öldürülme ile cümle
öldürülme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Dişi hayvan öldürülmez.- Aku akan dengan Anda.
Dişi hayvan öldürülmez.Eden ne ubije samice.
Dişi hayvan öldürülmez.Egyáltalán nem. Az ember nem megölni egy nőstény állat.
Dişi hayvan öldürülmez.- Idę z tobą.
Dişi hayvan öldürülmez.- Jag ska med dig.
Dişi hayvan öldürülmez.- Ja idem s tebou.
Dişi hayvan öldürülmez.- Jeg tager med dig.
Dişi hayvan öldürülmez. Kaybedersen, onu kolayca canlı ele geçirebilirim.Si vous perdez, je pourrai aisément la reprendre vivante
Dişi hayvan öldürülmez. Kaybedersen, onu kolayca canlı ele geçirebilirim.-- سأذهب معك. -- رقم وقال انه سوف نقتلك أيضا.
Dişi hayvan öldürülmez. Kaybedersen, onu kolayca canlı ele geçirebilirim.そんなことはありません。 一つは女性の動物を殺すことはありません。
Dişi hayvan öldürülmez.Keineswegs. Das weibliche Tier wird nie von mir getötet.
Dişi hayvan öldürülmez.Men doodt niet een vrouwelijk dier.
Dişi hayvan öldürülmez.- Menen kanssasi.
Dişi hayvan öldürülmez.Nikdo nezabíjí samičky.
Dişi hayvan öldürülmez.- Tôi đang đi với bạn.
Dişi hayvan öldürülmez.Unul nu ucide un animal de sex feminin.
Dişi hayvan öldürülmez.- Vengo con te.
Dişi hayvan öldürülmez.- Θα πάω μαζί σου.
Dişi hayvan öldürülmez.Човек не убива за женско животно.
Dişi hayvan öldürülmez.- Я иду с вами.
Dişi hayvan öldürülmez.- Я йду з вами.
Evet, sırf bu yüzden öldürülmek üzere!Ja, und es wird ihn gleich umbringen!
Evet, sırf bu yüzden öldürülmek üzere! Ona çok hızlı gittiğini söylemiştim!あら、シリルのプロフィールがあるわよ
Evet, sırf bu yüzden öldürülmek üzere!Oui et c'est sur le point de lui coûter la vie!
Evet, sırf bu yüzden öldürülmek üzere!Sim, e isso vai matá-lo!
Evet, sırf bu yüzden öldürülmek üzere!Si, per questo sarā ucciso!
Evet, sırf bu yüzden öldürülmek üzere!Ναι και πρόκειται να τον σκοτώσουν!
Evet, sırf bu yüzden öldürülmek üzere!И теперь его хотят убить.
Fahişe Rahav casusları dostça karşıladığı için imanı sayesinde söz dinlemeyenlerle birlikte öldürülmedi.Bởi đức tin, kỵ nữ Ra-háp không chết với kẻ chẳng tin, vì nàng đã lấy ý tốt tiếp rước các kẻ do thám.
Fahişe Rahav casusları dostça karşıladığı için imanı sayesinde söz dinlemeyenlerle birlikte öldürülmedi.Bởi đức_tin , kỵ nữ Ra-háp không chết với kẻ chẳng tin , vì nàng đã lấy ý tốt tiếp_rước các kẻ do_thám .
Fahişe Rahav casusları dostça karşıladığı için imanı sayesinde söz dinlemeyenlerle birlikte öldürülmedi.Hit által nem veszett el Ráháb, a parázna nõ az engedetlenekkel együtt, befogadván a kémeket békességgel.
Fahişe Rahav casusları dostça karşıladığı için imanı sayesinde söz dinlemeyenlerle birlikte öldürülmedi.믿음으로 기생 라합은 정탐군을 평안히 영접하였으므로 순종치 아니한 자와 함께 멸망치 아니하였도다
Fahişe Rahav casusları dostça karşıladığı için imanı sayesinde söz dinlemeyenlerle birlikte öldürülmedi.Pela fé Raabe, a meretriz, não pereceu com os desobedientes, tendo acolhido em paz os espias.
Fahişe Rahav casusları dostça karşıladığı için imanı sayesinde söz dinlemeyenlerle birlikte öldürülmedi.Per fede Raab, la prostituta, non perì con gl'increduli, avendo accolto con benevolenza gli esploratori
Fahişe Rahav casusları dostça karşıladığı için imanı sayesinde söz dinlemeyenlerle birlikte öldürülmedi.Por la fe no pereció la prostituta Rajab junto con los incrédulos, porque recibió en paz a los espías
Fahişe Rahav casusları dostça karşıladığı için imanı sayesinde söz dinlemeyenlerle birlikte öldürülmedi.Po veri nečistnica Rahab ni poginila z nevernimi, ker je sprejela oglednike v miru.
Fahişe Rahav casusları dostça karşıladığı için imanı sayesinde söz dinlemeyenlerle birlikte öldürülmedi.Prin credinţă n'a perit curva Rahav împreună cu cei răzvrătiţi, pentrucă găzduise iscoadele cu bunăvoinţă.
Fahişe Rahav casusları dostça karşıladığı için imanı sayesinde söz dinlemeyenlerle birlikte öldürülmedi.Ved tro undgikk skjøgen Rahab å gå til grunne med de vantro, da hun hadde tatt imot speiderne med fred.
Fahişe Rahav casusları dostça karşıladığı için imanı sayesinde söz dinlemeyenlerle birlikte öldürülmedi.Ved Tro undgik Skøgen Rahab at omkomme med de genstridige; thi hun modtog Spejderne med Fred.
Fahişe Rahav casusları dostça karşıladığı için imanı sayesinde söz dinlemeyenlerle birlikte öldürülmedi.Věrou Raab nevěstka nezahynula s neposlušnými, pokojně přijavši špehéře.
Fahişe Rahav casusları dostça karşıladığı için imanı sayesinde söz dinlemeyenlerle birlikte öldürülmedi.Vierou nezahynula smilnica Rachab s tými, ktorí neposlúchali vo viere, prijmúc vyzvedačov s pokojom.
Fahişe Rahav casusları dostça karşıladığı için imanı sayesinde söz dinlemeyenlerle birlikte öldürülmedi.Wiarą Rachab wszetecznica nie zginęła wespół z nieposłusznymi, przyjąwszy z pokojem szpiegów do gospody.
Fahişe Rahav casusları dostça karşıladığı için imanı sayesinde söz dinlemeyenlerle birlikte öldürülmedi.Δια πιστεως η πορνη Ρααβ δεν συναπωλεσθη με τους απειθησαντας, δεχθεισα τους κατασκοπους με ειρηνην.
Fahişe Rahav casusları dostça karşıladığı için imanı sayesinde söz dinlemeyenlerle birlikte öldürülmedi.Верою Раав блудница, с миром приняв соглядатаев(и проводив их другимпутем), не погибла с неверными.
Fahişe Rahav casusları dostça karşıladığı için imanı sayesinde söz dinlemeyenlerle birlikte öldürülmedi.Вірою Раава блудниця не згинула з невірними, прийнявши підглядників з миром.
Fahişe Rahav casusları dostça karşıladığı için imanı sayesinde söz dinlemeyenlerle birlikte öldürülmedi.да не би да постигнат в съвършенство без нас; защото за нас Бог промисли нещо по-добро.
Fahişe Rahav casusları dostça karşıladığı için imanı sayesinde söz dinlemeyenlerle birlikte öldürülmedi.באמונה לא אבדה רחב הזונה עם הסוררים כי אספה את המרגלים אל ביתה בשלום׃
Fahişe Rahav casusları dostça karşıladığı için imanı sayesinde söz dinlemeyenlerle birlikte öldürülmedi.بالايمان راحاب الزانية لم تهلك مع العصاة اذ قبلت الجاسوسين بسلام
Fahişe Rahav casusları dostça karşıladığı için imanı sayesinde söz dinlemeyenlerle birlikte öldürülmedi.妓 女 喇 合 因 著 信 、 曾 和 和 平 平 的 接 待 探 子 、 就 不 與 那 些 不 順 從 的 人 一 同 滅 亡
Fahişe Rahav casusları dostça karşıladığı için imanı sayesinde söz dinlemeyenlerle birlikte öldürülmedi.妓女 喇合 因 著信 、 曾和和 平平的 接待 探子 、 就 不 與 那些 不 順從 的 人 一同 滅亡
Gerçek şu ki, son savaş burada yatan Hamid'in öldürülmesiyle başladı.Faktem jest, że wydarzenia ostatniej wojny rozpoczęły się od zabicia Hamida, który jest pochowany tutaj.
Gerçek şu ki, son savaş burada yatan Hamid'in öldürülmesiyle başladı.Resnica je, da se časovna črta, ki zaznamuje začetek zadnje vojne, začne z ubojem tukaj pokopanega Hamida.
Gerçek şu ki, son savaş burada yatan Hamid'in öldürülmesiyle başladı.Sanningen är att tidslinjen för det senaste kriget inleddes med Israels dödande av Hamid, som är begravd här.
Gerçek şu ki, son savaş burada yatan Hamid'in öldürülmesiyle başladı.الحقيقة أن التسلسل الزمني لأحداث الحرب الأخيرة بدأ بقتل إسرائيل لحميد، المدفون هنا.
Hala ölebilecek olmak özel bir pişmanlık duymadan, öldürülmeden ya da esir edilmeden.Dennoch, sterben zu können ohne besondere Reue, nicht hingeschlachtet oder versklavt worden zu sein.
Hala ölebilecek olmak özel bir pişmanlık duymadan, öldürülmeden ya da esir edilmeden.E pure, poter morire senza particolare contrizione, senza essere stato assassinato, o fatto schiavo.
Hala ölebilecek olmak özel bir pişmanlık duymadan, öldürülmeden ya da esir edilmeden.Jednak, móc umrzeć bez specjalnego żalu nie w rzezi czy w zniewoleniu,
Hala ölebilecek olmak özel bir pişmanlık duymadan, öldürülmeden ya da esir edilmeden.아직, 특별한 뉘우침 없이 죽을 수 있는 것은 살육당하지 않았고, 노예로 구속당하지 않았던 것은.
Hala ölebilecek olmak özel bir pişmanlık duymadan, öldürülmeden ya da esir edilmeden.Ser capaz de morir sin especial arrepentimiento, sin que me hayan matado, o esclavizado.
Hala ölebilecek olmak özel bir pişmanlık duymadan, öldürülmeden ya da esir edilmeden.Şi totuşi, să poţi muri fără nicio remuşcare specială, fără să fi fost măcelărit, sau supus sclaviei.