Dün gece hastalığından dolayı babası öldü.Last night his father passed away because of his illness.
İki koyun bir kurt tarafından öldürüldü.Two sheep were killed by a wolf.
Lütfen ölü yapraklardan kurtulun.Please get rid of the dead leaves.
Modalar yaşlanır ve ölür.Fashions grow old and die.
Ebeveynleri öldükten sonra, onları büyük ebeveynleri büyüttü.After their parents died, their grandparents brought them up.
Ebeveynleri ölü olan bir çocuğa bir yetim denilir.A child whose parents are dead is called an orphan.
Her iki anne-babanın da öldüğünde çocuklar ne olacak?What will become of the children now that both parents are dead?
Ebeveynleri uçak kazasında öldü.He had his parents die in the plane accident.
Soğuk bir içecek için ölüyorum.I am dying for a cold drink.
Tren raydan çıktı ve yaklaşık otuz yolcu ya öldü ya da yaralandı.The train was derailed and about thirty passengers were either killed or injured.
İşçilerin çoğu açlıktan öldüler.Many of the workers died of hunger.
Yaşlı bir adam yolda ölü yatıyordu.An old man lay dead on the road.
Yaşlı bir adam yanarak ölmüştü.An old woman was burnt to death.
Her altı saatte ateşimi ölçtüm.I took my temperature every six hours.
İçmende sakınca yok, ama ölçülü iç.It's all right to drink, but drink in moderation.
Gazeteyi açtı ve ölü çocuğu örttü.He opened a newspaper and covered the dead child.
Babaannenin ani ölümünden sonra, büyükbaba hızla yaşlanmaya başladı.After Grandma's sudden death, Grandpa began to age rapidly.
Kedisi öldüğünde, Diana sinir krizine girdi.When her cat died, Diana went to pieces.
Onun öldüğünü duydum.I heard that he'd died.
O hangisini seçecek merak ediyorum, Dövüş sanatları ya da ölüm?Which will he choose, I wonder, martial arts or death?
Tansiyon ölçme aleti önemli bir tanı aracıdır.The sphygmomanometer is an important diagnostic instrument.
Seyircileri öldürme!Don't kill off bystanders!
Tanrı öldü ve onu biz öldürdük.God is dead, and we have killed him.
Nefesinizi tutarak kendinizi öldüremezsiniz.You cannot kill yourself by holding your breath.
Er ya da geç hepimiz öleceğiz.Sooner or later, we all are going to die.
Lütfen ölçülü bir biçimde davran.Please behave prudently.
Babam gerçekten de öldü mü?Did my father really die?
Bir damla zehir 160 insanı öldürmeye yeter.One drop of the poison is enough to kill 160 people.
Tepede öldürülen adam kimdi?Who was the man killed on the hill?
Latince ölü bir dildir.Latin is a dead language.
Aniden ölen annemi hatırladım.I remembered my mother, who died suddenly.
Bu bomba bir sürü kişiyi öldürebilir.This bomb can kill a lot of people.
O, yüzüncü doğum gününden birkaç gün önce öldü.He died a few days before his hundredth birthday.
Onun öldüğü gerçektir.It's true that she's dead.
Ölü yaprakların düşüşünü izliyordu.She was watching the dead leaves fall.
Olabildiğince tuhaf, o ölü olduğu söylenilen biriyle karşılaştı.As strange as it may be, he met with somebody who is said to be dead.
Tanrım, bana iffet ve ölçülülük ver, ancak henüz değil.God, please give me chastity and continence, but not yet.
O ölürse ben kesinlikle üzüleceğim.I'll certainly be sad if he dies.
Eğer benim oğlum trafik kazasında ölmüş olmasaydı, şu an üniversite öğrencisi olacaktı.If my boy had not been killed in the traffic accident, he would be a college student now.
Onun ölüm haberi yayıldı.The news of his death spread.
Ölüm bile seni benden kurtaramaz.Not even death can save you from me.
Ne kadar kötü olursa olsun, o, o tür hastalıktan ölmeyecek.No matter how bad it gets, she won't die of that kind of sickness.
Ne kadar kötü olursa olsun, o bu hastalıktan ölmeyecek.No matter how bad it gets, she won't die from that disease.
Karl'ın ölümünün öcünü kim alacak?Who will avenge the death of Karl?
Yaşayan bir köpek, ölü bir aslandan daha iyidir.A living dog is better than a dead lion.
Büyük bir savaşçı güç yayar. O ölümüne savaşmak zorunda değildir.A great warrior radiates strength. He doesn't have to fight to the death.
"Tanrıların sevdikleri genç ölür", denirmiş eskiden."Whom the gods love die young", was said of yore.
"Tanrıların sevdiği insan genç ölür", demiş eskiler."Whom the gods love die young", was said of yore.
Bu dünyada ölüm ve vergiler hariç hiçbir şeyin kesin olduğu söylenemez.In this world nothing can be said to be certain, except death and taxes.
Savaşın sonunu yalnızca ölüler görür.Only the dead have seen the end of war.
Trang'in partisi ölüyü beklerken verilen bir ziyafet gibiydi.Trang's party was like a wake.
Öl artık!Die already!
Bugün tıka basa ye ve yarın acından öl.Stuff today and starve tomorrow.
Aaron, Elizabeth'i öldürdü.Aaron killed Elizabeth.
Abbott Mary'yi öldürdü.Abbott killed Mary.
Alister Barbara'yı öldürdü.Alister killed Barbara.
Barbara'y öldüren Alister'di.It was Alister who killed Barbara.
Elister'ın öldürdüğü Barbara'ydı.It was Barbara who Elister killed.
Barbara, Alister tarafından öldürüldü.Barbara was killed by Alister.
Elizabeth Alister'i soğukkanlılıkla öldürdü.Elizabeth killed Alister in cold blood.