ölüme ile cümle

ölüme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
‹‹Kardeş kardeşi, baba çocuğunu ölüme teslim edecek. Çocuklar anne babaya başkaldırıp onları öldürtecek.Предаст же брат брата на смерть, и отец - сына; и восстанут дети на родителей, и умертвят их;
‹‹Kardeş kardeşi, baba çocuğunu ölüme teslim edecek. Çocuklar anne babaya başkaldırıp onları öldürtecek.והיה אח ימסר את אחיו למות ואב ימסר את בנו וקמו בנים באבותם וימיתו אותם׃
‹‹Kardeş kardeşi, baba çocuğunu ölüme teslim edecek. Çocuklar anne babaya başkaldırıp onları öldürtecek.وسيسلم الاخ اخاه الى الموت والاب ولده. ويقوم الاولاد على والديهم ويقتلونهم.
‹‹Kardeş kardeşi, baba çocuğunu ölüme teslim edecek. Çocuklar anne babaya başkaldırıp onları öldürtecek.弟 兄 要 把 弟 兄 、 父 親 要 把 兒 子 、 送 到 死 地 . 兒 女 要 與 父 母 為 敵 、 害 死 他 們
‹‹Kardeş kardeşi, baba çocuğunu ölüme teslim edecek. Çocuklar anne babaya başkaldırıp onları öldürtecek.弟兄 要 把 弟兄 、 父親 要 把 兒子 、 送到 死地 . 兒女 要 與 父母 為敵 、 害死 他 們
"Kemiklerim sızlıyor. Doğumdan ölüme gidiyorum. Asla tatmin olmadım.Człowiek rodzi się i umiera nie będąc nigdy zadowolonym.
"Kemiklerim sızlıyor. Doğumdan ölüme gidiyorum. Asla tatmin olmadım.삭신은 쑤시고. 영원히 살 것도 아닌 데 죽기 전에 원 없이 가져야지.
"Kemiklerim sızlıyor. Doğumdan ölüme gidiyorum. Asla tatmin olmadım.Tulang-tulang saya sakit. saya beranjak dari lahir hingga mati. saya tidak pernah puas.
"Kemiklerim sızlıyor. Doğumdan ölüme gidiyorum. Asla tatmin olmadım.עצמותיי כואבות, אני נע מלידה למוות. אני אף פעם לא מרוצה.
"Kemiklerim sızlıyor. Doğumdan ölüme gidiyorum. Asla tatmin olmadım.عظامي تؤلمني . واعيش من مولدي حتى مماتي . لا اشعر أبدا بالرضا
"Kemiklerim sızlıyor. Doğumdan ölüme gidiyorum. Asla tatmin olmadım.まだ足りない、私は億万長者だけれどまだ足りない。
Kendisinden bile." dedim. “Ölüme aç, deđil mi?” dedi.또 우리가 이 지구상에 단지 존재하기 위해서
Kendisinden bile." dedim. “Ölüme aç, deđil mi?” dedi.Takže, prečo nevidíme veľa násilia je, pretože
Kimi insanlar ölüme çok yaklaşıp son anda hayata dönüyorlar.Някои хора са били толкова близо до смъртта, за да възкръснат в решителния момент и да ни разкажат.
Kimi insanlar ölüme çok yaklaşıp son anda hayata dönüyorlar.そこから戻り、死の瞬間を語る人達がいる 臨死体験は、死に瀕した脳に対して
Modern insan senin hayal gücünün ürünü. İnsan ölüme korkuyla bakar.Människan ser på sin död med skräck och står inte ut med meningslösheten.
Nadiren ölüme şahit oluruz. Ölüm, daha çok filmlerde ve televizyonda gördüğümüz bir şeydir.Rara vez atestiguamos la muerte, a menudo la única experiencia es de películas y televisión
Nadiren ölüme şahit oluruz.Рядко сме свидетели на смъртта.
Neden aşırı çekim gücünden ve ölüme yaklaşmaktan kaynaklanan deneyimler hep ışık tüneli etkisi yaratıyor?Acesta este modul în care a aratat înainte.
Neden aşırı çekim gücünden ve ölüme yaklaşmaktan kaynaklanan deneyimler hep ışık tüneli etkisi yaratıyor?Allora perché le forze G estreme e esperienze di premorte producono l'effetto di vedere tunnel di luce?
Neden aşırı çekim gücünden ve ölüme yaklaşmaktan kaynaklanan deneyimler hep ışık tüneli etkisi yaratıyor?¿Por qué las fuerzas extremas G y experiencias cercanas a la muerte producen el efecto de ver túneles de luz?
Neden aşırı çekim gücünden ve ölüme yaklaşmaktan kaynaklanan deneyimler hep ışık tüneli etkisi yaratıyor?トンネル体験を作り出す理由は? 低酸素脳状態においては
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.A hlupák nevie, že sú tam mŕtvi a v hlbinách pekla tí, ktorých pozvala.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Ale neví hlupec, že mrtví jsou tam, a v hlubokém hrobě ti, kterýchž pozvala.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Ale prostak nie wie, że tam są umarli, a ci, których wezwała, są w głębokościach grobu.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Ali on ne ve, da so mrtvi tam, v globočinah smrtnega kraja povabljenci njeni.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Egli non si accorge che là ci sono le ombre e che i suoi invitati se ne vanno nel profondo degli inferi
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Eikä toinen tiedä, että haamuja on siellä, että hänen kutsuvieraansa ovat tuonelan laaksoissa.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.El nu ştie că acolo sînt morţii, şi că oaspeţii ei sînt în văile locuinţei morţilor.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Er weiß aber nicht, daß daselbst Tote sind und ihre Gäste in der tiefen Grube.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.És az nem tudja, hogy ott élet nélkül valók vannak; és a pokol mélyébe esnek az õ hivatalosai!
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Et il ne sait pas que là sont les morts, Et que ses invités sont dans les vallées du séjour des morts.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Han ved ej, at Skyggerne dvæler der, hendes Gæster er i Dødsrigets Dyb.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.han vet icke att det bär till skuggornas boning, hennes gäster hamna i dödsrikets djup. ----
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.오직 그 어리석은 자는 죽은 자가 그의 곳에 있는 것과 그의 객들이 음부 깊은 곳에 있는 것을 알지 못하느니라
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Maar die voorbijganger weet niet dat haar huis het voorportaal van de hel is.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Mas ele não sabe que ali estão os mortos; que os seus convidados estão nas profundezas do Seol.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Men han vet ikke at der bor dødningene, at hennes gjester er i dødsrikets dyp.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Những người chẳng biết rằng kẻ chết ở đó , Và những người khách của nàng đều ở dưới chốn sâu của âm_phủ .
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Những người chẳng biết rằng kẻ chết ở đó, Và những người khách của nàng đều ở dưới chốn sâu của âm phủ.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.No saben ellos que allí están los muertos, que sus invitados están en lo profundo del Seol
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Αλλ' αυτος αγνοει οτι εκει ειναι οι νεκροι, και εις τα βαθη του αδου οι κεκλημενοι αυτης.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.И он не знает, что мертвецы там, и что в глубине преисподней зазванные ею.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Но той не знае, че мъртвите* са там, И че гостите й са в дълбочината на ада.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.ולא ידע כי רפאים שם בעמקי שאול קראיה׃
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.ولا يعلم ان الاخيلة هناك وان في اعماق الهاوية ضيوفها
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.人 卻 不 知 有 陰 魂 在 他 那 裡 . 他 的 客 在 陰 間 的 深 處
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.人 卻 不知 有 陰魂 在 他 那 裡 . 他 的 客 在 陰間 的 深處
Ne zavallı insanım! Ölüme götüren bu bedenden beni kim kurtaracak?Bídný já člověk! Kdo mne vysvobodí z toho těla smrti?
Ne zavallı insanım! Ölüme götüren bu bedenden beni kim kurtaracak?Biedny ja človek! Kto ma vytrhne z tela tejto smrti?!
Ne zavallı insanım! Ölüme götüren bu bedenden beni kim kurtaracak?Ich elender Mensch! wer wird mich erlösen von dem Leibe dieses Todes?
Ne zavallı insanım! Ölüme götüren bu bedenden beni kim kurtaracak?Jag arma människa! Vem skall frälsa mig från denna dödens kropp? --
Ne zavallı insanım! Ölüme götüren bu bedenden beni kim kurtaracak?Jeg elendige Menneske! hvem skal fri mig fra dette Dødens Legeme?
Ne zavallı insanım! Ölüme götüren bu bedenden beni kim kurtaracak?Jeg elendige menneske! hvem skal fri mig fra dette dødens legeme?
Ne zavallı insanım! Ölüme götüren bu bedenden beni kim kurtaracak?Khốn nạn cho tôi! Ai sẽ cứu tôi thoát khỏi thân thể hay chết nầy?
Ne zavallı insanım! Ölüme götüren bu bedenden beni kim kurtaracak?Khốn_nạn cho tôi ! Ai sẽ cứu tôi thoát khỏi thân_thể hay chết nầy ?
Ne zavallı insanım! Ölüme götüren bu bedenden beni kim kurtaracak?오호라 나는 곤고한 사람이로다 이 사망의 몸에서 누가 나를 건져 내랴
Ne zavallı insanım! Ölüme götüren bu bedenden beni kim kurtaracak?Minä viheliäinen ihminen, kuka pelastaa minut tästä kuoleman ruumiista?
Ne zavallı insanım! Ölüme götüren bu bedenden beni kim kurtaracak?¡Miserable hombre de mí! ¿Quién me librará de este cuerpo de muerte
Ne zavallı insanım! Ölüme götüren bu bedenden beni kim kurtaracak?Misérable que je suis! Qui me délivrera du corps de cette mort?...

İlgili Sayfalar