ölüleri ile cümle
ölüleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Çoktan ölmüş ölüleri, Hâlâ sağ olan yaşayanlardan daha mutlu gördüm.Vậy, ta khen những kẻ chết đã lâu rồi là sướng hơn kẻ còn sống;
Çoktan ölmüş ölüleri, Hâlâ sağ olan yaşayanlardan daha mutlu gördüm.Zato sem blagroval mrtve, ki so bili davno umrli, bolj nego žive, ki so še v življenju;
Çoktan ölmüş ölüleri, Hâlâ sağ olan yaşayanlardan daha mutlu gördüm.Οθεν εγω εμακαρισα τους τελευτησαντας, τους ηδη αποθανοντας, μαλλον παρα τους ζωντας, οσοι ζωσιν ετι.
Çoktan ölmüş ölüleri, Hâlâ sağ olan yaşayanlardan daha mutlu gördüm.За това аз ублажавах умрелите, които са вече умрели, Повече от живите, които са още живи;
Çoktan ölmüş ölüleri, Hâlâ sağ olan yaşayanlardan daha mutlu gördüm.И ублажил я мертвых, которые давно умерли, более живых, которыеживут доселе;
Çoktan ölmüş ölüleri, Hâlâ sağ olan yaşayanlardan daha mutlu gördüm.ושבח אני את המתים שכבר מתו מן החיים אשר המה חיים עדנה׃
Çoktan ölmüş ölüleri, Hâlâ sağ olan yaşayanlardan daha mutlu gördüm.فغبطت انا الاموات الذين قد ماتوا منذ زمان اكثر من الاحياء الذين هم عائشون بعد
Çoktan ölmüş ölüleri, Hâlâ sağ olan yaşayanlardan daha mutlu gördüm.因 此 我 讚 歎 那 早 已 死 的 死 人 、 勝 過 那 還 活 著 的 活 人
Çoktan ölmüş ölüleri, Hâlâ sağ olan yaşayanlardan daha mutlu gördüm.因此 我 讚歎 那 早 已 死的 死人 、 勝過 那 還 活著 的 活人
Defin törenleri yapılmaya başlanmadan önceki dönemde, ölülerini yakarlarmış.Inainte de aceasta trupurile decedatilor erau de obicei incinerate.
Defin törenleri yapılmaya başlanmadan önceki dönemde, ölülerini yakarlarmış.Wcześniej zazwyczaj ciała zmarłych kremowano.
Defin törenleri yapılmaya başlanmadan önceki dönemde, ölülerini yakarlarmış.До того часу тіла загиблих зазвичай кремували.
Defin törenleri yapılmaya başlanmadan önceki dönemde, ölülerini yakarlarmış.До этого тела умерших обычно кремировали.
İbrahim Tanrının ölüleri bile diriltebileceğini düşündü; nitekim İshakı simgesel şekilde ölümden geri aldı.for han tenkte at Gud er mektig endog til å opvekke fra de døde, og derfra fikk han ham og likesom tilbake.
İbrahim Tanrının ölüleri bile diriltebileceğini düşündü; nitekim İshakı simgesel şekilde ölümden geri aldı.julgando que Deus era poderoso para até dos mortos o ressuscitar; e daí também em figura o recobrou.
İbrahim Tanrının ölüleri bile diriltebileceğini düşündü; nitekim İshakı simgesel şekilde ölümden geri aldı.저가 하나님이 능히 죽은 자 가운데서 다시 살리실 줄로 생각한지라 비유컨대 죽은 자 가운데서 도로 받은 것이니라
İbrahim Tanrının ölüleri bile diriltebileceğini düşündü; nitekim İshakı simgesel şekilde ölümden geri aldı.rozumujúc tak, že Bôh je mocný aj z mŕtvych vzkriesiť, odkiaľ si ho aj odniesol v podobenstve.
İbrahim Tanrının ölüleri bile diriltebileceğini düşündü; nitekim İshakı simgesel şekilde ölümden geri aldı.Tak o tom smýšleje, že jest mocen Bůh i z mrtvých vzkřísiti; odkudžto jej jako z mrtvých vzkříšeného přijal.
İbrahim Tanrının ölüleri bile diriltebileceğini düşündü; nitekim İshakı simgesel şekilde ölümden geri aldı.Úgy gondolkozván, hogy az Isten a halálból is képes feltámasztani, miért is õt példaképen visszanyerte.
İbrahim Tanrının ölüleri bile diriltebileceğini düşündü; nitekim İshakı simgesel şekilde ölümden geri aldı.und dachte, Gott kann auch wohl von den Toten auferwecken; daher er auch ihn zum Vorbilde wiederbekam.
İbrahim Tanrının ölüleri bile diriltebileceğini düşündü; nitekim İshakı simgesel şekilde ölümden geri aldı.Uważając to, iż Bóg może i od umarłych wzbudzić; skąd go też w podobieństwie zmartwychwstania przyjął.
İbrahim Tanrının ölüleri bile diriltebileceğini düşündü; nitekim İshakı simgesel şekilde ölümden geri aldı.συλλογισθεις οτι ο Θεος δυναται και εκ νεκρων να ανεγειρη εξ ων και ελαβεν αυτον οπισω παραβολικως.
İbrahim Tanrının ölüleri bile diriltebileceğini düşündü; nitekim İshakı simgesel şekilde ölümden geri aldı.Ибо он думал, что Бог силен и из мертвых воскресить, почему и получил его в предзнаменование.
İbrahim Tanrının ölüleri bile diriltebileceğini düşündü; nitekim İshakı simgesel şekilde ölümden geri aldı.подумавши, що і з мертвих силен Бог воскресити; тим і прийняв його в образі (воскресення).
İbrahim Tanrının ölüleri bile diriltebileceğini düşündü; nitekim İshakı simgesel şekilde ölümden geri aldı.С вяра установи пасхата и поръсването с кръвта, за да се не допре до тях този, които погубваше първородните.
İbrahim Tanrının ölüleri bile diriltebileceğini düşündü; nitekim İshakı simgesel şekilde ölümden geri aldı.ויחשב בלבו כי יכול יוכל אלהים להחיות גם את המתים על כן גם הושב אליו להיות למשל׃
İbrahim Tanrının ölüleri bile diriltebileceğini düşündü; nitekim İshakı simgesel şekilde ölümden geri aldı.اذ حسب ان الله قادر على الاقامة من الاموات ايضا الذين منهم اخذه ايضا في مثال.
İbrahim Tanrının ölüleri bile diriltebileceğini düşündü; nitekim İshakı simgesel şekilde ölümden geri aldı.他 以 為 神 還 能 叫 人 從 死 裡 復 活 . 他 也 彷 彿 從 死 中 得 回 他 的 兒 子 來
İbrahim Tanrının ölüleri bile diriltebileceğini düşündü; nitekim İshakı simgesel şekilde ölümden geri aldı.他 以 為神還 能 叫人 從死裡復活 . 他 也彷彿從 死 中 得回 他 的 兒子來
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.A insi z umarłych nie ożyli, ażby się skończyło tysiąc lat. Toć jest pierwsze zmartwychwstanie.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.A ostatní mŕtvi neožili, až sa dokoná tisíc rokov. To je prvé vzkriesenie.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.A többi halottak pedig meg nem elevenedének, mígnem betelik az ezer esztendõ. Ez az elsõ feltámadás.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.Ceilalţi morţi n'au înviat pînă nu s'au sfîrşit cei o mie de ani. Aceasta este întîia înviere.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.Còn những kẻ chết khác chẳng được sống cho đến khi đủ một ngàn năm. Ấy là sự sống lại thứ nhứt.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.Còn những kẻ chết khác chẳng được sống cho_đến khi đủ một_ngàn năm . Ấy_là sự sống lại thứ nhứt .
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.De øvrige af de døde bleve ikke levende, førend de tusinde År vare til Ende. Dette er den første Opstandelse.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.Dit is de eerste opstanding. De rest van de doden werd pas weer levend na die duizend jaar.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.Drugi mrtvi pa niso oživeli, dokler se ne izpolni tisoč let. To je vstajenje prvo.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.gli altri morti invece non tornarono in vita fino al compimento dei mille anni. Questa è la prima risurrezione
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.Jiní pak mrtví neožili, dokudž by se nevyplnilo tisíc let. A toť jest první vzkříšení.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.(그 나머지 죽은 자들은 그 천년이 차기까지 살지 못하더라) 이는 첫째 부활이라
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.Mas os outros mortos não reviveram, até que os mil anos se completassem. Esta é a primeira ressurreição.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.Men de andre døde blev ikke levende igjen før de tusen år var til ende. Dette er den første opstandelse.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.Οι δε λοιποι των νεκρων δεν ανεζησαν, εωσου πληρωθωσι τα χιλια ετη. Αυτη ειναι η αναστασις η πρωτη.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.А остальнї мертві не ожили, доки не скінчить ся тисяч років. Се перве воскресенне.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.И ако някой не се намери записан в книгата на живота, той биде хвърлен в огненото езеро.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.Прочие же из умерших не ожили, доколе не окончитсятысяча лет. Это – первое воскресение.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.ושאר המתים לא קמו לחיים עד כלות אלף השנים זאת היא התחיה הראשונה׃
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.واما بقية الاموات فلم تعش حتى تتم الالف السنة. هذه هي القيامة الاولى.
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.這 是 頭 一 次 的 復 活 。 其 餘 的 死 人 還 沒 有 復 活 、 直 等 那 一 千 年 完 了
İlk diriliş budur. Ölülerin geri kalanı bin yıl tamamlanmadan dirilmedi.這是 頭 一 次 的 復活 。 其餘 的 死人 還沒 有 復活 、 直 等 那 一千年 完了
İsa ona, ‹‹Ardımdan gel›› dedi. ‹‹Bırak ölüleri, kendi ölülerini kendileri gömsün.››Aber Jesus sprach zu ihm: Folge du mir und laß die Toten ihre Toten begraben!
İsa ona, ‹‹Ardımdan gel›› dedi. ‹‹Bırak ölüleri, kendi ölülerini kendileri gömsün.››Ale Ježiš mu povedal: Poď za mnou a nechaj, nech mŕtvi pochovajú svojich mŕtvych.
İsa ona, ‹‹Ardımdan gel›› dedi. ‹‹Bırak ölüleri, kendi ölülerini kendileri gömsün.››Ale Ježíš řekl jemu: Pojď za mnou, a nech, ať tam mrtví pochovávají mrtvé své.
İsa ona, ‹‹Ardımdan gel›› dedi. ‹‹Bırak ölüleri, kendi ölülerini kendileri gömsün.››Ale mu Jezus rzekł: Pójdź za mną, a niechaj umarli grzebią umarłe swoje.
İsa ona, ‹‹Ardımdan gel›› dedi. ‹‹Bırak ölüleri, kendi ölülerini kendileri gömsün.››Då svarade Jesus honom: »Följ du mig, och låt de döda begrava sina döda.»
İsa ona, ‹‹Ardımdan gel›› dedi. ‹‹Bırak ölüleri, kendi ölülerini kendileri gömsün.››Jesus, porém, respondeu-lhe: Segue-me, e deixa os mortos sepultar os seus próprios mortos.
İsa ona, ‹‹Ardımdan gel›› dedi. ‹‹Bırak ölüleri, kendi ölülerini kendileri gömsün.››Jezus mu pa reče: Pojdi za menoj in pusti, naj mrtvi pokopavajo mrliče svoje.
İsa ona, ‹‹Ardımdan gel›› dedi. ‹‹Bırak ölüleri, kendi ölülerini kendileri gömsün.››Jézus pedig monda néki: Kövess engem, és hagyd, hogy a halottak temessék el az õ halottaikat.
İsa ona, ‹‹Ardımdan gel›› dedi. ‹‹Bırak ölüleri, kendi ölülerini kendileri gömsün.››예수께서 가라사대 죽은 자들로 저희 죽은 자를 장사하게 하고 너는 나를 좇으라 하시니라