Birileri Geometri hakkında konuşuyorsa, bilin ki dünyayı ölçmekten bahsediyor.لذا عندما يتحدث شخص عن الهندسة الكلمة نفسها تعنى قياس الأرض
Bir kimyasal elementin atmosferdeki bileşimini ölçmek için, bazen minizik bir çizgiyle uğraşmamız gerekiyor.Czasami jedna, słaba linia spektralna musi wystarczyć do określenia zawartości pierwiastka w atmosferze.
Bir kimyasal elementin atmosferdeki bileşimini ölçmek için, bazen minizik bir çizgiyle uğraşmamız gerekiyor.때로는 아주 작고 약한 스펙트럼 라인을 이용하여 대기의 화학원소를 측정할 때도 있습니다.
Bir kimyasal elementin atmosferdeki bileşimini ölçmek için, bazen minizik bir çizgiyle uğraşmamız gerekiyor.Néha csak egy kis, gyenge spekrtumvonallal kell dolgoznunk, amivel mérnünk kell az atmoszféra összetételét.
Bir kimyasal elementin atmosferdeki bileşimini ölçmek için, bazen minizik bir çizgiyle uğraşmamız gerekiyor.לפעמים עלינו להתעסק אך ורק עם קו ספקטרום זעיר וחלש כדי למדוד כמות של יסוד כימי מסויים באטמוספירה.
Bir kimyasal elementin atmosferdeki bileşimini ölçmek için, bazen minizik bir çizgiyle uğraşmamız gerekiyor.في بعض الأحيان علينا التعامل مع طيف ضعيف وصغير من الخط الطيفي لقياس تكوين ذلك العنصر الكيميائي في الغلاف الجوي
Bir kimyasal elementin atmosferdeki bileşimini ölçmek için, bazen minizik bir çizgiyle uğraşmamız gerekiyor.弱いスペクトル線を使って 大気中の化学元素の組成を調べる場合もあります 例えばここに見える金の吸収線は
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.Aux USA, des efforts sont entrepris afin de mesurer le bonheur vécu de la population.
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.Az USA-ban történnek erőfeszítések a népesség tapasztalati boldogságának a mérésére.
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.Di Amerika, upaya-upaya sedang dilakukan untuk mengukur kebahagiaan yang dialami oleh populasi yang ada.
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.En los Estados Unidos, se está intentando medir la felicidad experimentada por la población.
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.In den Vereinigten Staaten strengt man sich an, das Erlebnis-Glück der Bevölkerung zu messen.
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.In de Verenigde Staten worden inspanningen gedaan om het ervaringsgeluk van de bevolking te meten.
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.În US, se fac eforturi în vederea măsurării fericirii experimentale a populaţiei
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.I USA er man gået i gang med at måle på befolkningens oplevelseslykke.
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.I USA görs försök för att mäta upplevelselyckan hos befolkningen.
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.미국에서, 사람들의 경험적 행복을 측정하려는 노력이 많이 있습니다.
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.Negli Stati Uniti, si stanno facendo degli sforzi per misurare l'esperienza di felicità della popolazione.
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.Nos EUA, estão a fazer-se esforços para medir a experiência de felicidade na população.
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.Tại Hoa Kỳ, đang có những nỗ lực để đo đạc trải nghiệm về hạnh phúc trông dân số.
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.Ve Spojených státech probíhají pokusy měřit u populace štěstí v prožívání.
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.V Spojených štátoch sa bude vynakladať úsilie zmerať pocit "zážitkového" šťastia obyvateľstva.
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.W USA staramy się mierzyć szczęście społeczeństwa.
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.Yhdysvalloissa pyritään mittaamaan kokemuksellista onnellisuutta väestössä.
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.Στις Ηνωμένες Πολιτείες, γίνονται προσπάθειες να μετρήσουμε την βιωματική ευτυχία του πληθυσμού.
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.В США делаются попытки измерить уровень эмпирического счастья населения.
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.В США здійснюються спроби виміряти рівень емпіричного щастя населення.
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.В Съединените щати се полагат усилия за измерване на преживяваното от населението щастие.
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.בארצות הברית, נעשים מאמצים למדוד את האושר החוויתי של האוכלוסיה.
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.في الولايات المتحدة، تُبذل جهودا لقياس تجربة السعادة للسكان.
Birleşik Devletler'e nüfusun mutluluk deneyimini ölçmek için girişimlerde bulunuluyor.今後10~20年以内に これは国家統計の 一部になると思います
Birleşik Krallık'ın toplam enerji tüketimini, sadece taşıma değil, her şeyi, ampullerle ölçmek istiyorum.Consumul de energie al U.K., consumul total, nu doar transport, ci tot. Îmi place să-l cuantific în becuri.
Birleşik Krallık'ın toplam enerji tüketimini, sadece taşıma değil, her şeyi, ampullerle ölçmek istiyorum.영국의 에너지 소비량, 교통 뿐만 아니라 모든 것을 포함하는 총 에너지 소비량은 전구수로 환산하면
Birleşik Krallık'ın toplam enerji tüketimini, sadece taşıma değil, her şeyi, ampullerle ölçmek istiyorum.צריכת האנרגיה של הממלכה המאוחדת, סך כל צריכת האנרגיה, לא רק תעבורה, אלא הכל, אני אכמת זאת בנורות חשמל,
Birleşik Krallık'ın toplam enerji tüketimini, sadece taşıma değil, her şeyi, ampullerle ölçmek istiyorum.استهلاك الطاقة للمملكة المتحدة الكلي، ليس فقط المواصلات، ولكن كل شيء أُفضل قياسه بالمصابيح الضوئية
Birleşik Krallık'ın toplam enerji tüketimini, sadece taşıma değil, her şeyi, ampullerle ölçmek istiyorum.輸送のためのエネルギー消費だけでなく すべてのエネルギー消費を 電球によって数値化してみたいと思います それはちょうど125個の電球を 常につけているようなものです
Bir örnek şu, Lesbos'taki taş ustalarının çalışırken yuvarlak kolonları ölçmeleri gerektiğini görüyor.Dla przykładu, oglądał kamieniarzy pracujących na wyspach Lesbos. Musieli oni zmierzyć okrągłe kolumny.
Bir örnek şu, Lesbos'taki taş ustalarının çalışırken yuvarlak kolonları ölçmeleri gerektiğini görüyor.Într-un exemplu el vede nişte pietrari lucrând pe insula Lesbos, şi ei trebuiau să măsoare coloane rotunde.
Bir örnek şu, Lesbos'taki taş ustalarının çalışırken yuvarlak kolonları ölçmeleri gerektiğini görüyor.한 예로, 그는 이런 석공들이 레스보스섬에서 일하는 것을 보는데, 그들은 둥근 기둥의 둘레를
Bir örnek şu, Lesbos'taki taş ustalarının çalışırken yuvarlak kolonları ölçmeleri gerektiğini görüyor.Lấy ví dụ khi Aristotle quan sát những người thợ đá làm việc tại Đảo Lesbos, họ cần đo chu vi cột tròn.
Bir örnek şu, Lesbos'taki taş ustalarının çalışırken yuvarlak kolonları ölçmeleri gerektiğini görüyor.Så et eksempel er at han se disse murere der arbejder på øen Lesbos, og de skal udmåle runde søjler.
Bir örnek şu, Lesbos'taki taş ustalarının çalışırken yuvarlak kolonları ölçmeleri gerektiğini görüyor.Um exemplo: ele viu três pedreiros a trabalhar na Ilha de Lesbos. Eles precisavam de medir colunas circulares.
Bir örnek şu, Lesbos'taki taş ustalarının çalışırken yuvarlak kolonları ölçmeleri gerektiğini görüyor.פיתרונות חדשניים לבעיות שהם לא ציפו להן. אחת הדוגמאות שהוא ראה הם הסתתים
Bir örnek şu, Lesbos'taki taş ustalarının çalışırken yuvarlak kolonları ölçmeleri gerektiğini görüyor.على سبيل المثال .. عندما يرى الحجار يعمل على جزيرة ليسبوس ويحتاج ان يقوم بعملية قياس
Bir örnek şu, Lesbos'taki taş ustalarının çalışırken yuvarlak kolonları ölçmeleri gerektiğini görüyor.働く石職人を見たときのことが挙げられます 彼らは円柱の円周の長さを 計りたかったのですが-
Bir şeyi ölçmek için elektromanyetik tayf kullanılır ancak bu madde onunla etkileşmiyor.Benda ini tidak berinteraksi dengan gelombang elektromagnet yang kita gunakan untuk mengenali benda.
Bir şeyi ölçmek için elektromanyetik tayf kullanılır ancak bu madde onunla etkileşmiyor.Det interagerer ikke med det elektromagnetiske spektrum, hvilket er det, vi bruger til at opdage ting med.
Bir şeyi ölçmek için elektromanyetik tayf kullanılır ancak bu madde onunla etkileşmiyor.Elle n'interagit pas avec le spectre électromagnétique, qui constitue notre outil de détection.
Bir şeyi ölçmek için elektromanyetik tayf kullanılır ancak bu madde onunla etkileşmiyor.Het interageert niet met het elektromagnetisch spectrum, wat we gebruiken om dingen te detecteren.
Bir şeyi ölçmek için elektromanyetik tayf kullanılır ancak bu madde onunla etkileşmiyor.그것은 우리가 뭔가를 찾을때 사용하는 전자기파와 상호작용하지 않습니다.
Bir şeyi ölçmek için elektromanyetik tayf kullanılır ancak bu madde onunla etkileşmiyor.Nincs kölcsönhatásban az elektromágneses sugárzással, amit az észleléshez használunk.
Bir şeyi ölçmek için elektromanyetik tayf kullanılır ancak bu madde onunla etkileşmiyor.No interactúa con el espectro electromagnético, que es lo que usamos para detectar cosas.
Bir şeyi ölçmek için elektromanyetik tayf kullanılır ancak bu madde onunla etkileşmiyor.Nó không tương tác với quang phổ điện từ, thứ chúng ta dùng để phát hiện các sự vật.
Bir şeyi ölçmek için elektromanyetik tayf kullanılır ancak bu madde onunla etkileşmiyor.Non interagisce con lo spettro elettromagnetico, che è cio' che utilizziamo per rilevare le cose.
Bir şeyi ölçmek için elektromanyetik tayf kullanılır ancak bu madde onunla etkileşmiyor.Nu interacţionează cu spectrul electromagnetic, care este utilizat de noi pentru a detecta orice.
Bir şeyi ölçmek için elektromanyetik tayf kullanılır ancak bu madde onunla etkileşmiyor.Vůbec neinteraguje s elektromagnetickým spektrem, které používáme k detekci různých věcí.
Bir şeyi ölçmek için elektromanyetik tayf kullanılır ancak bu madde onunla etkileşmiyor.Не се влияе от електромагнитния спектър, а той е нашият основен детектор.
Bir şeyi ölçmek için elektromanyetik tayf kullanılır ancak bu madde onunla etkileşmiyor.לא מגיב עם הספקטרום האלקטרומגנטי, שבו אנחנו משתמשים לגלות דברים.
Bir şeyi ölçmek için elektromanyetik tayf kullanılır ancak bu madde onunla etkileşmiyor.بل إنها لا تتفاعل مع موجات الطيف الكهرومغناطيسي ، وهو ما نستخدمه للتعرف على الأجسام الكونية.
Bir şeyi ölçmek için elektromanyetik tayf kullanılır ancak bu madde onunla etkileşmiyor.検出することができません 全く反応を起こさない物質の存在を私たちがどのように知ったのかというと