ölçüde ile cümle
ölçüde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ancak 2014 yılına kadar istenen büyük ölçüde sağlanılamamıştır.ومع ذلك، يبدو أنهم لم يستخدموا هذه القدرة المتزايدة حتى نهاية عام 2012.
Bu devirde, Osmanlı Devleti’nin merkezî otoritesi taşrada büyük ölçüde etkisizdi.في ذلك العصر كانت السلطة المركزية للدولة العثمانية بلا تأثير خارج المدن.
Kore mutfağı büyük ölçüde pirinç, sebze ve ete dayanmaktadır.يعتمد المطبخ الكورى على الأرز المطهو على البخار والخضروات واللحوم بشكل أساسى.
"Bütün şeyler belli ölçüde her şeyde bulunurlar."بالنسبة لهم، "كل شيء هو داخل كل شيء".
Akciğer kanseri büyük ölçüde sigara kullanımı ile ilişkilidir.الاتهاب الرئوي الإيزونوفيلي الحاد يرتبط بالتدخين.
Başkent bölgesi büyük ölçüde volkanik yüzey malzemesine sahiptir.وتعتبر منطقة العاصمة منطقة بركانية ذات مواد سطحية.
Manyetik alan her maddeyi belli bir ölçüde etkiler.تتأثر جميع المواد بطريقة ما بالمجال المغناطيسي.
Devlet, kayda değer hükümet harcamalarıyla ekonomiyi bir ölçüde kontrol eder.وتسيطر الدولة على جزء من الاقتصاد، ويد الإنفاق الحكومي كبيراً.
Trafik sıkışıklığı önemli ölçüde arttı.وتزايد المشاكل الحدودية بشكل ملحوظ.
Bu olay neticesinde devletin gücü önemli ölçüde sarsıldı.منذ عام 1996 ، انخفضت قوة الكيانات المتعلقة بحكومة الولاية بشكل ملحوظ .
Çatalca ilçesinde önemli ölçüde hayvansal gıda üretilir.تعتمد آكلات الحشرات على الغذاء الحيواني اعتماداً أساسياً.
Bu serumlar Hindistan'da büyük ölçüde mevcuttur.لا تزال هذه البذور شائعة الاستخدام في الهند.
Kıtlık ender olmasına rağmen Norveçliler genellikle hatırı sayılır ölçüde kıtlık koşullarında yaşıyorlardı.ولكن حتى في ظل ظروف أكثر استقرارًا، يستمر الجوع في بعض الدول.
Bagan'dan sonra sadece daha çok küçük ölçüde Gu tarzı tapınaklar inşa edilmiştir.لم يتم بناء سوى معابد أصغر بكثير وفقًا لنمط غو بعد باجان.
Franklin'in bazı durumlarda hakkındaki hikâye değiştiği için, suçu tam ölçüde belirsizdir.ونظرا لأن فرانكلين قد غير مرارا إعترافاته ، فإنه من المحتمل أن المحققين لم يحددوا المدى الكامل لجرائمه.
"Sister City" büyük ölçüde Chavez ve onun sosyalist ideolojisini olumsuz bir bakış açısıyla tasvir eder."Sister City" retrata Chávez e sua ideologia socialista de um ponto de vista negativo.
Hepatit C’nin hem bireylere hem de topluma olan ekonomik maliyeti önemli ölçüdedir.O impacto económico da hepatite C é bastante significativo, quer a nível individual, quer a nível social.
Croc 2'deki oynayış, önceki oyunuyla önemli ölçüde değişmiştir.A jogabilidade em Croc 2 tem avançado consideravelmente em relação ao jogo anterior.
O zamanlar gözüme çok gülünç görünmüştü, ki bugün de aynı ölçüde gülünç görünüyor.Parecia ridículo para mim naquela época e parece muito pior hoje.
Çin'in ekonomik reformları, bankacılık sisteminin ekonomik rolünü büyük ölçüde artırdı.As reformas econômicas aumentaram grandemente o papel econômico do sistema bancário.
İktisadi verimlilik büyük ölçüde pozitif niteliklidir ve "pastanın büyüklüğü" ile ilgilenir.A eficiência econômica é grandemente positiva e lida com o "tamanho do bolo".
Ticaret bu dönemde önemli ölçüde arttı, bu nedenle yılda 400,000 nomismata katkıda bulundu.Durante este período, o comércio cresceu exponencialmente, contribuindo com 400 000 nomismas anuais.
Komünist dönemde, endüstriyel gelişme büyük ölçüde hızlanmıştır.Durante a era comunista, o desenvolvimento industrial acelerou significativamente.
Büyük Vatanseverlik Savaşı sonrasında ülkenin eğitim sistemi önemli ölçüde genişledi.No rescaldo da Grande Guerra Patriótica do sistema educacional do país expandiu-se dramaticamente.
Şarkı büyük ölçüde gitarist Dave Murray tarafından yazılmıştır.A canção foi escrita em grande parte pelo guitarrista Dave Murray.
Depolama hafızasının ve RAM'in boyutu büyük ölçüde değişiklik gösterebilir.Tamanho da memória de armazenamento e memória RAM pode variar significativamente.
1600 - San Marino'da geçerliliği halen büyük ölçüde devam eden Anayasa kabul edildi.1600 - San Marino adota sua constituição, utilizada até hoje.
Plüton'un genel kırmızılığı da 2000 ve 2002 yılları arasında önemli ölçüde artmıştır.A vermelhidão geral de Plutão também aumentou consideravelmente, entre 2000 e 2002.
Görünümlerden/masivadan (appearances) uzaklaşıldığı ölçüde "Benliğin Lütfu" artar.Nãnã purãga yaú arama yawẽtu asuí purãga mĩgaú arama yuiri.
Ekonomi büyük ölçüde merkezi olarak düzenlenmişdi ve işleyişi sıkı bir biçimde denetlenmekteydi.Grande parte da economia estava organizada a nível central e era estritamente controlada.
Klein büyük ölçüde rahatsız oldu.Klein foi muito ofendido.
Örneğin tıbbi tarihçiler, eski Mısır ilaçbiliminin büyük ölçüde etkisiz olduğuna inanmaktadırlar.Historiadores médicos acreditam que a farmacologia do Antigo Egito, por exemplo, era na maior parte ineficaz.
Zwicky, gökada araştırmaları ve katalog üretimi için önemli ölçüde zaman ayırmıştır.Zwicky devotou em um tempo considerável na procura de galáxias e na produção de catálogos.
Okur yazarlık büyük ölçüde gelişti ve standart bir edebi dil ortaya çıkarıldı.A alfabetização aumentou e uma língua padrão foi introduzida.
Tıp eğitimi ve eğitim büyük ölçüde dünyanın her yerine göre değişir.A estrutura da educação médica varia consideravelmente em todo o mundo.
Zamanla Claudius tarihçilerin anlatıları dışında büyük ölçüde unutuldu.À medida que passou o tempo, Cláudio foi praticamente esquecido fora dos relatos históricos.
Amerika'nın önde gelen kriptologlarından William Friedman Poe'dan oldukça önemli ölçüde etkilenmiştir.William Friedman, um dos principais criptologistas da América, foi profundamente influenciado por Poe.
Herzen, Belinsky ve Feuerbach fikirlerini büyük ölçüde etkilemiştir.Suas ideias foram influenciadas por Herzen, Belinsky e Feuerbach.
Tıbbi kuruluş tarafından büyük ölçüde dışlandı.O número é considerado muito alto pelo Ministério da Saúde.
Büyük ölçüde kendi kendini yetiştirmişti.Depois, aumentavam de tamanho por si próprios.
1143–1180) sarayı önemli ölçüde geliştirmiştir.1143–1180) — assegurou-lhe sua ascensão.
Genom boyutu türler arasında büyük ölçüde değişir.Variando de tamanho entre as espécies.
Abhazya etnik nüfusu'da 1992-1993 Savaşı'ndan sonra büyük ölçüde değişmeye başladı.A população da Abecásia permanece etnicamente muito diversificada, mesmo depois da Guerra 1992-1993.
Böylece de filmde onların geçmişlerini büyük ölçüde iç içe geçirmişler" dedi.Ele depois colocou em sua lista de "Grandes Filmes".
Bu kitabın büyük ölçüde revize edilmiş ve genişletilmiş baskısı 1977 yılında yayınlandı.Uma terceira edição, maior e significantemente revisada, foi lançada em 1977.
Oyun birçok ödül kazanırken kendi türünden gelecek oyunlarda önemli ölçüde bir etkisi olmuştur.O jogo ganhou múltiplos prêmios e deu um impacto significante nos jogos futuros em seu gênero.
Ağustos ayında göl büyük ölçüde kurur.Em agosto, a média subiu.
Sonuç olarak, onların az ölçüde farklı göreceli hızları onları galaksi boyunca görülebilir yapmıştır.Finalmente, as suas diferentes velocidades relativas farão que se disseminem por toda a galáxia.
Şimdiki Avrupa kültürüne de büyük ölçüde yön vermiştir.Porém atualmente também estão sendo inseridos elementos da cultura européia.
Seax-Vika, büyük ölçüde tarihsel anglo-sakson paganizminden esinlenerek ortaya çıkmış bir Vikan geleneğidir.Seax-Wicca é uma tradição da Wicca, extremamente inspirada no paganismo Anglo-Saxão.
Karmaşık veri yapıları ile bu problem büyük ölçüde çözülebilir.Com estruturas de armazenamento mais sofisticadas, este problemas pode ser largamente resolvido.
Bu incelemeler sonucunda kafatasının iç yapılarında büyük ölçüde değişiklikler tespit edilmiştir.Contudo, os Squamata sofreram modificações significativas na morfologia de seu crânio.
Bu nedenle, yüzyıllar boyunca önemli ölçüde genişletilmiş ve değiştirilmiştir.Alguns vitrais foram deteriorados ao longo dos séculos e foram substituídos.
Son 30 yıl içinde sürekli göç olması nedeniyle nüfus büyük ölçüde azalmıştır.Por exemplo, a taxa de acidentes na aviação global tem-se mantido relativamente estável por quase 30 anos.
Oyun sistemi büyük ölçüde aynı olmakla beraber, birtakım yenilikler ve iyileştirmeler getirmiştir.Apesar de parecer basicamente o mesmo videogame, ele traz muitas diferenças e melhorias.
Köy toprakları büyük ölçüde bozkırdır.A terra cultivada representa um percentual elevado.
Bu yüzyılda kentin nüfusu önemli ölçüde artmıştır ve kentsel gelişmede yeni bir dönem başlamıştır.Nas últimas décadas tomou os centros urbanos e já está se tornando algo muito comum.
Bu antlaşma ile belirlenen sınırlar bugünkü Türkiye- İran sınırı büyük ölçüde belirlemiştir.Por esse tratado, as modernas linhas fronteiriças Turquia-Irão e Iraque-Irão foram traçadas.
Bu, sistem karmaşasını artırmakta ve gelişimi, önemli ölçüde zor hale getirmektedir.Isto aumenta a complexidade do sistema e torna a manutenção do sistema muito mais difícil.
Oysa Pompeius'un ordusu büyük ölçüde acemi askerlerden oluşuyordu.Porém, Pompédio se viu obrigado a enfrentar todo o exército de Farnapates.