ölçüde ile cümle

ölçüde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Dolayısıyla hareketin belirli ölçüde kontrol altına alınması gerekmektedir.Doel is om deze activiteit onder een bepaald niveau te houden.
Tasarım büyük ölçüde Bilgisayar destekli tasarım (CAD) programı olan CATIA programı ile gerçekleştirilmiştir.De machine kan ook rechtstreeks vanuit een computer-aided design (CAD) programma gestuurd worden.
Buradaki halkın kısmen öldürüldüğü, ama daha büyük ölçüde sürüldüğü ya da köle edildiği düşünülmektedir.De bevolking werd grotendeels vermoord of tot slaaf gemaakt.
Bunun sebebi büyük ölçüde sürekli denizden esen esintidir.Daarvoor duikt hij vanaf grote hoogte in het water.
Rütbe isimleri de büyük ölçüde değişti.De naam van de reeks werd ook veranderd in So Random.
Basit ölçüde yazılmış olan şarkı, 120 bpm vurmaktadır.Het is geschreven in de tegenwoordige tijd en heeft een tempo van 120 BPM.
1143–1180) sarayı önemli ölçüde geliştirmiştir.1190-1781) maakte het van Tervuren een belangrijke plaats.
Virginia'nın ölümü Poe’yu önemli ölçüde etkiledi.Śmierć Virginii miała znaczący wpływ na Poego.
Büyük Vatanseverlik Savaşı sonrasında ülkenin eğitim sistemi önemli ölçüde genişledi.W następstwie Wielkiej Wojny Ojczyźnianej, system edukacji został gwałtownie poszerzony.
Bu, LFTR yakıt maliyetlerini büyük ölçüde azaltır.Obniży to radykalnie koszty paliwa LFTR.
Meyvecilik, kendi ihtiyaçlarını giderdiği ölçüde yapılır.Zoigla produkuje się również na własne potrzeby.
Nolan tüm filmlerinin kara filmden büyük ölçüde etkilendiğini söyledi.Nolan zauważył, że wiele jego filmów jest pod silnym wpływem filmu noir.
Bunun başlıca nedenleri ekonomik politika ve daha az bir ölçüde aile birleşimidir.Głównym celem organizacji jest gospodarcza i (w mniejszym stopniu) polityczna integracja państw członkowskich.
St. Martin, Ocean Springs, Moss Point, Gautier, ve Escatawpa dalgalardan önemli ölçüde zarar gören yerlerdir.Obszary Ocean Springs, Moss Point, Gautier i Escatawpa także odniosły poważne uszkodzenia.
Bagan'dan sonra sadece daha çok küçük ölçüde Gu tarzı tapınaklar inşa edilmiştir.Po upadku Paganu wznoszono jedynie znacznie mniejsze świątynie w stylu gu.
Sonuçlar son 20 yıllık süre içerisinde önemli ölçüde değişmiştir.Wyniki zmieniły się znacznie w przeciągu ostatnich trzech dziesięcioleci.
Büyük ölçüde kendi kendini yetiştirmişti.Dorastała ona dużych rozmiarów.
17. yüzyıl ortalarından itibaren de önemli ölçüde azalmıştır.Od VI do VII wieku ich rozmiary ulegają zmniejszeniu.
Bu sayede sağlıklı hücrelerin zarar görmesi büyük bir ölçüde önlenmiş olur.Z drugiej strony jej działanie może być szkodliwe dla komórek zdrowych.
Ancak, çağın bilim camiası tarafından büyük ölçüde göz ardı edildi.Jego praca pozostała jednak w dużej mierze zignorowana przez współczesne mu środowiska naukowe.
SMTP geniş ölçüde 1980 lı yılların başlarında kullanılmaya başlandı.SMTP zaczęło być szeroko używane we wczesnych latach osiemdziesiątych dwudziestego wieku.
Bu esneklik piyasaya girmedeki engelleri büyük ölçüde düşürmüştür.Pojawienie się ich silnie zaniepokoiło rynek diamentów.
Asya'da büyük ölçüde kullanılır.W Azji poławiany na dużą skalę.
Bu yenilgiden sonra topraklarındaki siyasal ve askeri gücünü büyük ölçüde yitirdi.Po tej klęsce Soba przestała być liczącą się siłą polityczną i wojskową w regionie.
Anguilla'da ulaşım büyük ölçüde Clayton J. Lloyd Uluslararası Havalimanı ile sağlanmaktadır.W mieście znajduje się port lotniczy Clayton J. Lloyd.
Bu kitabın büyük ölçüde revize edilmiş ve genişletilmiş baskısı 1977 yılında yayınlandı.Uzupełniona i rozszerzona wersja komunikatu wygłoszonego w dniu 27.
Birçok organ buna bağlı olarak işlevlerini büyük ölçüde yitirir.Dla wielu z nich służba tam jest powodem do dumy.
Savunma sırasında, defans oyuncuları belirli ölçüde rakip oyunculara temasta bulunabilirler.Gracze, podczas licytacji, mogą zadeklarować wzięcie określonej liczby lew.
Yani biz insanlar ne ölçüde birbirimize benziyoruz, ne ölçüde birbirimizden farklıyız?”Pokazuje jak blisko jesteśmy, albo, przeciwnie, jak jesteśmy podzieleni.
Buna rağmen pek çok cumhuriyette önemli ölçüde katılım oldu.W wielu miastach silne były tendencje republikańskie.
LFTR'ler, reaktör atıklarının uzun vadeli radyotoksisitesini önemli ölçüde azaltabilir.Reaktory LFTR radykalnie zmniejszą rozmiary i długookresową aktywność promieniotwórczą swoich odpadów.
Az ölçüde tuz da eklenebilir.Można do niego dodać niewielką ilość soli.
Bu amaç doğrultusunda Einsatzgruppen, Wehrmacht'ın işlerini büyük ölçüde kolaylaştırdı.W tym zadaniu Wehrmacht został w dużym stopniu odciążony przez jednostki Einsatzgruppen.
Tolunoğulları döneminde ise (863-905), Karay cemaati büyük ölçüde kalkındı.Za panowania Tulunidów (868-905) społeczność Karaitów cieszyła się znacznym rozwojem.
Günümüzde büyük ölçüde kanal içine alınmış durumdadır.Obecnie jest emitowany na kanale MiniMini.
Kalelerin savunma duvarları büyük ölçüde kurtarılmış ve kale daha sonra bir garnizon olarak kullanılmıştı.Walory obronne założenia nie były wielkie, a nazwa zamek jest używana nieco na wyrost.
Raporlanmış VVIQ sonuçları ile fMRI sonuçlarının önemli ölçüde ilişkili olduğu bulunmuştur.Jego wyniki w istotny sposób wpłynęły na raporty IPCC.
Hodler, eserleriyle dışavurumcu sanatçıları büyük ölçüde etkileyen isimlerden oldu.Wszyscy oni, z wyjątkiem Mestrala, okazali się być artystami o dużym znaczeniu.
"Bütün şeyler belli ölçüde her şeyde bulunurlar."W ogóle wszystko zawarte jest we wszystkim w odpowiedni sposób.
19. yüzyılda, baharat ticareti önemini büyük ölçüde yetirmişti.W VIII wieku nastąpił wzrost znaczenia portu handlowego.
Çalışmalardan büyük ölçüde olumlu sonuç alınmıştır.Przy pracy odznaczają się wysoką wydajnością.
Ancak askerlere karşı büyük ölçüde kullanışsızdırlar.Żołnierzom najbardziej jednak doskwierała bezczynność.
Komünist dönemde, endüstriyel gelişme büyük ölçüde hızlanmıştır.W okresie socjalizmu miejscowość poddano szybkiej industrializacji.
01.05: ABD, Libya hava savunma sistemlerine büyük ölçüde zarar verildiğini bildirdi.5:03 – Stany Zjednoczone ostrzegły swych obywateli na całym świecie przed odwetowymi atakami terrorystycznymi.
Kayıplar hatırı sayılır ölçüdeydi ve bütün ordu daha önce olduğundan daha az etkindi.Jednak rokowania nie mogły być gorsze: zgromadzona armia miała znacznie mniejszy niż oczekiwano stan liczebny.
Yüksek ölçüde toplu halde yaşarlar.W naturze żyją w dużych stadach.
Kutsal yazıtların incelenmesi büyük ölçüde gelişti.Stopniowo jednak podziały w ruchu Badaczy Pisma Świętego stawały się coraz wyraźniejsze.
Siyasi otoritesinden büyük ölçüde yararlandı.Został on przez władze wykorzystany politycznie.
Savaş sonucunda Gazze Şeridi'nin kontrolü büyük ölçüde Hamas'a geçti.W wyniku tygodniowych walk Hamas przejął całkowitą kontrolę nad Strefą Gazy.
Bu dönüştürme programının , 90 yeni uçak alımı ile eşdeğer ölçüde olduğu düşünülmüştü.Konstrukcyjnie samolot był przystosowany do przewozu 90 pasażerów.
Su ve yiyecek erzakları büyük ölçüde azalmıştı.Zapasy jedzenia oraz wody pitnej szybko się wyczerpywały.
Zamanlamanın karmaşıklığı proje yönetimi aracının nasıl kullanıldığına bağlı olarak büyük ölçüde değişebilir.Szybkość ataku może się zdecydowanie różnić w zależności od zaawansowania osoby wykonującej technikę.
Hepatit C’nin hem bireylere hem de topluma olan ekonomik maliyeti önemli ölçüdedir.De ekonomiska kostnader som hepatit C medför är märkbara, både för individen och för samhället.
Bu eser Stravinsky'i büyük ölçüde etkilemiştir.Visst är ni den Store Stravinskij?
Plüton'un genel kırmızılığı da 2000 ve 2002 yılları arasında önemli ölçüde artmıştır.Plutos generella rödhet har också ökat betydligt mellan 2000 och 2002.
Büyük ölçüde Slovak hükümeti tarafından finanse edildi.Arbetet har i stor utsträckning finansierats av den svenska regeringen.
Birlikte yaptıkları çalışmalar Brecht’in ilerideki başarılarını önemli ölçüde etkiledi.Deras gemensamma arbete påverkade tydligt Brechts senare verk.
Doğu Cephesi'ndeki çatışmalar büyük ölçüde sona erdi.Kriget på östfronten är i stort sett slut.
Akciğer kanseri büyük ölçüde sigara kullanımı ile ilişkilidir.Denna typ av lungcancer är starkt associerad till rökning.
Savaş, büyük ölçüde İki Savaş Arası Dönem'deki Sovyet-Polonya sınırını belirledi.Kriget avgjorde i stort den sovjetisk–polska gränsen för perioden mellan världskrigen.

İlgili Sayfalar