ölçüde ile cümle

ölçüde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Klein büyük ölçüde rahatsız oldu.Klein was greatly offended.
Büyük ölçüde birinci tekil kişinin anıları olarak aktarılır.My testimony A first-person report of some kind.
Dişin yüzeyi büyük ölçüde katkısı vardır.It contributes to a significant portion of the tooth's surface.
Günümüzde büyük ölçüde derin sulara hapsolmuşlardır.Today, they are largely confined to deep water.
Girişimciler elektrikli otomobil üretmek için kolları sıvadı, ancak büyük ölçüde başarısız olmuştur.Attempts were made to produce electric cars, but they were largely unsuccessful.
Schwarzenbach, punk/emo/indie müzik çevrelerince büyük ölçüde etkileyici bir figür olmuştur.Schwarzenbach largely remains an influential figure in the punk/emo/indie music scene.
Bu serumlar Hindistan'da büyük ölçüde mevcuttur.The order is growing numerically in India.
Zwicky, gökada araştırmaları ve katalog üretimi için önemli ölçüde zaman ayırmıştır.Zwicky devoted considerable time to the search for galaxies and the production of catalogs.
Güney Avrupa'da, nuga büyük ölçüde Noel sezonu ile ilişkilidir.In southern Europe, nougat is an important component of all Christmas meals.
Öte yandan Homo erectus’un dişleri, başka hiçbir insan türünde rastlanmayan ölçüde iridir.He seems to know more about the mysterious Societas Eruditorum than any non-member.
Nasırcılık büyük ölçüde sekülarist bir ideolojidir.That count, in turn, is a reasonable measure of disparity.
Bunyip tanımları büyük ölçüde değişmektedir.His character also alters significantly.
Bunun başlıca nedenleri ekonomik politika ve daha az bir ölçüde aile birleşimidir.Politics was based on the small city and probably the family unit.
Sıcak, verimsiz iklimlerde yaşamalarına rağmen suya yüksek ölçüde güvenirler.Though they live in hot, arid climates, they are highly reliant on water.
Görünümlerden/masivadan (appearances) uzaklaşıldığı ölçüde "Benliğin Lütfu" artar."İlham Əliyev Azərbaycan Xalq Cümhuriyyətinin şərəfinə ucaldılmış abidəni ziyarət edib".
Kore mutfağı büyük ölçüde pirinç, sebze ve ete dayanmaktadır.Korean cuisine is largely based on rice, vegetables, and meats.
Elektronik Sanat büyük ölçüde bilgisayar sanatı ve dijital sanat ile aynı anlamda kullanılır.The term electronic art is almost synonymous to computer art and digital art.
Genom boyutu türler arasında büyük ölçüde değişir.Genome size varies greatly between species.
SMTP geniş ölçüde 1980 lı yılların başlarında kullanılmaya başlandı.SMTP became widely used in the early 1980s.
Oyunun konusu büyük ölçüde Half-Life 2 ile benzerlik göstermektedir.An example for such a game with multiple codepaths is Half-Life 2.
Insan en yüksek mükemmelliği temsil ettiği için, canlılar insana yaklaştıkları ölçüde mükemmeldi.Primitive man was held to be the most perfect, for he was closest to nature.
Şehir, Alman birliğinden beri dikkate değer ölçüde gelişmiştir.The city has changed considerably since German reunification.
Rastgele yapılan apartmanlar kentin görünümünü önemli ölçüde değiştirdi.Its redevelopment has fundamentally altered the appearance of the city.
Bugün, bu ihmal, en az bir ders gerekli olduğu ölçüde rektifiye edilmiştir.I think less in its day, more as a lesson for us today.”
Bakliyat ve yağlı tohumlar da önemli ölçüde üretilmektedir.Pulses and oilseeds are also produced in large quantities.
Ancak bu şekiller önemli ölçüde bozulmuştur.This painting has faded significantly.
Ancak bu yazıt büyük ölçüde tahribata uğradığından çok az kısmı okunabilmiştir.Except for a few cemeteries, little is left to record their existence.
Bu yüzden standart S60 ile arasında belirgin ölçüde farklılıklar vardır.There are a few variations to the standard L61.
Özellikle Osmanlı askeri teşkilatı ateşli silahlardan geniş ölçüde yararlandı.Russian field guns were mostly used with direct fire.
Bölümde aksiyon az ölçüde vardır.The middle section is in A minor.
Bu durum kâğıt paranın büyük ölçüde değer kaybetmesine sebep oldu.And I paid for it dearly by losing money.
İhtiyaç duyulan kumlar büyük ölçüde Kuzey Denizi ve Oostvoorne Gölü ’nden sağlandı.The sand for the suppletion was largely taken from the North Sea and the Lake of Oostvoorne.
Güneşli veya yarı gölge yeri ve hatta belli ölçüde kirliliğide tolere edebilir.It can tolerate sun or dappled shade and some degree of pollution.
Celali ayaklanmaları, Osmanlı toprak düzenini büyük ölçüde değiştirdi.The Cultural Revolution greatly disrupted nuclear submarine development.
Böyle davrandığı ölçüde, olması gerekip de olmayanları izah edebilir.It is too late now to talk of what might or might not have been.
San José'ye bağlı Rohrmoser önemli ölçüde Yahudi nüfusu barındırır.The San José suburb of Rohrmoser has a strong Jewish influence due to its residents.
Yeni sürümler görev bölmelerini içerir ancak önemli ölçüde güncellenmiş özellikleri içermez.Newer versions include task panes but do not include significantly updated features.
Doğu Cephesi'ndeki çatışmalar büyük ölçüde sona erdi.The portion east of the southern terminus was hard surfaced.
İnsan uzay yolculuğu yeryüzünden büyük ölçüde altyapı desteğine ihtiyaç duyar.Human spaceflight currently requires a great deal of supporting infrastructure on Earth.
Birçok organ buna bağlı olarak işlevlerini büyük ölçüde yitirir.Millions of jobs depend on it.
Köyün içme suyu şebekesi vardır ,kanalizasyon şebekesi büyük ölçüde yapılmıştır.It supplies a drinking water reservoir for the village, its water quality being very high.
Ancak bu kümbetin bakımsızlıktan bazı yerleri önemli ölçüde tahrip olmuştur.However, that thick atmosphere was somehow lost to space.
Deneme, aynı ölçüde dikkat çekici bir biçimde de bitirilmelidir.To answer this question, the behavior itself must be objectively measured.
Büyük ölçüde kendi kendini yetiştirmişti.By this time, he has grown to great size.
FDA, "büyük ölçüde dolandırıcılık" olduğuna karar verdi.The FDA concluded that they were dealing with a "fraud of the first magnitude".
D minör anahtarında yazılan şarkı, adi ölçüde yavaş bir tempo üzerine kurulmuştur.Written in the key of D minor, the song is set in common time with a "slowly" tempo.
Lehistan-Litvanya Birliği'nin ekonomisi büyük ölçüde feodal tarıma dayanmaktaydı.Lower Louisiana's plantation economy was based on slave labor.
Bu sahanın içinde nüfusun dağılımı çoğunlukla geniş ölçüde yıldan yıla değişir.Population sizes in these habitats therefore vary from year to year.
Görsel agnozisi olan bireyler için organizasyonel stratejiler yoğun ölçüde yardımcı olabilir.Organizational strategies may be extremely helpful for an individual with visual agnosia.
Dahası devlet yönetiminde önemli ölçüde güç ve etki sahibidirler.They remain powerful and influential within the church.
Görsel bilgiler, bu bireylerin konuşma algısını önemli ölçüde etkilemektedir.Visual information strongly influences speech perception in these people.
Çikatilo bir öğretmen olarak büyük ölçüde etkisiz oldu.As a teacher he showed great versatility.
Fiziksel planlar büyük ölçüde kullanılabilir alanlar ve coğrafya'ya bağlıdır.All numbers depend to some extent on the geographic region.
Geniş ölçüde Hollanda ve Alman halk hikâyelerini okudu.This was widely reported in the Dutch and German press.
Ne ölçüde gerçek dünyada, ne ölçüde yarattığı mit içinde yaşıyor insanoğlu?How well do we really know that man, or what he's capable of?
Büyük ölçüde kullanımdan kalkmıştır.They were using it at a tremendous rate.
O zamanlar gözüme çok gülünç görünmüştü, ki bugün de aynı ölçüde gülünç görünüyor.It looked ludicrous to me back then and looks just as bad today.
Bu vakıf büyük ölçüde yabancıların yardımlarıyla finanse edilmektedir.This NGO is mainly funded by foreign grants.
Akciğer kanseri büyük ölçüde sigara kullanımı ile ilişkilidir.Laryngeal cancer is strongly associated with tobacco smoking.
İsveç ve Danimarka'da antropoloji çalışmalarını önemli ölçüde etkilemiştir.Relations between Sweden and Ethiopia were seriously affected by this case.

İlgili Sayfalar