyük olacaktır!قتل اسامة بن لادن هو فشل بالنسبة لي وذلك لأن الأعمال السلبية المترتبة على هذا الفعل ستكون هائلة!