İnsanın doğası ölümlüdür.The flesh is mortal.
Bir insanın vücudu ölür, ama ruhu ölümsüzdür.A man's body dies, but his soul is immortal.
Onun ölümünden sonra çocuklar ne olacak?What will become of the children after his death?
Onun ölüm haberine şaşırdım.I was surprised at the news of his death.
O ondan hala nefret ediyordu, ölümünden sonra bile.She still hated him, even after he died.
Onun ölümü kısmen benim hatamdı.His death was partly my fault.
Ailesinde bir ölüm oldu.There's been a death in his family.
Onun ölümü ailesine söylenecek.His family will be told of his death.
Onun keşfinin değeri onun ölümünün sonrasına kadar fark edilmedi.The value of his discovery was not realized until after his death.
Onun suçu ölüm cezasını hak etti.His crime deserved the death penalty.
İşlediği suç ölüm cezasına layıktı.His crime deserved the death penalty.
Onun ölümü ülkemiz için büyük bir kayıptı.His death was a great loss to our country.
Onun ölümü firmamız için büyük bir kayıptı.His death was a great loss to our firm.
Ölümü karısı için büyük şoktu.His death was great shock to his wife.
Onun ölümü hepimizi şaşırttı.His death surprised us all.
Onun ölümü büyük bir kayıptır.His death is a great loss.
Onun ölümünden derin üzüntü duydum.I felt deep sorrow at his death.
Onun ölümünün sebebi bir sır olarak kalır.The cause of his death still remains a mystery.
Onun ölümünden beri on yıl geçti.Ten years have gone by since his death.
Oğlunun ölüm haberi büyük bir şoktu.The news of his son's death was a great shock.
Erkek kardeşinin ani ölümü onları şaşırttı.The sudden death of his brother surprised them.
Onun ani ölümü bir trajedi idi.His sudden death was a tragedy.
Onun karısı onun saldırı sonucu ölümünden sonra, üzüntüden dolayı kendini kaybetti.When his wife heard of his violent death, she was beside herself with grief.
O kılpayı ölümden kurtuldu.He narrowly escaped death.
Onun her şey için olumsuz bir tutumu var.He has a negative attitude to everything.
Ölümcül bir hastalığa kurban gitti.He fell a victim to a deadly disease.
O, ölüm cezasına çarptırıldı.He was sentenced to death.
O olumlu bir yanıt verdi.He made a positive answer.
O, karısının ölümünü henüz unutmadı.He hasn't got over the death of his wife yet.
Onun ölümü yakın.He has one foot in the grave.
O ölümden korkuyor.He is afraid of death.
Ölümün kapısındaydı.He was at the gate of death.
O, ölümden korkmadı.He didn't fear death.
O, ölüme terk edildi.He was given up for dead.
Soruma olumlu bir cevap verdi.He gave a positive answer to my question.
O, banka yöneticisinde olumlu bir izlenim bıraktı.He made a favorable impression on his bank manager.
Yaşam ve ölüm arasında kaldı.He hovered between life and death.
O, ölümünden sonrasına kadar büyük bir yazar olarak tanınmadı.He wasn't recognized as a great writer until after his death.
O, hüzünlü bir ölümle öldü.He died a sad death.
O doğal olmayan bir ölümle öldü.He died an unnatural death.
Babasının ölümü ile ilgili şoku atlattı.He got over the shock of his father's death.
Babasının ani ölümü nedeniyle, eğitim için yurtdışına gitmekten vazgeçti.He gave up going abroad to study because of his father's sudden death.
Babasının ölümünün intikamını aldı.He avenged his father's death.
Babasının ölümünden sonra aile şirketinin sorumluğunu üstüne aldı.He took charge of the family business after his father died.
Annesinin ölümünü duyduğunda ağlamaktan başka bir şey yapmadı.He did nothing but weep when he heard of his mother's death.
Kızının ölümünü duyunca tamamen yere yığıldı.He broke down completely on hearing of his daughter's death.
Hepsi onun ölümünden duyduğu üzüntüyü dile getirdi.They all expressed regret over her death.
Onlar, babalarının ölümünün yasını tuttular.They lamented the death of their father.
Onlar çocuklarla ilgili düşük ölüm oranını tıbbın ilerlemesine bağladı.They attributed the low death rate of infants to the progress of medicine.
Ölümden sonraki yaşama inanıyorlar.They believe in a life after death.
Onlar ruhun ölümsüz olduğuna inanıyorlar.They believe that the soul is immortal.
Onun ani ölümüyle donakaldım.I was numbed by her sudden death.
Onun ölümü onun için büyük bir darbeydi.Her death was a great blow to him.
Onun ölümünden sonra işi devraldı.He took over the business after her death.
Oğlunun ölümü üzerine ağladı.She wept over her son's death.
Onun ölümü üzerine timsah gözyaşları döktü.She shed crocodile tears over his death.
Kocasından ölümüne korkuyordu.She was scared to death of her husband.
O, babasının ölümünün şokunu atlattı.She got over the shock of her father's death.
O, ölümüne kadar babasına baktı.She cared for her father until his death.
Sanık ölüm cezasına mahkûm edildi.The accused was sentenced to death.