ölçüde ile cümle
ölçüde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Dolayısıyla, biz de bundan aynı ölçüde, belki de daha fazla, sorumluyuz.Por lo tanto, somos igualmente responsables, si no más.
Dolayısıyla, biz de bundan aynı ölçüde, belki de daha fazla, sorumluyuz.Portanto, nós temos tanta ou mais responsabilidade.
Dolayısıyla, biz de bundan aynı ölçüde, belki de daha fazla, sorumluyuz.Und deshalb sind wir dafür in gleicher Weise verantwortlich, wenn nicht sogar noch mehr.
Dolayısıyla, biz de bundan aynı ölçüde, belki de daha fazla, sorumluyuz.Và do vậy chúng ta đều chịu trách nhiệm như nhau.
Dolayısıyla, biz de bundan aynı ölçüde, belki de daha fazla, sorumluyuz.Οπότε είμαστε το ίδιο, αν όχι περισσότερο, υπεύθυνοι για αυτό.
Dolayısıyla, biz de bundan aynı ölçüde, belki de daha fazla, sorumluyuz.Поради това ние сме еднакво отговорни, ако не и повече.
Dolayısıyla, biz de bundan aynı ölçüde, belki de daha fazla, sorumluyuz.Таким образом, мы несем такую же, если не большую, ответственность.
Dolayısıyla, biz de bundan aynı ölçüde, belki de daha fazla, sorumluyuz.Таким чином, ми несемо таку ж, якщо не більшу, відповідальність.
Dolayısıyla, biz de bundan aynı ölçüde, belki de daha fazla, sorumluyuz.ולכן אנחנו במידה שווה, אם לא יותר, אחראיים.
Dolayısıyla, biz de bundan aynı ölçüde, belki de daha fazla, sorumluyuz.ولذا فنحن نشعر بنفس القدر، إن لم يكن أكثر، بالخضوع للمساءلة.
Dünyada teknolojinin sadece 100 yılda ne kadar da büyük ölçüde hızlanabileceğini gördük.지구상에서, 우리는 단지 100년만에 기술개발이 얼마나 극적으로 가속화될 수 있는지를 보았습니다.
Dünyada teknolojinin sadece 100 yılda ne kadar da büyük ölçüde hızlanabileceğini gördük.Di Bumi, kita telah melihat betapa teknologi dapat berkembang begitu pesat hanya dalam 100 tahun
Dünyada teknolojinin sadece 100 yılda ne kadar da büyük ölçüde hızlanabileceğini gördük.En la Tierra, hemos observado lo rápido que puede evolucionar la tecnología en tan solo 100 años.
Dünyada teknolojinin sadece 100 yılda ne kadar da büyük ölçüde hızlanabileceğini gördük.Na Terra, temos visto quão dramaticamente a tecnologia pode acelerar em apenas 100 anos.
Dünyada teknolojinin sadece 100 yılda ne kadar da büyük ölçüde hızlanabileceğini gördük.Na Zemi jsme byli svědky, jak dramaticky může technologie zrychlit za pouhých 100 let.
Dünyada teknolojinin sadece 100 yılda ne kadar da büyük ölçüde hızlanabileceğini gördük.Na Zemi sme boli svedkami toho, ako dramaticky sa dokáže technologický vývin zrýchliť už za 100 rokov.
Dünyada teknolojinin sadece 100 yılda ne kadar da büyük ölçüde hızlanabileceğini gördük.Op Aarde hebben we gezien hoe dramatisch technologie in slechts 100 jaar kan versnellen.
Dünyada teknolojinin sadece 100 yılda ne kadar da büyük ölçüde hızlanabileceğini gördük.Sulla Terra, abbiamo visto come la tecnologia ha accelerato il passo in modo drastico in soli 100 anni.
Dünyada teknolojinin sadece 100 yılda ne kadar da büyük ölçüde hızlanabileceğini gördük.Sur Terre, nous avons vu de quelle façon dramatique la technologie peut accélérer en seulement 100 ans.
Dünyada teknolojinin sadece 100 yılda ne kadar da büyük ölçüde hızlanabileceğini gördük.Trên trái đất, có thể thấy công nghệ phát triển mạnh mẽ như thế nào trong 100 năm ngắn ngủi.
Dünyada teknolojinin sadece 100 yılda ne kadar da büyük ölçüde hızlanabileceğini gördük.Στη Γη, έχουμε δει πόσο δραματικά μπορεί να επιταχυνθεί η τεχνολογία σε μόλις 100 χρόνια.
Dünyada teknolojinin sadece 100 yılda ne kadar da büyük ölçüde hızlanabileceğini gördük.На Земле мы уже наблюдали, как значительно могут измениться технологии за какие-нибудь 100 лет.
Dünyada teknolojinin sadece 100 yılda ne kadar da büyük ölçüde hızlanabileceğini gördük.На Земята, виждаме колко драматично технологиите може да се ускорят само за 100 години.
Dünyada teknolojinin sadece 100 yılda ne kadar da büyük ölçüde hızlanabileceğini gördük.בכדור הארץ, ראינו באיזה קצב דרמתי יכולה טכנולוגיה להתפתח ב-100 שנים.
Dünyada teknolojinin sadece 100 yılda ne kadar da büyük ölçüde hızlanabileceğini gördük.على كوكب الأرض، شهدنا كيف يمكن للتكنولوجيا أن تتسارع فقط خلال 100 عام.
Dünyada teknolojinin sadece 100 yılda ne kadar da büyük ölçüde hızlanabileceğini gördük.私たちはテクノロジーがいかに劇的に わずか100年の間に 加速できるかを見てきました 数百万年あれば 知的な異星文明は
Düşünme tarzın, vücudundaki organların sağlığını kritik ölçüde etkileyebilir.Sua forma de pensar pode ter um impacto sobre a saúde de outras partes do seu corpo.
En önemlisi, 2002 önemli ölçüde genişleyen EEA'nın toplam 29 üyeye sahip olduğu ilk yıldır.2002 var det første år med et væsentligt udvidet EEA omfattende i alt 29 medlemslande.
En önemlisi, 2002 önemli ölçüde genişleyen EEA'nın toplam 29 üyeye sahip olduğu ilk yıldır.2002 var första året för den betydligt större miljöbyrån med totalt 29 medlemsländer.
En önemlisi, 2002 önemli ölçüde genişleyen EEA'nın toplam 29 üyeye sahip olduğu ilk yıldır.Leto 2002 je bilo prvo leto močno razširjene Evropske agencije za okolje, saj je štela 29 držav članic.
Fakat bakış açımızdaki bu değişiklik adaletsizliğe karşı toleransımızı çok büyük ölçüde düşürür.Dar aceeaşi schimbare de perspectivă ne face să tolerăm mai puţin ca niciodată nedreptatea.
Fakat bakış açımızdaki bu değişiklik adaletsizliğe karşı toleransımızı çok büyük ölçüde düşürür.하지만 그런 변화가 부당함에 대해 이전보다 덜 관용하게 만듭니다.
Fakat bakış açımızdaki bu değişiklik adaletsizliğe karşı toleransımızı çok büyük ölçüde düşürür.Lecz ta zmiana perspektywy sprawia, że mamy mniej tolerancji dla niesprawiedliwości.
Fakat bakış açımızdaki bu değişiklik adaletsizliğe karşı toleransımızı çok büyük ölçüde düşürür.Maar dezelfde perspectiefwijziging zorgt ervoor dat we onrecht minder verdragen dan ooit.
Fakat bakış açımızdaki bu değişiklik adaletsizliğe karşı toleransımızı çok büyük ölçüde düşürür.Mais ce même changement en perspective nous conduit à avoir moins de tolérance envers l'injustice.
Fakat bakış açımızdaki bu değişiklik adaletsizliğe karşı toleransımızı çok büyük ölçüde düşürür.Ma quello stesso cambio di prospettiva ci porta ad essere meno tolleranti nei confronti dell'ingiustizia.
Fakat bakış açımızdaki bu değişiklik adaletsizliğe karşı toleransımızı çok büyük ölçüde düşürür.Mas essa mesma mudança na perspetiva leva-nos a ter menos tolerância que nunca para com a injustiça.
Fakat bakış açımızdaki bu değişiklik adaletsizliğe karşı toleransımızı çok büyük ölçüde düşürür.Nhưng sự thay đổi trong quan điểm đó khiến chúng ta ít khoan dung hơn đối với sự bất công.
Fakat bakış açımızdaki bu değişiklik adaletsizliğe karşı toleransımızı çok büyük ölçüde düşürür.Pero ese mismo cambio de actitud nos lleva a mostrar menos tolerancia ante la injusticia.
Fakat bakış açımızdaki bu değişiklik adaletsizliğe karşı toleransımızı çok büyük ölçüde düşürür.Tapi perubahan perspektif tersebut membuat kita memiliki toleransi yang rendah pada ketidakadilan.
Fakat bakış açımızdaki bu değişiklik adaletsizliğe karşı toleransımızı çok büyük ölçüde düşürür.Ταυτόχρονα αυτή η αλλαγή προοπτικής μας οδηγεί να είμαστε λιγότερο ανεκτικοί από ποτέ στην αδικία.
Fakat bakış açımızdaki bu değişiklik adaletsizliğe karşı toleransımızı çok büyük ölçüde düşürür.Але ця сама зміна поглядів знижує нашу толерантність до несправедливості.
Fakat bakış açımızdaki bu değişiklik adaletsizliğe karşı toleransımızı çok büyük ölçüde düşürür.Но същата тази промяна в нашата перспектива ни води към по-малко търпимост към неправдата от всякога.
Fakat bakış açımızdaki bu değişiklik adaletsizliğe karşı toleransımızı çok büyük ölçüde düşürür.אבל אותו שינוי בהשקפה מוביל לפחות סובלנות מאי-פעם כלפי אי-צדק.
Fakat bakış açımızdaki bu değişiklik adaletsizliğe karşı toleransımızı çok büyük ölçüde düşürür.و هذا التغير ذاته في منظورنا يقودنا إلى أن نصبح أقل تسامحا من أي وقت مضى مع الظلم.
Fakat bakış açımızdaki bu değişiklik adaletsizliğe karşı toleransımızı çok büyük ölçüde düşürür.これまでより 不公平に我慢が できなくなります 2015年までには
Finansal medyanın izlenme oranları düşüyor, dolayısı ile aldığı reklamlar da bir ölçüde azalıyor.Il y a aussi un autre effet secondaire subsidiaire, qui est que
Finansal medyanın izlenme oranları düşüyor, dolayısı ile aldığı reklamlar da bir ölçüde azalıyor.그리고 거기에는 확실한 하나의 보조적인 부작용이 존재합니다,
Finansal medyanın izlenme oranları düşüyor, dolayısı ile aldığı reklamlar da bir ölçüde azalıyor.市場が下がると、人々は株式市場の期待が下がり、
Fiziki özellikleri yansıtılıyor, ancak bir ölçüde idealleştirilerek yansıtılıyor.Dokładnie, ale cesarze ci byli jednocześnie idealizowani w mniejszym lub większym stopniu,
Fiziki özellikleri yansıtılıyor, ancak bir ölçüde idealleştirilerek yansıtılıyor.Esattamente, ma allo stesso tempo, sono stati idealizzato di maggiore o minore si estende,
Fiziki özellikleri yansıtılıyor, ancak bir ölçüde idealleştirilerek yansıtılıyor.Přesně, ale ve stejné době, byli idealizováni - buď více či méně,
Fiziki özellikleri yansıtılıyor, ancak bir ölçüde idealleştirilerek yansıtılıyor.Точно, но в то же время они были в большей или меньшей мере идеализированы
Fiziksel mallar için ihtiyaç duyulan kaynak miktarı önemli ölçüde farklıdır.Ilość zasobów, jakich będziesz potrzebował w grupie zasobów fizycznych jest znacząco inna.
Fiziksel mallar için ihtiyaç duyulan kaynak miktarı önemli ölçüde farklıdır.즉 물리적 제품의 경우, 필요한 자원의 양에 엄청난 차이가 있으며
Fiziksel mallar için ihtiyaç duyulan kaynak miktarı önemli ölçüde farklıdır.مقدار الموارد التي سوف تحتاجها للسلع المادية تختلف بدرجة كبيرة
Fiziksel mallar için ihtiyaç duyulan kaynak miktarı önemli ölçüde farklıdır.資金を構成する要素が
Fransa Avusturyadan önemli ölçüde toprak ele geçirdi.Así que este tipo era definitivamente una piedra en el zapato de Napoleón.
Fransa Avusturyadan önemli ölçüde toprak ele geçirdi.Francja powiększa swoje terytorium kosztem
Fransa Avusturyadan önemli ölçüde toprak ele geçirdi.프랑스는 오스트리아에게서 중요한 영토를