ölüme ile cümle

ölüme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Julianus, halefi Septimius Severus tarafından görevinden alınarak ölüme mahkûm edildi.Nach dessen Ermordung erhielt sie von Septimius Severus den Leichnam zur Bestattung.
Bu adam ölüme mahkûm edilmelidir.Cet homme devrait être condamné à mort.
Bunu normal bir ölüme kesinlikle tercih ederdim.On songe plutôt maintenant à une mort naturelle.
Burada "Yedi Kâfir’in ölüme terkedildiklerini" bildiren bir levha bırakarak giderler.L'Enfer, appelé Jahannam, a sept portes et est destiné principalement aux mécréants comme châtiment suprême.
Yaşamdan Ölüme 05.Wake Up Dead 05.
Hatta ölüme bile neden olabilir.À terme, il peut même causer la mort.
16 Aralık 1997'deki mahkeme kararı bu altı kişinin, ölüme sebebiyet suçlamasından, beraatine hükmetti.Le verdict est rendu le 16 décembre 1997, innocentant les six accusés des charges d'homicide.
Elektroşok, elektrik şoku ile ölüme verilen isimdir.La mort semble avoir été due à un électrochoc.
Bu ölüme yol açan yaşlanma prosesi senesens olarak adlandırır.Ce processus est appelé vieillissement.
Isırık pek ender olarak ölüme neden olur.Il est extrêmement rare qu'elle se défende en mordant.
Bunlar sonsuz ölüme, fakat doğru kişiler sonsuz yaşama gidecekler.Les justes recevront la vie éternelle et les méchants, la condamnation éternelle.
Bu hayat kitabına yazılmamış olanlar bir daha dirilmeyecekleri için ikinci ölüme gitmiş olacaklardır.Ils ne seront jamais dénoncés et ce jusqu'à la mort du dernier d'entre eux.
1974 yılında, 75 El-Dava üyesi tutuklandı ve Baasçı devrimci mahkeme tarafından ölüme mahkum edildi.En 1995, une quarantaine d'officiers sont arrêtés, accusés de préparer une révolution islamique.
Ancak sessizliğin, ölüme sebebiyet verdiğine kesinlikle eminiz."C'est l'engourdissement qui précède la paix de la mort ».
Heterozigot halde ise ileri yaşlarda ölüme neden olur.L'égalité entre héritiers se rétablit alors au décès.
Hatta ölüme giderken "Rabbim şu kuyu mezarım olsun," diye dua etmiştir.Él fue con Varuna, el rey (diciendo): «Que yo pueda tener un hijo, con él yo te haré sacrificio».
Durumunu kavradığında kendini ölüme bıraktı.En realidad fingió su muerte al hallarse en peligro.
Ayrıca ölüme mahkûm edilenlerin mallarına da el konmuş ve bunlar açık arttırma ile satışa çıkarılmıştır.Éstos, en venganza por la muerte del guardián, le impusieron como castigo la muerte en la hoguera.
Ama o, gördüğü bütün işkencelere karşın, görüşlerinden taviz vermedi ve ölüme mahkûm edildi.Pese a las torturas que sufrió, no se retractó de sus convicciones, siendo condenado a muerte.
Bu hastalığın ölüme yol açması çok nadirdir.Raramente esta enfermedad supone la muerte de la persona infectada.
Bir kapı kaleye, diğeri kesinlikle ölüme açılır.Una puerta conduce al castillo y la otra conduce a "una muerte segura".
Ölüme gidiyorum.Voy a morir.
Yaşamdan Ölüme 05.Cincuentenario de la muerte.
Bunu normal bir ölüme kesinlikle tercih ederdim.Fue una muerte normal.
Hatta ölüme bile neden olabilir.Pudiendo llegar a causar la muerte.
Bu ölüme yol açan yaşlanma prosesi senesens olarak adlandırır.Este retardo de tiempo se denomina envejecimiento.
Anafilaksi aniden başlayan ve ölüme neden olabilen ciddi bir alerjik reaksiyondur.Una reacción alérgica grave puede provocar un shock anafiláctico y causar la muerte.
L.J. tarafından bir kuyuya itilir, Paul Kellerman ve Daniel Hale onu kuyuda ölüme terkeder.Más tarde fue empujado a un pozo por L. J. Burrows y abandonado en él por Paul Kellerman y Daniel Hale.
Duruşmalara bakan iki mahkeme, 29 kişiyi suçlu bulmuş ve cadılıktan ölüme mahkûm etmiştir.Los dos tribunales condenaron a veintinueve personas por brujería.
Ölüme hazırız ve onu nasıl karşılayacağımızı biliriz.Le cuenta acerca de su muerte y cómo ahora puede hablar.
Ölüme kadar.Hasta que morimos.
Fenena ve Yahudilerin zincirler altına ölüme götürüldüklerini görür.Ve que llevan a Fenena, encadenada, a la muerte.
"Ölüme giden sürgün".«Cuando la muerte manda».
Köpek ölüme yakındır.Il cane è prossimo a morire.
Bir kapı kaleye, diğeri kesinlikle ölüme açılır.Una delle porte conduce alla salvezza, l'altra a morte certa.
Bunlar sonsuz ölüme, fakat doğru kişiler sonsuz yaşama gidecekler.E questi andranno alle pene eterne e i giusti nella vita eterna.
Ölüme kadar.In fino a morte.
Toplumsal edimini layığıyla yerine getiremediğini görmek onu deliliğe ve ölüme götürür.In caso contrario, continuerà a invedere i suoi sogni fino a portarla alla pazzia o alla morte.
Yanık, toplamda, çocuklarda ölüme yol açan ilk on beş sebepten birisidir.In generale, nei bambini è una delle prime quindici cause di morte.
Doğumdan ölüme kadar kim olduğumuzu sormaya gerek duymadık."Non è detto che siamo tutta la vita il nome della nostra nascita».
Esir alınanlar toplama kamplarında çalışarak ölüme terk edildi.I prigionieri, in tutti i campi di concentramento, lavoravano fino alla morte.
Zehirli hayvanlar, 1990 yılından beri 76 bin ölüme; 2013 yılında 57 bin insan ölümüne neden olmuştur.L'acqua risulta essere inquinata e per questo motivo, in Nigeria, muoiono ogni anno 97mila bambini.
"Ölüme giden sürgün".Per scappare della morte."
Tanrı, ölümün yeni tanrı olduğunu söyler; artık insanlar sadece ölüme inanmaktadır.Alla richiesta di spiegazioni l'uomo afferma che Dio è morto, ovvero che nessuno crede più veramente.
Tedavi edilmediğinde genellikle ölüme sebebiyet verir.Senza trattamento, generalmente si va incontro al decesso.
Binlerce Kıbrıs Rumlarını kamplara göndermiş ve binlerce ölüme sebep olmuştur." ifadesi yer almaktadır.Hanno fatto milioni di sterline di danni e la gente se ne sta accorgendo."
Kardeşi ölüme giderken Michael göz yaşlarını tutamaz.Michael non rivede il figlio finché Susan non muore.
Askeri bir mahkemede yargılanarak ölüme mahkûm edildi.Fu condannato a morte da un tribunale militare.
Ölüme hazırız ve onu nasıl karşılayacağımızı biliriz.Diamo la morte e sappiamo subirla.
Isırıkları ölüme sebep olan örümcekler bilimsel literatürde detaylı olarak belgelenmiştir.I ragni di seguito elencati sono noti per aver causato decessi ben documentati nella letteratura medica.
Anakin'in seçimi Padme'yi yaşama isteğinden koparmış ve doğum sırasında bilinçli ölüme itmiştir.Anakin è tormentato da incubi in cui vede Padmé morire a causa del parto.
Ölüme mahkûm edildi.Condannato a morte.
Bir kapı kaleye, diğeri kesinlikle ölüme açılır.Одна дверь ведёт к замку, вторая — к гибели.
Michonne, Vali'yi orada ölüme terk eder.Мишонн, прежде чем уйти, пытает губернатора.
Hatta ölüme giderken "Rabbim şu kuyu mezarım olsun," diye dua etmiştir.Али сказал: «Душу за душу, если умру, то убейте, а если останусь, то сам разберусь с ним».
Obadiah evinde Tony'yi felç eder ve ark reaktörünü söküp onu ölüme terk eder.Явившись к дому Тони, Обадайя парализует его всё тем же устройством и крадёт реактор, оставляя Тони умирать.
Her nedense, Fausta üç yıl sonra Konstantin tarafından ölüme mahkûm edildi.Но в 326 году Фауста была убита Константином.
Bu form ölüme yol açmaz.Мы не можем попрать смерть.
Bunlar sonsuz ölüme, fakat doğru kişiler sonsuz yaşama gidecekler.Прекрасно то, что вечно, но для своей вечности должно стать конечным.
Ölüme kadar.Кроме смерти.

İlgili Sayfalar