Bu merkezi eğilimi ölçmenin bir yoludur.Tak to je jeden ze způsobů zjištění střední hodnoty .
Bu merkezi eğilimi ölçmenin bir yoludur.Tak to je jeden zo spôsobov zistenia strednej hodnoty.
Bu merkezi eğilimi ölçmenin bir yoludur.To jest jeden sposób na zmierzenie środka, tendencji centralnej.
Bu merkezi eğilimi ölçmenin bir yoludur.Y esta es una manera de medir el centro, la tendencia central.
Bu merkezi eğilimi ölçmenin bir yoludur.Це один зі шляхів вимірювання даної загальної схильності.
Bu merkezi eğilimi ölçmenin bir yoludur."代表値"の出し方は他にもあります。 真ん中の数字を取りだすだけです。
Bu molekülü ölçmek için saçağın 100 m üzerinden uçtuk. Bu inanılmaz derecede tehlikeli bir şey.열대림 100m 상공을 날았습니다. 매우 위험한 일이었죠.
Bu molekülü ölçmek için saçağın 100 m üzerinden uçtuk. Bu inanılmaz derecede tehlikeli bir şey.Am zburat la 100 de metri deasupra pădurii pentru a măsura această moleculă -- era incredibil de periculos.
Bu molekülü ölçmek için saçağın 100 m üzerinden uçtuk. Bu inanılmaz derecede tehlikeli bir şey.Chúng tôi bay cách tầng vòm của rừng 100 mét để đo đạc phân tử này -- chuyện vô cùng nguy hiểm.
Bu molekülü ölçmek için saçağın 100 m üzerinden uçtuk. Bu inanılmaz derecede tehlikeli bir şey.Kami terbang hanya 100 meter di atas kanopi hutan ini untuk mengukur molekul ini -- hal yang sangat berbahaya.
Bu molekülü ölçmek için saçağın 100 m üzerinden uçtuk. Bu inanılmaz derecede tehlikeli bir şey.Vi flög 100 meter över trädtopparna för att mäta denna molekylen -- väldigt farliga saker.
Bu molekülü ölçmek için saçağın 100 m üzerinden uçtuk. Bu inanılmaz derecede tehlikeli bir şey.Wij vlogen namelijk maar op 100 meter hoogte om deze moleculen te meten -- ongelofelijk gevaarlijk eigenlijk.
Bu molekülü ölçmek için saçağın 100 m üzerinden uçtuk. Bu inanılmaz derecede tehlikeli bir şey.Ми летіли на висоті 100 метрів над кронами дерев, аби виміряти ці молекули - це неймовірно небезпечно.
Bu molekülü ölçmek için saçağın 100 m üzerinden uçtuk. Bu inanılmaz derecede tehlikeli bir şey.Мы летели на 100 метров от лесного купола чтоб измерить эту молекулу - это очень круто.
Bu molekülü ölçmek için saçağın 100 m üzerinden uçtuk. Bu inanılmaz derecede tehlikeli bir şey.כדי למדוד את המולקולה הזו - מאוד מסוכן.
Bu molekülü ölçmek için saçağın 100 m üzerinden uçtuk. Bu inanılmaz derecede tehlikeli bir şey.لقياس هذا الجزيء. هذا شيء خطر للغاية.
Bu molekülü ölçmek için saçağın 100 m üzerinden uçtuk. Bu inanılmaz derecede tehlikeli bir şey.計測のためには特別な角度で飛行しなければなりませんでした。
Bu molekülü ölçmek için saçağın 100 m üzerinden uçtuk. Bu inanılmaz derecede tehlikeli bir şey.這是爲了測量分子, 不過也是危險行為
Bu molekülü ölçmek için saçağın 100 m üzerinden uçtuk.Eravamo 100 metri sopra la cima degli alberi per misurare questa molecola.
Bu molekülü ölçmek için saçağın 100 m üzerinden uçtuk.Estávamos 100 metros acima das árvores para medir esta molécula.
Bu molekülü ölçmek için saçağın 100 m üzerinden uçtuk.Lataliśmy 100 metrów ponad koronami drzew żeby dokonać pomiarów tej molekuły.
Bu molekülü ölçmek için saçağın 100 m üzerinden uçtuk.Летяхме на 100 метра над балдахина, за да измерим тази молекула.
Buna reel Gayrisafi Yurtiçi Hasıla diyoruz. Çünkü bize gerçek üretkenliği ölçme fırsatını veriyorToto byl zjednodušený příklad, kdy jsme v ekonomice měli pouze jeden produkt.
Bunlari olcmek cok guc cunku burada karmasik guduler rol oynuyor.Bardzo trudno to zmierzyć, bo mamy do czynienia z różnymi pobudkami.
Bunlari olcmek cok guc cunku burada karmasik guduler rol oynuyor.C'est très difficile à mesurer, car il y a des motifs mixtes.
Bunlari olcmek cok guc cunku burada karmasik guduler rol oynuyor.E foarte greu să faci o evaluare pentru că există motive eterogene.
Bunlari olcmek cok guc cunku burada karmasik guduler rol oynuyor.Es ist schwer einzuschätzen, da es unterschiedliche Motive gibt.
Bunlari olcmek cok guc cunku burada karmasik guduler rol oynuyor.Es muy difícil de medir porque hay razones mezcladas.
Bunlari olcmek cok guc cunku burada karmasik guduler rol oynuyor.Het is heel lastig om te meten omdat er sprake is van gemengde motieven.
Bunlari olcmek cok guc cunku burada karmasik guduler rol oynuyor.Jde to velice těžce změřit, protože je tady mnoho smíšených motivů.
Bunlari olcmek cok guc cunku burada karmasik guduler rol oynuyor.Je ťažké to merať pretože sú tu zmiešané motívy.
Bunlari olcmek cok guc cunku burada karmasik guduler rol oynuyor.이를 가늠하기란 아주 어렵습니다. 왜냐하면 복합적인 요인들이 존재하기 때문입니다.
Bunlari olcmek cok guc cunku burada karmasik guduler rol oynuyor.Nagyon nehéz az ilyesmit mérni, mert a motivációk sokfélék.
Bunlari olcmek cok guc cunku burada karmasik guduler rol oynuyor.Sono valori molto difficili da misurare perché implicano diverse cause.
Bunlari olcmek cok guc cunku burada karmasik guduler rol oynuyor.Thật khó để đo được vì các động lực luôn lẫn lộn.
Bunlari olcmek cok guc cunku burada karmasik guduler rol oynuyor.Είναι πολύ δύσκολο να μετρήσουμε γιατί υπάρχουν μεικτά κίνητρα.
Bunlari olcmek cok guc cunku burada karmasik guduler rol oynuyor.Все эти показатели очень сложно измерить, потому что люди могут руководствоваться смешанными мотивами.
Bunlari olcmek cok guc cunku burada karmasik guduler rol oynuyor.Много е трудно да се измери, защото има смесени мотиви.
Bunlari olcmek cok guc cunku burada karmasik guduler rol oynuyor.קשה מאד למדוד כיוון שישנם מוטיבים משולבים.
Bunlari olcmek cok guc cunku burada karmasik guduler rol oynuyor.انه امرٌ صعب الحكم عليه بسبب الكثير من الدوافع
Bunlari olcmek cok guc cunku burada karmasik guduler rol oynuyor.いくつかの意図が入り交じっているからです 医師は時には検査をすることで よりよい医療を提供できることもありますが
Bunların hepsi her bir molekülün durumunu ölçmenin kısa yollarıdır.어떻게라도 설명이 가능하다면 이 모든 것들이 가능합니다. 이 것들은 모두 분자들이 어떻게 움직이고 있는가를 재기 위하여 사용하는 지름길들입니다.
Bunların hepsi her bir molekülün durumunu ölçmenin kısa yollarıdır.las 8 moleculas puedan estar alli.
Bunların hepsi her bir molekülün durumunu ölçmenin kısa yollarıdır.Všechny tyhle veličiny jsou jenom zkratkou, abychom nemuseli měřit, co dělá každá molekula.
Bunların hepsi her bir molekülün durumunu ölçmenin kısa yollarıdır.כל אלה הם "קיצורי דרך" למדידה של מה שכל מולקולה עושה. אפשר
Bunu ölçmek ilginç bir durum: düşen su size şu fikri veriyor:Adăugând o masură
Bunu ölçmek ilginç bir durum: düşen su size şu fikri veriyor:Aggiungere un'unita' di misura a ciò è interessante:
Bunu ölçmek ilginç bir durum: düşen su size şu fikri veriyor:Interesujące, że dodając środek pomiaru, spadająca woda nagle oddaje odległość:
Bunu ölçmek ilginç bir durum: düşen su size şu fikri veriyor:Když se k tomu přidá nějaké měřítko, je to zajímavé: padající voda vám nejednou dodá takový dojem:
Bunu ölçmek ilginç bir durum: düşen su size şu fikri veriyor:여기에 공간을 가늠하는 잣대를 제공하는 것은 재미있는 일입니다. 떨어지는 물이
Bunu ölçmek ilginç bir durum: düşen su size şu fikri veriyor:Да се добавя мярка към това е интересно: падащата вода внезапно ти дава усещане за:
Bunu ölçmek ilginç bir durum: düşen su size şu fikri veriyor:Додати сюди шкалу вимірювання було б цікавим у тому плані, що падаюча вода раптово дає вам відчуття типу:
Bunu ölçmek ilginç bir durum: düşen su size şu fikri veriyor:Инструмент измерения даст интересный эффект: вид водопада внезапно даёт понять --
Bunu ölçmek ilginç bir durum: düşen su size şu fikri veriyor:כשמוסיפים מדידה מה שמעניין הוא שמפלי המים נותנים משמעות כמו:
Bunu ölçmek ilginç bir durum: düşen su size şu fikri veriyor:إضافة مقياس لذلك شئ مثير: فجأة تعطيك المياة المتساقطة معنى
Bunu ölçmek ilginç bir durum: düşen su size şu fikri veriyor:それは興味深い測定値です 落下する水が 突然次のような感覚を与えるのです "おや ブルックリンはちょうどこのくらい
Bunu ölçmek istememizin sebebini şöyle ifade edeyim: Çilek yiyecekseniz, veya çay içecekseniz,Y queremos medir esto porque, bien, mientras uno come una frutilla o toma un té,
Bunu ölçmek istememizin sebebini şöyle ifade edeyim:그리고 우리는 이것을 측정하고 싶습니다. 왜냐하면 당신이 딸기를 먹거나
Bunu ölçmek istememizin sebebini şöyle ifade edeyim:To bi radi izmerili.
Bunu ölçmek istememizin sebebini şöyle ifade edeyim:אנחנו רוצים למדוד זאת במטרה, ובכן, כאשר אתה אוכל תות