ölçüde ile cümle

ölçüde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu ise ilçenin demografik yapısını önemli ölçüde değiştirmiştir.Ez jelentősen megváltoztatja a község arculatát.
Bu göç, köy nüfusunun önemli ölçüde azalmasına sebep olmuştur.A falvak ez alól kivételt jelentenek a kis lakosságszám miatt.
Ancak 2014 yılına kadar istenen büyük ölçüde sağlanılamamıştır.2012 előtt azonban a hangjelenséget nem sikerült rögzíteni.
Kürdeşt kentine büyük ölçüde zarar vermiştir.A citrusültetvényeken nagy károkat okoz.
1920 öncesinde büyük ölçüde sağlam ama şimdi tamamen tahrip olmuştur.1961-ben részben megújították, de jelenleg nagyon rossz állapotban van.
Ekonomi büyük ölçüde ticari balıkçılık ve deniz ürünleri işlemedir.Ezen bonyolódik a főváros és a tengeri kereskedelem forgalma.
Bermuda'da büyük ölçüde turizm ve uluslararası finans hizmetlerine dayanan piyasa ekonomisi egemendir.Bermudan talous perustuu lähinnä kansainvälisille yrityksille tarjottuihin talouspalveluihin sekä matkailuun.
1600 - San Marino'da geçerliliği halen büyük ölçüde devam eden Anayasa kabul edildi.1600 – San Marino otti käyttöön kirjoitetun perustuslain.
Petrol sızıntısının etkileri önemli ölçüde harap edici olabilmektedir.Öljyhuipun seuraukset voivat olla merkittävät.
Bu kültürler ülkenin dillerini ve kültürü önemli ölçüde etkiler.Ne ovat kaikki vaikuttaneet maan kulttuuriin ja kielitilanteeseen.
Erken ekim, verimi önemli ölçüde arttırır.Alkusyksyllä sienet tuottavat itiöemiään lisääntyäkseen.
"Bütün şeyler belli ölçüde her şeyde bulunurlar."Tiedätte, että he ovat minulle kaikki kaikessa.»
Kadın futbolunun piramidi 2014 yılında önemli ölçüde yeniden düzenlendi.Konsernin yhtiörakennetta uudistettiin merkittävästi vuonna 2014.
Son yıllarını büyük ölçüde kör olarak geçirdi.Hän vietti viimeiset vuotensa sokeana.
Bu dönemde yerleşim ve sosyal yapı önemli ölçüde değişmiştir.Tämän kulttuurin aikakaudella asutuksen muoto ja yhteiskuntajärjestelmä muuttui merkittävästi.
Şarkı büyük ölçüde gitarist Dave Murray tarafından yazılmıştır.Kappaleen kirjoitti pääasiallisesti yhtyeen kitaristi Dave Murray.
Ayrıca yetişkinlerde de önemli ölçüde bir farklılık göstermez.Myös keskimääräisessä väestötiheydessä ei ole suurta eroa.
Meyvecilik, kendi ihtiyaçlarını giderdiği ölçüde yapılır.Gezelius muokkasi lähteitään omiin tarpeisiinsa.
Bu vergilendirme bütün yurttaşların olanaklarına göre eşit ölçüde bölünmelidir.Se täytyy jakaa tasavertaisesti kaikkien kansalaisten kesken suhteessa heidän varoihinsa.
Büyük ölçüde İspanyol mutfağından da etkilenmiştir.Intialaisen keittiön vaikutus on suuri.
Çikatilo bir öğretmen olarak büyük ölçüde etkisiz oldu.Opettajana hänen vaikutuksensa oli suuri.
Sanayi devriminden önce, Norveç ekonomisi büyük ölçüde tarım, kerestecilik ve balıkçılığa dayanıyordu.Ennen teollista vallankumousta maan talous perustui lähinnä maatalouteen ja kalastukseen.
Le Corbusier'nin çalışmaları başta olmak üzere, minimalist tasarım ve mimarîden önemli ölçüde etkilendi.Etenkin Le Corbusierilla oli huomattava vaikutus hänen töihinsä.
Buna karşılık son 75 yıl içinde bu özellik büyük ölçüde değişime uğradı.Lehden tavoite ei ole juuri 75 vuodessa muuttunut.
Ancak 2014 yılına kadar istenen büyük ölçüde sağlanılamamıştır.Palkitun kansallisuudella ei vuodesta 2014 lähtien ole ollut merkitystä.
Mezarlık alanı kaçak kazılarla büyük ölçüde tahrip edilmiştir.Hauta on välttynyt suuremmilta tulvavahingoilta.
Beşiktaş, geçen sezona göre takımını büyük ölçüde yenilemişti.Joukkueen runko säilyi edellisestä kaudesta kohtalaisen ehjänä.
3. yüzyılda Sarmat toprakları büyük ölçüde Got istilasına uğramıştır.3. vuosituhannella hurrilaisten alue ulottui tänne.
Bununla birlikte, gerçekte, Pakistan büyük ölçüde laiktir (dini olmayan).Partyillä on kuitenkin lähes poikkeuksetta myös vapaasarja, jossa ei ole varsinaisia rajoituksia (demokompo).
Tom büyük ölçüde bir atlet değil.Tom ei ole varsinainen atleetti.
Geniş ölçüde konuşulan diğer dil de Kırım Tatarcası'dır.Άλλη γλώσσα που ομιλείται ευρέως είναι η Κριμαϊκή Ταταρική.
Komünist dönemde, endüstriyel gelişme büyük ölçüde hızlanmıştır.Κατά την Κομμουνιστική περίοδο η βιομηχανική ανάπτυξη επιταχύνθηκε κατά πολύ.
Savaş, büyük ölçüde İki Savaş Arası Dönem'deki Sovyet-Polonya sınırını belirledi.Ο πόλεμος καθόρισε σε μεγάλο βαθμό τα Σοβιετικο–Πολωνικά σύνορα για την περίοδο μεταξύ των Παγκοσμίων Πολέμων.
Bakliyat ve yağlı tohumlar da önemli ölçüde üretilmektedir.Τα όσπρια και οι ελαιούχοι σπόροι επίσης παράγονται σε μεγάλες ποσότητες.
Ancak, Nacotchtank halkı büyük ölçüde 18. yüzyıl başlarında bölgeden taşındı.Όμως, η φυλή Νακότστανκ είχε μετακινηθεί από την περιοχή μέχρι τον 18ο αιώνα.
Devlet, kayda değer hükümet harcamalarıyla ekonomiyi bir ölçüde kontrol eder.Το κράτος ελέγχει μέρος της οικονομίας με σημαντικές δημόσιες δαπάνες.
Akciğer kanseri büyük ölçüde sigara kullanımı ile ilişkilidir.Αυτός ο τύπος καρκίνου του πνεύμονα συνδέεται στενά με το κάπνισμα .
Buna karşılık son 75 yıl içinde bu özellik büyük ölçüde değişime uğradı.Τα τελευταία 75 χρόνια ωστόσο οι αναλογίες έχουν αλλάξει.
Sonuç olarak, onların az ölçüde farklı göreceli hızları onları galaksi boyunca görülebilir yapmıştır.Τελικώς, οι μικροδιαφορές στις ταχύτητές τους θα τα διασκορπίσουν στον Γαλαξία.
Aslında iki organizasyon büyük ölçüde örtüşmektedir.Στην πράξη, τα δύο συστήματα συμφωνούν σε μεγάλο βαθμό.
Sulba Sutras’ın hangi ölçüde sonraki Hindistan matematiği üzerinde etkili olduğu bilinmemektedir.Δεν είναι όμως γνωστό σε πιο βαθμό οι Sulba Sutras επηρέασαν τα μετέπειτα ινδικά μαθηματικά.
"Bütün şeyler belli ölçüde her şeyde bulunurlar."Τα πάντα δίδονται εις μετρίας τιμάς».
Japonya din ve kültür anlamında büyük ölçüde Çin'den etkilenmiştir.Ο ιαπωνικός πολιτισμός δέχτηκε πολλές επιδράσεις από την πολιτισμός της Κίνας και της Κορέας.
1989'da, Yeni Zelanda'da yerel yönetimlerin yapısı önemli ölçüde yeniden organize edildi.Το 1989 η κεντρική κυβέρνηση αναδόμησε όλες τις τοπικές διοικήσεις στη Νέα Ζηλανδία.
Bu girişimlerinde büyük ölçüde başarı sağladı.Είχαν σημαντική επιτυχία στην προσπάθεια αυτή.
Antiyokus’un bu davranışları, büyük ölçüdeki ayaklanmayı provoke etti.Η άνοδός του ως Λόρδος του Μονακό προκάλεσε έντονες αντιδράσεις στο εσωτερικό.
Asya'da büyük ölçüde kullanılır.Η μέθοδος αυτή είναι συνηθισμένη στην Ασία.
Sulu tarım, sonuç itibarıyla tarımsal üretimi büyük ölçüde artırmıştı.Η Ουγγαρία, με την ευρεία γεωργική βάση της, τροφοδοτείτο κάπως καλύτερα.
Kutsal yazıtların incelenmesi büyük ölçüde gelişti.Η δημόσια ανάγνωση των Ιερών κειμένων αυξάνεται κατά τη Μεγάλη Τεσσαρακοστή.
Bu dişler diğer dişlerden önemli ölçüde daha büyüktür.Το στόμα τους είναι σχετικά μεγάλο με πολλά δόντια.
Suyun özelliği büyük ölçüde volkanik püskürme ve bu patlamalar sonucu değişebilir.Μην ανακινείτε το Wii Remote πάρα πολύ ή η βόμβα θα εκραγεί .
Önemli ölçüde çift dışı çiftleşme görülür.Παρατηρούνται περισσότερα νοικοκυριά διπλού εισοδήματος.
1966 yılında büyük bir deprem yaşamış, önemli ölçüde can kaybı olmuştur.Το 1936 ξέσπασε μια μεγάλη πυρκαγιά με πολλές σοβαρές ζημιές.
Sonuçlar son 20 yıllık süre içerisinde önemli ölçüde değişmiştir.Οι περισσότερες διακρίσεις έχουν έλθει τα τελευταία 20 χρόνια.
Örneğin çağdaş Vahhabilik hareketi Hanbelîlikten büyük ölçüde etkilenmiştir.Η σύγχρονη θεολογία του Αλεβισμού έχει επηρεαστεί πολύ από τον ουμανισμό.
Kayıplar hatırı sayılır ölçüdeydi ve bütün ordu daha önce olduğundan daha az etkindi.Tabene var store og hele hæren var mindre effektive end før.
Birçok denemeden sonra sona erdi ve üretim daha az bir ölçüde başladı.Efter mange forsøg lykkedes det endeligt og en produktion i mindre omfang begyndte.
Alman birlikleri 1941 yılının sert kış ve sonbahar koşullarına büyük ölçüde hazırlıksızdı.De tyske tropper var i det store og hele uforberedt på det barske vejrlig i efteråret og vinteren 1941.
Buna karşın Krusty Bart'ın yardımlarından büyük ölçüde habersiz kalmış ve Bart'a ilgisiz davranmıştır.For sin del, er Krusty stort set uvidende om, Barts hjælp og behandler Bart med manglende interesse.
Montmorillonit su içeriği değişkendir ve suyu emer zaman hacminde büyük ölçüde artırır.Vandindholdet i montmorillonit er variabelt, og det øges kraftigt i volumen, når det absorberer vand.

İlgili Sayfalar