Ana içeriğe geç
Sözlük

öl ile cümle

öl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bir insanın ruhu ölümsüzdür.A person's soul is immortal.
Kişinin yaşam tarzı, büyük ölçüde para ile belirlenir.One's lifestyle is largely determined by money.
Tüm insanların ölümlü olduğunu biliyoruz.We know that all men are mortal.
Herkes ölecek.All shall die.
Bütün insanlar ölmeli.All men must die.
İnsan ölümlüdür.Man is mortal.
İnsan doğar doğmaz ölmeye başlar.As soon as man is born he begins to die.
Bir insan doğar doğmaz ölmeye başlar.As soon as man is born, he begins to die.
İnsan er ya da geç ölecek.Man will die sooner or later.
İnsan ölümden kaçamaz.Man is unable to escape death.
Hiç kimse ölümü önleyemez.No one can avert death.
İnsan mutlaka ölecektir.Man is bound to die.
İnsanlar onun ölüm haberine ağlıyorlardı.People were weeping at the news of his death.
İnsanlar onun ani ölümüne derinden üzüldüler.People regretted his sudden death deeply.
İnsanlar onun ölü olduğuna inandı.People believed her to be dead.
Su olmazsa, kısa sürede ölürüz.Without water, we would soon die.
Su olmazsa kısa zamanda ölürüz.Without water, we would soon die.
Dünya yüzeyi büyük ölçüde sularla kaplıdır.Water makes up most of the earth's surface.
Dünyada birçok insan açlıktan ölüyor.A lot of people are starving in the world.
Kamuoyu yoklamaları hükümete olan güveni ölçen göstergelerdir.Public opinion polls are barometers of confidence in the government.
Tüm canlılar bir gün ölür.All living things die some day.
Yaşayanların sayısı ölülerinkinden daha azdı.The number of the living was smaller than that of the dead.
Aomori ilinin ekonomisi büyük ölçüde elma yetiştiriciliğine bağlıdır.The economy of Aomori Prefecture depends heavily on apple growing.
Tek bir taşla iki kuş öldür.Kill two birds with one stone.
Geçen ay kasabada ölümlerden 20 fazla doğumlar vardı.There were 20 more births than deaths in the town last month.
Savaştan beri Japonya bilim ve teknolojide geniş ölçüde gelişti.Since the war, Japan has advanced greatly in science and technology.
Savaş alanı ölülerle ve ölenlerle doluydu.The battlefield was full of the dead and the dying.
Savaşlarda ölen tüm insanları düşündüğümde üzülüyorum.I feel sad when I think about all the people who die in wars.
Savaş kente ölüm ve yıkım getirdi.The war brought about death and destruction in the city.
Seçenekler özgürlük ve ölümdür.The alternatives are liberty and death.
Bütün millet kahramanın ölümüne yas tuttu.The whole nation mourned the hero's death.
Onun büyükbabasının ölümünü işitmesinin ilk şokundan sonra, kız ağlamaya başladı.After the initial shock of hearing of her grandfather's death, the girl started to cry.
Büyükbabam öleli on yıl oldu.It is ten years since my grandfather died.
Büyükbabam beş yıl önce öldü.My grandfather died five years ago.
Büyükbabam benim doğumumdan kısa bir süre sonra öldü.My grandfather died shortly after my birth.
Büyükannem gece huzur içinde öldü.My grandmother went peacefully in the night.
Büyükannem dün gece huzur içinde öldü.My grandmother passed away peacefully last night.
Genç ölmek onun kaderiydi.It was her fate to die young.
Don bütün çiçekleri öldürdü.The frost killed all the flowers.
Vergi artışları hayatlarımızı önemli ölçüde etkiledi.The tax increases affected our lives greatly.
Oğlunun ölüm haberini duyduğu an o, gözyaşlarına boğuldu.The moment she heard the news of her son's death, she burst into tears.
Hız ölçmenin birkaç yolu vardır.There are several ways to measure speed.
Akabindeki patlama birçok insanı öldürdü.The explosion that followed killed many people.
Köylüler ölümden sonraki bir hayata inanıyorlar.The villagers believed in a life after death.
Başkalarından çalmaktansa ölmeyi tercih ederim.I would rather die than steal from others.
Birçok ülke ölüm cezasını kaldırdı.Many countries have abolished capital punishment.
Patlamada birçok insan öldü.A lot of people were killed by the blast.
Birçok köylü askerler tarafından öldürüldü.A lot of villagers were killed by soldiers.
II. Dünya Savaşı'nda birçok asker öldürüldü.Many soldiers were killed in World War II.
Muhtemelen öldü.He is probably dead.
Osamu Dazai kendini öldürdü.Osamu Dazai killed himself.
Osamu Dazai otuz dokuz yaşındayken kendini öldürdü.Osamu Dazai killed himself at the age of thirty-nine.
Güneş olmasa hepimiz ölürüz.If it were not for the sun, we would all die.
Taro iki yıl önce öldü.Taro died two years ago.
Sadako zayıflarken, ölüm hakkında daha çok düşündü.As Sadako grew weaker, she thought more about death.
Ateşimi ölçtüm ama normaldi.I took my temperature, but it was normal.
Isını ölçeyim.Let me take your temperature.
Ateşini ölçeyim.Let me take your temperature.
Rafın ölçüleri nedir?What are the measurements of the shelf?
Birisi o politikacıyı öldürmekle tehdit etti.Someone made a threat to kill that politician.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod