ölçüde ile cümle

ölçüde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
İlgili yasal temeller büyük ölçüde atılmış durumda.The legislative building blocks are largely in place.
Yüksek temsilcinin bu güçleri ne ölçüde kullanacağı, BH’de ciddi bir tartışma konusu oldu.The extent to which he will use these powers is a subject of considerable interest in BiH.
Puanları 70-79,9 arasında değişen diğer 23 ülke ise "büyük ölçüde özgür" olarak sıralandı.Another 23 with grades in the range of 70-79.9 points were rated "mostly free".
Rajakoviç, bu rakamın gelecek on yıl içinde önemli ölçüde artabileceğini de sözlerine ekledi.That number, he added, could rise significantly over the next decade.
Tesislerin ülkedeki yelkencilik şartlarını önemli ölçüde iyileştirmesi de bekleniyor.The facilities are also expected to significantly improve sailing conditions inside the country.
Kostunica, "İşbirliğinin AB ile yaptığımız müzakereleri büyük ölçüde etkileyeceğinin farkındayız."We are aware that co-operation will strongly affect our negotiations with the EU.
Bu olay orduya olan güveni önemli ölçüde azaltmıştır."The affair has dramatically shifted trust in the army."
Son on yıldır, Arnavutluk'ta yaşam enerji sıkıntılarından ciddi ölçüde etkilendi.Over the last decade, life in Albania has become seriously affected by energy shortages.
Nehirler kuruyor ve ekinler, görülmemiş ölçüde zarar görüyor.Rivers are drying up, and crops are being destroyed at an unprecedented level.
Fakat nükleer enerji fikri, kamuoyundan hâlâ büyük ölçüde muhalefet görüyor.However, the idea still faces significant public opposition.
Bu durum, 2008 sonlarında krizin başlamasından bu yana büyük ölçüde değişti.The situation has changed dramatically since the crisis began in late 2008.
Komünizm sonrası geçiş dönemi sona erdi. 1990’larda yaşanan sorunlar büyük ölçüde çözüme kavuştu.The post-communist transition is over. The conflicts of the 1990s are mostly resolved.
Raporda olumlu sonuçlara varıldığı takdirde, iki ülkenin katılım süreci önemli ölçüde hızlanacak.Favourable conclusions would significantly accelerate the two countries' accession process.
Bazı münferit ihlal olayları da kaydedilmesine rağmen bunlar sonuçları önemli ölçüde etkilemedi.Some isolated cases of noncompliance were noted, but these did not significantly affect the results.
Wolfowitz "Türkiye'nin büyük ölçüde katkı sağlayacağı konusunda güvenim tam..."I am quite confident that we will in fact have a significant level of Turkish participation....
Bu miktarın 2003 yılında ciddi ölçüde artması bekleniyor.This figure is expected to rise sharply in 2003.
Yatırımla birlikte ciddi ölçüde altyapı iyileştirme çalışmaları da gerçekleştirilecek.The investment will bring massive infrastructure improvements.
Telekom Srbija büyük ölçüde devlete ait bir şirket.Telekom Srbija is predominately state-owned.
Chukov, "Moskova'nın Kosova ile ne ölçüde ilişki kuracağı Belgrad'a bağlı." dedi."It is up to Belgrade regarding how Moscow will deal with Kosovo," Chukov concluded.
Turizm sektörüne büyük ölçüde bağlı bir ülke içinse, bu ciddi bir sorun teşkil ediyor.In a country that counts heavily on its tourism industry, this could mean trouble.
SAA, ülkedeki iş koşullarını önemli ölçüde değiştirecek.The SAA will significantly change domestic business conditions.
Türkiye'nin ABD'ye karşı sıcak tavrı önemli ölçüde soğumuştu.Turkish warmth towards the United States cooled significantly.
Yeni otobüsler AB standartlarını karşılıyor ve emisyonları önemli ölçüde azaltıyorlar.The new buses fulfill the EU standards and drastically reduce emissions.
Bölgede ciddi ölçüde varlık gösterdiğimiz için, sahip olduğumuz görev de güvenlikle ilgili.Since we have a considerable presence in the field, our role is security-related.
Yalnız Struga’da ve küçük ölçüde de Üsküp’te sorun yaşandı.They created unrest in Struga and to a small extent in Skopje.
Kosova hükümetine göre, cezaevlerindeki durum önemli ölçüde iyileşti.According to the Kosovo government, the situation in prisons has undergone substantial improvement.
Ordumuz, sadece Balkanlar'da olmamak üzere büyük ölçüde bir istikrar unsuru olarak görülüyor.Our army is largely seen as a factor of stability, not only in the Balkans.
Bağımsızlıktan sonra, yeni ülkenin Hırvatistan'la olan ilişkileri büyük ölçüde iyileşti.After independence, the new country's relations with Croatia greatly improved.
Tüm bunların istikrar ve güvenliği önemli ölçüde iyileştirdiğini düşünüyorum.I think this tremendously improves stability and security.
Ayrıca ülkedeki ve bölgedeki güvenlik koşulları da önemli ölçüde değişti.Moreover, the security situation in BiH and the region has changed tremendously.
SETimes: Peki ekonomik durumu ne ölçüde bir güvenlik tehdidi sayabiliriz?SETimes: How much of a security threat is the economic situation?
Yeni üye ülkeler, AB bütçesine önemli ölçüde katkı sağlamalıdır.New member countries must contribute significant amounts to the EU budget.
SETimes: Şu anda Kosova'nın mali durumu ne ölçüde istikrarlı?SETimes: How stable is the financial situation in Kosovo?
SETimes: Kosova hükümetinden ne ölçüde destek görüyorsunuz?SETimes: How much support do you get from the Kosovo government?
Belgrad ise sadece önemli ölçüde özerklik vermek istediğini söylüyor.Belgrade says it is only willing to grant substantial autonomy.
Kadın nüfusta işsizlik oranı, erkek nüfusa göre önemli ölçüde daha yüksek.The jobless rate is significantly higher for women than for men.
SETimes: Makedonya GRECO'nun yönlendirici ilkelerine ne ölçüde uyuyor?SETimes: What are your perceptions regarding Macedonia’s responsiveness to GRECO guiding principles?
Sizin hikayeniz, kitabın hikayesi ile ne ölçüde benzerlik gösteriyor?How similar is your story in relation to the fiction presented inside the book?
Aslında ülke genel olarak ciddi ölçüde ilerleme kaydetti.In fact, the overall picture has been improving substantially.
Fakat yine de son yıllarda durum dikkate değer ölçüde gelişme gösteriyor.In recent years, however, the situation has evolved markedly.
"Itiraf edelim, bunu büyük ölçüde başardılar."Let's admit it, to a large extent they [AKP] have been successful.
Romanya’daki tatil eğilimleri Balkanların geri kalanıyla büyük ölçüde benzerlik gösteriyor.Trends in Romania have much in common with the rest of the Balkans.
Üyeleri getiren uçağın gemiye inişi de aynı ölçüde unutulmaz bir tecrübe oldu.Particularly unforgettable, though, was their landing on the ship.
Orgutlu suç ve aşırıcılık büyük ölçüde iç kaynaklıdır.It is largely internal -- organised crime and extremism.
Bir çoğu ise ABD ortaklığının B92'nin konumunu büyük ölçüde iyileştireceğini belirtiyor.Many say that the US partnership will greatly enhance B92's position.
Ülkede enflasyon oranı yüzde 5,7’ye çıkarak maliyetlerin önemli ölçüde artmasına neden oldu.Inflation has risen to 5.7%, raising costs in the country significantly.
Saraybosna’da Hırvatların sayısı çok ciddi ölçüde azaldı.In Sarajevo, the number of Croats has declined sharply.
Rumen cumhurbaşkanı yeni önerisi hakkında, "Devletin masrafları önemli ölçüde azalacak." dedi."State costs would be considerably reduced," the Romanian president says of his new proposal.
Aynı zamanda kamu harcamaları da önemli ölçüde azalacaktır." diye de ekledi.At the same time, state costs would be considerably reduced," the president added.
NATO yetkilileri KFOR askerlerinde önemli ölçüde küçültmeye gidilmesine karar verdiler.NATO officials have decided on a significant scaleback of KFOR troops.
Wheeler ayrıca "Bu, şaşırtıcı ölçüde çabuk gerçekleşti."They've been done amazingly quickly," he said.
SETimes: Arnavutluk siyasetinde üst düzey makamlarda bir kadın olmak ne ölçüde zor?SETimes: How difficult is it to be a woman in Albanian politics, in senior posts?
Daha önceki kriz bölgelerinde varlığını sürdürdüğü şüphesiz olan bu radikal grubun gücü ne ölçüde?How strong is this radical group that undoubtedly exists in the former crisis regions?
Tahmin edileceği üzere genel fiyat düzeyleri ciddi ölçüde daha yüksek.As one would expect, the overall price levels are substantially higher.
Son on yılda görülen büyük sosyal değişim, büyük ölçüde nüfus hareketliliğine yol açtı.The social upheaval of the last ten years led to high population mobility.
Diğer iki parti önemli ölçüde siyasi deneyime sahip adaylar seçtiler.Two other parties chose candidates with significant political experience.
İlçe yetkilileri ve CNH de önemli ölçüde maddi destek sözü verdiler.County authorities and the CNH have also pledged substantial financial support.
LDP genel başkan yardımcısı Andrej Zernovski, "Sınırın önemli ölçüde değiştiği ortada," dedi."It is clear that the border is changed significantly," LDP Vice-President Andrej Zernovski said.
Örnekol, "Bu olmazsa taşımacılık önemli ölçüde tıkanır." dedi."If you don't have it, transportation is effectively blocked," Ornekol said.
Bunlara devlet bütçesinden önemli ölçüde daha az kaynak sağlanacak.They will receive considerably less funding from the state budget.

İlgili Sayfalar