Ana içeriğe geç
Sözlük

öl ile cümle

öl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O, ölene kadar en iyi arkadaşım olarak kaldı.She remained my best friend till her dying day.
O roman geniş ölçüde okundu.That novel was widely read.
Yazar bir kazada öldüğünden beri altı ay geçti.Six months have passed since the author was killed in an accident.
Tavuğu o tilki öldürmüş olmalı.That fox must have killed the hen.
Kalbim açlıktan ölen o çocuklar için sızlıyor.My heart aches for those starving children.
Ölümden sonra hayat olduğuna inanıyor musun?Do you believe that there is life after death?
Doktorların makineyi kullanmayıp kardeşinin ölmesine izin vermelerini mi istiyorsun?Do you want the doctors not to use the machine and let your brother die?
Onun ölü olduğunu mu düşünüyorsun?Do you think he is dead?
Lütfen ölçünüzü almak için bana izin verin.Please allow me to measure you.
Bay Fuji arkasında dört çocuk bırakarak öldü.Mr. Fuji died, leaving 4 children behind him.
O ölecek.He shall die.
O ölmek üzeredir.He's a goner.
Onu öldüreceğim.I'll kill him.
Yazık, o genç yaşta öldü.Alas, she died young.
Onun erkek kardeşi dokuz yıl önce neredeyse bir trafik kazasında ölüyordu.Her brother nearly died in a traffic accident nine years ago.
O, 54 yaşında öldü.He died aged 54 years.
50'den az yolcu öldü.No fewer than 50 passengers were killed.
Geçen yıl iki yüz kişi koleradan öldü.Two hundred people died of cholera last year.
1997 de, Rahibe Teresa öldüğünde dünya yine şaşırmıştı.In 1997, the world was surprised again when Mother Teresa died.
1955'te kanseri nüksetti ve 1956'da 42 yaşında öldü.In 1955, the cancer returned and she died in 1956 at the age of 42.
"Onun babası dün öldü." ""Ben daha önce hiç böyle bir adam görmedim.""His father died yesterday." "I have never seen such a man before."
Onur ve ölüm arasında bir seçim yapmalısın.You must choose between honor and death.
O seni öldürmek ya da yaşamana izin vermek bana kalmış!It's up to me whether I kill you or let you live!
Erkek kardeşim geçen yıl kanserden öldü.My brother died of cancer last year.
Polis bir politikacıyı odasında ölü buldu.The police found the politician dead in his room.
Polis, kızı öldüren adamı tutukladı.The police arrested the man who had murdered the girl.
Sağlığın bir basınç ölçeri olarak kan basıncı önemlidir.Blood pressure is important as a barometer of health.
Tansiyonunu ölçmeme izin ver.Let me take your blood pressure.
İyi sağlık düzgün beslenme ve ölçülü egzersizden ibarettir.Good health consists of proper eating and moderate exercise.
Birçok eski filmlerde kahraman her zaman ölen biridir.In many old movies the heroine is always the one to die.
Eski dönemlerde veba birçok insanı öldürmüştür.In ancient times, plagues killed many people.
Ölen kişinin anısına bir anıt dikildi.A monument has been erected to the memory of the deceased.
Ölü bir adamın anısına bir anıt kurmak için bir fon başlatıldı.A fund was launched to set up a monument in memory of the dead man.
Ölümünden sonra, doktor.After death, the doctor.
Lütfen babanızın ölümüyle ilgili başsağlığımızı kabul edin.Please accept our condolences on the death of your father.
Trafik kazalarında ölen insan sayısı şaşırtıcıdır.The number of people who die in traffic accidents is surprising.
Bir trafik kazasının sonucu olarak birçok kişi öldürüldü.As a result of a traffic accident, several persons were killed.
Bazı insanlar, park bankları üzerinde rahatlayarak zaman öldürüyorlar.Some people are killing time relaxing on park benches.
Çok şükür, işkolik ölmedi.Happily, the workaholic did not die.
Bereket versin ki, işkolik ölmedi.Happily, the workaholic did not die.
Ne mutlu ki ölmedi.Happily he did not die.
O, ölümden döndüğü için çok şanslı.He was so fortunate as to escape death.
Neyse ki kazada ölmedi.Fortunately he didn't die in the accident.
Mutluluğu parayla ölçemezsin.You can't judge happiness in terms of money.
Vazgeçmektense ölmeyi tercih ederim.I would sooner die than give up.
Teslim olmak için alternatif ölümdür.The alternative to surrender is death.
Teslim olmaktansa ölmeyi tercih ederdim.I would rather die than yield.
Teslim olmaktansa ölmeyi tercih ederim.I would rather die than surrender.
Bir milletin refahı büyük ölçüde genç erkeklere aittir.The prosperity of a nation largely rests to its young men.
Sırtım beni öldürüyor.My back is killing me.
Bir deri bir kemik açlıktan ölmüş bir kediydi.It was a cat starved to skin and bones.
O, bir ölüm kalım meselesidir.It's a do-or-die situation.
Sadako Sasaki 25 Ekim 1955 tarihinde öldü.Sadako Sasaki died on October 25, 1955.
En kötü dost ve düşman, ölümden başkası değildir.The worst friend and enemy is but Death.
Yakın zamanda öldü.He died lately.
Son yara ölümcüldü.The last wound proved fatal.
Eşi ölmüş bir adama dul denir.A man whose wife is dead is called a widower.
Karım kanserden öldü.My wife died of cancer.
Yargıç onu ölüme mahkûm etti.The judge condemned him to death.
Günahın bedeli ölümdür.The wages of sin is death.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
öl ile cümle - Sayfa 6 - öl kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App