ölçüde ile cümle
ölçüde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Aralarındaki prestij yarışı büyük ölçüde sona erdi.Vtedy sa začala rivalita medzi slávnymi sestrami.
Heykellerden biri gerçek ölçüde bir insan başı heykelidir.V prostriedku je socha zakladateľky v skutočnej veľkosti.
Hepatit C’nin hem bireylere hem de topluma olan ekonomik maliyeti önemli ölçüdedir.Ekonomski stroški hepatitisa C so pomembni tako za posameznika kot za družbo.
Komünist dönemde, endüstriyel gelişme büyük ölçüde hızlanmıştır.V komunističnem obdobju se je industrijski razvoj močno pospešil.
Herodot, Mısır tıbbının önemli ölçüde uzmanlaşmış olduğunu belirtmektedir.Herodot je poudaril, da je med egipčanskimi zdravniki veliko specialistov.
1990ların teknolojik gelişmeleri sebebi ile, Formula 1 de yarışmanın maliyeti önemli ölçüde yükseldi.Zaradi tehnološkega napredka v devetdesetih letih, so se močno povečali stroški moštev Formule 1.
Şapel, 12. yüzyılın ikinci yarısında inşa edildi, ancak o zamandan beri büyük ölçüde değiştirildi.Zgrajena je bila v drugi polovici 12. stoletja, vendar se je od takrat bistveno spremenila.
Bu ilkel göçebe hayatının bir ölçüde Şairin düşgücünü cezbettiği görülmektedir.Nihče se ne pritožuje nad tem preobratom v življenju pesnika!
Akciğer kanseri büyük ölçüde sigara kullanımı ile ilişkilidir.Ta vrsta pljučnega raka je močno povezana s kajenjem.
Büyük ölçüde kendi kendini yetiştirmişti.Izkoristila je svojo velikost.
Okur yazarlık büyük ölçüde gelişti ve standart bir edebi dil ortaya çıkarıldı.Pismenost se je zelo izboljšala, uveden je bil standardni knjižni jezik.
Asya'da büyük ölçüde kullanılır.Večino najdemo v Aziji.
İkinci stüdyo albümünü kaydederken Wallace, Batı Yakası-Doğu Yakası hip hop kavgasına büyük ölçüde dahil oldu.V času snemanja drugega albuma je sodeloval na obeh straneh East in West Coast hip hopa.
11 Temmuz 1927 tarihinde Filistin’de meydana gelen depremde önemli ölçüde hasar gördu.11. julija 1927 je močan potres uničil velik del tistega, kar so na kupoli opravili v prešnjih letih.
Mekanik özellikleri, büyük ölçüde, bileşiminde bulunan karbonun aldığı forma bağlıdır.Njene mehanske lastnosti so zelo odvisne od oblike ogljika v zlitini.
Çeşitli Gnostik tarîkatlerin birbirinden ne ölçüde farklı olduklarını bugün tam olarak bilemiyoruz.Še danes pa ne vemo točno kakšen delež zavzema eno in drugo.
Sonuçlar son 20 yıllık süre içerisinde önemli ölçüde değişmiştir.Središče kraja se je v zadnjih dvajsetih letih močno spremenilo.
Güney Avrupa'da, nuga büyük ölçüde Noel sezonu ile ilişkilidir.V zahodnem svetu je močno povezana z Božičem.
İki uçak tasarım özellikleri açısından büyük ölçüde benzeşmektedir.Obe letali sta si bili zelo podobni po zmogljivostih.
Okyanusya'ya hiçbir zaman büyük ölçüde yerleşme olmamıştır.Po vsej Indiji najbrž nikoli ni bilo razširjeno.
Bu girişimlerinde büyük ölçüde başarı sağladı.Pri tem posredovanju je bila najprej uspešna.
Bagan'dan sonra sadece daha çok küçük ölçüde Gu tarzı tapınaklar inşa edilmiştir.Samo veliko manjši templji v gu slogu so bili zgrajeni pozneje.
Güney Avustralya ekonomisi diğer Avustralya eyaletlerinden daha fazla ölçüde ihracata dayanmaktadır.Južnoafriška podvrsta je v povprečju nekoliko večja od avstralske.
Okulun 19. yüzyıl ortasına kadar başvurduğu yönetmelik büyük ölçüde bu olmuştur.Šola je bila do zadnjih desetletij 19. stoletja še skoraj izključno moška zadeva.
Bu organizasyonların katkısı göz ardı edilemeyecek ölçüde büyüktür.Ni zlahka oceniti njihov prispevek. ...
Çünkü Rus ordusu mühimmat stoklarını büyük ölçüde tüketmiş durumdadır.Ruski vojski je izredno primanjkovalo streliva in orožja.
Bilimlerin sınıflandırılması üzerine çalışmalar ve ilgi de 20. yüzyılın başlarında büyük ölçüde sona ermiştir.Umetnost slikanja podrobnosti je postala bolj izpopolnjena in je dosegla vrhunec v začetku 20. stoletja.
Galileo ertesi yıl bu tasarımları büyük ölçüde geliştirmiştir.Še popolnejše karte je leto kasneje izdelal Galilei.
Büyük ölçüde Slovak hükümeti tarafından finanse edildi.Jos kūrimą didžiąja dalimi finansavo Lietuvos Respublikos Vyriausybė.
Bu ışıma senkroton ışığı olarak adlandırılır ve önemli ölçüde hızlanan parçacığın hacmine bağlıdır.Šis spinduliavimas vadinamas sinchrotronine šviesa ir daugiausiai priklauso nuo greitinamos dalelės masės.
Şehir, 12 Ocak 2010 da gerçekleşen 2010 Haiti Depremi ile büyük ölçüde yıkılıp ağır hasar gördü.2010 m. sausio 12 d. miestą smarkiai nuniokojo Haičio žemės drebėjimas.
Ayrıca yetişkinlerde de önemli ölçüde bir farklılık göstermez.Jauną papūgą nuo suaugusios taip pat nesunku atskirti.
Bu sayı 2010'a kadar yakın zamanda 388'den önemli ölçüde düştü.2011 m. jo dažnis jau tik 388 kartai.
Böylece solunum havası bir ölçüde temizlenmiş olur.Luobelė drėgnu oru šiek tiek lipni.
Hurricane kasırgaları periyodik olarak ekonomiye ciddi ölçüde zarar vermektedir.Potvyniai periodiškai padaro daug žalos turtui.
Yabancı medyalara erişim halen sıkı ölçüde kısıtlanmaktadır.Tačiau didelis lytinis aktyvumas vis tiek sugrįžta į vidutines ribas.
Yılında kurulmuştur. Başından itibaren, önemli ölçüde Iron Maiden. 'ın tarzından etkilenmişlerdir.Iš pradžių grupei didelę įtaką grojamam stiliui darė Iron Maiden.
Çin'in ekonomik reformları, bankacılık sisteminin ekonomik rolünü büyük ölçüde artırdı.Estijai atsisakius nacionalinės valiutos, centrinio banko funkcijos gerokai pasikeitė.
1890'da çıkan bir yangın şehri büyük ölçüde kül etti.1890 m. miestą suniokojo gaisras.
Aynı anda ve ölçüde geçerli iki önermenin birbirinin yerine konulamazlığı durumunu ifade eder.Kita būtina ir pakankama sąlyga yra jog įstrižainės dalija viena kitą tuo pačiu santykiu.
1881'de ticari olarak büyük ölçüde ekşimiş sütten elde edildi; bu yüzden süt asidi de denir.Šis cukrus buvo pirmą kartą išskirtas 1881 m. iš medienos, pagal tai ir buvo pavadintas.
Avrupa Birliği, projenin finansmanına büyük ölçüde katkıda bulunmaktadır.Didžiąja dalimi prie projekto finansavimo prisideda Europos Sąjunga.
1600 - San Marino'da geçerliliği halen büyük ölçüde devam eden Anayasa kabul edildi.1600 – San Marino võttis vastu põhiseaduse.
Anguilla'da ulaşım büyük ölçüde Clayton J. Lloyd Uluslararası Havalimanı ile sağlanmaktadır.Asula juures asub Clayton J. Lloydi rahvusvaheline lennujaam.
Oysa Pompeius'un ordusu büyük ölçüde acemi askerlerden oluşuyordu.Samal ajal kogus Pompeius kokku suured väed.
Başlangıçta ana kartlar büyük ölçüde ISA idi ve az sayıda PCI yuvası içeriyordu.Esialgu olid emaplaadid enamjaolt ISA-pesadega ja omasid mõnda PCI-pesa.
Ancak bu dönemde kendi sağlığı da ciddi ölçüde zayıflamayı sürdürdü.Ta enda tervis sel ajal aga halvenes.
Bu erkek kardeşler için beklenen oran olan %50’den önemli ölçüde daha yüksektir.Sarnasus oli oodatust kõrgem 50% vendadest.
Okyanusya'ya hiçbir zaman büyük ölçüde yerleşme olmamıştır.Seetõttu arvatakse, et Merkuuril ei ole ka varem olnud märkimisväärset atmosfääri.
“Anormal davranışlar sergileyen birisi ne ölçüde davranışlarından sorumlu tutulabilir?Kuivõrd on kurjategija võimeline oma tegude eest vastutama?
Akciğer kanseri büyük ölçüde sigara kullanımı ile ilişkilidir.Vähki tekitavaid ehk kantserogeenseid aineid on tubakasuitsus küllaltki palju.
Bakliyat ve yağlı tohumlar da önemli ölçüde üretilmektedir.Puuviljade ja pähklite toodang võtab enda alla samuti märkimisväärse ala.
Şimdiki Avrupa kültürüne de büyük ölçüde yön vermiştir.See omakorda julgustas tolleaegse Euroopa kultuuri juurdevoolu piirkonda.
Ülke yönetimi(belli bir ölçüde yumuşama olmakla birlikte) mutlak monarşi, ülkenin başkenti Thimphu'dur.Ringkonna halduskeskus on riigi pealinn Thimphu.
Bu vakıf büyük ölçüde yabancıların yardımlarıyla finanse edilmektedir.Majandus sõltub tugevalt välisarmeenlaste saadetavast abist.
Bilgi üretiminde de bilişim ve iletişim teknolojilerinden önemli ölçüde yararlanılmaktadır.Parandada oluliselt info- ja sidetehnoloogia kättesaadavust.
Savaş birimleri birbirlerini neredeyse dizginleyecek ölçüde oluşturulmuştur.Ehituselemendid on üksteisega liidetud poltühenduste abil.
Bütün aksonlardaki aksiyon potansiyeli her zaman aynı ölçüde ve hızdadır.Vastaspindadel olevad sisejõud on alati arvuliselt võrdsed ja vastassuunalised.
Diyetle ne kadar çok karbohidrat alınırsa ilacın etkinliği de o ölçüde az olacaktır.Kuigi varfariin mõjub, on sel ravimina puudujääke.
Öncelikle yöneticilerin geçmişte elle yaptıkları işlerin miktarı büyük ölçüde azalmıştır.Esimesena kärbiti eelmise kuningate ajal liiga mõjukaks muutunud kõrgete ametnike võimu.