Ne ölü ne de canlıdır.Elus või surnud.
Seni çabuk öldüreceğim."Me laseme teid õige pea lahti".
Bu ölçekte sahte rastgele fraktallik görülmez.Aga ranget falsifitseeritavust me siin ei näe.
Gerçek bir öyküden uyarlanan 15 dakikalık film, bir Fransız kadının 10 çocuğunun ölümüyle ilgilidir.Film põhines tõestisündinud lool, kus üks prantsuse naine mõrvas oma 10 last.
Ancak, kimsenin Andreas'ın ölümünden sonra bu unvanla ilgili bir teşebbüsü olmadı.Siiski ei kasutanud mitte keegi seda tiitlit pärast Andrease surma.
Ne var ki bu yolculukta öldürülecekti.Sel teekonnal ta suri.
Evlilikleri ölümüne kadar sürdü.Abielu kestis kuni Võssotski surmani.
17 Aralık 1981 günü Tiran'da kafasından kurşunla vurulmuş şekilde yatak odasında ölü bulundu.Ta leiti 17. detsembril 1981 oma magamistoast kuulihaavaga peas.
Julio Cortázar 1984 yılında Paris'te öldü.Julio Cortázar suri leukeemiasse 1984. aastal Pariisis .
Bu reformlar Champlain'ın ölümünün ardından gücü elinde tutan Quebec Piskoposu'nun zayıflamasına yol açtı.Need reformid piirasid Québeci piiskopi võimu, kelle käes oli olnud suurim võim pärast Champlaini surma.
Yaklaşık 1000 kişi öldü.Hukkus umbes 1000 inimest.
Ölüm yılı bilinmemektedir.Tema surma-aasta pole teada.
İki albüm de Heparı'nın ölümünden sonra yayınlandı.Kaks tsüklit avaldati pärast helilooja surma.
Maude, on birinci sezonun "Alone Again, Natura-Diddily" bölümünde öldü.Ta hukkus 11. hooaja episoodis "Alone Again, Natura-Diddily".
Ertesi gün öldü.Ta suri järgmisel päeval.
Kaza sonucu 101 kişi öldü ve 88 kişi yaralandı.Õnnetuses sai surma 101 inimest ja 88 said vigastada.
Daha 4 yaşındayken ailesi bir araba kazasında öldü.Ta oli 4-aastane, kui ta isa tööõnnetuses hukkus.
Gorgonlar'ın tüm özelliklerinin aynı olmasına karşın içlerinde sadece Medusa ölümlüydü.Kaks gorgot olid surematud, ainult Medusa oli surelik.
Fakat bu en sonunda onun ölümüne neden olacaktır.Kahjuks põhjustas see seisukoht lõpuks ka tema surma.
Anguilla'da ulaşım büyük ölçüde Clayton J. Lloyd Uluslararası Havalimanı ile sağlanmaktadır.Asula juures asub Clayton J. Lloydi rahvusvaheline lennujaam.
1973 - İspanya Başbakanı Amiral Luis Carrero Blanco otomobilinde öldürüldü.1973 toimus atentaat Hispaania peaministrile Luís Carrero Blancole.
Niépce 1833 yılında öldü.1833. aastal Niépce suri.
Bruce'nin nasıl öldüğü tartışma konusu oldu.Palju on arutletud, kuidas Wittmann suri.
Cho Oyu'da ilk ölüm.Sellel ekspeditsioonil toimus ka Cho Oyu esimene surmaga lõppenud õnnetus.
18 kişi öldü.Hukkus 18 inimest.
Bu ölümlerin %90'ı gelişmekte olan ülkelerde gerçekleşti.Üle 90% neist surmajuhtumitest esineb arengumaades.
Ölmeden önce Moody nin burnunun büyük bir kısmını parçalamıştır.)Rosier lömastas enne seda Moody nina ära.
Saldırıda ölen 18 sivilin arasında ez-Zevahiri'nin bulunmadığı tespit edildi.Rünnakus hukkus 18 külaelanikku, az-Zawahirit nende seas ei olnud.
Agrippa MÖ 12 Mart'ında ölmüştür.Benedikt umrl na dan 21. marca.
Owen'ın annesi ölmüştür, ama bu doğal nedenler sonucunda olmuştur.V tem času ga obišče prav Owen, ki mu je mama ravno umrla - naravne smrti.
Ölesiye Yaşamak, Alman yazar Erich Maria Remarque'nin 1956 tarihli romanı.Znamenit Erik je bil nemški protivojni pisatelj Erich Maria Remarque.
Ölü şeyhlere de râbıta yapılabilir.Eblaiti so častili svoje umrle kralje.
Ölüm ve ağır cezalara çarptırılıyordu.Bal se je razkrinkanja in zaporne kazni.
Kazayla ölüm sonucunda, cinayetten şüphe edilebilir.V hudih primerih zaužitja lahko pride do smrti.
Bu organizasyonların katkısı göz ardı edilemeyecek ölçüde büyüktür.Ni zlahka oceniti njihov prispevek. ...
Annesi parasızlıktan ölmüştür.Umrl je kot brezdomni revež.
Kızın öldüğünden emin olup onu orada bıraktı.Misleč, da je mrtev, so ga pustili ležati.
Daha sonra ölüleri anmak için mezarlığa gidilir.Kasneje so jih preselili na pokopališča .
Ağır yaralandı ve öldü.Jis buvo mirtinai sužeistas.
Bunların 1.200'ü öldürüldü.Tuomet žuvo 1200 žmonių.
İran şahı Nadir Şah'ın ölümünden sonra oluşmuştur.Ji buvo sukurta netrukus po Čingischano mirties.
Ağustos 1921’de yazar kalp hastalığından dolayı öldü.1961 m. balandį rašytoją ištiko širdies smūgis.
Kıtlıktan milyonlarca insan etkilenmiştir ve 6 milyonu ölmüştür.Mažiausiai 2 milijonai mirė nuo ligų, 6 milijonai dingo, buvo priimta juos laikyti mirusiais.
Askerler ölür.Ligonis miršta.
Ölen kişinin ruhunun hayalet olarak yaşadığına inanılır.Taip pat buvo manoma, kad į medžius gali įsikūnyti mirusio žmogaus siela.
Bazı durumlarda yaşayan insanların öldüğüne dair düzenlemeler yapılmaktadır.Yra žinoma, kad kai kuriais atvejais auka nužudyta būtent taip.
Böylece son günlerini İstanbul'da geçirmiştir ve burada ölmüştür.Paskutiniais gyvenimo metais jis vėl grįžo į Bazelį ir čia mirė.
Şiddet kırsala yayıldı ve birçok Azeri Ermeni güçler tarafından öldürüldü.Sudaryta taika, ir dalis afarų paskirta į valdžios postus.
Yolcularını öldürmek içın tasarlanmıştır.Avarijos metu jais numatyta evakuoti keleivius.
Müslim ve çocukları öldürülmüştür.Žuvo jis ir jo sūnūs.
Deniz kenarında Diana için bir kutsal koruluk: Pheadra kendini öldürmüştür.Mirdamas jis bažnyčiai paliko 50 valakų žemės; parapijai priklausė Polekėlės (Daujotavo) filija.
Fincan ölür.Keruakas mirė.
Sebastian, Hodge'ı öldürür ve diğerlerine herkesi güvende tutmak için yaptığını söyler.Nužudžiusi Gudviną, Liusija kitiems pasakė, jog dabar jie visi bus saugūs.
Ekim 1992'de, bu dili konuşan son kişi Tevfik Esenç'in ölmesiyle ölü dillerden biri haline gelmiştir.Ji išnyko 1992 m., kuomet Turkijoje mirė paskutinis ja šnekėjęs žmogus Tevfikas Esenčas (Tevfik Esenç).
Babası kısa bir süre sonra öldü.Tėvas mirė maždaug po 1 metų.
Adanın ölçüsü 1¾ km²'den daha küçüktü.Salos plotas yra mažesnis nei 100 ha.
Ölüm tarihi tartışmalıdır.Requiem teisės istorijai.
Ölürken yatağının başında Siyah Kare asılıydı.Priešingame, tamsiajame kampe stovėdavo lova.
Bu bir milyondan fazla insanın ölümüne yol açtı.Tokį likimą patyrė virš 1 mln. žmonių.
II. Leopold 1792 yılı Mart ayında beklenmedik bir şekilde 44 yaşında öldü.Marius Rancovas netikėtai mirė 2014-ųjų metų rugsėjo 27 d., eidamas 44-uosius metus.