ölçüde ile cümle

ölçüde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Yaşamın maliyetini büyük ölçüde artırmıştır.The cost of life increased drastically.
Sizin başarınız büyük ölçüde fırsatınızdan nasıl yararlanacağınıza bağlıdır.Your success will largely depend upon how you will make good use of your opportunity.
Biz onun ani ölüm haberine büyük ölçüde şaşırdık.We were greatly surprised at the news of his sudden death.
Hepimiz onun şakalarıyla büyük ölçüde eğlendikWe were all greatly amused by his jokes.
Biz öğrencilerin giriş sınavındaki başarılarından büyük ölçüde sorumluyuz.We are, in large measure, responsible for students' success in the entrance exam.
Bilimsel bilgi 16.yüzyıldan beri büyük ölçüde ilerledi.Scientific knowledge has greatly advanced since the 16th century.
Müzik ve sanat, yaşam zevkine çok büyük ölçüde katkıda bulunabilirler.Music and art can greatly contribute to the enjoyment of life.
Yen'in değeri büyük ölçüde arttı.The value of the yen has risen greatly.
Ne ölçüde ona güvenilebilir?To what extent can he be trusted?
Kırsal alan büyük ölçüde gelişecek gibi görünüyor.It seems the rural area will be developed on a large scale.
Sektör, hükümetin finansmanına büyük ölçüde bağımlıdır.The industry is heavily dependent on government funding.
Bu işlemle ilgili önemli ölçüde bürokrasi vardır.There's a lot of red tape involved in this procedure.
Belirli bir ölçüde ona güvenebilirim.I can trust him to a certain extent.
Bir ölçüde söylediklerine katılıyorum.I agree with what you say to some extent.
Bir ölçüde seninle aynı fikirdeyim.I agree with you to a certain extent.
Apollo programı uzay hakkındaki bilgimizi büyük ölçüde ilerletti.The Apollo program greatly advanced our knowledge of space.
O roman geniş ölçüde okundu.That novel was widely read.
Bir milletin refahı büyük ölçüde genç erkeklere aittir.The prosperity of a nation largely rests to its young men.
Benim ayakkabılarım onunki ile aynı ölçüde.My shoes are the same size as his.
Başarım büyük ölçüde yardımın sayesindedir.My success is largely due to your help.
Başarım büyük ölçüde şanstan dolayı idi.My success was largely due to luck.
Bir ölçüde Psikoloji öğrenimi yaptım.I have studied Psychology to some extent.
Yorumunu büyük ölçüde kabul ediyorum.I agree with your interpretation to a large extent.
Ben nehri görmeye gittim, onu büyük ölçüde şişmiş buldum.I went to see the river, which I found greatly swollen.
Durum önemli ölçüde değişti.The situation has changed dramatically.
Kişinin yaşam tarzı, büyük ölçüde para ile belirlenir.One's lifestyle is largely determined by money.
Dünya yüzeyi büyük ölçüde sularla kaplıdır.Water makes up most of the earth's surface.
Aomori ilinin ekonomisi büyük ölçüde elma yetiştiriciliğine bağlıdır.The economy of Aomori Prefecture depends heavily on apple growing.
Savaştan beri Japonya bilim ve teknolojide geniş ölçüde gelişti.Since the war, Japan has advanced greatly in science and technology.
Vergi artışları hayatlarımızı önemli ölçüde etkiledi.The tax increases affected our lives greatly.
Çay geniş ölçüde Hindistan'da yetiştirilir.Tea is widely grown in India.
Japon ekonomisi geniş ölçüde büyüdü.The economy of Japan has grown enormously.
Bir ölçüde Japonca konuşur.She speaks Japanese to some extent.
Japonya son 50 yıl içinde önemli ölçüde değişti.Japan has changed significantly in the past 50 years.
Japonya'nın kırsal manzarasının büyük ölçüde değiştiği söylenir.It's said that Japan's rural landscape has changed greatly.
Cam üfleme teknikleri icat edildiğinde cam Roma döneminde önemli ölçüde gelişti.Glass developed dramatically in the Roman era when glass blowing techniques were invented.
O ölçüde birbirinizi seviyor musunuz?Do you love each other to that extent?
Bu ifadeye ne ölçüde katılıyorsunuz veya katılmıyorsunuz?To what extent do you agree or disagree with this statement?
Bu başarı tanımına ne ölçüde katılıyorsunuz veya katılmıyorsunuz?To what extent do you agree or disagree with this definition of success?
Her işte bir ölçüde stres vardır.There's a degree of stress in every job.
Yılın aynı zamanında farklı yerlerdeki sıcaklık önemli ölçüde değişebilir.The temperature in different places can vary greatly at the same time of year.
Onun eylemleri büyük ölçüde Meksikalı liderleri kızdırdı.His actions greatly angered Mexican leaders.
Evi temizlemem için geçen zamanı büyük ölçüde azaltmak istiyorum.I would like to drastically decrease the amount of time it takes me to clean the house.
O, Londra'da kalmaktan yararlandı ve İngilizcesini büyük ölçüde geliştirdi.She profited from her stay in London and considerably improved her English.
Tom büyük ölçüde bir atlet değil.Tom isn't much of an athlete.
Tom Mary'nin sorununu bir ölçüde anlayabilir.Tom can understand Mary's problem to some extent.
Kaçak ağaç kesimi önemli ölçüde azalmıştır.Illegal logging has decreased considerably.
Dolar döviz kuru önemli ölçüde arttı.The dollar exchange rate has increased dramatically.
Doların döviz kuru önemli ölçüde düştü.The dollar's exchange rate has dropped dramatically.
Dolar kuru önemli ölçüde düştü.The dollar's exchange rate has dropped dramatically.
Yaşamanın maliyeti önemli ölçüde arttı.The cost of living increased dramatically.
Beyaz erik brendisi bir kompostoda eşit ölçüde lezzetlidir.Mirabelles are equally delicious in a compote.
Onun notları önemli ölçüde arttı.His grades have improved significantly.
Benim notlarım önemli ölçüde arttı.My grades have improved significantly.
Prezervatifler gebelik şansını büyük ölçüde azaltır.Condoms greatly reduce the chances of pregnancy.
Ne ölçüde bir kaska ihtiyacın var?What size helmet do you need?
Kış havasında araba kullanırken önemli ölçüde özen, tavsiye olunur.Considerable care is advised when driving in winter weather.
Çin ekonomisinin istikrarı büyük ölçüde abartılmıştır.The stability of Chinese economy is substantially overestimated.
Tom toplantıyı büyük ölçüde unuttu.Tom pretty much forgot about the meeting.
Hangi ölçüde alacağımı bilmiyordum.I didn't know what size to get.

İlgili Sayfalar