ölümcül ile cümle

ölümcül kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Hayat ölümcül,cinsel,taşınan bir hastalıktır.Life is a fatal sexually transmitted disease.
Güçlü yen şirket için ölümcül bir darbeydi.The strong yen was a fatal blow to the company.
En küçük hata ölümcül bir felakete götürebilir.The slightest mistake may lead to a fatal disaster.
Son yara ölümcüldü.The last wound proved fatal.
Yara onun için ölümcüldü.The wound was fatal to him.
Ölümcül hatalar dikkatsizlikten ortaya çıkar.Fatal errors arise from carelessness.
Ölümcül bir hastalığa kurban gitti.He fell a victim to a deadly disease.
Ona ölümcül bir darbe vuruldu.He was dealt a deadly blow.
Mızrağın ucu, ölümcül bir zehire batırıldı.The tip of the spear was dipped in a deadly poison.
Ölümcül düşmanlar ölümsüz dostlardır.Mortal enemies are immortal friends.
O, barbilerden ölümcül düzeyde korkardı.He was deathly afraid of Barbies.
Kıskançlık yedi ölümcül günahtan biridir.Envy is one of the seven deadly sins.
Genç kadın ölümcül bir hastalıkla cebelleşiyordu, kalbi umut doluydu.The young woman was fighting the deadly illness, her heart full of hope.
Dedem bu yıl ölümcül bir kansere yenik düştü.My grandfather succumbed to a terminal cancer this year.
Sigara içmek ölümcül olabilir.Smoking may be lethal.
Ölümcül olabilir.It can be fatal.
O ölümcül olabilir.It could be fatal.
Ölümcül mü?Is it fatal?
Tom ölümcül.Tom is terminal.
O ölümcül bir biçimde yaralıydı.He was mortally wounded.
Açgözlülük yedi ölümcül günahtan biridir.Greed is one of the seven deadly sins.
Şehvet yedi ölümcül günahtan biridir.Lust is one of the seven deadly sins.
Açgözlülük yedi ölümcül günahlardan biridir.Gluttony is one of the seven deadly sins.
Sen ölümcül bir hata yaptın.You have made a fatal mistake.
Amerika'nın en ölümcül şehridir.It's the deadliest city in America.
Etkili antibiyotikler olmadan, herhangi bir ameliyat, küçük olanı bile, ölümcül olabilir.Without effective antibiotics, any surgery, even a minor one, could become fatal.
Tom ölümcül şekilde yaralandı.Tom was mortally injured.
Çoğu denizanası sokmaları ölümcül değil ama çoğu yine de oldukça ağrılıdır.Most jellyfish stings aren't deadly, but many are pretty painful nonetheless.
Kuduz yeryüzündeki en ölümcül hastalıktır.Rabies is the deadliest disease on earth.
En ölümcül kazalar evde olur.Most fatal accidents happen at home.
Bütün yolcular ölümcül tehlikedeler.All the passengers are in mortal danger.
Ölümcül kuvvet kullanımı onaylandı.Use of deadly force has been authorized.
Bu ölümcül sonuçlar doğurabilir.This may have lethal consequences.
Polis Tom'u başından ölümcül bir biçimde yaralanmış bulduThe police found Tom fatally wounded in the head.
Bu haberi duyduğunda Tom ölümcül bir kalp krizi geçirdi.Upon hearing that news, Tom suffered a fatal heart attack.
Hristiyan dinine göre yedi ölümcül günahın isimlerini ezberden okuyabilir misin?Can you recite the names of the seven deadly sins according to the Christian religion?
Dan karısı Linda'nın ölümcül derecede hasta olduğu konusunda bilgilendirildi.Dan was informed that his wife, Linda, was terminally ill.
Uyuşukluk ya da tembellik yedi ölümcül günahtan biridir.Sloth or laziness is one of the seven deadly sins.
Tom ölümcül silahla saldırıdan mahkum edildi.Tom was convicted of assault with a deadly weapon.
Tom ölümcül yaralıydı.Tom was mortally wounded.
O ölümcül bir zehirdir.It's a deadly poison.
O ölümcül olurdu.That would be fatal.
Tom ölümcül yaralanmaya uğradı.Tom sustained fatal injuries.
Tom ölümcül bir biçimde yaralandı.Tom was fatally injured.
Tom ölümcül bir plan kurdu.Tom hatched a deadly plan.
Tom ölümcül kanseri olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know that he had terminal cancer.
Ölümcül kanser olabilirdim.I could have terminal cancer.
Tom ölümcül derecede hasta.Tom is terminally ill.
Tom savaşta ölümcül şekilde yaralandı.Tom was fatally wounded in the battle.
Beowulf savaşta ölümcül şekilde yaralandı.Beowulf was fatally wounded in the battle.
Ölümcül kuvveti savunmuyorum.I'm not advocating deadly force.
Ölümcül gücü savunmuyorum.I'm not advocating deadly force.
Tom ölümcül olarak yaralı bulundu.Tom was found mortally wounded.
Atış Tom'u ölümcül olarak yaraladı.The shot fatally wounded Tom.
Kafein ne kadar ölümcüldür?How much caffeine is fatal?
Fadıl, Leyla'yı ölümcül bir karar vermeye zorladı.Fadil forced Layla to make a deadly decision.
Fadıl ölümcül bir seçim yaptı.Fadil made a deadly choice.
Leyla çok ölümcül bir kadındı.Layla was a very deadly woman.
Fadıl'ın şiddeti ölümcül değildi.Fadil's violence was never fatal.
Fadıl'ın daha ölümcül bir planı vardı.Fadil had a more deadly plan.

İlgili Sayfalar