öldürülme ile cümle

öldürülme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
& kde; 'de pencerelerin kapatılması (öldürülmesi)Matar ventanas en & kde;
& kde; 'de pencerelerin kapatılması (öldürülmesi)Pobijanje oken v & kde;
& kde; 'de pencerelerin kapatılması (öldürülmesi)Ta bort fönster i & kde;
& kde; 'de pencerelerin kapatılması (öldürülmesi)Terminare le finestre in & kde;
& kde; 'de pencerelerin kapatılması (öldürülmesi)Tuer une fenêtre dans & kde;
& kde; 'de pencerelerin kapatılması (öldürülmesi)Vensters sluiten in & kde;
& kde; 'de pencerelerin kapatılması (öldürülmesi)Zabijanie okien w & kde;
& kde; 'de pencerelerin kapatılması (öldürülmesi)Закрывание окон в & kde;
& kde; 'de pencerelerin kapatılması (öldürülmesi)Знищення вікон у & kde;
Kuran'da öldürülmeleri gerektiği değil, fakat cezalandırılmaları gerektiği belirtiliyor.A Koránban nem említi, hogy meg kell minket ölni, de hogy büntessenek meg.
Kuran'da öldürülmeleri gerektiği değil, fakat cezalandırılmaları gerektiği belirtiliyor.Dans le Coran, il n'est pas écrit que l'on doit être tué mais par contre puni.
Kuran'da öldürülmeleri gerektiği değil, fakat cezalandırılmaları gerektiği belirtiliyor.Di dalam Al-Qur'an tidak mengatakan bahwa mereka harus dibunuh, tetapi mereka harus dihukum.
Kuran'da öldürülmeleri gerektiği değil, fakat cezalandırılmaları gerektiği belirtiliyor.I Koranen står der ikke at de skal slås ihjel, men at de skal straffes.
Kuran'da öldürülmeleri gerektiği değil, fakat cezalandırılmaları gerektiği belirtiliyor.I Koranen står det inte att vi bör dödas, men att vi bör straffas.
Kuran'da öldürülmeleri gerektiği değil, fakat cezalandırılmaları gerektiği belirtiliyor.Im Koran steht nicht, dass wir umgebracht werden sollen, aber schon bestraft.
Kuran'da öldürülmeleri gerektiği değil, fakat cezalandırılmaları gerektiği belirtiliyor.In Coran nu se spune ca ar trebui ucisi ci ca ar trebui pedepsiti.
Kuran'da öldürülmeleri gerektiği değil, fakat cezalandırılmaları gerektiği belirtiliyor.In de Koran staat niet, dat we omgebracht moeten worden, maar wel dat we bestraft moeten worden.
Kuran'da öldürülmeleri gerektiği değil, fakat cezalandırılmaları gerektiği belirtiliyor.Kinh Qu'ran khong noi rang ho dang bi giet, ma la ho dang bi trung phat.
Kuran'da öldürülmeleri gerektiği değil, fakat cezalandırılmaları gerektiği belirtiliyor.코란에서는 그들이 죽어야 한다고 말하지 않고 다만 처벌 받아야 한다고 말한다.
Kuran'da öldürülmeleri gerektiği değil, fakat cezalandırılmaları gerektiği belirtiliyor.Koraanissa ei sanota, että meidät pitäisi tappaa, mutta kuitenkin rankaista.
Kuran'da öldürülmeleri gerektiği değil, fakat cezalandırılmaları gerektiği belirtiliyor.Koran ne pravi, da ju je treba umoriti, temveč da naj bosta kaznovana.
Kuran'da öldürülmeleri gerektiği değil, fakat cezalandırılmaları gerektiği belirtiliyor.Nel Corano non c"è scritto che essi debbano essere uccisi, ma comunque puniti.
Kuran'da öldürülmeleri gerektiği değil, fakat cezalandırılmaları gerektiği belirtiliyor.V Koráne nestojí, že by sme mali byť zabití, ale pomstení.
Kuran'da öldürülmeleri gerektiği değil, fakat cezalandırılmaları gerektiği belirtiliyor.V Koránu nestojí, že bychom měli být zabiti, ale pomstěni.
Kuran'da öldürülmeleri gerektiği değil, fakat cezalandırılmaları gerektiği belirtiliyor.W Koranie nie jest wspomniane, że mamy zostać zabici, ale jak najbardziej ukarani.
Kuran'da öldürülmeleri gerektiği değil, fakat cezalandırılmaları gerektiği belirtiliyor.Στο Κοράνι δεν αναφέρεται ότι θα έπρεπε να θανατωθούν, αλλά ότι θα έπρεπε να τιμωρηθούν.
Kuran'da öldürülmeleri gerektiği değil, fakat cezalandırılmaları gerektiği belirtiliyor.В Корана не се казва, че те трябва да бъдат убити, но че те трябва да бъдат наказани.
Kuran'da öldürülmeleri gerektiği değil, fakat cezalandırılmaları gerektiği belirtiliyor.В Коране не говорится напрямую о смертной казни для гомосескуалистов, но о том, что они заслуживают наказания.
Kuran'da öldürülmeleri gerektiği değil, fakat cezalandırılmaları gerektiği belirtiliyor.У Корані також сказано про покарання гомосексуалістів.
Kuran'da öldürülmeleri gerektiği değil, fakat cezalandırılmaları gerektiği belirtiliyor.في القرآن الكريم ، ليست منصوص على وجوب القتل ولكن بالعقاب.
Kuran'da öldürülmeleri gerektiği değil, fakat cezalandırılmaları gerektiği belirtiliyor.狂信者や気違いというのはどこにでもいるものです。これらの書物を読んだことがきっかけで誰かを殺そうするような人間が出る可能性は、
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.Das gemeinsame Abendessen mit der Familie wurde immer seltener, falls es nicht sogar völlig verschwand.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.Din pacate, in perioada asta masa in familie a fost pusa in coma, daca nu a fost chiar ucisa.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.Fu quello il momento in cui la cucina casalinga finì in coma, se non proprio sottoterra.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.Helaas werd het gezinsdiner toen in een coma gebracht, zo niet gedood.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.슬프게도, 가족식사가 코마에 빠지게 된것도 이 시기 였습니다. 정말 죽은게 아니였다면요.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.Malheureusement, en même temps, le dîner familial a été plongé dans un coma, sinon tué.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.Naneštastie vtedy boli rodinné večere uložené do kómy, ak nie rovno zabité.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.Niestety właśnie wtedy rodzinna kolacja zapadła w śpiączkę, o ile nie została zabita.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.Sajnos, ebben az időszakban került kómába a családi vacsora is, hacsak egyenesen meg nem öltük.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.Tristemente, fue por aquel entonces cuando la cena familiar fue puesta en coma, por no decir asesinada.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.Δυστυχώς, ήταν τότε που το οικογενειακό δείπνο έπεσε σε κόμμα, αν όχι σε θάνατο.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.За съжаление, това беше времето, когато семейната вечеря беше сложена в кома, ако не и убита, всъщност.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.К сожалению, это был тот момент, когдв семейный ужин был загнан в кому, если вообще не уничтожен.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.למרבה הצער, באותו הזמן הוכנסה הארוחה המשפחתית לתרדמת, אם לא נרצחה ממש.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.بكل أسف، في ذلك الوقت كان العشاء المنزلي الأسري قد تضاءل دوره، إن لم يكن قد أنتهى بالفعل.
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.好可惜,呢個時候家庭式晚餐就算唔係一命嗚呼 都已經進入昏迷狀態
Malesef, ailece yapılan akşam yemekleri komaya, eğer öldürülmedilerse, bu dönemlerde sokuldu.死んだ同然かもしれない 付加価値食品の時代になった
Martin Luther King öldürülmeden aylar önce.Cu câteva luni înainte de asasinarea lui Martin Luther King.
Martin Luther King öldürülmeden aylar önce.Foi um verão de amor para quem era branco.
Martin Luther King öldürülmeden aylar önce.마틴 루터 킹목사가 살해되기 몇달 전이었죠.
Martin Luther King öldürülmeden aylar önce.Monate, bevor Martin Luther King getötet wurde.
Martin Luther King öldürülmeden aylar önce.חודשים לפני הירצחו של מרטין לותר קינג.
Martin Luther King öldürülmeden aylar önce.بشهور قبل قتل مارتن لوثر كينج
Martin Luther King öldürülmeden aylar önce.白人にとっては 「サマー・オブ・ラブ」 でしたが
Masum insanların öldürülmesini mazur gösterebilecek hiç bir kelime yoktur.Es gibt keine Worte, die die Tötung von unschuldigen zu entschuldigen.
Masum insanların öldürülmesini mazur gösterebilecek hiç bir kelime yoktur.No hay palabras que excusan la matanza de inocentes.
Masum insanların öldürülmesini mazur gösterebilecek hiç bir kelime yoktur.لا توجد الكلمات التي تبرر قتل الأبرياء.
Masum insanların öldürülmesini mazur gösterebilecek hiç bir kelime yoktur.外交官の襲撃を正当化するビデオなどありません
Ner oğlu Avnerin öldürülmesinde kralın parmağı olmadığını o gün bütün İsrail halkı anladı.A tak poznal všetok ľud i celý Izrael toho dňa, že to nebolo od kráľa, aby zabili Abnera, syna Nérovho.

İlgili Sayfalar