ölçüde ile cümle

ölçüde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Merkezkaç kuvveti jaws üzerinde hareket sürükleyici gücü önemli ölçüde artmaya başlayacakCentrifugal force acting on the jaws will begin to significantly increase gripping force
Şimdi soracaksınız, bu belli bir ölçüde yapılabilir mi?Now you'd ask, can this be done at scale?
Bu büyük ölçüde harika.It is largely wonderful.
Büyük ölçüde.Largely wonderful.
Teknoloji, mukayese edilebilir ölçüde gelişiyor.Technology is increasing at a comparable rate.
Önce büyümüyorlar, sonra inanılmaz ölçüde büyüyor ve büyümeyi kesiyorlar.First they don't grow. Then they grow exponentially. Then they stop growing.
Videoların bizlere belli bir ölçüde gerçeklik sunduklarını düşünüyorum.I think what video offers for us is a certain degree of reality.
İnsanlar büyük ölçüde deliye dönüyor.People get mad at the mayor.
Cinsel davranışları, pek çoğumuzun barışık olamayacağı ölçüde "insansı".Their sexual behavior is too human-like for most of us to be comfortable with.
Atalarımızın kullandığı aletlerle kıyaslayın; Kanzi'ninkilere çarpıcı ölçüde benziyorlar.Compare them to the tools our ancestors used; they bear a striking resemblance to Kanzi's.
Yeni rakibin 2.90 $ satış fiyatıyla piyasaya girmesi benim işlerimi önemli ölçüde azalttı,And he took all of my business and he ended up charging $2.90.
Ayni sehirde bu olcude iki adet fabrika var.There's two factories of this scale in the same town.
Yayılma mekanizması herkesi aynı ölçüde etkilemeyebilir.It cannot be because of some broadcast mechanism affecting everyone uniformly.
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.Obviously, at this stage of life he was in a somewhat more dignified form than he was back then.
İkinci yarısı büyük ölçüde sınıfta yaptığım şekerlemeydi.The second half was just one big nap, pretty much, in class.
Bunların nedeni, büyük ölçüde büyük yozlaşmadır.The cause of this is, to a large extent, grand corruption.
Genleriniz tarafından programlandığınız, bir ölçüde doğru.Well, it's true; to some extent, they are programmed by your genes.
Yani kendinizi ağın ortasında veya ucunda bulmanız da bir ölçüde kalıtsaldır.So whether you find yourself in the middle or on the edge is also partially heritable.
Bir ölçüde, farkında olmasak da bunun sorumlusu bizleriz.Partly caused by us, inadvertently.
Muhafazanın ne ölçüde olduğunu buluşumuz.Finding the state of preservation.
Onun görevi amaçladığımız ölçüde güzel.Its mission is as good as you could get.
Şimdi B-ekseni için y ekseni parallelism en büyük ölçüde kontrol hazırızNow we are ready to check B-axis to Y-axis parallelism
Bu yazı büyük ölçüde göz ardı ediliyor. Bu bir papirüs yazısı.We're looking at a fragment of a scroll which is largely ignored. >>:
Fakat bakış açımızdaki bu değişiklik adaletsizliğe karşı toleransımızı çok büyük ölçüde düşürür.But that same shift in perspective leads us to have less tolerance than ever for injustice.
İnsan sezgisini bu ölçüde bir veriye nasıl yüklersin?How do you impose human intuition on data at this scale?
Bu zamanlardaki değişimler bizi eşit ölçüde etkileyemeyecek.The changes in these times won't affect us all equally.
Örneğin bu açı maviyse, bu üçgendeki eşleşen açı da aynı ölçüde olacak. -So for example if we know That the measure of this angle is blue
Richard büyük ölçüde Disney Hall'ın bana verilmesini sağladı.Richard Koshalek is probably one of the main reasons that Disney Hall came to me.
Ancak, Nixon büyük ölçüde bir ağızlık en dominant onun danışmanı için yapıldı.He would openly discuss it during his State of the Union address.
Çünkü internet bu ölçüde oyun alanları sunuyor.This is that great big secret.
RAB hileli tartıdan da, hileli ölçüden de tiksinir.Differing weights and differing measures, both of them alike are an abomination to Yahweh.
İsa, Tanrı sözünü, buna benzer birçok benzetmeyle halkın anlayabildiği ölçüde anlatırdı.With many such parables he spoke the word to them, as they were able to hear it.
Çünkü Mesihin acılarını nasıl büyük ölçüde çekiyorsak, Mesih sayesinde büyük teselli de buluyoruz.For as the sufferings of Christ abound to us, even so our comfort also abounds through Christ.
Tanrıyı ve Rabbimiz İsayı tanımakla lütuf ve esenlik artan ölçüde sizin olsun.Grace to you and peace be multiplied in the knowledge of God and of Jesus our Lord,
Merhamet, esenlik ve sevgi artan ölçüde sizin olsun.Mercy to you and peace and love be multiplied.
Fakat (O rızkı) dilediği ölçüde indiriyor.So He gives according to measure as He will.
Ölçüde, tartıda insafsızlık etmeyin.So that none may err against the scales,
Gümüşten kupalar ki, tam diledikleri ölçüde belirlemişlerdir onları.And crystal clear bottles of silver, of which they will determine the measure themselves.
Azap ve kaygu, tartıda ve ölçüde hile yapanlara olsun;WOE TO THOSE who give short measure,
Allah her şahsı, ancak gücünün yettiği ölçüde mükellef kılar.God does not burden a soul beyond capacity.
Fakat O, (rızkı) dilediği ölçüde indirir.So He gives according to measure as He will.
Gümüşten öyle kadehler ki onları istedikleri ölçüde tayin ve takdir etmişlerdir.And crystal clear bottles of silver, of which they will determine the measure themselves.
Eğer yüz çevirirlerse de ki, "Size yeterli ölçüde bildirdim.If they turn away, tell them: "I have warned you all alike.
Nitekim dilediği ölçüde gönderir.So He gives according to measure as He will.
O halde, azgınlık edip size saldırana, size saldırdığı şekilde ve ölçüde saldırın.Then whoever transgresses the prohibition against you, you transgress likewise against him.
Ama biz onu ancak belirli bir ölçüde/bir kaderle indiririz.And We send it not down except in a known measure.
Nitekim dilediği ölçüde gönderir. O, kullarından Haberdardır, Görendir.Verily! He is in respect of His slaves, the Well-Aware, the All-Seer (of things that benefit them).
Gökten bir kaderle/belli ölçüde bir su indirdik de onu yeryüzünde durdurduk.And we send down from the sky water in measure, and We give it lodging in the earth, and lo!
Gökten uygun bir ölçüde yağmur indirip onu arzda durdurduk.And we send down from the sky water in measure, and We give it lodging in the earth, and lo!
Gökten uygun bir ölçüde yağmur indirip onu yerde durgunlaştırdık.And we send down from the sky water in measure, and We give it lodging in the earth, and lo!
Devletlerin resmi siteleri de önemli ölçüde çarpıtılmış gerçekler sunabilmektedir.Official government websites can also offer a significantly skewed version of facts.
Söz konusu enerjinin kaynağı büyük ölçüde EXIT her zaman vurguladığı konular.Much of that energy comes from the themes EXIT has always emphasised.
Ancak bu denizi farklı kılan bir neden daha var: derinliklerinde büyük ölçüde oksijen bulunmuyor.It is distinctive for another reason also: its depths are largely without oxygen.
Ancak sorunlardan birisi de, ülkedeki bankaların geçen yıl borç vermeyi önemli ölçüde kısması.One problem, however, is that banks in the country significantly curbed lending last year.
Girişim Karadağ ve BH halkları tarafından büyük ölçüde bilinse de, Hırvatistan'da bu oran düşük.The initiative is mostly known in Montenegro and BiH and somewhat less in Croatia.
SETimes: Sizce Sırp Ulusal Konseyinin bu kararında Belgrad ne ölçüde etkili oldu?SETimes: How much do you think Belgrade has influenced this decision of the Serb National Council?
Oybirliğinin gerekli olduğu alanlar büyük ölçüde azalacak.The areas where unanimity is required have been vastly reduced.
Köklü değişikliklere karşı her düzeyde ciddi ölçüde bir direnç görülüyor.Considerable resistance remains at all levels to bringing about real change.
Yapılan yeni bir araştırmaya göre Türkiye'de basın özgürlüğü "ciddi ölçüde geriledi". [Reuters]Turkey registered a "significant decline", according to one new survey. [Reuters]
Bu durum büyük ölçüde Schengen vizesi almanın çok zor olmasına bağlanıyor.This is thought to be largely due to tightly restricted access to Schengen visas.

İlgili Sayfalar