ölçüde ile cümle
ölçüde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Türkiye2de ise çalışmalar büyük ölçüde başarıya ulaşmıştır.2002. aasta MM-il olid türklased väga edukad.
İlk ve orta derecede öğrenim büyük ölçüde parasızdır ancak ülkede özel okullar da bulunmaktadır.Põhi- ja keskharidus riiklikes koolides on kõigile tasuta, kuid leidub ka tasulisi erakoole.
10 onyıl boyunca önemli ölçüde değişiklik göstermiştir.10 deseti let výrazně nezměnily.
10 onyıl boyunca önemli ölçüde değişiklik göstermiştir.10 muuttuneet merkittävästi viime vuosikymmenenä.
10 onyıl boyunca önemli ölçüde değişiklik göstermiştir.10 sa významne nezmenili za ostatných desať rokov.
10 onyıl boyunca önemli ölçüde değişiklik göstermiştir.10 under det senaste årtiondet.
10 onyıl boyunca önemli ölçüde değişiklik göstermiştir.10 zijn de laatste tien jaar niet veel gewijzigd.
16 Länder’inde (Eyalet) önemli ölçüde değişiklik gösterdiği görülmüştür (Schäfer ve Paoli, 2006).bylo za určitých okolností upuštěno od trestního stíhání.
16 Länder’inde (Eyalet) önemli ölçüde değişiklik gösterdiği görülmüştür (Schäfer ve Paoli, 2006).Määrällä on Slovakian uudessa huumerikoslaissa ratkaiseva merkitys.
16 Länder’inde (Eyalet) önemli ölçüde değişiklik gösterdiği görülmüştür (Schäfer ve Paoli, 2006).количество” (не повече от 10 дози).
2004–2008 stratejisi sırasında bile kolay anlaşılır, güncel bilgilere olan talep önemli ölçüde büyümüştür.Efterfrågan på begriplig och aktuell information har ökat väsentligt även under strategiperioden 2004−2008.
2004–2008 stratejisi sırasında bile kolay anlaşılır, güncel bilgilere olan talep önemli ölçüde büyümüştür.Helppotajuisen, ajantasaisen tiedon tarve on kasvanut merkittävästi vuosien 2004–2008 strategiakaudella.
4.0 ciddi ölçüde düşürülmesi gerekmektedir (4.0 detta årtionde och minska avsevärt därefter (
4.0 ciddi ölçüde düşürülmesi gerekmektedir (Pitkällä aikavälillä tämän tavoitteen merkittävästi sen jälkeen (
4.0 ciddi ölçüde düşürülmesi gerekmektedir (V dlouhodobém horizontu bude dosažení tohoto způsobem snížit (
A¤ yerel, bölgesel, ulusal ve uluslararasıdüzeyde ifl dünyası ile de aynı ölçüde güçlü ba¤larasahiptir.Desuden er netværket tæt forbundet mederhvervslivet på lokalt, regionalt, nationalt og internationalt plan.
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.Bien sûr, à ce stade de la vie il était dans une forme plus digne qu'il ne l'était à l'époque.
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.Evident în această etapă de viaţă, el era într-o formă oarecum mai respectabilă decât înainte.
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.당연히 지금 인생 단계에서 그는 과거보다 어느 정도 위엄 있습니다.
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.Naturalmente con gli anni il suo aspetto è diventato più dignitoso di come appariva un tempo.
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.Naturligtvis, vid denna tiden i hans liv befann han sig i en något värdigare form än han var tidigare.
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.Obviamente, en esta etapa de la vida él tiene ahora un aspecto más digno que en aquella época.
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.Obviamente nesta fase da vida ele estava com um aspecto mais digno do que tinha então.
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.Oczywiście, na tym etapie życia wyglądał bardziej dystyngowanie niż wtedy.
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.Offensichtlich war er zu diesem Zeitpunkt seines Lebens in einer würdevolleren Form als damals.
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.Samozřejmě dnes je v mnohem jiné pozici, než byl tehdy.
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.Sudah pasti pada tahap kehidupan ini pasien menjadi sedikit lebih bermartabat daripada sebelumnya.
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.Uiteraard was hij in deze fase van het leven wat waardiger dan voorheen.
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.Προφανώς σε αυτό το στάδιο της ζωής του ήταν σε κάπως πιο σοβαρός από ό,τι ήταν τότε.
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.Очевидно в този период от живота си той имаше донякъде по-достоен вид отколкото в миналото.
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.Очевидно, на этом жизненном этапе он уже получил несколько большее признание, чем в 80е.
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.כמובן בשלב זה של חייו הוא היה קצת יותר מכובד ממה שהיה קודם לכן.
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.من الواضح أنه فى تلك المرحلة كان أكثر إحتراماً مما كان عليه قبل ذلك .
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.もっと偉い立場の医師になっていました。 私は「e-患者」という言葉を知る以前に
Alet günde 24 saat çalışıyordu, büyük ölçüde bomba hesaplamaları yaparak.24 de ore acest lucru a rulat, în primul rând calcule pentru bombă.
Alet günde 24 saat çalışıyordu, büyük ölçüde bomba hesaplamaları yaparak.폭탄 계산을 주로 하면서 하루 24시간 동안 작동했습니다.
Alet günde 24 saat çalışıyordu, büyük ölçüde bomba hesaplamaları yaparak.24 часа на ден това нещо е било пуснато, главно смятащо бомбени изчисления.
Alet günde 24 saat çalışıyordu, büyük ölçüde bomba hesaplamaları yaparak."Alles tot dit punt is verspilde tijd." "Wat is het nut?
Alet günde 24 saat çalışıyordu, büyük ölçüde bomba hesaplamaları yaparak.Cái máy này chạy 24h/ngày, chủ yếu tính toán các quả bom.
Alet günde 24 saat çalışıyordu, büyük ölçüde bomba hesaplamaları yaparak.Cette machine fonctionnait 24h par jour, principalement pour effectuer des calculs balistiques.
Alet günde 24 saat çalışıyordu, büyük ölçüde bomba hesaplamaları yaparak.Esta cosa funcionaba 24 horas al día, mayormente en cálculos de bombas.
Alet günde 24 saat çalışıyordu, büyük ölçüde bomba hesaplamaları yaparak.Ez a gép napi 24 órában futott, főleg bomba számításokat végezve.
Alet günde 24 saat çalışıyordu, büyük ölçüde bomba hesaplamaları yaparak.Maszyna pracowała 24 godziny na dobę - głównie wykonując obliczenia związane z bombami.
Alet günde 24 saat çalışıyordu, büyük ölçüde bomba hesaplamaları yaparak.Questa cosa era attiva 24 ore al giorno, principalmente per eseguire calcoli per la bomba.
Alet günde 24 saat çalışıyordu, büyük ölçüde bomba hesaplamaları yaparak.Ця штука працювала 24 години на добу, в основному розрахунки для бомби.
Alet günde 24 saat çalışıyordu, büyük ölçüde bomba hesaplamaları yaparak.Эта штука работала 24 часа в сутки, в основном расчеты для бомбы.
Alet günde 24 saat çalışıyordu, büyük ölçüde bomba hesaplamaları yaparak.הדבר זה עבד 24 שעות ביממה, בעיקר על חישובים של הפצצה.
Alet günde 24 saat çalışıyordu, büyük ölçüde bomba hesaplamaları yaparak.عمل هذا الشيء 24 ساعة يوميا، تعمل على حسابات القنابل في الأغلب
Alet günde 24 saat çalışıyordu, büyük ölçüde bomba hesaplamaları yaparak.「ここまでやったことは全部時間の無駄だった」「何にもならん お休み」
Altyapı da büyük ölçüde iletişimden ayrılamaz.Infrastructura este, de asemenea, inseparabilă de comunicare.
Altyapı da büyük ölçüde iletişimden ayrılamaz.Infrastructuur op die schaal is tevens onlosmakelijk verbonden met communicatie.
Altyapı da büyük ölçüde iletişimden ayrılamaz.거시적 관점에서 무언가 근본적으로 친환경적이고 생산적인 통합할수 있는 근본이 됩니다.
Altyapı da büyük ölçüde iletişimden ayrılamaz.La infraestructura a gran escala también es inseparable de las comunicaciones.
Altyapı da büyük ölçüde iletişimden ayrılamaz.Uma infraestrutura em larga escala também é inseparável da comunicação.
Altyapı da büyük ölçüde iletişimden ayrılamaz.Une infrastructures à une si grande échelle est également inséparable de la communication.
Altyapı da büyük ölçüde iletişimden ayrılamaz.Инфраструктурата в този голям мащаб също е неразделима от комуникацията.
Altyapı da büyük ölçüde iletişimden ayrılamaz.למטרה מאוחדת, במונחים של משהו שיהיה באמת ירוק ופורה במובן הרחב ביותר.
Altyapı da büyük ölçüde iletişimden ayrılamaz.في مسألة موحدة، من ناحية أن ذلك الشئ ربما يكون أخضر حقيقية ومنتج في اوسع إطار ممكن.
Altyapı da büyük ölçüde iletişimden ayrılamaz.ひとつの目的に向かって 共同できるかもしれません 巨大なインフラはまた
Ama ben size yalnızca büyük ölçüde yapılmış olduğuna işaret edeceğiz bakteri.Ich sage, dass Du zu einem sehr großen Teil aus Bakterien bestehst.