ölümcül ile cümle

ölümcül kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Son derece ölümcül ve bulaşıcı bir hastalıktır.It is extremely painful and contagious.
Bu, operasyonun başından beri gerçekleşen en ölümcül saldırıydı.It was the largest such operation since Operation Torpedo.
Kuvvetli bir zehri vardır ve insanlar için ölümcüldür.There is a sting in its tail which is very poisonous and hurtful to men.
Önemli bir yan etki, ölümcül anormal kalp ritimlerine yol açabilen kardiyak toksisitedir.One notable side effect is cardiac toxicity, which can lead to fatal abnormal heart rhythms.
Kaplan yılanı dünyanın en ölümcül yılanları arasında yer alır.The snake is known to be one of the deadliest snakes in the world.
Çünkü UV-B ve UV-C ışınları ölümcüldür.Ultraviolet UV-A and UV-B radiation is harmful to living systems.
20 seneden beri kimse oradaki ölümcül sessizliği bozmamıştı.For 32 years there was no permanent memorial to the victims.
Maalesef ölümcül hastalık bu planların gerçekleşmesine imkân vermemiştir.However, an unintended pregnancy destroys these plans.
Lady babasının ölümü üzerine intikam almak amacıyla ölümcül bir düello'ya katıldı.The Lady joins a deadly dueling competition in an attempt to exact revenge for her father's death.
Tüm ahtapotlar zehirlidir ama yalnızca mavi halkalı ahtapotlar insan için ölümcül zehir taşırlar.All octopuses are venomous, but only the blue-ringed octopuses are known to be deadly to humans.
Bu kuş gribinin insanlar için ölümcül bir virüs haline gelişindeki genetik mutasyonların sesi.That's the sound of genetic mutations of the avian flu becoming a deadly human flu.
İşte bu şekilde, bir kanser, zararsızdan, ölümcüle doğru değişiyor.And this is actually how a cancer goes from being harmless, to being deadly.
Bu anjiosarkoma adı verilen çok ama çok ölümcül bir kanser.It's a very, very deadly type of cancer called an angiosarcoma.
Kolera en ölümcül formu kırmıştı ve insanlar gibi ölüyordu uçar.The cholera had broken out in its most fatal form and people were dying like flies.
Her ölümcül silah sevgiyle üretiliyor.Each deadly weapon made with tender, loving care. (HE SPEAKS URDU)
Güzel ve tehlikeli, sakin ve ölümcül.Picturesque and perilous, laid back and lethal. (RAPlD GUNFlRE)
Veya, çılgınlıklar ölümcül olabilir.Or manias can be deadly. (Recording of crowd cheering)
Ölümcül hastalığınız olduğu söylendiğinde geçirilen aşamalar: İnkar, öfke, pazarlık, kabullenme.-- of reaction, being told you have a fatal illness: denial, anger, bargaining, acceptance.
AIDS, duyduğuna göre ölümcüldü ve tedavi sunulmuyordu.AlDS, he heard, was lethal, and treatment was not offered.
Duydum ki, Wu Hua'nın ters kılıcı ölümcüldür.I heard Wu Hua's Reverse Sword is lethal.
Hatta ALS hastalığı gibi ölümcül hastalıklarla teşhis edilmiş insanların bile bunu oynuyordu.Even people were playing it for terminal diagnoses like ALS.
Son derece ölümcül olduğunu düşünüyorlar.So they think it's actually very deadly.
Ölümcül olabilecek yeni bir virüs oluşuyor.You get a new disease that can be deadly.
Bu ölümcül olabilir.It might be deadly.
Görmekte olduğumuz, ölümcül hastalığa yakalananların ölüm süreci genç insanlarda rastlanır.The dying process of those with terminal illness that we've just seen occurs to younger people.
O ölümcül kişnemesine.No response, BTW, from the League yet, but my application is strong this year.
Tüm kanıtlar gösterdi ki bu ölümcül kanser bir virüs tarafından yayılmıştı.All the evidence suggested that this devil cancer was spread by a virus.
Ancak, özellikle erken teşhis edilmezse, bebeklerdeki boğmaca öksürüğü, ölümcül olabilir.But to infants whooping cough can be deadly, especially if not diagnosed early.
Ölümcül şekilde hastalanmayacaklar.It wouldn't be causing severe disease.
Biz bu durumu, ölümcül bir savaş alanı olarak görmeliyiz.We do have to see this as a deadly battlefield.
Bu çocuklar ölümcül, şu ana kadar geldiğim en zorlu iş.You need a pick me up?
"Oğlunuzun ölümcül bir beyin kanseri var, ve yapabileceğiniz hiçbirşey yok."Your son has terminal brain cancer, and there's nothing you can do.
Ve yazın, burada, ölümcül yaban ,arıları.And in summer, here, killer wasps.
Soğuk bir iklim illâ ölümcül olmak zorunda değil, çünkü bu soğuyan iklim,But a cold climate isn't necessarily fatal, because the Inuit -- the Eskimos inhabiting
Ölümcül kazaların da %90 azaldığını göstermiş. Ama bu sadece güvenlikle ilgili.But that's just safety.
Fakat sorun şuydu, gördüğünüz gibi, fikrimin ölümcül bir hatası vardı, ve hata şuydu.But the problem was, you see, my idea had one fatal flaw, and that flaw was this.
Bu iki düşmanların ölümcül rahim ileri gelenFrom forth the fatal loins of these two foes
Bu ölümcül kavga yönetmek şanssız adam, genç Romeo tarafından öldürülen yatıyorThe unlucky manage of this fatal brawl: There lies the man, slain by young Romeo,
Kalın Mercutio meme delici çelik, sıcak nokta ölümcül bir noktaya döner.With piercing steel at bold Mercutio's breast; Who, all as hot, turns deadly point to point,
Keşiş O ölümcül günah!FRlAR O deadly sin!
Ölümcül bir silah seviyesi Shot ROMEO olarak, eğer bu ad,ROMEO As if that name, Shot from the deadly level of a gun,
Ölümcül top karnında acele erdirmez.Doth hurry from the fatal cannon's womb.
Beni hasta eden... ..bu ölümcül... ..hayvani duygudan kurtulmama yardım et!Just let me be rid of... this deadly... sickening, animal fear!
Ama bebekler için, ölümcüldür. İshal yüzünden besin eksikliği çekerler ve vücutları susuz kalır.They lack nutrients, and diarrhea dehydrates them.
Muazzam teknolojik gelişim, ciddi ölümcül bir hastalığı alıp çözülebilir hale getirdi.Massive technological advance: took an incredibly deadly disease, made it solvable. Adherence rates.
Ölümcül bir hastalığın mı var?Are you terminally ill?
MapQuest'i kulanmak gibi ölümcül bir hata yaptı?So if you use MapQuest -- how many have made this fatal mistake of using it?
Tai Shan biraderlerle görüşeceğim ...ve ölümcül parmak Wan Hau Ba'la buluşacağım yenilmemiz imkansızI am meeting the Tai Shan brothers ...and Deadly Fingers Wan Hau Ba We won't fail
O Ölümcül parmak Wan Hau BaHe is Deadly Fingers Wan Hau Ba
Yiğit Jin ölümcül parmak Wan Hau Ba, burada mı?Hero Jin Men like Deadly Fingers Wan Hau Ba don't belong here
Çünkü robot silahlar için bizim uluslar arası ölümcül taslağa ihtiyacımız var.Because we need an international legal framework for robotic weapons.
Ama ben deliberating harcanan aralığı ne diyeceğini, ölümcül bir biriydi.But the interval I spent in deliberating what to say, was a fatal one.
Üzerine kemirmeye görünen çizgileri ölümcül boşluklar ve davetsiz sadakatsizliğiWhat deadly voids and unbidden infidelities in the lines that seem to gnaw upon all
Biliyorsun, merhamet, 7 ölümcül günah içinde en kötüsüdür.You know that sympathy is the worst of the 7 Deadly Sins.
Ölümcül durumda geri gelmişti.She was back and near death.
Ama vücut içinde yolculuğa çıktığında, işte o zaman ölümcül oluyor.But once it starts moving throughout the body, that's when it becomes deadly.
İnsanlığın bildiği en ölümcül hastalıklardan biridir.That's one of the deadliest diseases known to humans.
30 tane uyku hapı bir başkası için ölümcül olabilirdi.30 sleeping pills can be lethal for others.
Ölümcül bir virüs ağ üzerinde yayılıyor iken, kim olmak isterdiniz?Who would you rather be if a deadly germ was spreading through the network?
Ölümcül ve şiddetli saldırılar yapan bu zalimden Allah onu korusun.Deadly and violent attacks on us, may God protect her from this tyrant.

İlgili Sayfalar