O, trafik kazasında öldü.He died in the traffic accident.
O öldü ve şimdi gömüldü.He is dead and buried now.
Eşi öldüğünde büyük üzüntü hissetti.He felt great sorrow when his wife died.
Karısı öldüğünde o derin bir keder içindeydi.He was in deep grief at the death of his wife.
O, karısının ölümünü henüz unutmadı.He hasn't got over the death of his wife yet.
O, dün öldü.He died yesterday.
Öldürmenin dışında bir şey yapacaktır.He will do anything but murder.
Oksijen yetersizliğinden öldü.He died from lack of oxygen.
O, ölmek üzeredir.He is on the point of death.
Onun ölümü yakın.He has one foot in the grave.
O ölecek mi?Will he die?
O, öleceğinden korkuyor.He is afraid that he will die.
O ölümden korkuyor.He is afraid of death.
Öldüğü güne kadar espri anlayışını sürdürdü.He kept his sense of humor until the day he died.
Ölmeden önce büyük bir servet biriktirdi.He amassed a large fortune before he died.
Ölümün kapısındaydı.He was at the gate of death.
O, ölümden korkmadı.He didn't fear death.
Onun öldüğü söyleniyor.He is said to be dead.
O neredeyse ölüdür.He is as good as dead.
O, ölüme terk edildi.He was given up for dead.
O, ölü karısının anısını yaşattı.He cherished the memory of his dead wife.
O ölen babasının intikamını aldı.He avenged his dead father.
Onun ölmüş olabileceğinden korkuyorlar.They fear that he may be dead.
Onun ölü olabileceğinden korkuyorlar.They fear that he may be dead.
O yaklaşık benim beden ölçümde.He is about my size.
O sadece zaman öldürüyor.He is just killing time.
Kendini öldürmeye çalıştı.He tried to kill himself.
O, kendini öldürmeye çalıştı fakat o başarısızlıkla sonuçlandı.He tried to kill himself but it ended in failure.
Kendini öldüreceğini sandı.He thought he would kill himself.
Onun tek oğlu otomobil kazasında öldü.He had his only son killed in an automobile accident.
O, bir araba kazasında öldü.He was killed in a car accident.
O bana babasının öldüğünü söyledi.He told me that his father was dead.
O, çiğnendi ve öldürüldü.He was run over and killed.
O, on yıldır ölüdür.He has been dead for ten years.
O, patronunu öldürmeyi planladı ama yerine getiremedi.He planned to murder his boss, but did not carry it out.
O, çok fazla yemekten öldü.He died from eating too much.
O bir kalp krizinden öldü.He died of a heart attack.
O fakir doğdu ama bir milyoner olarak öldü.He was born poor, but died a millionaire.
Yaşam ve ölüm arasında kaldı.He hovered between life and death.
O, ölümünden sonrasına kadar büyük bir yazar olarak tanınmadı.He wasn't recognized as a great writer until after his death.
O Seiko'yu görmek için ölüyor.He's dying to see Seiko.
O, savaşta öldürüldü.He was killed in the war.
Onun oğlu geçen yıl öldü.He had his son die last year.
O, oğlunun geldiği gün öldü.He died on the day his son arrived.
O öldükten sonra oğullarının birbirlerine yardım etmelerini söyledi.He told his sons to help each other after his death.
O büyük ölçekte bir parti verdi.He gave a party on a large scale.
O, kısa bir hastalıktan sonra öldü.He died after a brief illness.
Bir demiryolu kazasında öldü.He was killed in a railroad accident.
Zehir alarak kendini öldürdü.He killed himself by taking poison.
Kalp yetmezliğinden aniden öldü.He died quite suddenly of heart failure.
O akciğer kanserinden öldü.He died of lung cancer.
O, hüzünlü bir ölümle öldü.He died a sad death.
Sadece çölde ölmek için kazadan sağ kurtuldu.He survived the crash, only to die in the desert.
O doğal olmayan bir ölümle öldü.He died an unnatural death.
Babasının ölümü ile ilgili şoku atlattı.He got over the shock of his father's death.
Babasının ani ölümü nedeniyle, eğitim için yurtdışına gitmekten vazgeçti.He gave up going abroad to study because of his father's sudden death.
Babasının ölümünün intikamını aldı.He avenged his father's death.
Babası öldükten sonra annesine baktı.He cared for his mother after his father died.
Babasının ölümünden sonra aile şirketinin sorumluğunu üstüne aldı.He took charge of the family business after his father died.
Annesinin ölümünü duyduğunda ağlamaktan başka bir şey yapmadı.He did nothing but weep when he heard of his mother's death.