ABD'de bağışların GSYİH'ya oranı 1970'lerde ölçmeye başlandığından beri yüzde ikilerde takılıp kalmıştır.70年代の調査開始以来 GDPの2%で停滞しています これは重要な事実です
ABD'de bağışların GSYİH'ya oranı 1970'lerde ölçmeye başlandığından beri yüzde ikilerde takılıp kalmıştır.Az adományozás az USA-ban megragadt a GDP 2 százalékában, amióta elkezdtük ezt mérni a 1970-es években.
ABD'de bağışların GSYİH'ya oranı 1970'lerde ölçmeye başlandığından beri yüzde ikilerde takılıp kalmıştır.Darowizny na dobroczynność w USA utknęły na poziomie 2% PKB, od kiedy w latach 70. zaczęliśmy je mierzyć.
ABD'de bağışların GSYİH'ya oranı 1970'lerde ölçmeye başlandığından beri yüzde ikilerde takılıp kalmıştır.Donaţiile caritabile au rămas blocate în SUA
ABD'de bağışların GSYİH'ya oranı 1970'lerde ölçmeye başlandığından beri yüzde ikilerde takılıp kalmıştır.In de VS bleef het geefgedrag op 2% van het BBP steken sinds we begonnen met meten in de jaren 70.
ABD'de bağışların GSYİH'ya oranı 1970'lerde ölçmeye başlandığından beri yüzde ikilerde takılıp kalmıştır.Os donativos emperraram, nos EUA, em 2% do PIB, desde que começámos a medi-los, nos anos de 1970.
ABD'de bağışların GSYİH'ya oranı 1970'lerde ölçmeye başlandığından beri yüzde ikilerde takılıp kalmıştır.Podpora charity v USA zůstala zaseklá na 2 % HDP od 70. let, kdy jsme ji začali měřit.
ABD'de bağışların GSYİH'ya oranı 1970'lerde ölçmeye başlandığından beri yüzde ikilerde takılıp kalmıştır.Пожертвования в США застряли на уровне 2% ВВП с тех пор как мы начали измерять этот уровень в 1970-х.
ABD'de bağışların GSYİH'ya oranı 1970'lerde ölçmeye başlandığından beri yüzde ikilerde takılıp kalmıştır.התרומה לצדקה בארה"ב נשארה תקועה ב-2% מהתוצר הלאומי הגולמי מאז שהתחלנו למדוד אותה, בשנות ה-70.
ABD'de bağışların GSYİH'ya oranı 1970'lerde ölçmeye başlandığından beri yüzde ikilerde takılıp kalmıştır.الاعطاءات الخيرية بقيت عالقة في الولايات المتحدة عند 2% من GDP منذ ان بدأنا القياس عند 1970
Açıları ölçmenin farklı yollarını öğrendiniz. .여러분이 각도를 계산하는 다른 방법인 기울기나 각의 크기에 대해 배우면
Açıları ölçmenin farklı yollarını öğrendiniz. .Når vi lærer om at måle vinkler,
Açıları ölçmenin farklı yollarını öğrendiniz. .Вече знаем за радиани и градуси, които представляват два начина за измерване на ъгли.
Açıları ölçmenin farklı yollarını öğrendiniz. .لقد تعلمتم عن الزوايا النصف قطرية والدرجات وهي عبارة عن طرق مختلفة لقياس الزوايا
Açıları ölçmenin farklı yollarını öğrendiniz. .角度を測定するさまざまな方法があります。 ここで見えるように、直角は
Adam iç tapınağı ölçmeyi bitirince, beni Doğu Kapısından dışarıya götürdü, o alanı her yandan ölçtü.A dokonav rozměřování domu vnitřního, i vedl mne k bráně, kteráž byla na východ, a změřil jej vůkol a vůkol.
Adam iç tapınağı ölçmeyi bitirince, beni Doğu Kapısından dışarıya götürdü, o alanı her yandan ölçtü.그가 안에 있는 전 척량하기를 마친 후에 나를 데리고 동향한 문길로 나가서 사면 담을 척량하는데
Adam iç tapınağı ölçmeyi bitirince, beni Doğu Kapısından dışarıya götürdü, o alanı her yandan ölçtü.Sau khi đã đo phía trong nhà xong rồi, người đem ta ra bởi hiên cửa phía đông, rồi người đo quanh vòng tròn.
Adam iç tapınağı ölçmeyi bitirince, beni Doğu Kapısından dışarıya götürdü, o alanı her yandan ölçtü.Tendo ele acabado de medir o templo interior, fez-me sair pelo caminho da porta oriental; e o mediu em redor.
Adam iç tapınağı ölçmeyi bitirince, beni Doğu Kapısından dışarıya götürdü, o alanı her yandan ölçtü.וכלה את מדות הבית הפנימי והוציאני דרך השער אשר פניו דרך הקדים ומדדו סביב סביב׃
Adam iç tapınağı ölçmeyi bitirince, beni Doğu Kapısından dışarıya götürdü, o alanı her yandan ölçtü.فلما أتم قياس البيت الداخلي اخرجني نحو الباب المتجه نحو المشرق وقاسه حواليه.
Adam iç tapınağı ölçmeyi bitirince, beni Doğu Kapısından dışarıya götürdü, o alanı her yandan ölçtü.他 量 完 了 內 殿 、 就 帶 我 出 朝 東 的 門 、 量 院 的 四 圍
Adam iç tapınağı ölçmeyi bitirince, beni Doğu Kapısından dışarıya götürdü, o alanı her yandan ölçtü.他 量 完 了 內殿 、 就 帶 我 出 朝東的門 、 量 院 的 四 圍
Alfred Kinsey fışkıran semenin gittiği ortalama mesafeyi ölçmeye karar verdi.Alfred Kinsey décida de calculer la distance moyenne parcourue par le sperme lors de l'éjaculation.
Alfred Kinsey fışkıran semenin gittiği ortalama mesafeyi ölçmeye karar verdi.Alfred Kinsey decidió calcular la distancia promedio que viaja el semen eyaculado.
Alfred Kinsey fışkıran semenin gittiği ortalama mesafeyi ölçmeye karar verdi.Alfred Kinsey decise di calcolare la distanza media percorsa dallo sperma eiaculato.
Alfred Kinsey fışkıran semenin gittiği ortalama mesafeyi ölçmeye karar verdi.Alfred Kinsey memutuskan untuk menghitung jarak rata-rata dari air mani yang keluar.
Alfred Kinsey fışkıran semenin gittiği ortalama mesafeyi ölçmeye karar verdi.Alfred Kinsey quyết định tính thử khoảng cách trung bình mà tinh trùng được phóng ra có thể đạt tới được.
Alfred Kinsey fışkıran semenin gittiği ortalama mesafeyi ölçmeye karar verdi.Alfred Kinsey s-a hotărât să calculeze distanța medie parcursă de lichidul seminal la ejaculare.
Alfred Kinsey fışkıran semenin gittiği ortalama mesafeyi ölçmeye karar verdi.Alfred Kinsey úgy döntött, kiszámítja a kilövellt ondó által megtett átlagos távolságot.
Alfred Kinsey fışkıran semenin gittiği ortalama mesafeyi ölçmeye karar verdi.Kinsey postanowił zmierzyć odległość, na jaką leci nasienie po wytrysku.
Alfred Kinsey fışkıran semenin gittiği ortalama mesafeyi ölçmeye karar verdi.Ο Άλφρεντ Κίνσεϋ αποφάσισε να υπολογίσει το μέσο όρο της απόστασης που ταξίδευε το σπέρμα
Alfred Kinsey fışkıran semenin gittiği ortalama mesafeyi ölçmeye karar verdi.Алфред Кинси решил да изчисли средното разстояние, изминато от еякулирана семенна течност.
Alfred Kinsey fışkıran semenin gittiği ortalama mesafeyi ölçmeye karar verdi.Альфред Кинси решил посчитать среднее расстояние, которое преодолевает эякулированное семя.
Alfred Kinsey fışkıran semenin gittiği ortalama mesafeyi ölçmeye karar verdi.אלפרד קינסי החליט לבדוק את המרחק הממוצע של זירמה מאורגזמה גברית.
Alfred Kinsey fışkıran semenin gittiği ortalama mesafeyi ölçmeye karar verdi.قرر " الفريد كينسي " ان يحسب المسافة المتوسطة التي يقطعها السائل المنوي
Alfred Kinsey fışkıran semenin gittiği ortalama mesafeyi ölçmeye karar verdi.射精時の精液の平均飛距離を算出する事にしました これは単なる思い付きではありません
Ama bunu sadece uçurmadık. Bu molekülü ölçmek için saçağın 100 m üzerinden uçtuk.Nous n'avons pas que volé avec, nous étions à 100 mètres au-dessus de la canopée pour mesurer cette molécule.
Ama bunu ölçmek için en önemli sponsor oldunuz, çünkü tek ölçebildiğimiz, çocuk ölüm oranları.De önök voltak a fő szponzorai annak, amivel megmérhetjük. Mivel csak a gyermekhalandósággal tudjuk mérni.
Ama bunu ölçmek için en önemli sponsor oldunuz, çünkü tek ölçebildiğimiz, çocuk ölüm oranları.하지만 여러분은 저희가 그것을 사용할 수 있도록 큰 지원을 해주셨습니다. 우리가 아동사망률을 측정할 수 있는 유일한 지표거든요.
Ama bunu ölçmek için en önemli sponsor oldunuz, çünkü tek ölçebildiğimiz, çocuk ölüm oranları.אבל ראיתם שהיא נותנת החסות המרכזית שאיפשרה לנו למדוד זאת. מכיוון שאנו יכולים למדוד רק את תמותת הילדים.
Ama bunu ölçmek için en önemli sponsor oldunuz, çünkü tek ölçebildiğimiz, çocuk ölüm oranları.我々の測れる唯一の乳幼児死亡率です 年4パーセントずつ減らそうと言っていました
Ama buradaki bu kıytırık materyal ve kötü bir içecekle bile sesin hızını ölçmeyi başardık.Ale tady s tím materiálem a pochybným nápojem -- jsme byli schopni změřit rychlost zvuku.
Ama buradaki bu kıytırık materyal ve kötü bir içecekle bile sesin hızını ölçmeyi başardık.Ale tutaj z pomocą prowizorki i marnego napoju... byliśmy w stanie zmierzyć prędkość dźwięku...
Ama buradaki bu kıytırık materyal ve kötü bir içecekle bile sesin hızını ölçmeyi başardık.Ampak tu z neprimernim materialom in zanič pijačo -- smo bili zmožni izmeriti hitrost zvoka na --
Ama buradaki bu kıytırık materyal ve kötü bir içecekle bile sesin hızını ölçmeyi başardık.하지만 여기 어수선하고 시끄러운 곳에서 -- 우리가 소리의 속도를 측정할 수 있었던 것이니까 --
Ama buradaki bu kıytırık materyal ve kötü bir içecekle bile sesin hızını ölçmeyi başardık.Maar hier, met klunzig materiaal en vieze drank -- waren we in staat om de snelheid van geluid te meten tot --
Ama buradaki bu kıytırık materyal ve kötü bir içecekle bile sesin hızını ölçmeyi başardık.Mais ici avec du matériel bof-bof, et une boisson minable -- on a réussi à mesurer la vitesse du son --
Ama buradaki bu kıytırık materyal ve kötü bir içecekle bile sesin hızını ölçmeyi başardık.Mas aqui com material bera e uma porcaria de bebida conseguimos medir a velocidade do som. (Risos)
Ama buradaki bu kıytırık materyal ve kötü bir içecekle bile sesin hızını ölçmeyi başardık.Pero aquí con equipo defectuoso, una bebida pésima, hemos podido medir la velocidad del sonido.
Ama buradaki bu kıytırık materyal ve kötü bir içecekle bile sesin hızını ölçmeyi başardık.Но тук с кьопав материал и лошо пиене... успяхме да измерим скоростта на звука до...
Ama buradaki bu kıytırık materyal ve kötü bir içecekle bile sesin hızını ölçmeyi başardık.אבל כאן עם ציוד מגושם, ומשקה מחורבן, הצלחנו למדוד את מהירות הקול בדיוק של..
Ama buradaki bu kıytırık materyal ve kötü bir içecekle bile sesin hızını ölçmeyi başardık.ولكن باستخدام هذه المواد الضعيفة، وهذا المشروب السيء -- تمكننا من قياس سرعة الصوت إلى --
Ama buradaki bu kıytırık materyal ve kötü bir içecekle bile sesin hızını ölçmeyi başardık.音の速さを測ったんです 悪くないでしょう (笑) 上出来です
Ama bu videoda açıyı tam ölçmenin yöntemini göstermek istiyorum.On appelle chacune de ces petites sections des "degrés".
Ama, onları onlar ne ölçmemizeAber, lassen Sie sie messen uns mit, was sie will,
Ama, onları onlar ne ölçmemizeAle, ať se nám to, co měřit budou,
Ama, onları onlar ne ölçmemizeAle, nech sa nám to, čo merať budú,
Ama, onları onlar ne ölçmemizeAle niech zmierzyć się z nami co chcą,
Ama, onları onlar ne ölçmemizeAmpak, dovolite, da nam ukrep, s tem, kar bodo,