öldürülme ile cümle

öldürülme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bunun üzerine Yeşu onları İsraillilerin elinden kurtardı, öldürülmelerine izin vermedi.Li trattò allora in questo modo: li salvò dalla mano degli Israeliti, che non li uccisero
Bunun üzerine Yeşu onları İsraillilerin elinden kurtardı, öldürülmelerine izin vermedi.Och han gjorde så med dem; han friade dem från Israels barns hand, så att de icke dräpte dem;
Bunun üzerine Yeşu onları İsraillilerin elinden kurtardı, öldürülmelerine izin vermedi.Silloin hän teki heille näin: hän pelasti heidät israelilaisten käsistä, niin etteivät he heitä surmanneet.
Bunun üzerine Yeşu onları İsraillilerin elinden kurtardı, öldürülmelerine izin vermedi.Und er tat ihnen also und errettete sie von der Kinder Israel Hand, daß sie sie nicht erwürgten.
Bunun üzerine Yeşu onları İsraillilerin elinden kurtardı, öldürülmelerine izin vermedi.Και εκαμεν ουτως εις αυτους, και ηλευθερωσεν αυτους εκ της χειρος των υιων Ισραηλ, και δεν εφονευσαν αυτους.
Bunun üzerine Yeşu onları İsraillilerin elinden kurtardı, öldürülmelerine izin vermedi.И поступил с ними так: избавил их от руки сынов Израилевых, и они не умертвили их;
Bunun üzerine Yeşu onları İsraillilerin elinden kurtardı, öldürülmelerine izin vermedi.Той, прочее, стори с тях така, и ги избави от ръката на израилтяните, та не ги убиха.
Bunun üzerine Yeşu onları İsraillilerin elinden kurtardı, öldürülmelerine izin vermedi.ויעש להם כן ויצל אותם מיד בני ישראל ולא הרגום׃
Bunun üzerine Yeşu onları İsraillilerin elinden kurtardı, öldürülmelerine izin vermedi.ففعل بهم هكذا وانقذهم من يد بني اسرائيل فلم يقتلوهم.
Bunun üzerine Yeşu onları İsraillilerin elinden kurtardı, öldürülmelerine izin vermedi.於 是 約 書 亞 這 樣 待 他 們 、 救 他 們 脫 離 以 色 列 人 的 手 、 以 色 列 人 就 沒 有 殺 他 們
Bunun üzerine Yeşu onları İsraillilerin elinden kurtardı, öldürülmelerine izin vermedi.於是 約書亞 這樣 待 他 們 、 救 他 們脫離 以色列人 的 手 、 以色列人 就 沒有殺 他 們
Bu yüzden adamlar kıyıya ulaşmayı öldürülmek ve akşam yemeği olmak olarak kafalarında canlandırmışlardı.Así, los hombres se imaginaron desembarcando solo para ser asesinados y servidos como cena.
Bu yüzden adamlar kıyıya ulaşmayı öldürülmek ve akşam yemeği olmak olarak kafalarında canlandırmışlardı.E così si immaginavano di approdare ma poi finire per essere mangiati per cena.
Bu yüzden adamlar kıyıya ulaşmayı öldürülmek ve akşam yemeği olmak olarak kafalarında canlandırmışlardı.Então os homens imaginaram-se chegar a terra apenas para serem assassinados e comidos como jantar.
Bu yüzden adamlar kıyıya ulaşmayı öldürülmek ve akşam yemeği olmak olarak kafalarında canlandırmışlardı.Își închipuiau că dacă ajung la țărm vor fi uciși și mâncați la cină.
Bu yüzden adamlar kıyıya ulaşmayı öldürülmek ve akşam yemeği olmak olarak kafalarında canlandırmışlardı.그래서 사람들은 상륙 후에 살해되어 저녁 식사로 잡아 먹히는 상상을 했습니다.
Bu yüzden adamlar kıyıya ulaşmayı öldürülmek ve akşam yemeği olmak olarak kafalarında canlandırmışlardı.Les hommes s'imaginaient donc toucher terre pour être aussitôt assassinés et mangés pour le dîner.
Bu yüzden adamlar kıyıya ulaşmayı öldürülmek ve akşam yemeği olmak olarak kafalarında canlandırmışlardı.Sie stellten sich vor, dass sie an Land kämen, umgebracht und zum Abendessen verspeist würden.
Bu yüzden adamlar kıyıya ulaşmayı öldürülmek ve akşam yemeği olmak olarak kafalarında canlandırmışlardı.Takže si ti muži představovali, jak se vylodí na břehu, jen aby byli zavražděni a snězeni k věčeři.
Bu yüzden adamlar kıyıya ulaşmayı öldürülmek ve akşam yemeği olmak olarak kafalarında canlandırmışlardı.Vậy nên họ đã hình dung việc đến bờ chỉ để bị giết và làm thức ăn cho buổi tối.
Bu yüzden adamlar kıyıya ulaşmayı öldürülmek ve akşam yemeği olmak olarak kafalarında canlandırmışlardı.Wyobrażali sobie, że kiedy dobiją do ich brzegów, zostaną zjedzeni na obiad.
Bu yüzden adamlar kıyıya ulaşmayı öldürülmek ve akşam yemeği olmak olarak kafalarında canlandırmışlardı.Ze beeldden zich in dat ze, eens aan wal, zouden worden vermoord en opgegeten.
Bu yüzden adamlar kıyıya ulaşmayı öldürülmek ve akşam yemeği olmak olarak kafalarında canlandırmışlardı.Έτσι φαντάστηκαν πως μόλις έφταναν στην ακτή θα τους σκότωναν και θα τους έτρωγαν για δείπνο.
Bu yüzden adamlar kıyıya ulaşmayı öldürülmek ve akşam yemeği olmak olarak kafalarında canlandırmışlardı.Моряки представили себе, что как только они высадятся на берег, их схватят и сожрут дикари.
Bu yüzden adamlar kıyıya ulaşmayı öldürülmek ve akşam yemeği olmak olarak kafalarında canlandırmışlardı.Моряците си представяли как ще успеят да достигнат брега, само за да свършат като нечия вечеря.
Bu yüzden adamlar kıyıya ulaşmayı öldürülmek ve akşam yemeği olmak olarak kafalarında canlandırmışlardı.Тому вони уявляли собі, що як тільки зійдуть на берег, їх одразу ж вб'ють та з'їдять на вечерю.
Bu yüzden adamlar kıyıya ulaşmayı öldürülmek ve akşam yemeği olmak olarak kafalarında canlandırmışlardı.אז הגברים דמיינו לעצמם שהם מגיעים לחוף רק כדי להירצח ולהיאכל כארוחת ערב.
Bu yüzden adamlar kıyıya ulaşmayı öldürülmek ve akşam yemeği olmak olarak kafalarında canlandırmışlardı.لذلك تخيل الرجال مقتلهم بمجرد وصولوهم الى الى الشاطي وتحضيرهم كوجبة عشاء
Bu yüzden adamlar kıyıya ulaşmayı öldürülmek ve akşam yemeği olmak olarak kafalarında canlandırmışlardı.食べられる自分を想像したのです もう一つの選択肢は ハワイでした
- Çoktan öldürülmeliydi.- Avrebbe dovuto essere ammazzato molto tempo fa.
- Çoktan öldürülmeliydi. - Kim tarafından?Ele devia ter sido assassinado há muito tempo.
- Çoktan öldürülmeliydi. - Kim tarafından? - Herhangi birini suçlayan...- Han borde ha dödats för länge sedan.
- Çoktan öldürülmeliydi. - Kim tarafından?- Θα'πρεπε να'χε δολοφονηθεί εδώ και καιρό - Από ποιους;
- Çoktan öldürülmeliydi.- la mestinya dibunuh sejak dulu - Oleh siapa?
- Çoktan öldürülmeliydi.- Lo deberían haber matado hace tiempo. - ¿Quién?
- Çoktan öldürülmeliydi.- Mal už byť dávno zabitý.
- Çoktan öldürülmeliydi.- Man hätte ihn schon längst töten sollen.
- Çoktan öldürülmeliydi.- Powinien zostać zabity dawno temu, - Przez kogo?
- Çoktan öldürülmeliydi.- Rég meg kellett volna ölni.
- Çoktan öldürülmeliydi.- Его давно надо было убить - Кому?
- Çoktan öldürülmeliydi.- Трябваше да бъде убит преди време...
- Çoktan öldürülmeliydi..הוא צריך היה להיהרג לפני הרבה זמן- ?על-ידי מי-
- Çoktan öldürülmeliydi.- 彼を非難する人により...
Dakka'da yerli bir kızın tecavüz edilip öldürülmesine karşı düzenlenen protestolar.Des manifestations à Dhaka après le viol et le meurtre d'une jeune fille aborigène.
Dakka'da yerli bir kızın tecavüz edilip öldürülmesine karşı düzenlenen protestolar.Protesta en Dhaka contra la violación y asesinato de la jóven indígena.
Dakka'da yerli bir kızın tecavüz edilip öldürülmesine karşı düzenlenen protestolar.Πολίτες διαμαρτύρονται στην Dhaka κατά του βιασμού και της δολοφονίας ενός αυτόχθονου κοριτσιού.
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.A Hospodin riekol Mojžišovi: Ten človek zomrie! Celá obec ho ukameňuje vonku za táborom.
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.Da sagde HERREN til Moses: Den Mand skal lide Døden; hele Menigheden skal stene ham uden for Lejren!
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.Da sa Herren til Moses: Mannen skal late livet, hele menigheten skal stene ham utenfor leiren.
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.Então disse o Senhor a Moisés: certamente será morto o homem; toda a congregação o apedrejará fora do arraial.
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.És monda az Úr Mózesnek: Halállal lakoljon az a férfi, kövezze õt agyon az egész gyülekezet a táboron kivül.
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.여호와께서 모세에게 이르시되 그 사람을 반드시 죽일지니 온 회중이 진 밖에서 돌로 그를 칠지니라
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.L`Éternel dit à Moïse: Cet homme sera puni de mort, toute l`assemblée le lapidera hors du camp.
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.Tedaj veli GOSPOD Mojzesu: Umreti mora ta mož; s kamenjem naj ga posuje vsa občina zunaj taborišča.
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.Toen zei de HERE tegen Mozes: "Deze man moet sterven; het hele volk moet hem buiten het kamp stenigen."
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.И сказал Господь Моисею: должен умереть человексей; пусть побьет его камнями все общество вне стана.
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.ויאמר יהוה אל משה מות יומת האיש רגום אתו באבנים כל העדה מחוץ למחנה׃
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.فقال الرب لموسى قتلا يقتل الرجل. يرجمه بحجارة كل الجماعة خارج المحلّة.
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.耶 和 華 吩 咐 摩 西 說 、 總 要 把 那 人 治 死 . 全 會 眾 要 在 營 外 用 石 頭 把 他 打 死
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.耶和華 吩咐 摩西說 、 總要 把 那人 治 死 . 全會眾 要 在 營 外用 石頭 把 他 打死

İlgili Sayfalar