ölçüde ile cümle

ölçüde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Mississippi deltası tarihin akışı boyunca büyük ölçüde şekiş değiştirdi.The Mississippi delta has changed shape drastically over the course of its history.
Dilbilgisinde ve kelime hazinesinde, bazı lehçeler standart dilden önemli ölçüde farklıdırIn grammar and vocabulary, some dialects differ significantly from the standard language.
Sanırım o büyük ölçüde mümkün değil.I think that's highly unlikely.
Tom bir ölçüde Fransızca konuşur.Tom speaks French to some extent.
Toz biber büyük ölçüde Hint mutfağında kullanılır.Chili powder is greatly used in Indian cooking.
Her dil konuşanları için eşit ölçüde değerli ve kıymetlidir.Every language is equally precious and valuable to its speakers.
Dirikesim Avrupa ve İtalya'da büyük ölçüde yasaktır.Vivisection is largely forbidden in Europe and Italy.
Seni bir ölçüde anlıyorum.I understand you to a certain degree.
Sonbahar geldiği için günler kayda değer ölçüde daha kısa oluyor.The days are getting noticeably shorter now that autumn has arrived.
Dil, bir insanın dünya görüşünü önemli ölçüde belirler.Language determines a person's world view to a considerable extent.
Tom bir kahkaha kulübüne katıldı ve onun stres seviyeleri önemli ölçüde düştü.Tom has joined a laughter club and his stress levels have decreased significantly.
Aşk büyük ölçüde bir şans meselesidir.Love is largely a matter of luck.
Benim bürom seninkinden önemli ölçüde daha aydınlıktır.My office is significantly brighter than yours.
Biz aynı ölçüde giyiniyoruz.We wear the same size.
Fabrikanın kapanması, şehrin ekonomisine önemli ölçüde darbe etkisi yapacak.The closure of the factory will have significant knock-on effects for the town's economy.
Tom ve Mary, en başından beri büyük ölçüde birbirleriyle iyi geçinirler.Tom and Mary hit it off big time from the get-go.
Tom, Mary'den önemli ölçüde daha gençtir.Tom is significantly younger than Mary.
Bütün tahminler belirli bir ölçüde belirsizlik içerirler.All forecasts have a certain degree of uncertainty.
Bu hava koridoru büyük ölçüde askeri uçak tarafından işletilir.This air corridor is largely run by military aircraft.
Son on yıl boyunca hangi ülkeler önemli ölçüde gelişti?Which countries have developed significantly during the past ten years?
Deprem, büyük ölçüde hasara yol açtı.The earthquake caused considerable damage.
Ben ondan önemli ölçüde daha büyüktüm.I was significantly older than her.
Ben ondan önemli ölçüde daha yaşlıydım.I was significantly older than her.
Tom'un sağlığı önemli ölçüde düzeldi.Tom's health has improved dramatically.
Suç oranları son on yıl içinde önemli ölçüde düştü.Crime rates have gone down significantly over the past decade.
Alım gücü büyük ölçüde düştü.Purchasing power has greatly fallen.
Onu büyük ölçüde aştım.I've pretty much gotten over it.
Bu geniş ölçüde benimsenmedi.It hasn't been widely adopted.
O beni önemli ölçüde şaşırttı.It shocked me significantly.
Önerilen kanun önemli ölçüde kusurlu.The proposed law is significantly flawed.
Tarımsal ihracat son on yılda önemli ölçüde arttı.Agricultural exports have risen significantly over the past decade.
Son on yılda fiyatlar önemli ölçüde arttı.Prices have risen significantly over the past decade.
Sami'nin YouTube kanalı, İslam'ı anlamama büyük ölçüde yardımcı oldu.Sami's YouTube channel helped me enormously to understand Islam.
Tom'un Fransızcası son üç ayda önemli ölçüde gelişti.Tom's French has improved a lot in the past three months.
Emlak fiyatları son beş yılda önemli ölçüde arttı.Property prices have risen dramatically over the past five years.
Hepatit C’nin hem bireylere hem de topluma olan ekonomik maliyeti önemli ölçüdedir.The economic costs of hepatitis C are significant both to the individual and to society.
Dönüştüğü zaman, yetenekleri önemli ölçüde güçlenecek.When he transforms, his abilities will be significantly strengthened.
Akıllı kart okuyucu önemli ölçüde kullanılmadı.The smart card reader was not utilized significantly.
Galileo ertesi yıl bu tasarımları büyük ölçüde geliştirmiştir.Galileo greatly improved upon these designs the following year.
Sulba Sutras’ın hangi ölçüde sonraki Hindistan matematiği üzerinde etkili olduğu bilinmemektedir.It is not known to what extent the Sulba Sutras influenced later Indian mathematicians.
Çin'in ekonomik reformları, bankacılık sisteminin ekonomik rolünü büyük ölçüde artırdı.China's economic reforms greatly increased the economic role of the banking system.
Çocukken Morrissey büyük ölçüde film, televizyon ve Gene Kelly müzikalleri ile ilgili oldu.As a child, Morrissey was greatly interested in film, television and Gene Kelly musicals.
Ancak demiryolu endüstrisi ve diğer ağır sanayi tesisleri büyük ölçüde kaldırılmıştır.The rail industry and other heavy industry have largely disappeared.
Bu büyük ölçüde 1989 yılında Namibya'nın ilk demokratik seçimler ile sona erdi.It largely ended with Namibia's first democratic elections in 1989.
Kadın futbolunun piramidi 2014 yılında önemli ölçüde yeniden düzenlendi.The women's football pyramid was significantly reorganised in 2014.
Bir zamanlar Funj krallarına tabi oldular, ancak pozisyonları bağımsız bir ölçüdedir.They were at one time subject to the Funj kings, but their position was in a measure independent.
Bununla birlikte, biraz özen gösterilerek, klinik uygulamada makul ölçüde iyi yapılabilir.With some care however, it can be done reasonably well in clinical practice.
Büyük Vatanseverlik Savaşı sonrasında ülkenin eğitim sistemi önemli ölçüde genişledi.In the aftermath of the Great Patriotic War, the country's educational system expanded dramatically.
Ticaret hacmi, Asya'nın ve aslında dünyanın her yerinde önemli ölçüde azaldı.The volume of trade decreased dramatically all around Asia and indeed the world.
1920 öncesinde büyük ölçüde sağlam ama şimdi tamamen tahrip olmuştur.It was largely intact before 1920 but is now entirely destroyed.
Filmin sinematografisi ve Song Kang-ho'nun performansı geniş ölçüde beğeni kazanmıştır.The film's cinematography, as well as Song Kang-ho's performance, earned it wide praise.
Japon ekonomisi, ciddi ölçüde azalan bir nüfusun yarattığı önemli sorunlarla karşı karşıyadır.The Japanese economy faces considerable challenges posed by a declining population.
Boyce'un çalışması büyük ölçüde siyasi olarak bağlıdır.Boyce's work is vastly politically affiliated.
Bu sayı 2010'a kadar yakın zamanda 388'den önemli ölçüde düştü.This number has fallen dramatically from 388 as recently as 2010.
1989'da, Yeni Zelanda'da yerel yönetimlerin yapısı önemli ölçüde yeniden organize edildi.In 1989, the structure of the local government in New Zealand was significantly reorganised.
Yaptığı araştırma ile Conway, büyük ölçüde elektrokimyasal kapasitörler bilgisini genişletmiştir.With his research, Conway greatly expanded the knowledge of electrochemical capacitors.
Yoga 3 Pro'nun menteşesi, Yoga 2 Pro'dan önemli ölçüde farklıdır.The Yoga 3 Pro's hinge differs significantly from the Yoga 2 Pro.
Bosch, başından beri büyük ölçüde mesleki eğitimi teşvik konusunda endişeliydi.From the beginning, Bosch was greatly concerned about promoting occupational training.
Bu tür bir işlev, bir çeşit web işaretçisi, gizlilik için önemli ölçüde eleştirildi.This form of functionality, a sort of web beacon, has been significantly criticized for privacy.
Komünist dönemde, endüstriyel gelişme büyük ölçüde hızlanmıştır.During the communist period, industrial development was vastly accelerated.

İlgili Sayfalar