Ölmekten korkuyor musun?Are you afraid to die?
Babam on yıl önce öldü.My father died ten years ago.
O, hapishanede öldü.He died in prison.
Mississippi deltası tarihin akışı boyunca büyük ölçüde şekiş değiştirdi.The Mississippi delta has changed shape drastically over the course of its history.
Ölüm cezası aldım.I've been given a death sentence.
Seni öldürmem emredildi.I've been ordered to kill you.
Ölüm cezasına çarptırıldım.I've been sentenced to death.
Karım öldüğünden beri evde pişmiş yemek yemedim.I haven't had a home-cooked meal since my wife died.
Mary'yi öldüren kişinin Tom olduğuna dair bir kanıtım var.I have proof that Tom is the one who killed Mary.
Tom'u neyin öldürdüğünü bulmalıyım.I have to find out what killed Tom.
Tom'u kimin öldürdüğünü bulmalıyım.I have to find out who killed Tom.
Tom'un niçin öldüğünü ortaya çıkarmalıyım.I have to find out why Tom died.
Tom'un öldürüldüğünü duydum.I heard Tom was killed.
Üç kişi öldü.Three people are dead.
Tom'un ateşini ölçtün mü?Did you take Tom's temperature?
Onu neyin ya da kimin öldürdüğü bilinmiyor.It's not known what or who killed him.
Her yıl, milyonlarca insan Afrika'da açlıktan ölmektedir.Every year, millions of people die of hunger in Africa.
Banka ücretleri beni öldürüyor.The bank fees are killing me.
Burada bir sürü asker öldü.A lot of soldiers died here.
Bir sürü asker burada öldü.A lot of soldiers died here.
Her geçen gün dünyanın her yerinde milyonlarca insan sokaklarda açlıktan ölüyor.Day after day, all over the world, millions of people die of hunger in the streets.
Onlar ölecek mi?Are they going to die?
Hepimiz ölecek miyiz?Are we all going to die?
Hiç kimse öldürülmedi.No one has been murdered.
Hiç kimse ölmeyecek.No one is going to die.
Kimse ölmeyecek.Nobody's going to die.
İnsanlar öldürülüyor.People are getting killed.
İnsanlar ölecek.People are going to die.
Tom yeni perdeler için pencereleri ölçtü.Tom measured the windows for new drapes.
Kör itin öldüğü yerdeyiz.We're in the middle of nowhere.
Öleceğimizi kim söyledi?Who said we were going to die?
Seni öldürmek istemem.I don't want to kill you.
Sizi öldürmek istemem.I don't want to kill you.
Ölmeni istemiyoruz.We don't want you to die.
Neden beni öldürmek istiyorsun?Why do you want to kill me?
Neden beni öldürmek istiyorsunuz?Why do you want to kill me?
Tom neden Mary'nin öldürülmesini istedi?Why did Tom want Mary killed?
Tom'u öldüreni bilmek istiyorum.I want to know who killed Tom.
Tom'u öldürenin kim olduğunu bilmek istiyorum.I want to know who killed Tom.
Neden Tom seni öldürmek istiyor?Why does Tom want to kill you?
Her zaman aç ve yorgun olmanın sonucu olarak, o köpek sonunda öldü.As a result of always being hungry and fatigued, that dog finally died.
Tom öldüğünü düşünmeni istedi.Tom wanted you to think he'd died.
Tom neden birini öldürmek ister?Why would Tom want to kill anyone?
Tom, Mary'nin neden öldüğünü bilmek istiyor.Tom wants to know why Mary is dead.
Sanırım Tom gerçekten birinin onu öldürmesini isteyebilir.I think Tom might actually want someone to kill him.
Ölüm hücresindeki birçok mahkum ölmek istemediğini söylüyor.Many inmates on death row say they don't want to die.
Tom Mary'yi ölü istedi çünkü o onun çocuklarını öldürdü.Tom wanted Mary dead because she had murdered his kids.
Neden birinin Tom'u öldürmek istediği konusunda herhangi bir fikrin var mı?Do you have any idea why someone would want to kill Tom?
O kazada kaç kişinin öldüğünü bulmak istiyorum.I want to find out how many people died in that accident.
O kazada kaç kişinin öldüğünü öğrenmek istiyorum.I want to find out how many people died in that accident.
Onun babasını öldüren biri olduğunu Tom'a gerçekten söylememi istiyor musun?Do you really want me to tell Tom that you were the one who killed his father?
Mary'nin bir otomobil kazasında öldüğünü Tom'a söyleyecek kişi ben olmak istemiyorum.I don't want to be the one who tells Tom that Mary died in an automobile accident.
Tom mutlu öldü.Tom died happy.
Artık mutlu ölebilirim.I can die happy now.
Tom şimdi mutluluktan ölebilir.Tom can die happy now.
En azından mutlu öleceğim.At least I'll die happy.
Hepimiz ölünceye kadar onlar mutlu olmayacak.They won't be happy until we're all dead.
O bir tam ölçüm.That's an exact measurement.
Rachel Corrie, Gazze'de öldürülen Amerikalıydı.Rachel Corrie was an American who was killed in Gaza.
Hemşire Tom'un sıcaklığını ölçtü.The nurse took Tom's temperature.