Boyumu ölçmem gerekiyor, kesinlikle.Διαλέξα το ύψος μου, ακριβώς.
Boyumu ölçmem gerekiyor, kesinlikle.Именно так, я могла выбрать рост.
Boyumu ölçmem gerekiyor, kesinlikle.Мога да си избирам височината - точно така.
Bu 7'den büyük depremleri ölçmek için çok daha uygun.따라서 이 방법이 진도 7 이상의 지진의 측정에 있어 훨씬 우위를 갖고 있는 거죠
Bu 7'den büyük depremleri ölçmek için çok daha uygun.Então isso nos dá uma maneira muito melhor de medida coisas que estão acima de uma magnitude 7.
Bu 7'den büyük depremleri ölçmek için çok daha uygun.Momenttimagnitudiasteikko on parempi isojen järistysten mittaamisessa.
Bu 7'den büyük depremleri ölçmek için çok daha uygun.Przejście na inną skalę dało nam znacznie lepsze sposoby mierzenia trzęsień powyżej 7 stopnia.
Bu 7'den büyük depremleri ölçmek için çok daha uygun.وقد اعطانا طريقة افضل لقياس الاشياء التي تكون اعلى من 7 درجات
Bu, açıları ölçmenizi sağlıyor.그는 이 각도기를 직접 만들었어요
Bu, açıları ölçmenizi sağlıyor.Pomáha nám to merať uhly.
Bu, açıları ölçmenizi sağlıyor.В момента, в който се заснема този урок няма видео за модула за измерване на ълги.
Bu, açıları ölçmenizi sağlıyor.分度器ツールです。 ここで実際に分度器の角度を測定できます。
Bu da ölçmek demek. .Cílem tohoto videa je představit jazyk a některé znaky, které používáme, když mluvíme o geometrii.
Bu da ölçmek demek. .I den her video skal vi se på det sprog, vi bruger i geometrien.
Bu da ölçmek demek. .저는 이 영상에서 기하학의 용어나
Bu da ölçmek demek. .ما لاذى أود أن أفعله فى هذا الفيديو هو أن أعطى مقدمة عن لغة
Bu da şelalenin bir mekan ölçme aracı olduğunu gösteriyor.Das bedeutet also, dass ein Wasserfall eine Art ist, Raum zu messen.
Bu da şelalenin bir mekan ölçme aracı olduğunu gösteriyor.Deci asta înseamnă că o cascadă e o formă de-a măsura spațiul.
Bu da şelalenin bir mekan ölçme aracı olduğunu gösteriyor.Điều này đồng nghĩa với việc thác nước là một cách đo không gian.
Bu da şelalenin bir mekan ölçme aracı olduğunu gösteriyor.Dit betekent dat een waterval een manier is om ruimte te meten.
Bu da şelalenin bir mekan ölçme aracı olduğunu gösteriyor.Donc cela veut dire qu'une cascade est un moyen de mesurer l'espace.
Bu da şelalenin bir mekan ölçme aracı olduğunu gösteriyor.Então, isto significa que a cascata é uma forma de medir o espaço.
Bu da şelalenin bir mekan ölçme aracı olduğunu gösteriyor.즉 폭포라는 것이 공간을 가늠하는 잣대가 되는 것입니다.
Bu da şelalenin bir mekan ölçme aracı olduğunu gösteriyor.Lo que significa que es posible medir el espacio por medio de una cascada
Bu da şelalenin bir mekan ölçme aracı olduğunu gösteriyor.Oznacza to, że wodospad jest narzędziem pomiaru przestrzeni.
Bu da şelalenin bir mekan ölçme aracı olduğunu gösteriyor.Questo quindi significa che una cascata è un modo di misurare lo spazio.
Bu da şelalenin bir mekan ölçme aracı olduğunu gösteriyor.To tedy znamená, že pomocí vodopádů se dá odhadovat prostor.
Bu da şelalenin bir mekan ölçme aracı olduğunu gösteriyor.Значит, водопад — средство измерения пространства.
Bu da şelalenin bir mekan ölçme aracı olduğunu gösteriyor.Отже, це означає, що водоспад є засобом вимірювання простору.
Bu da şelalenin bir mekan ölçme aracı olduğunu gösteriyor.Това означава, че водопадът е начин за измерване на пространството.
Bu da şelalenin bir mekan ölçme aracı olduğunu gösteriyor.ולכן ,אפשר לומר, שמפל מים הוא סוג של מד מרחב.
Bu da şelalenin bir mekan ölçme aracı olduğunu gösteriyor.إذاً هذا يعني أن الشلال هو طريقة لقياس المكان .
Bu da şelalenin bir mekan ölçme aracı olduğunu gösteriyor.もちろんニューヨークのようなアイコニックな街であるというのは
Bu elips üzerinde herhangi bir nokta almak ve ölçmek,اخذنا اي نقطة على هذا القطع الناقص، وقمنا بقياس
Bu elips üzerinde herhangi bir nokta almak ve ölçmek,これら 2 つの点へのそれぞれの距離を測ると、
Bugün yaşayan en büyük timsahları arayıp bulup ölçmemiz gerekti.Abbiamo dovuto trovare e misurare il più grande coccodrillo vivente.
Bugün yaşayan en büyük timsahları arayıp bulup ölçmemiz gerekti.A trebuit să găsim şi să măsurăm cei mai mari crocodili care trăiesc azi.
Bugün yaşayan en büyük timsahları arayıp bulup ölçmemiz gerekti.우리는, 오늘날까지 살고 있는 악어들 중 가장 큰 녀석을 찾아야 하고 길이를 재 보아야 합니다.
Bugün yaşayan en büyük timsahları arayıp bulup ölçmemiz gerekti.Meidän täytyi löytää ja mitata suurimpia yhä elossa olevia krokotiileja.
Bugün yaşayan en büyük timsahları arayıp bulup ölçmemiz gerekti.Musieliśmy znaleźć i zmierzyć największe współczesne krokodyle.
Bugün yaşayan en büyük timsahları arayıp bulup ölçmemiz gerekti.On devait trouver et mesurer les plus grands crocodiles vivants de nos jours.
Bugün yaşayan en büyük timsahları arayıp bulup ölçmemiz gerekti.Tenemos que encontrar y medir los cocodrilos más grandes vivientes de hoy.
Bugün yaşayan en büyük timsahları arayıp bulup ölçmemiz gerekti.Vi måtte finde og måle den største krokodille der lever i dag.
Bugün yaşayan en büyük timsahları arayıp bulup ölçmemiz gerekti.We moesten de grootste krokodillen die nu leven, vinden en meten.
Bugün yaşayan en büyük timsahları arayıp bulup ölçmemiz gerekti.Wir mussten die größten heute lebenden Krokodile finden und messen.
Bugün yaşayan en büyük timsahları arayıp bulup ölçmemiz gerekti.Нам пришлось найти и измерить крупнейших крокодилов, живущих сегодня.
Bugün yaşayan en büyük timsahları arayıp bulup ölçmemiz gerekti.Трябваше да открием и измерим най-големите крокодили, живеещи днес.
Bugün yaşayan en büyük timsahları arayıp bulup ölçmemiz gerekti.היינו צריכים למצוא ולמדוד את התנינים הגדולים ביותר החיים היום.
Bugün yaşayan en büyük timsahları arayıp bulup ölçmemiz gerekti.كان علينا أن نجد ونقيس التماسيح الأضخم والتي تعيش اليوم.
Bugün yaşayan en büyük timsahları arayıp bulup ölçmemiz gerekti.見つけて計測する必要がありました ボートと同じほどの大きさです
Bu iki odaklarının her mesafe ölçme.اقيس المسافة لأي بؤرة
Bu iki odaklarının her mesafe ölçme.これが d2 です。
Bu merkezi eğilimi ölçmenin bir yoludur.지금까지 한게 central tendency를 구하는 방법들중에 한가지 방법이였구요
Bu merkezi eğilimi ölçmenin bir yoludur.Das ist eine Art das "Zentrum" zu vermessen.
Bu merkezi eğilimi ölçmenin bir yoludur.Det er altså en måde, hvormed vi kan finde midten af et talsæt.
Bu merkezi eğilimi ölçmenin bir yoludur.Dus dit is een manier om een cetrummaat te berekenen.
Bu merkezi eğilimi ölçmenin bir yoludur.Portanto, esta é uma forma de tipo de medida do centro, da tendência central.
Bu merkezi eğilimi ölçmenin bir yoludur.Questo è un modo per una sorta di misura del centro, della tendenza centrale.
Bu merkezi eğilimi ölçmenin bir yoludur.Så detta är ett sätt att räkna ut mitten, en centrala tendensen.
Bu merkezi eğilimi ölçmenin bir yoludur.Siis tämä on eräs tapa mitata keskustaa, keskilukuja.