ölçüde ile cümle
ölçüde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Amerika'nın önde gelen kriptologlarından William Friedman Poe'dan oldukça önemli ölçüde etkilenmiştir.William Friedman, Amerikas främste kryptolog, var starkt influerad av Poe.
Ancak bu yazıt büyük ölçüde tahribata uğradığından çok az kısmı okunabilmiştir.Av hans många skrifter är jämförelsevis föga bevarat.
Onun hesabı büyük ölçüde gözardı edildi.Hans inflytande skattades då mycket högt.
Eski sahiplerine gayrimenkul iadesi yoluyla özelleştirme büyük ölçüde 1992 yılında tamamlandı.I vissa länder skyltades de enligt det gamla systemet till 1992.
Bu kitabın büyük ölçüde revize edilmiş ve genişletilmiş baskısı 1977 yılında yayınlandı.Klippning och ljudläggning tog större delen av 1977 i anspråk.
Asfalt yol ise büyük ölçüde tahrip olmuştur ve 2005'ten beri ulaşımda güçlükler yaşanmaktadır.Raketmotorerna har endast behövt användas en gång och det skedde 2005 efter ett misstag från markkontrollen.
Köyde tarım büyük ölçüde gelişmiştir.I östra Afrika har beståndet ökat betydligt.
Tantrik Budizm büyük ölçüde yogik pratikler ve meditatif uygulamalarla ilgilenir.Kagyü betonar särskilt vikten av yoga och tantriska texter i meditationen.
Genom boyutu türler arasında büyük ölçüde değişir.Storleken varierar mycket mellan arterna.
Ancak askerlere karşı büyük ölçüde kullanışsızdırlar.Har dock stor tillgång på soldater.
Bu sistemde hem kalite artmış oluyor hem de zamandan ve paradan büyük ölçüde tasarruf sağlanıyordu.Med det nya systemet blev det en stor inbesparing av tid och pengar.
Boyarlar da büyük ölçüde yetkisizleştirilmiş ve ihanetinden kuşku duyulanlar öldürülmüştü.Kommittén anklagade dem för inkompetens och, i några fall, förräderi.
Kilise büyük ölçüde yıkıldı ve zarar görmüş olan kubbe de daha sonra çöktü.Kyrkan ödelades till stora delar och även muren kan då ha fått omfattande skador.
Şehir, 12 Ocak 2010 da gerçekleşen 2010 Haiti Depremi ile büyük ölçüde yıkılıp ağır hasar gördü.Den 12 januari 2010 drabbades Port-au-Prince med omgivning av en mycket stor jordbävning.
Bu su mahallenin su ihtiyacını yeterli ölçüde karşılayamamaktadır.Då kommer vattennivån inte att räcka upp till den lägenheten.
Bu büyük ölçüde Isaac Newton tarafından geliştirilmiştir.Mekaniken utvecklades av Isaac Newton.
Bu durum büyük ölçüde 366.Slutet gott, allting gott 66.
Ama renkleri aynı tür içinde bile önemli ölçüde çeşitlilik gösterebilir.Även inom samma art kan färgvariationen vara betydande.
Cezayı ödedi ama serveti önemli ölçüde azaldı.Han undslapp fängelse men hela hans förmögenhet konfiskerades.
Örneğin İzlanda'da bunlardan elektrik üretimi ve ısıtma için geniş ölçüde yararlanılır.På vissa platser finns denna tillgänglig så ytligt att den går att utvinna för produktion av el och värme.
Bu olay neticesinde devletin gücü önemli ölçüde sarsıldı.Därefter framträdde rikets maktlöshet öppet.
Su ve yiyecek erzakları büyük ölçüde azalmıştı.Tillgången på mat och utrymme var knapp.
Burada burjuvazini nve bir ölçüde Kral III. Henri'nin görüşlerini savundu.Hans skicklighet gjorde kung Henrik III intresserad.
17. yüzyıl ortalarından itibaren de önemli ölçüde azalmıştır.Redan under 1600-talet visade den sig vara för liten.
Hurricane kasırgaları periyodik olarak ekonomiye ciddi ölçüde zarar vermektedir.Deflation ses vanligtvis som skadligt för ekonomin i sin helhet.
Katmandu Vadisi 2015'te, Nisan 2015 Nepal depreminden büyük ölçüde etkilendi.2015 Jordbävning i Nepal samt Människor på flykt.
Zamanlamanın karmaşıklığı proje yönetimi aracının nasıl kullanıldığına bağlı olarak büyük ölçüde değişebilir.Hur lång skriftväxlingen blir beror på hur komplicerat målet är.
Sanayinin işgücü kaynağını büyük ölçüde kırsal kesimden kopan köylüler oluşturdu.Allt byggt för hand, med stor sinnrikhet, av bönderna i byn.
Sonuç olarak savaşlar büyük ölçüde masraflı ve uzun süren kuşatmalar şeklinde olmuştur.Strider under sådana förhållanden hade varit långa och väldigt kostsamma.
Windows Vista'da Windows Error Reporting önemli ölçüde geliştirilmiştir.I Windows Vista är denna säkerhetsbrist till vissa delar åtgärdad.
Döngünün sonlarına doğru yaklaştıkça, önemli ölçüde daha parlak olacak.Ju närmare de kommer fram till sanningen desto mer svävar deras liv i fara.
Fransa'da 1960'larda tanıtıldı ve 1970'ten sonra gelen iki onyılda önemli ölçüde büyüdü.Från och med 1979 häckade den i Nederländerna där antalet häckande par ökade fram till 1990-talet.
Ekonomisi büyük ölçüde çeşitlendirildi ve İzlanda, 1994 yılında Avrupa Ekonomik Alanına dahil oldu.Den har blivit populär i många länder i Europa, till exempel Schweiz från 2013.
Petrol sızıntısının etkileri önemli ölçüde harap edici olabilmektedir.Beroende på bränsleförrådets storlek kan en bakbrand få förödande konsekvenser.
Faşizm, nazizme göre bir ölçüde daha ılımlıydı.Till skillnad från fascismen var antisemitismen en mycket viktig fråga för nazismen.
Çevreci hareket bu dönemde önemli ölçüde artmaya başladı.Utvecklingen är ganska så stillastående under den här fasen.
Ancak yeteneğini önemli ölçüde kanıtlamış olması gereklidir.Det dröjde inte länge innan dess duglighet sattes på ett avgörande prov.
Çeşitli Gnostik tarîkatlerin birbirinden ne ölçüde farklı olduklarını bugün tam olarak bilemiyoruz.Än idag vet man inte för vilket lägsta n olikheten är falsk.
GFP'nin Kuzey ve Batı Avrupa'daki faaliyetleri, Doğu Avrupa'da yaptıklarından önemli ölçüde farklıydı.GFP:s insatser i Nord- och Västeuropa skiljde sig betydligt från vad de gjorde i Östeuropa.
Ayrıca, İsrail'den gelen turist sayısı önemli ölçüde artmıştır - % 55 oranında.Значно зросла також кількість відвідувачів із Ізраїлю — на 55 %.
Adobe, Flex 2'nin piyasaya sürülmesiyle Flex ürün serisi için lisanslama modelini önemli ölçüde değiştirdi.Adobe з випуском Flex 2 значно змінила бізнесову модель.
Tantrik Budizm büyük ölçüde ritüeller ve meditatif uygulamalarla ilgilenir.Тантричний буддизм сильно пов'язаний з ритуалами та медитативною практикою.
Hepatit C’nin hem bireylere hem de topluma olan ekonomik maliyeti önemli ölçüdedir.Економічні збитки від гепатиту C є істотними як для хворого, так і для суспільства.
Ekonomi büyük ölçüde merkezi olarak düzenlenmişdi ve işleyişi sıkı bir biçimde denetlenmekteydi.Значна частина економіки була централізованою і під строгим контролем.
Geleneksel dini kurumlar dağıtılınca hiyeroglif yazı bilgisi, büyük ölçüde kayboldu.Коли традиційні релігійні установи були розформовані, знання ієрогліфічної писемності практично втратилось.
Sonuç olarak, onların az ölçüde farklı göreceli hızları onları galaksi boyunca görülebilir yapmıştır.Зрештою, через невеликі відмінності у своїх швидкостях вони розсіюються по Галактиці.
Akciğer kanseri büyük ölçüde sigara kullanımı ile ilişkilidir.Цей тип раку легень в значній мірі пов'язаний з палінням.
Yanık önleme programları ciddi yanıkların oranını önemli ölçüde azaltmıştır.Програми профілактики опіків значно зменшили частку серйозних опіків.
Onun hesabı büyük ölçüde gözardı edildi.Його виступ отримав високу оцінку.
Rastgele yapılan apartmanlar kentin görünümünü önemli ölçüde değiştirdi.Стрімка індустріалізація значно змінила обличчя міста.
MIL-F-8785C IV büyük ölçüde manevra yapabilme ihtiyacını karşılamaktadır.Зоряна атмосфера GSC5874-1098 має підвищений вміст Si .
Kayıplar hatırı sayılır ölçüdeydi ve bütün ordu daha önce olduğundan daha az etkindi.Трохи більші, ніж попередники, вони всі були також слабо озброєні і порівняно повільні.
Kilise büyük ölçüde yıkıldı ve zarar görmüş olan kubbe de daha sonra çöktü.Церква мала опасання, яке було пізніше знищене.
Son zamanlarda güvenilirliği de önemli ölçüde dikkatleri çekmiştir.Втім, останнім часом з'явилися і більш збалансовані оцінки.
Yabancı medyalara erişim halen sıkı ölçüde kısıtlanmaktadır.Нагородження іноземців проводиться без обмежень.
Balıkçılık da, özellikle son zamanlarda ülke ekonomisine önemli ölçüde gelir sağlamaktadır.Полювання, й особливо, рибальство також займали важливе місце в економіці.
Bu girişimlerinde büyük ölçüde başarı sağladı.Цього разу їхні зусилля увінчалися успіхом.
Devletin tüm çabalarına rağmen asimilasyon belli bir ölçüde kaldı.На відміну від ассирійців перси правили довго.
Martin Luther’in görüşleri ve okulu İngiltere’de geniş ölçüde tanındı ve tartışıldı.Зауваження і книга митрополита Платона були прийняті в Англії з розумінням й інтересом.
Çünkü Rus ordusu mühimmat stoklarını büyük ölçüde tüketmiş durumdadır.За допомогою російської кулеметної роти це було зроблено.